İçindekiler
Dergi Arşivi

Coğrafi İşaretle Yöresel Değerlerin Korunması

 

Coğrafi işaretler, belirli bir bölgeden kaynaklanan ya da belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibarıyla bu bölge ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretlerdir.

Bir yörenin herhangi bir ürünü, meyvesi, taşı, madeni diğer yörelerde üretilenlerden farklı olabilir veya bir yörede üretilen halı, kilim, kumaş, çini vb. bir ürün herhangi bir nedenle ün kazanmış olabilir. Bu ürünlerin üzerinde o yörenin adının kullanılması, tüketiciler tarafından o ürünün benzerlerinden farklı özelliklere sahip olduğu şeklinde algılanabilir. Tüketiciler söz konusu yöre adıyla satılan ürünleri o yörenin adına duydukları güvenle, aynı türdeki diğer ürünlere tercih edebilirler.

Bu anlamda coğrafi işaretler, geleneksel bilginin bir ürün gibi şekillendirildiği, paketlendiği, alındığı ve satıldığı bir boyuttadır; ürünün kalitesi, geleneksel üretim metodu ve coğrafi kaynağı arasında kurulan sıkı bağı simgeleyen bir güvencedir.

  

 

 

Coğrafi İşaret Türleri
Coğrafi işaretler menşe adı ve mahreç işareti olarak iki ayrı şekilde değerlendirilir:

Menşe adı: Coğrafi sınırları belirlenmiş yer ile söz konusu coğrafi yerin insan faktöründen ya da doğasından kaynaklanan bir özelliğe sahip olan ve bu özellikleri itibarıyla bölgeyle özdeşleşmiş ürünlerin üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılması ürünün “menşe adını” belirtir. Menşe adı, menşe adına konu ürünün üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle coğrafi sınırları belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılmasını gerektirir.
Bu tür ürünlere örnek olarak Eskişehir Lületaşı, Çelikhan Tütünü, Ege Pamuğu verilebilir. Ürünler ait oldukları coğrafi bölgenin dışında üretilemezler. Çünkü ürün, niteliklerini ancak ait olduğu yöre içinde üretildiği takdirde kazanabilir.

  


Mahreç İşareti: Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri sınırları belirlenmiş bir coğrafi alanda gerçekleşen ürüne mahreç işaret denir. Bu tür ürünlere örnek olarak Damal Bebeği, Isparta Halısı, Antakya Künefesi verilebilir. Bu ürünlerin nitelikleri, kalitesi, ünü ve diğer özellikleri belirli bir coğrafi yere ait doğal ham madde ya da beşerî unsurlara dayalı işlemlerden kaynaklanan özellikler taşır. Bu üretimde, bulundukları coğrafi bölgeye ait üretim yöntemlerinin aynen kullanılması ve ürünün kalitesinin aynı olması şarttır.

  


Geleneksel Ürün Adı
Menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen ve ilgili piyasada bir ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanan adlar; geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut geleneksel bileşimden kaynaklanması ya da geleneksel ham madde veya malzemeden üretilmiş olması şartıyla geleneksel ürün adı olarak değerlendirilebilir.

Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Tescili
Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı tesciline konu olan ürünün standardının ve geleneksel özellikteki üretim metodunun korunması, coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adları ürüne pazarlama gücü katar. Bu tescil ile bir tekel hakkı oluşmaz. Ürünün gerçek üreticilerini koruyan kolektif bir hak olup kırsal kalkınmaya aracılık eder ve ülke ekonomisine katkı sağlar.

Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı tescil başvurusu, tescile konu olan ürünün üreticisi üretici grupları, konu ve coğrafi yöre ile ilgili belediyeler, kaymakamlıklar veya valilikler gibi kamu kuruluşları, ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya üyelerinin ekonomik çıkarlarını korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve kooperatifler veya ürünün tek üreticisi olması ve bu durumun kanıtlanabilmesi halinde ilgili üretici tarafından yapılabilmektedir.

Coğrafi işareti ve geleneksel ürün adını tescilde düzenlenen şartlara uygun üretim yapan ve tescile uygun üretilen ürünleri pazarlayan herkes kullanabilir.

Tescil başvurusu yapılan coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına ait başvuru TÜRKPATENT tarafından değerlendirilir. İhtiyaç duyulduğu takdirde, konuda uzman bir veya birkaç kurum veya kuruluştan görüş alınır.

6769 sayılı Kanun’da belirtilen koşulları sağlayan başvurular bültende yayımlanır. Bültende yayım tarihinden itibaren üç ay içinde hakkında herhangi bir itiraz yapılmamış, yapılan itirazlar nihai olarak reddedilmiş veya itirazların değerlendirilmesi sonucunda değişikliğe uğramış başvuru, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde tescil ücretinin ödenmesi ve ödendiğine ilişkin bilginin aynı süre içinde Kuruma sunulması şartıyla tescil edilir, sicile kaydedilir ve tescil bilgileri bültende yayımlanır.

Coğrafi İşaretlerin ve Geleneksel Ürün Adlarının Denetimi
Denetimi yapacak denetim mercii, tescil ettirilen coğrafi işaretin sicil kayıtlarında belirtilir. Bu mercii söz konusu ürünün üretimi, işlenmesi veya diğer işlemleriyle uğraşan kişilerden oluşan ve yasal kuruluş biçimine bakılmaksızın herhangi bir dernek, birlik veya benzeri örgüt, coğrafi işarete konu olan ürünün üretimi, pazarlanması, tescilli menşe adı veya mahreç işaretinin kullanım biçimi, ürün üzerinde belirtilmesini ayrıntılı olarak denetlemek üzere yeterli personel, donanım ve diğer imkânlara sahip olacak ve söz konusu ürünün üretim durumlarını sürekli kontrol edecektir. Denetim işlemi için konu ile ilgili uzman ve tarafsız kurum/kuruluşlarla iş birliği yapılabilir. 5996 sayılı "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na göre; tarım ve gıda ile ilgili coğrafi işaretlerin kullanımının tescilde belirtilen özelliklere uygunluğunu Tarım ve Orman Bakanlığı denetlemektedir. Ayrıca 28 Kasım 2018 tarihinde TÜRKPATENT ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü arasında gerçekleştirilen protokol çerçevesinde coğrafi işaretlerin piyasa denetimi Ticaret Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmektedir.

Amblem Kullanımı
Tescilli coğrafi işaret ile birlikte amblemin kullanımı zorunludur. Coğrafi işaret, “Antep Baklavası”, “Malatya Kayısısı”, “Aydın İnciri” gibi ürünlerimizin adları olup bu adlar ürün üzerinde kullanıldığında, beraberinde amblemin kullanılması zorunludur.

Tescilli geleneksel ürün adının amblemsiz kullanımı 6769 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmamaktadır. Dolayısıyla tescilli bir geleneksel ürün adı, bir ürün üzerinde geleneksel ürün adı amblemi ile kullanılmadığında, ilgili tescil kapsamına uymak zorunda değildir.

Amblemin amacı, ürünün coğrafi işaret/geleneksel ürün adı olduğu konusunda tüketiciyi bilgilendirmek ve denetleme faaliyetlerini kolaylaştırmaktır.

 

Ürünün tedarik zinciri içerisinde özellikle tüketici ile temas ettiği noktalarda, ürünün niteliğine ve satış yerine göre farklı şekillerde ürüne eşlik edecek olan amblem ile ürünün coğrafi işaret olduğuna ilişkin “farkındalık” oluşacaktır. Tedarik zincirinin, ürünün tüketici ile doğrudan temas etmediği aşamalarındaki amblem kullanımı ise denetim faaliyetlerini destekleyecek, ürünü üreten, hasat eden, satışa hazır hale getiren, toptan veya perakende satan, servis eden tüm aktörlerin, bu ürünün coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına sahip olduğunu fark etmelerini ve depolama, taşıma, satış vb. faaliyetler esnasında ayırt edici özelliklerinin bozulmaması için tescil belgesinde belirtilen hususlara uymaları konusunda farkındalık oluşmasını ve azami gayret göstermelerini sağlayacaklardır.


Şekil 1. Coğrafi İşaret Başvuru ve Tescil Sayıları

2016-2018 yılları arasında gerçekleşen coğrafi işaret başvuru ve tescil istatistikleri incelendiğinde, coğrafi işaret başvurularında ve tescillerinde son 2 yılda büyük artış olduğu görülmektedir. 2017 ve 2018 yıllarında toplam 470 adet yeni başvuru yapılmıştır. Tescilli coğrafi işaret sayısı 2018 yılsonunda 396’ya ulaşmıştır.
2018 yılı sonu itibarıyla ulusal coğrafi işaret tescillerinin toplam sayısı 396 olup AB Komisyonu nezdinde tescilli 3 adet coğrafi işaret bulunmaktadır. Bunlar; “Antep Baklavası”, “Aydın İnciri” ve “Malatya Kayısısı”dır.

   

Ülkemizde en fazla coğrafi işaret başvurusu ve tescili bulunan illerimizin başında Şanlıurfa, Gaziantep, İzmir ve Sivas gelmektedir.

Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Tescillerinin Ekonomik ve Sosyal Bakımdan Faydaları
Yapılan araştırmalara göre coğrafi işaret tescilli bir ürün muadillerine göre yaklaşık %30 daha yüksek fiyata alıcı bulmaktadır. Bu da üretilen ürünün ekonomik anlamda daha yüksek bir katma değere sahip olması anlamına gelmektedir.

Ekonomik açıdan bakıldığında coğrafi işaret tescilinin yöreye has ürünlerin daha yüksek katma değerle üretilmesini sağladığı, bu yolla kırsal kalkınmaya ivme sağlayıcı etki yaptığı kabul edilmektedir.
Coğrafi işaretin kırsal kalkınmaya sağladığı bu olumlu etkinin sosyal bakımdan faydaları ise insanların yaşadıkları yörede ekonomik refahlarının artırılmasının sağlanması, bu yolla göç hareketlerinin önlenmesi ve bulundukları yerde üretime katılmasının sağlanması olarak değerlendirilebilir.


Coğrafi İşaret Envanteri Dijital Platformu

Cumhurbaşkanlığı İkinci 100 Günlük Eylem Planı içerisinde de yer alan Türkiye’nin coğrafi işaret envanterinin dijital ortama aktarılması projesi tamamlanmış olup platform devreye alınmıştır.

www.ci.gov.tr adresinden ulaşılabilen platformda coğrafi işaretler ile ilgili istatistiki veriler, bölgelerin coğrafi işaret tescilleri ile ilgili bilgiler başta üreticiler, araştırmacılar ve tüketiciler olmak üzere herkesin erişimine açılmıştır. Tescilli coğrafi işaretler bakımından tek ve en geniş bilgi kaynağı olan platform yeni başvurular ve tescillerle de büyümeye devam edecektir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın Coğrafi İşaretlerle İlgili Değerlendirmesi
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye'nin coğrafi işaret envanterinin dijital ortama taşındığını belirterek, "Oluşturduğumuz güçlü veri tabanıyla istatistiki veriler, bu konuda çalışan araştırmacılar için zengin bir kaynak olacak. Ülke genelinde bu konuya ilişkin farkındalığın artmasıyla ekonomik katma değerimiz de artacaktır” ifadesini kullandı.

Bakan Varank 28 Şubat 2019 tarihinde yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan İkinci 100 Günlük Eylem Planı'nda yer alan “Coğrafi İşaret Envanterinin Dijital Platforma Taşınması” projesinin tamamlandığını bildirdi.

Söz konusu envanterin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından www.ci.gov.tr internet sitesinde dijital ortama aktarıldığını ifade eden Varank, farklı kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapan Türkiye'nin çok kıymetli yöresel ürünlerinin bulunduğunu hatırlattı.

Kurulan internet sitesinin ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, üretici ve tüketicileri aynı platformda buluşturacağına işaret eden Varank, "Oluşturduğumuz güçlü veri tabanıyla istatistiki veriler, bu konuda çalışan araştırmacılar için zengin bir kaynak olacak. Ülke genelinde bu konuya ilişkin farkındalığın artmasıyla ekonomik katma değerimiz de artacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Coğrafi işaret tescilinin, farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi denetimle korunan benzersiz ve özgün ürünler için verildiğini vurgulayan Varank, şunları kaydetti: “Bu ürünlerin eş değerlerine göre daha yüksek ihracat değeri olduğu için ekonomik açıdan katma değer oluşturuyorlar. İhracatımızı geliştirmek için bu ürünlerin yurt dışında tescil edilmesi de büyük önem arz ediyor. Bu çerçevede halen Antep baklavası, Aydın inciri ve Malatya kayısısı Avrupa Birliği'nde (AB) tescilli olup 14 ürünümüzün tescil işlemleri de sürüyor.”

İki Yılda 198 Yeni Tescil
Geçmişten miras kalan bu değerleri nesiller boyunca muhafaza etmek, ekonomik değerlerini mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarmak adına pek çok çalışma yaptıklarını belirten Varank, bu çalışmaların başında 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun geldiğini ve son 2 yılda 198 yeni tescille coğrafi işaret tescil sayısının 406'ya çıktığını bildirdi.

Varank, coğrafi işaretli ürün konusunda tüketici farkındalığını artırmak için AB ülkelerinde de kullanılan yeni bir amblem uygulaması başlatıldığını ve 28 Kasım 2018 tarihinde Ticaret Bakanlığı ile imzalanan protokolle coğrafi işaretlerin piyasa denetiminin güçlendirildiğini hatırlattı.

Coğrafi işaretlere ilişkin bilgilerinin söz konusu internet sitesinde anlık olarak paylaşılacağını belirten Varank, “Başvuru ve denetimlere ilişkin kılavuzlar, coğrafi işaret uygulamaları başarı hikayeleri, tescilli coğrafi işaretlerin üreticileri gibi bilgiler de hizmete sunulacak. Kurduğumuz bu platformla coğrafi işaretlere yönelik çalışma ve faaliyetler daha verimli şekilde yürütülebilecek” ifadesini kullandı.