İçindekiler
Dergi Arşivi

Bulut Bilişim Uygulamaları ve Bilgi Toplumuna Etkileri-3

Dr. Mustafa Kemal AKGÜL / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı

 

Bulut Bilişim Uygulamaları ve Bilgi Toplumuna Etkileri -3:

Bulut Bilişimin Yaygınlaşması ile Bilişim Teknolojilerindeki Yarışın Yönü Nasıl Olacak? Bulut Bilişim Bilgi Toplumunu Nasıl Etkileyecek? Bulut Bilişimin Yağmuru Olacak mı?

Giriş

Değerli okuyucular, iki sayıdan bu yana açıklamaya çalıştığımız Bulut Bilişim konusunu bu sayımızda tamamlamış olacağız. Geçen sayımızda “Bulut Bilişim Uygulamaları Neler getirmekte? Bulut Bilişim Mimarileri Nelerdir? Hayatımızı Nasıl Etkileyecektir?” konusuna değinmiştik. Bu sayımızda ise yukarıda ana başlıkta yer alan konuları sizlere sunmuş olacağız.
Önceki sayılardaki anlatımlarımız içinde Bilgi veya Bilişim Toplumu olarak adlandırılan toplumsal biçimlemenin döngüsünün Bulut Bilişim uygulamalarının yaygınlaşması ile başlayacağından söz etmiştik. Zira Bulut Bilişim uygulamalarının yaygınlaşması ile bilgi teknolojilerine dayalı uygulamaların masa üstünden çıkıp taşınabilir (mobil) olması kaçınılmaz hale gelmektedir.
Günlük hayat içinde kullanılan binlerce yazılımın çok seçenekli örnekleri, kullandığın kadar öde düzenlemeleri ile oldukça makul maliyetlerle kullanıcılara her türlü ortamda sunulabilmektedir.
İnsanların alışverişleri, ticaretleri, eğitimleri, eğlenceleri, paylaşım ortamları ile sağlık hizmetlerinin sunulması bile gittikçe sanallaşmaktadır.
Bulut Bilişim hizmetlerinin yaygınlaşması ile bilişim teknolojilerindeki yarış öncelikle yine içerik sunumundaki çeşitlilik, zenginlik üzerine olacaktır, buna eşdeğer olarak da sunulan hizmetlerin kişilere özgü özelleşebilir olması da bu yarışta önemli bir etken olacaktır. Örneğin sosyal paylaşım sitelerinin, ePosta hizmetlerinin, navigasyon, eğitim sunumlarının vb. uygulamaların kişilerin arzularına göre özelleşmesi yarışın yönünü belirleyecektir.
Bulut Bilişim’in bilgi toplumunu etkilemesinin ilk aşaması, doğrudan bilgi toplumunun gelişiminin hızlanması ile açıkça görülecektir. Günümüzde ülkelerdeki bilgisayar ve internet kullanıcı sayısındaki yaygınlaşma her ne kadar bilgi toplumu oluşumu hakkında bir fikir verebiliyorsa da, bilgi toplumu tanımına bakılacak olursa, sadece bilgi teknolojilerini kullanabilme yeteneği tek başına bilgi toplumunun açıklanmasında yeterli değildir, buna ilaveten bilgi ağı içine bilgi verebilme yeteneğinin de var olması beklenen durumdur.  Bilgi Toplumu insanı bilgi ağlarından bilgi alabildiği gibi aynı biçimde ağ içine bilgi verebilen, diğer bir söyleyişe etkileşim içinde olan insandır. Bu yönü ile bakılacak olursa, asıl Bulut Bilişim uygulamalarının yaygınlaşması ile kamu hizmet sunumlarından başlayarak toplumun her kesiminin bilgi toplumuna geçişi hızlanmış olacaktır.
Olgunluk dönemine geçen her bulutta olduğu gibi Bulut Bilişimin de bir yağmurunun olabileceğini beklemek durumundayız. Bunun nasıl olacağı yazımızın alt bölümlerinde açıklanmaya çalışılacaktır. Bu bölümle birlikte üç bölüm olarak planladığımız Bulut Bilişim konusunu da tamamlamış olmaktayız.

Bulut Bilişimin Yaygınlaşması ile Bilişim Teknolojilerindeki Yarışın Yönü Nasıl Olacak?
Bulut Bilişim’in yaygınlaşması ile bilişim teknolojilerindeki yarışın yönü nasıl olacak? Sorusunun cevabını bulmaya yönelik arayışlar şimdiden başlamış durumdadır. Bilişim sektörü oyuncularının bundan sonraki senaryoları, kurumsal işbirliklerinin oluşturulması üzerine kurgulanabilecektir. Tıpkı uluslararası havayolları işletmeleri arasında, kurumsal işbirliği, ortaklık – alliance- uygulamalarında olduğu gibi donanım ve yazılım firmaları arasında da sistem alt yapısı sunma, yazılım ve insan kaynakları paylaşımı gibi güç birliklerinin oluşumu kaçınılmaz görülmektedir.
Günümüzde, IBM, AT&T, Dell Lab., Microsoft, CA, Cisco v.b.g. kökleri yaklaşık 30-40 yıl veya daha eskilere dayanan donanım ve yazılım firmalarının Bulut Bilişim uygulamalarını kullanıma açtıklarını görmekteyiz. Ancak burada işin tuhaf tarafı Google, Yahoo, Mozilla, Fairfox gibi başlangıçta arama motoru ve ePosta haberleşmesi yapabilme özellikli ürünlerini kullanıcı hizmetine sunarak öne çıkan yazılım firmaları, sektörde yeterince büyüdükten sonra var olan ürünlerini temel alarak Bulut Bilişim çözümlerini de sunmaya başlamışlardır. Bunların içinden sıyrılan Google ise Android işletim sistemini ortaya koyabilmiştir. Bu işletim sistemi kişisel bilgisayar sistemlerini (PC) hedeflemeyip, başlangıçta akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar için planlanmışken, işletim sistemi farklı sürümleri ile ev elektroniği olarak tanımlanan, TV, buzdolabı, fırın v.b.g araçlarda da kullanılmaya başlanılmıştır. Görünen o ki çok yakında Android işletim sistemi iPad ve diz üstü bilgisayarlarda Microsoft’un Windows’u ile Apple’in IOS işletim sistemlerinin güçlü bir rakibi olacaktır.
Diğer yandan Apple gibi kendine özgü donanım ve yazılım mimarisine sahip firmaların Bulut Bilişim uygulamalarının yaygınlaşma sürecindeki hayatta kalma senaryolarının da bütünüyle pazarı yönlendirme üzerine kurgulanmış sürdürülebilir bir rekabeti öngörmekte olduğunu düşünmek yanlış bir tespit olmaz.  
Bulut Bilişim uygulamalarının yaygınlaşması ile bilişim teknolojilerindeki (BT) yarışın yönü, sanallaştırma ve özelleştirme alanlarında yaşanacaktır. Bu şu anlama gelmektedir, uygulama yazılım hizmeti sunan firmalar veya kişiler hizmet alanlarındaki iş süreçlerinden daha çoğunu sanallaştıracaklar, benzer şekilde sanallaştırdıkları iş süreçlerini de işletmelere veya kişilere uygun olarak daha çok özelleştirebileceklerdir.
Bu konuyu anlaşılabilir kılmak için şu örneği verebiliriz, aynı eSatınalma veya ePosta uygulamasını kullanan kişiler, kendileri adına farklı ana sayfa özelliği, farklı arayüzler eklenmesini, farklı arşivleme ve sorgulama özelliklerine sahip olabileceklerdir. Bu nedenle BT ortamındaki yarışın yönü ne erişim hızı, ne fiyat ne de güvenlik olacaktır. Zira bulut bilişim uygulamalarında bu özellikler en standart ve olması gereken özellikler olarak kabul görecektir. Bu nedenle iş süreçlerinin sanallaşmasındaki çeşitlilik ile uygulama programlarının özelleşmesi BT’de yarışın yönü olarak görülebilecektir.
Bulut Bilişim Bilgi Toplumunu Nasıl Etkileyecek?
Bilgi toplumunun tanımının yapıldığı 1990’lı yıllarda bilgi toplumu tanımlaması bilgiye kolay erişebilen, bilgiyi yeterince kullanan sonuçta bilgi etkileşiminin yoğun olacağı düşünülen bir toplumsal yapının tanımlanması için kullanılmıştır. Hâlbuki bulut bilişim uygulamaları, yıllarca önce tanımlaması yapılan ancak birçok gelişmiş ülkede bile bütünüyle bu dönüşümün sağlanmadığı bilgi toplumu oluşumunun var olmasını bütün yönleri ile hızlandıracaktır. Burada söz konusu olan toplumun bilgilenmesi sürecinin hızlanması ya da yaygınlaşması değildir. Toplumun bilgilenme ile iç içe yaşamasıdır. Diğer bir deyişle, kişilerin kendi iradeleri dışında bile toplumsal hayatın her anının bilgi alınabilir veya verilebilir hale dönüşebilmesidir.
Bulut Bilişim, bir anlamda dünyadaki her bir doğal görünümün, oluşumun ve insan faaliyetinin bilgiye dönüştürüleceği, aynı zamanda da doğa-insan, insan-makine, insan-sistem, insan-bitki, insan-insan v.b. etkileşim ara yüzlerinin kurulacağı ortamlar sağlayabilecektir.
Bulut Bilişimin bilgi toplumunu etkilemesini, etkileyeceği alanları; varsayım sayılabilecek gelecek bilim yaklaşımına girmeden var olan ve yakın zamanda geliştirilmesi öngörülen bilişim teknolojilerini göz önünde bulundurarak şu başlıklar altında özetlenebilir;
Bilgi teknolojileri (BT) – insan etkileşimi
Makine-makine etkileşimi
Burada BT insan etkileşimi, insanın BT’den her türlü yararlanmasıdır. Makine etkileşimi ise günlük hayatta kullanılan ev elektroniğinin yanı sıra üretimde kullanılan araç, cihaz ve diğer sistemlerin birbirleri ile BT ara yüzleri (donanım ve yazılımlar) kullanılarak haberleşebilmesidir.  
Bilgi toplumunun yapılanması ağ temelli sanal yapılar üzerine kurulmaktadır. Her bir fiziksel, görünen organizasyonun bir sanal karşılığı bulunmaktadır. Günümüzde hem kamu hem de özel kuruluşlar bu yapılanmaya geçmiş bulunmaktadırlar. Klasik organizasyon yapılanması içinde insanlar çalışma saatleri arasında ses ve yazıya dayalı iletişim içinde yer almaktaydı, bu uygulama bütünüyle yirmi dört saat kesintisiz sanal uygulamalara geçmiş bulunmaktadır. Bulut Bilişim uygulamalarının yaygınlaşması ile bilgi toplumu bireylerinin bilgiyi saklama, işleme ve yeni bilgiler üretme kabiliyeti veya kapasitesi artmış olacaktır. Bu etkilenmelerin boyutlarından göreceli olarak benzerlerinden daha önemlilerinden bir kaçını aşağıda gruplayarak açıklamaya çalışalım.
Sosyal Ağlar ve Sosyal Etki Grupları
Günümüzde yaygın tanımı ile Sosyal Medya olarak adlandırılan, kişisel merak (hoby) paylaşım ortamları bir yandan sosyal ağlara ve etki gruplarına dönüşmektedir. Bulut Bilişim uygulamaları hareket halinde ağda kalmayı kolaylaştıracağı için kişisel paylaşım ortamları sosyal etki gruplarına dönüşmüş olmaktadır. Bunun sonucunda çeşitli sosyal grupların belirli amaçlar içinde bilgi paylaşmaları, etki ve tepki oluşturma yetenekleri gerçek zaman boyutunda artmış olacaktır. Öyle ki, sosyal ağ içinde yer alan ve lider konumundaki bir kişinin, her an kendi takipçileri olan binlerce kişi ile çevrim içinde (online) olması onlara mesajlarını her an aktarabilmesi mümkün olmaktadır (örneğin, twitter uygulamaları).
İş ve İşlemlerin gerçek Zaman Boyutunda İzlenmesi
Bulut Bilişim uygulamaları ile bütün işler, bu işlere ilişkin işlem aşamaları ile gerekirse bu işleri yapan kişiler gerçek zaman boyutunda izlenebilecektir. Benzer biçimde, bir iş üzerinde birden fazla kişinin çalışmasının gereksinmesi durumlarında mekân uzaklığı söz konusu olmadan aynı iş üzerinde birden fazla kişinin gerçek zaman boyutunda çalışması mümkün olabilmekte, sanal iş yerleri, iş odaları (ofisler) kurulabilmektedir. Örneğin bir kişi fiziksel olarak bir organizasyon içinde görevli iken, farklı görev tanımları ile sanal başka birimlerin kadrosu içinde yer almaktadır.

Sanal Marketler ve Alışverişler
Bulut Bilişim uygulamalarının en çarpıcı alanı sanal marketler ve alışverişlerdir. Bulut Bilişim kişilere binlerce sanal market alanı açmakta ve yine binlerce sanal ürün sunmaktadır. Diğer taraftan da sanal market sahipleri müşterilerinin sayısını, ürün beğenme oylarını (scor) satışlar sonrasında anlık takip edebilmekte,  rakiplerine karşı satış politikalarını oldukça güncel sürdürebilmektedirler. Benzer şekilde pazarda yer alma, tutunma ve ürün yaygınlaşmasındaki sürelerde tahmin edilenden daha hızlı olabilmektedir. Bu konuda en çarpıcı örneği aşağıda bir yayında yer alan haberle verebiliriz:
“ …Google’ın Android Market’inden 10 milyardan fazla uygulama indirildi. Ulaşılan bu rakamın ardından Google da, gelecek 10 gün için bazı popüler uygulamaların her birinde fiyat indirimi yapacak. Uygulama yükleme hızının artmaya başladığına işaret eden Google verilerine göre, Android’in ilk 1 milyarlık seviyeye ulaşması 22 ay sürdü, ancak 9 milyardan 10 milyara ulaşmak sadece 1 ay aldı…”  (Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25303813/ 07 Aralık 2011).

Eğitim ve Öğretimin Sanallaşması
Bulut Bilişim uygulamaları en çok da öğrenmenin önündeki engelleri kaldırmış (veya kısıtlamış?) olmaktadır. Son 70 yıldan bu yana radyo yayınları ile başlayan uzaktan eğitim serüveni, Bulut Bilişim uygulamaları ile gerçek zaman boyutunda sanal ancak yüz yüze eğitimlerin verilmesine imkân tanımaktadır. Benzer şekilde laboratuar çalışmaları ile tıbbi girişim çalışmaları gibi eğitim uygulamaları birden fazla uzak uçlarda gerçek zaman boyutunda paylaşılabilmektedir. Örneğin Ankara’da bir üniversite sınıfında ders veren veya laboratuar deneyi yapan öğretmeni aynı zaman boyutunda Gümüşhane’deki bir öğrenci evinde etkileşimli olarak takip edebilmektedir, öğrenci derse aktif olarak katılabilmekte, ödevlerini alabilmekte veya sunabilmektedir. Yaygın olarak bilinen tüm ansiklopediler ve benzeri bilgi kaynakları sanal kütüphanelere girmiş bulunmaktadır, öyle ki basılı eserlerde bir olayın veya coğrafya bilgisinin açıklaması yanında sadece resimler yer alabilirken bugün bu konuların videoları, görüntü ve sesleri birlikte sunabilmektedirler. Bilgiye erişim sonsuz bir döngü içine girmiş bulunmaktadır. Yukarıda, bu gelişmelerin kısıtlamasına vurgu yapılmasının nedeni halka açık kütüphanelerde bilgiye erişmek bedava iken sanal ortamda kimi zaman paralı üyeliklere dayalı olarak sınırlı erişimlerin verilmekte oluşudur.

Akıllı Kentlerin Kurulumu ve Yaygınlaşması
Bilgi teknolojilerine dayalı sınırlı hizmet erişimi uygulamaları ile eBelediye veya yerel yönetim kurulumlarına geçmiş olan kent yönetimleri, günümüzde bu tür bilişim hizmetlerini Bulut Bilişim’in getirdiği uygulama kolaylığı ve çeşitliliği ile çok daha ötelere taşıyarak akıllı kent uygulamalarına geçirmeye başlamış bulunmaktadır. Günümüzde kentler arasındaki akıllı kent uygulamalarına ilişkin gizli yarış, turizmde tercih edilme yarışı kadar önem kazanmaktadır. Öyle ki; bazı kentler akıllı kent yapılanmaları içine artırılmış gerçeklik  (Augmented Reality) uygulamalarını da yerleştirerek, neredeyse insanı hisseden ona istenildiğinde bilgi veren hatta etkileşime geçen binalar, meydanlar, istasyonlar, otoparklar, alışveriş merkezleri, eğlence adaları tanzim etmeye başlamışlardır.
Akıllı ve Etkileşimli Cihazlar
Yakın zamana kadar kişisel bilgisayarlarda ve son yıllarda da akıllı telefonlarda gördüğümüz yazılım uygulamalarının benzerleri ev elektroniği olarak adlandırılan cihaz ve araçlarda da yer almaya başlamıştır. Örneğin internete bağlanabilen, akıllı telefonlar ile kontrol edilebilen TV’ler, buzdolapları, fırınlar, güvenlik sistemleri v.b.g. Mobil bankacılık uygulamaları, cihaz tanıma özellikli ödeme araçları ve benzerleri son yıllarda endüstri standartları içinde yer alacak olan yakın alan haberleşme (NFC) uygulamaları ile işlem yapabilmektedirler.

Etkileşimli, Özelleşmiş TV Yayıncılığı Ve Oyun Ortamları
3. ve 4. Nesil hücre (cell) haberleşme sistemleri ile TV yayınları akıllı telefonlarda yeterince hızlı izlenebiliyor olsa da, henüz kullanıcıların belirleyebildiği isteğe bağlı yayın (program) akışı (on-demand TV streaming) ve izleyici-sunucu etkileşimi konularında gelişim gösterecek birçok adım bulunmaktadır. Bulut Bilişim uygulamaları ile bir izleyici gün içinde kendi yayın akışını programlayarak, haber-yorum, eğlence, belgesel v.s. den oluşan kendine özgü bir yayın kanalı oluşturabilmekte ve bunu yeniden başkalarının izlemesine açabilmektedir. Bu tür uygulamalarla tıpkı disc jokey’ler gibi TV jokey’ler, program jokey’ler de günlük hayata girmiş olabilecektir. Benzer biçimde bugün itibarı ile internette kullanımları oldukça yaygınlaşmış olan oyun programlarında da CD satışı veya internetten programı indirme uygulamaları gittikçe azalmakta, oynadığın sürece öde uygulamalarına geçilmiş bulunmaktadır.

Artırılmış Gerçeklik (Augmented Reality) Uygulamaları
Daha çok akıllı kent, turizm ve navigasyon uygulamaları içinde yer alan artırılmış gerçeklik uygulamaları Bulut Bilişim uygulamaları ile çok daha fazla ucuz ve erişilebilir olmaktadır. Bir mekânın, yapının, canlı organizmanın, bitki, hayvan ve insanın önceden tanımlanmış görüntülerinin, metrik, biyometrik özelliklerinin bir veri tabanında tutularak; bir kamera, fotoğraf makinesi vasıtası ile bu nesnelerin görüntülerinin algılanması sonrasında, o nesnelere ait bilgilerin veri ortamından ortamından hızlı biçimde kullanıcıya ulaşması artırılmış gerçeklik uygulamasıdır.
Bireysel İz Bırakma ve Bunların Sonsuzluk Varlığına Kavuşmaları
Bulut Bilişim uygulamaları ile bir kişiye ait bilgilerin (basit kişisel kimlik bilgilerinden başlayarak, eğitim, sosyal çevre v.b.g. hayatının birçok evresinde oluşabilecek görsellik ve ses içeren her türlü bilgiler) bir defa oluşması ve güncellemeleri ile ağ ortamında yer almasından itibaren sonsuza değin bulunabilir olmaktadır. Kişiler sonsuza değin bilinir olabilmektedir. Devletler sağ veya ölmüş vatandaşlarının bilgisini sonsuza değin saklamaktadır. Hatta süper güçler olarak tanımlanan bazı devletler yeryüzünde yaşayan insanların bütün bilgilerini sosyal paylaşım sitelerinden tarayarak elde etmekte ve bunları sonsuza değin saklamaktadırlar.

Sağlık Alanında Sanal ve Gözleme Dayalı Girişimler
Sağlık alanında sanal ve gözleme dayalı girişimler çok hızlı biçimde yaygınlaşacaktır. Bu oluşumun somut biçimlenmesine şöyle bir örnek verebiliriz. Varsayalım ki yaşlı bir insan köyünde, kasabasında yaşamaktadır, bilgi teknolojilerini kullanmayı yeterince bilmemekte, ancak dokunmatik ekrana sahip bir tableti bulunmaktadır. Tablet üzerinde kamera yer almakta, görüşeceği kişilerin resimleri tablet üzerinde yer almaktadır, bunlardan birisi de doktorudur. Bir rahatsızlığı olduğunda doktorunu aramakta, doktoru ile konuşmakta, doktoru ona evinde bulunan küçük bir kutudan oluşan bütünleşik teşhis cihazını açmasını oradaki mandallardan birisini el, diğerini ayak bileğine takmasını, diğer bir algılayıcı ucu diline yerleştirmesini söylemektedir. Daha sonra cihaz üzerindeki küçük bir gözdeki çubuğu çıkartarak parmağından minik bir kan almasını v.b.g. işlemleri sadece kısa bir sohbet süresinde tamamlayabilecek, bu işlemin sonunda da rahatsızlığının boyutları hakkında bir teşhiste bulunabilecektir. Bütün bu işlemler aynı zamanda kayıt altına alınmakta, böylece yaşlı insanımız kendi sağlık sistemi ile birlikte ülkenin sağlık sistemi içine bilgi verebilecek duruma gelmektedir. 

Sanal Üretim Ağlarının Kurulması
Son yüzyıldan bu yana fabrikalarda mekanik, elektro-mekanik otomasyon sistemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Son elli yıldan bu yana ise nümerik kontrollü (NC) üretim sistemlerinin ve robotların üretimde yer alması ile sanal fabrika tanımlarına geçilmiş oldu. Ancak Bulut Bilişim uygulamaları ile birlikte bir üretim hattının aynı anda birden fazla tasarımcı tarafından, tıpkı yazıcıların birden fazla kullanıcı tarafından kullanıldığı gibi kullanılabilmesi mümkün hale gelmiş bulunmaktadır. Böylece bir üretici bir tasarım birimi vasıtası ile çok sayıda üretim hattını bir ağ yapılanması içine alabilmekte ve bütün üretim süreçlerini yönetebilmektedir.      

Bulut Bilişimin Yağmuru Olacak mı?
Her olgunlaşan bulutun yağmur yağdırma potansiyeli olduğu düşüncesinden yola çıkarak, Bulut Bilişim uygulamalarının yaygınlaşmasının bir olgunluk dönemine geçiş olabileceğini düşünmek, bunun ardından da bir yağmur beklemek yanlış olmaz. Peki, Bulut Bilişim’in yağmurunu nasıl tanımlayabiliriz? Bunun cevabını meteorolojik bulut ve yağmur döngüsü ile açıklamak olası yaklaşımlardan birisi olarak görülebilir. Yağmuru, nemce doygunluğa ulaşmış olan bulut kütlesinin soğuk bir tabakaya yükseldiğinde içinde oluşan su damlacıklarını yer çekimi ile bırakması olarak tanımlarsak. Bulut Bilişim’in yağmuru da binlerce ağın birbirleri ile etkileşimi sonucunda ortaya çıkacak sonsuz sayıda verinin, bilginin; kuruluşlara, kişilere ilgileri, istemleri kapsamında veya dışında akması olarak düşünülebilir. Bu yağmurun ıslatma olgusu da yine sonsuz sayıda gelen verinin kullanılamamasının, fazlalığının, bozukluğunun getireceği veri güvenliğini tehdit edebilecek boyutlara ulaşması olarak tanımlanabilir. O halde Bulut Bilişim uygulamalarının yaygınlaşması boyunca veri, bilgi yağmurun yağması kaçınılmaz görülmektedir. Asıl olan bu yağmurun ıslatmasından korunabilmektir.

Bu sayının hazırlanmasında başvurulan kaynaklar:
1.http://www.universite-toplum.org/text.php3?id=265 Erişim Tarihi: Ekim 2012
2.http://www.tubisad.org.tr/Tr/Library/Analizler/bulut_bilisim_dosyasi.pdf Erişim Tarihi: Ekim 2012
3. http://gokselakpinar.com/blog/?p=516 Erişim Tarihi: Ekim 2012
4. http://tr.wikipedia.org/wiki/Bulut_bili%C5%9Fim Erişim Tarihi: Aralık 2012
5. www.bilisimlive.com/internet Erişim Tarihi: Aralık 2012
6.www.ab.org.tr/ab13/bildiri/212.pdf,Mobil Bulut Bilişim ve Geleceği; E.U. KÜÇÜKSİLLE, F. ÖZGER, Erişim Tarihi: Ocak 2013

Başvurulacak diğer kaynaklar:
1. www.tubitak.gov.tr/tubitak.../Korkmaz_Bulut_Bilisim.ppt
2. http://bilisimlive.com/bulut-bilisim-nedir-dropbox-google-drive-icloud-ubuntu-one-10054
3. www.bilgiguvenligi.gov.tr/...bulut-bilisim.../download.htm
4. www.bulutbilisimi.com