İçindekiler
Dergi Arşivi

Marka Kavramı ve Ülkemizdeki Gelişmeler

 

Marka genel olarak, bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırtetmek için kullanılan işaret olarak tanımlanmaktadır. Malları veya hizmetleri ayırmak için kullanılan ayırdedici kelimeler, harfler, rakamlar, çizimler, resimler, şekiller, renkler, logolar veya bunların kombinasyonları marka olarak tescil edilebilir.

Artık günümüzde marka, bir ürünü veya hizmeti diğerlerinden ayırdetmenin yanı sıra o ürün ve hizmetin kalitesine dair fikir veren ve tüketicilerin alım kararlarında ön planda olan bir işaret özelliği de taşımaktadır. Bu doğrultuda tüketiciler bir ürünü veya hizmeti, bir işletme tarafından üretildiği için tercih ettikleri kadar, artık bir markayla satıldığı için de tercih etmeye başlamışlardır. Bu durum, bir işletmenin temel gelir kaynağı olan satışlarının önemli bir bölümünün, malların veya hizmetlerin o markayla satılmalarından kaynaklanmaya başladığını ve artık markanın, mal varlıkları arasında yer aldığı işletmeye önemli bir katma değer sağladığını göstermektedir. Bu haliyle markalar, ticari hayatın ve ticari hayatta rekabet avantajı sağlayabilmenin en önemli faktörlerinden biri haline gelmiş, işletmeden ve üzerine konulduğu ürünlerden ayrı ve bağımsız önemli bir ekonomik değere ulaşmıştır.

Ülkemizde marka ile ilgili ilk gelişmeler, Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemlerinde esnaf nizamları ile yaşanmıştır. Sanayi Devrimi ile birlikte, seri üretimin artması ve üretilen malların birbirinden ayırdedilmesinin zorlaşması nedeniyle markaya ve dolayısıyla marka hakkında yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Bunun üzerine 1871 tarihli Fabrika Malumatıyla Eşya-i Ticariyeye Mahsus Alamet-i Farikalara Dair Nizamname ülkemizin ilk, Avrupa’nın ise 2. marka kanunu olarak kabul edilmiştir. Sınaî mülkiyet alanında yaşanan gelişmelere paralel olarak bugüne değin mevzuatta birçok düzenleme yapılmıştır.

Alamet-i Farika Nizamnamesi döneminde marka ile ilgili iş ve işlemler, mahkemeler, idare heyetleri ve Sanayi Vekâleti tarafından yürütülürken 1965’ten 24 Haziran 1994 tarihinde Türk Patent Enstitüsü’nün kurulmasına kadar geçen sürede ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yerine getirilmiştir.

Marka İstatistikleri

Son yıllarda ülkemizde markalaşma alanında ciddi yatırımlar yapılmaya başlanmıştır. Buna paralel olarak marka başvuru sayıları Enstitünün kuruluşundan günümüze yaklaşık 7 kat artış göstermiştir. Son üç yıldır ülkemizdeki başvuru sayıları yüz bin rakamının üzerinde seyretmektedir. WIPO (World Intellectual Property Organization-Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) verilerine göre marka başvuru sayısında Dünyada 6. sırada bulunan Türkiye, Avrupa’da ise 3 senedir 1. sıradaki yerini korumaktadır.


WIPO raporuna göre, dünya genelinde 1985 yılında 1 milyonun altında olan marka başvuru sayısı, 2011 yılında 4,2 milyona ulaşmıştır. Söz konusu dönemde marka başvuru sayısı Türkiye’de 20 kat artarak Çin’den sonra en fazla artış gösteren 2. ülke olmuştur. Ayrıca Türkiye, 2012 yılında sınıf bazında hesaplanan marka başvuru sayısı artışına göre % 24,1’lik oran ile 1. sırada yer almaktadır.


Marka tescil sayıları da marka başvuru sayılarına paralel olarak yıllar itibariyle artmış olup, 2013 yılında 83.275 rakamına ulaşmıştır.