İçindekiler
Dergi Arşivi

“Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Kalite Ve Verimlilik” Paneli

 

2017 Verimlilik Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen “Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Kalite ve Verimlilik” Paneli 8 Mayıs’ta Ankara The Green Park Hotel’de gerçekleştirildi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt’un moderatörlüğünü yaptığı panele; Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü İsa Apaydın, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) Genel Sekreteri Dr. Halil İbrahim Çetin ile Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’nden (TÜSEB) Araştırmacı Dr. İbrahim Kayral konuşmacı olarak katıldılar.

“Kalite ve verimlilik artırıcı uygulamaları konuşacağız”
Panelin açılış konuşmasını yapan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, halka önemli hizmetler sunan kamu kurumlarının yönetici ve temsilcilerinin konuşmacı olarak katıldıkları panelde kalite ve verimlilik artırıcı uygulamaların ele alınacağını söyledi. Katılımcıların, özellikle temsil ettikleri kurumlarla ve bu kurumlarca yapılan faaliyetlerle kamuoyunda tanınan kişiler olduğunun altını çizen Uzkurt, “Konuşmacılarımızın temsil ettikleri kurumlarıyla ilgili olarak bugüne kadar özellikle kaliteyi ve verimliliği artırıcı çalışmalarını, projelerini dinleyeceğiz. Sonrasında ise bu kurumlarımızın ülkemizde genel olarak verimliliğin artırılmasını hedefleyen projelerini ve özellikle de kendi alanlarıyla ilgili vizyonlarını öğreneceğiz” dedi.

“Elektrifikasyon yapımıyla %65 oranında enerji tasarrufu sağladık”
Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt’un konuşmasının ardından ilk sözü TCDD Genel Müdürü İsa Apaydın aldı. “Demiryollarında Kalite ve Verimlilik” başlıklı bir sunum yapan Apaydın, demiryollarında 2003 yılından itibaren hiçbir alan ihmal edilmeden bütünlükçü ve diğer ulaşım modlarıyla entegre bir demiryolu kalkınma hamlesi başlatıldığını ve 2003’ten 2016 yılı sonuna kadar demiryolu sektörüne toplam 60 milyar TL yatırım yapıldığını söyledi. Yüksek Hızlı Tren Projeleri (YHT) konusunda katılımcıları bilgilendiren Apaydın, “1.213 km YHT hattı inşa edilerek işletmeciliğe açıldı. 7 il merkezinden nüfusun %33’üne YHT’lerle hizmet sunuluyor. Bugüne kadar 32 milyon vatandaşımız YHT’lerden faydalandı. Günlük ortalama 20 bin yolcu YHT’lerle seyahat ediyor. Bugüne kadar YHT’lerle seyahat eden bir yolcu zamandan ortalama %62 tasarruf sağladı” ifadelerini kullandı. Yol yenilemelerinden de bahseden Apaydın, “Verimli ve etkin bir işletmecilik yapmak için 10 bin km’lik demiryolu yenilendi. Böylece konvansiyonel hattın %90’nı yenilenmiş oldu, hatlar emniyetli hale getirildi, hız artırıldı ve tehirler azaltıldı” dedi. TCDD’nin elektrifikasyon yapımını da anlatan Apaydın, verimli ve etkin bir işletmecilik yapmak için hatların elektrikli hale getirildiğini, bunun da %65 oranında enerji tasarrufu sağladığını söyledi. Sinyalli hale getirilen hatların kapasitesinin %50 oranında artırıldığının, böylece trafiğin daha emniyetli hale getirildiğinin altını çizen Apaydın, hemzemin geçitlerde yapılan iyileştirmelerle 2016 yılında 2003 yılına göre kaza sayısının %85 azaltıldığını sözlerine ekledi. Apaydın, sunumunun devamında kurumsal yapılanma ve meslek standartlarının geliştirilmesi konularına da değindi.

“Sağlık hizmetlerinde verimlilik için standartlaştırma, performans ölçümü ve akreditasyonun şart”
Daha sonra konuşma yapan Dr. İbrahim Kayral, “Sağlık Hizmetlerinin Sunumunda Kalite ve Verimlilik” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Kayral, sağlık hizmetleri konusunda genel bilgiler vererek başladığı konuşmasında 2015 verilerine göre 290 bin sağlık personelinin olduğu Türkiye’de hekime başvuru sayısının yıllık ortalama 660 milyon olduğunu söyledi. Kayral, sağlık hizmetlerinin özelliklerini ise özetle şöyle sıraladı: “Hastanın fiyata göre talebini ertelemesi ya da vazgeçmesi zordur, acil bir rahatsızlıkta en yakın hastaneden hizmet alır, sağlık problemi her an çıkabilir, her hasta ayrı ayrı değerlendirilir, bilgi asimetrisi vardır, hizmeti hekim belirler, hizmetler karmaşık ve değişkendir, çıktıları tanımlamak ve ölçmek zordur, tolerans düşüktür, işlevsel bağımlılık yüksektir, kâr öncelikli değildir.” Sağlık hizmetlerinde kalite ve verimliliğin sağlanması için “standartlaştırma, performans ölçümü ve akreditasyonun” gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizen Kayral, sağlık hizmetlerinde verimliliği belirleyen girdi-çıktı değişkenlerini de paylaştı. Konuşmasının devamında akreditasyon standartlarının hedeflerini anlatan Kayral, “organizasyonel hedefler etkililik, etkinlik, verimlilik ve sağlıklı çalışma yaşamı iken insan odaklı hedefler ise hasta güvenliği, hakkaniyet, hasta odaklılık, uygunluk, zamanlılık ve sürekliliktir” dedi.

“Akreditasyon kamuya ve tüketicilere güven sağlar”
Panelin son konuşmacısı TÜRKAK Genel Sekreteri Dr. Halil İbrahim Çetin ise “Sağlık Hizmetlerinde Akreditasyon” başlıklı bir sunum yaptı. Akreditasyonun tanımını yaparak sunumuna başlayan Çetin, “Akreditasyon; uygunluk değerlendirme kuruluşlarınca gerçekleştirilen faaliyetler sonucunda düzenlenen raporların uluslararası geçerliliğini sağlayan bir kalite altyapısıdır. İhtiyari alan-ulusal mevzuatlar ve zorunlu alan- Avrupa Birliği (AB) direktifleri olmak üzere ikiye ayrılır” dedi. Akreditasyonun, yönetimlerin ulusal ve uluslararası gereksinimlerini karşılamaya yardım eden küresel bir araç olduğunun altını çizen Çetin, “Belgelendirme, kalibrasyon, deney, muayene gibi akredite uygunluk değerlendirme faaliyetleri, kamu sektörü için düzenlemiş alanda hedefe ulaşmak için önemli bir değerdir. Akreditasyon hizmetinin, ulusal ihtiyaçların karşılanması ve AB’nin ilgili düzenlemeleriyle uyumlu hale getirilmesi amacıyla uluslararası taraflar, kamu kesimi ve ilgili piyasa aktörleriyle iş birliği vazgeçilmez bir ilke olarak benimsenmiştir” şeklinde konuştu. Çetin, akreditasyonun sağladığı faydaları ise şöyle sıraladı: “Kararlar güvenilir test sonuçlarına dayandığından riski minimize eder. Test, muayene ve belgelendirme tekrarlarını azaltır ve zaman kazandırır. Üretim maliyetlerinde tasarruf sağlar. Yeni standartlar ve programlarla toplumda kalite bilincini artırır. Teknolojik gelişmelere katkı sağlar. Kamuya ve tüketicilere güven sağlar”. Konuşmasının devamında TÜRKAK’ın sağlık alanındaki faaliyetlerini anlatan ve tıbbi laboratuvar akreditasyonu standardı konusunda detaylı bilgiler veren Çetin, “Bir tıbbi laboratuvarın ISO 15189 şartlarını karşılaması, bu laboratuvarın teknik açıdan geçerli sonuçlar sağlamak için gereken teknik yeterliliğe ve yönetim sistemi şartlarına sahip olduğu ve doğru, kanıtlanabilir ve yeniden üretilebilir verilerin elde edebilme konusunda yeterli olduğu anlamına gelmektedir” ifadelerine yer verdi. Çetin, 2017 yılı itibarıyla TÜRKAK tarafından akredite edilmiş veya başvurusu kayıt altına alınmış 28 laboratuvar bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Sunumların sonrasında geçilen soru-cevap bölümünün ardından Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Cevahir Uzkurt, panelistlere teşekkür belgesi verdi.