İçindekiler
Dergi Arşivi

Bilim Ve Teknoloji Politikalarını Etkileyen Yeni Eğilimler

Prof. Dr. Ersan ASLAN / Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı

 

Günümüzde bilim, teknoloji ve yenilikler sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik büyümenin motoru olarak kabul edilmektedir. Bir diğer deyişle bilim, teknoloji, yenilik ve girişimcilik politikaları modern ekonominin en temel yol göstericileridir.

Ülkemiz ekonomisinin, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alması ve sanayi üretiminin % 20’sinin yüksek teknolojili ürünlerden oluşması gibi 2023 yılı hedeflerinin gerçekleşmesi ancak doğru politikalar ve bilgi ekonomisine geçişin sağlanması ile gerçekleşebilecektir.

Daha etkili ve verimli politikaların tasarlanması ve istenilen hedeflere doğru ilerleme sürecinin izlenebilmesi amacıyla Bakanlığımız görev ve faaliyet alanı kapsamında üyesi bulunduğumuz İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD), Sanayi, Yenilik ve Girişimcilik Komitesi (CIIE) ve Bilim ve Teknoloji Politikaları Komitesi (CSTP) çalışmalarına ve söz konusu komitelere bağlı çalışma grubu faaliyetlerine katılım sağlamaktadır. 260’ı aşkın bilim, teknoloji, yenilik ve sanayi göstergesini kapsayan, OECD ülkelerinin ve OECD üyesi olmayan başlıca ülkelerin çeşitli alanlardaki performansını gösteren “Bilim, Teknoloji ve Sanayi Puan Tablosu” çalışmasından azami düzeyde yararlanmaktadır.

Ülkelerin bilim, teknoloji ve yenilik stratejilerini oluştururken ilk etapta bir takım öngörü çalışmaları yaptıklarını, tüm paydaşları bir araya getiren toplantılar düzenlediklerini ve böylelikle kendi gerçekleri ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak özgün stratejiler geliştirdiklerini görmekteyiz. Bu süreci hızlı bir şekilde yapılandırmış olan gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere ilham kaynağı olmaktadır. Alandaki iyi uygulamaların takip edilmesi ve bu konudaki işbirliklerinin geliştirilmesi amacıyla bilim, teknoloji ve yenilik konularında ulusal stratejinin uygulanması ve ilgili faaliyetlerin uluslararası boyuta taşınmasında yeni bir yaklaşım olan bilim diplomasisi faaliyetlerine başlanmıştır. Bu kapsamda, 07/02/2013 tarihli 28552 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2013/4239 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de Vaşington, Los Angeles, Berlin, Seul, Pekin ve Tokyo'da faaliyet göstermek üzere Bilim ve Teknoloji Müşavirlik kadrosu adı altında diplomatik temsilciliklerden oluşan yurtdışı teşkilatımız kurulmuş durumdadır.

Bakanlığımızın yurt dışında yürüteceği faaliyetleri geliştirmek, uluslararası karşılaştırmalar yaparak ulusal bilim, teknoloji ve yenilik sisteminin performansını değerlendirebilmek amacıyla ülkemizle birlikte ABD, Almanya, Çin, Güney Kore ve Japonya’nın rekabet gücünü belirleyen, bilim, teknoloji ve yenilik alanındaki performansını etkileyen birtakım göstergelerinin incelenmesi sonucu değerlendirme raporları hazırlanmıştır.

Yine uluslararası işbirliği bağlamında; Bakanlığımızca bilim ve araştırma faaliyetlerinde stratejik öneme sahip yeni bir araç olarak “Uluslararası Bilim Yılları” faaliyetine başlanmıştır. Bilim yılları, ülkelerin ortak çıkarlarını geliştirmek için işbirliklerinin karşılıklı yarar temelinde gerçekleştirildiği faaliyetlerdir. Her iki ülke arasındaki mevcut işbirliğinin, eğitim, araştırma ve yenilikten oluşan bilgi üçgeninin sunduğu daha geniş konu bağlamı içerisinde bilimsel bir boyuta taşınması hedeflenmektedir. Bakanlığımız ile Federal Almanya Eğitim ve Araştırma Bakanlığı tarafından; Türkiye-Almanya ilişkilerinin bilimsel bir işbirliği boyutuna taşınmasının gerekliliği, her iki ülkenin üniversitelerinin, laboratuarlarının, araştırma merkezlerinin bir araya getirilmesi, Türk ve Alman bilim insanlarının bir arada araştırma yapmalarının temin edilmesi ve üçüncü ülkeler nezdinde ortak girişimler oluşturulması için bilim alanındaki ilişkilerimizin 30’uncu yılı olan 2014 yılı “Türk-Alman Araştırma, Eğitim ve Yenilik Yılı” olarak planlanmıştır.
Bunun yanında, bilim, teknoloji ve yenilik politikaları açısından gelecek öngörü ve eğilimlerinin neler olacağı bugün küresel anlamda tartışmaların odak noktasında bulunmaktadır. Gelecekte bilim ve teknoloji politikalarını ve ekonomileri büyük ölçüde etkileyeceği düşünülen iki önemli eğilim üzerinde durulmaktadır.

Bu eğilimlerin ilkini, genetik bilim ve tekniklerin biyolojik sistemler üzerinde kullanılması ve bu yolla katma değerli ve sürdürülebilir üretimin sağlandığı biyoteknoloji disiplini oluşturmaktadır. Biyoteknolojiyi birden çok bilim alanı oluşturmakta ve enerji, tıp, gıda, sanayi, çevre gibi birçok konuda uygulaması bulunmaktadır. Özellikle gelişmiş ülkelerin “biyoekonomi” doğrultusunda sanayi, bilim ve teknoloji politikalarını gözden geçirmesi ve gelişmekte olan ülkelerin bu teknolojinin fırsatlarının gerisinde kalmak istememesi geleceğin bu teknolojide olduğunun açık bir göstergesidir.

Politikaları temelden etkileyen bir diğer eğilim olan nanoteknoloji ya da nanobilim ise maddeyi atomik ve moleküler seviyede kontrol ederek, istenilen özelliklere sahip ürünler elde etmede kullanılmaktadır. Nanoteknoloji de benzer şekilde birden çok sektörü etkileyen ve –biyoteknolojiyle birlikte– 21. yüzyılda devrim yaratacak teknolojiler olarak nitelendirilmektedir. Gelişmiş ülkeler bu alandaki bilimsel çalışmaları ve bunun sanayiye yansımalarını, teknoloji transferini, teknolojinin yayılmasını, kullanılmasını ve özümsenmesini desteklemekte ve geliştirmeye çalışmaktadır.

Dünyanın tecrübe etmekte olduğu bu değişim ve eğilimlerin sağladığı fırsatların gerisinde kalmamak için Bakanlığımızda Ulusal Nanoteknoloji Ar-Ge ve Yenilik Stratejisi ile Ulusal Biyoteknoloji Ar-Ge ve Yenilik Stratejisi’nin hazırlanması çalışmalarını başlatmış bulunmaktayız. Hazırlık çalışmalarına dayanak sağlamak, bu alanların güçlü, zayıf yönlerini, tehdit ve fırsatlarını, sorunlarını ve bu sorunları çözmek ve olası eylemleri tartışmak üzere konularla ilgili tüm paydaşları bir araya getirerek nanoteknoloji için 2012 yılında ve biyoteknoloji için ise -TTGV ile işbirliği halinde- 2013 yılında birer adet çalıştay gerçekleştirdik. Oluşturulan taslak belgeler üzerindeki çalışmalar sürmektedir. 2014 yılı içerisinde Strateji Belgeleri ve Eylem Planlarını ülkemizin bilim, teknoloji ve ekonomisine katkı sağlayacak politika belgeleri olarak kamuoyu ile paylaşacağız. Böylelikle geleceği şekillendirmesi kuvvetle muhtemel bu teknolojilerde yapılacaklar belli bir disiplin içine alınmış olacaktır.