İçindekiler
Dergi Arşivi

Sürdürülebilir Üretim Sempozyumu’nun İkincisi İstanbul’da Gerçekleştirildi

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürlüğü ile Boğaziçi Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma ve Temiz Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi işbirliğinde “Sanayide Dönüşüm için Yaşam Döngüsü Analizi ve Enerji Verimliliği” temasıyla düzenlenen “Sürdürülebilir Üretim Sempozyumu 2014”, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın katılımıyla 9 Aralık 2014 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi.

Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Kültür Merkezi’nde düzenlenen Sempozyum’a; Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Verimlilik Genel Müdürü Anıl Yılmaz, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Kalkınma ve Temiz Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Nilgün Kıran Cılız, oturum konuşmacıları ile kamu, üniversite, sivil toplum ve özel sektör yönetici ve temsilcilerinden oluşan 200’ü aşkın davetli katıldı. Sempozyum kapsamında “Firmalarda Enerji Odaklı Sürdürülebilir Üretim Uygulamaları” ve Firmalarda Enerji Odaklı Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) Uygulamaları” başlıklı iki oturum düzenlendi.

Çarpık Üretimin Yerini Sürdürülebilir Üretim Modeli Almalı
Sempozyum’da açılış konuşması yapan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yeni bir üretim modelinin oluşturulması gerektiğini belirterek, “Bu modelde üretim ve çevrenin korunması dengesini çok iyi kurmalıyız. Ne üretimden ödün vermeli ne de çevreye zarar vermeliyiz” dedi. Bugünün dünyasının en büyük sorunlarından olan çarpık üretim anlayışının yerini almasını arzu ettikleri sürdürülebilir üretim modelini tartışmak için bir araya gelindiğini dile getiren Işık, dünyanın her alanda hızla büyüdüğünü ve büyürken de kaynaklarını hızla tükettiğini ifade etti.

TÜBİTAK-MAM bünyesinde, Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü’nü kurduklarını, bu Enstitü’nün, sanayide temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılmasına ve teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik faaliyet gösterdiğini belirten Bakan Işık, Verimlilik Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Temiz Üretim Merkezince yürütülen “Sanayide Kaynak Verimliliği Potansiyelinin Belirlenmesi” Projesi’ni önemsediklerini vurguladı ve Bakanlık olarak 2014-2017 yıllarını kapsayan Ulusal Eko-Verimlilik/Temiz Üretim Programını da hazırladıklarını hatırlattı.

Doğal kaynakları verimli kullanan çevre dostu uygulamalara geçilmesinin şart olduğunu belirten Işık, sürdürülebilir üretim modelinde kullanılan yöntem ve teknolojilerle daha az kaynak kullanımının mümkün olduğunun altını çizdi. Bakan Işık, 2013’te dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisine girmeyi amaçlayan ülkemizin enerji kaynakları açısından dışarı bağımlı olduğunu belirterek enerji verimliliği alanında Bakanlık olarak yürüttükleri çeşitli çalışmalardan bahsetti.

Konuşmasında ayrıca Türkiye'de üretilen elektriğin yaklaşık yarısının sanayi tesislerince kullanıldığını anımsatan Işık, “Burada büyük bir tasarruf potansiyeli var, bu alana odaklanmamız gerekiyor. Biz de bu nedenle sanayide motor envanterinin çıkarılması, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerinin etkinleştirilmesi, motor test laboratuvarının kurulması gibi çalışmalar başlattık. Sanayide tüketilen elektriğin yüzde 70’ten fazlasını düşük verimli elektrik motorları tüketiyor. Bakanlık olarak bunların yüksek verimli motorlarla değiştirilmesi için çalışmalar yürütüyoruz” diye konuştu.

Sürdürülebilir Üretim İçin Başarı Öykülerinin Paylaşılması Büyük Öneme Sahiptir
Sempozyumun diğer açılış konuşmacısı Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu ise sürdürülebilir üretimin önemine değindiği konuşmasında, 2023 hedeflerine ulaşmak ve sürdürülebilir mevcudiyeti yakalamak için sürdürülebilir kalkınma ve sanayi – üniversite işbirliğine öncelikli önem vermenin gerekliliğine dikkat çekti. Barbarosoğlu, ‘’Sürdürülebilir üretim; hızla gelişen sanayimizin; rekabet gücünü yükseltme yolunda, kaynakları en etkin şekilde kullanarak çevresel ve ekonomik kazanç sağlaması açısından son derece önemli bir araçtır. Sürdürülebilir üretim uygulamaları sonunda elde edilen başarı öykülerinin sanayicilere aktarılması ve bu konuda kamuoyu farkındalığının artırılması bu araçların yaygınlaştırılması açısından büyük öneme sahiptir’’ diye konuştu. Endüstriyel ürün ve üretim süreçleri için Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi çalışmalarının Türkiye’de ilk olarak Boğaziçi Üniversitesi’nde başlamış olduğuna dikkat çeken Barbarosoğlu, bu kapsamda disiplinlerarası ve çok disiplinli çalışmalarla ulusal ve uluslararası uygulamalı AR-GE işbirlikleri gerçekleştirmekte olduklarını aktardı. Bu çalışmalarda, Yaşam Döngüsü perspektifi ile ürün ve hizmetlerin çevre etkilerinin tüm yaşamları boyunca incelendiğini belirten Gülay Barbarosoğlu, üniversite bünyesinde yapılan çalışmalarda iyileştirme analizi ve sosyo-ekonomik değerlerin de entegre edilmesi ile sürdürülebilir üretim kapsamında bütüncül bir yaklaşım sunulduğunu sözlerine ekledi.

Yaşam Döngüsü Analizi Çevre, Sanayi ve Tüketici Dostu Bir Yöntem
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan ise konuşmasında, sanayi ve ekonominin enerji yoğunluğunu azaltmak üzere enerji verimliliğine yönelik özel tedbirlerin alınması gerektiğini belirterek, “Bürokrasinin azaltılması, yatırım kriterlerinin aşağıya çekilmesi ve sanayi kesimine daha fazla destek sağlanması, sanayimize ve ekonomimize çok büyük faydalar sağlayacaktır” dedi.

Bahçıvan, üretimin kimilerinin sandığı gibi fabrikada başlayıp fabrikada biten basit bir süreç olmadığını belirtti ve “Yaşam döngüsü analizi sanayinin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor. Bu çevresel etkilerin ölçümü açısından değil aynı zamanda ekonomik parametrelerin ölçülebilir bir yöntem olması açısından çevre, sanayi ve tüketici dostu bir yöntem. Akıllı şebekeler, akıllı şehirler ve yenilenebilir kaynakların çoğaldığı günümüzde ülkemizin enerji konusunda kat etmesi gereken daha çok yol var” dedi.
Üretimin hammaddenin tedarik edilmesi aşamasından her türlü kaynak kullanımına, üretimden atıkların oluşmasına, nihai tüketiciye ulaştırılmasından geri dönüştürülmesine kadar uzanan çok karmaşık bir süreç olduğunu anlatan Bahçıvan, şunları kaydetti: “Yaşam döngüsü analizi bilindiği gibi bir ürün veya hizmetin çevresel etkilerini bilimsel verilerle belirlemek, raporlamak ve yönetmek için kullanılan bir yöntem. Yaşam döngüsü analizi, sanayinin sürdürülebilir büyümesi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması açısından çok önemlidir. Öyle ki, son yıllarda yaşam döngüsü analizinin, tekstil ve kimya sektörlerindekiler başta olmak üzere, firmalarımızın karar verme süreçlerinde giderek daha çok rol aldığını görüyoruz.” Bahçıvan, İstanbul Sanayi Odası olarak her zaman çözümün bir parçası olmayı amaçladıklarını, bu doğrultuda sanayide dönüşüm için Yaşam Döngüsü Değerlendirme ve enerji verimliliği konularına önem vermeye devam edeceklerini belirtti.

Verimlilik Stratejisi İle Sürdürülebilir Üretim Çalışmalarına Daha Sistematik Bir Düzlemde Devam Ediliyor
Verimlilik Genel Müdürü Anıl Yılmaz, konuşmasında Verimlilik Genel Müdürlüğü ve çalışma alanlarına değinerek; makro plan, program ve strateji belgelerinde sürdürülebilir üretim ve enerji verimliliği ile ilgili yer alan eylemlere vurgu yaptı. Bu kapsamda çevresel verimlilik ve kaynak verimliliği göstergelerinin geliştirilmesine ilişkin çalışmalarının devam ettiğini belirten Yılmaz, sanayideki kaynak verimliliği potansiyelinin belirlenmesine ve KOBİ’lere yönelik verimlilik eğitimleri için model fabrika kurulmasına ilişkin iki ayrı yatırım projesi yürüttüklerinden bahsetti. Yılmaz, Verimlilik Genel Müdürlüğü olarak, Verimlilik Stratejisi ve Eylem Planı (2014-2018) ve Ulusal Temiz Üretim/Eko-Verimlilik Programı’nı (2014-2017) hazırlamak suretiyle, konuyla ilgili çalışmalarına diğer Kurumlarla işbirliği içinde, daha sistematik bir düzlemde devam ettiklerini dile getirdi. Sanayideki düşük verimli AC elektrik motorlarının dönüşümüne ilişkin kapsamlı bir çalışma başlattıklarını vurgulayan Yılmaz, önümüzdeki dönemde bu çalışmalara ilaveten sektörel kılavuzlar ve rehber dokümanların hazırlanması, sürdürülebilir üretim uygulamalarına yönelik finansal destek mekanizmalarının oluşturulması, Kalkınma Ajansları ile endüstriyel simbiyoz uygulamalarının yaygınlaştırılmasına yönelik bilinçlendirme etkinlikleri ve ortak projeler yürütülmesi konularında da faaliyetler planladıklarını belirtti.

Ülke Olarak Yerel Yaşam Döngüsü Veri Tabanına İhtiyacımız Var
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Kalkınma ve Temiz Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Nilgün Kıran Cılız, konuşmasına 2007 yılında kurulan Sürdürülebilir Kalkınma ve Temiz Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi hakkında bilgi vererek başladı. 5 yönetim kurulu üyesi, 20 akademik danışman ve 6 araştırmacının Merkez’de görev yaptığını belirten Cılız, yaklaşık 10 yıldır LCA alanında çalışmalar yürüttüklerini aktardı. Cılız konuşmasında ayrıca Merkez tarafından geçmişte yürütülen ve önümüzdeki dönemde planlanan projeler hakkında bilgi verdi. Birçok ülkede yaşam döngüsü veri tabanlarının oluşturduğunu sözlerine ekleyen Cılız, ülkemizin bu alandaki eksikliğine dikkat çekerek 2014-2018 yılları arasında bu konuda çalışmalar yürütmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Verimlilik Genel Müdürlüğü Sanayi ve Teknoloji Uzmanı Mevlüt Hürol Mete’nin başkanlığında gerçekleştirilen “Firmalarda Enerji Odaklı Sürdürülebilir Üretim Uygulamaları” başlıklı birinci oturuma Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansman Programı (TURSEFF) Enerji Mühendisi Salih Türkay, Schneider Electric Enerji Verimliliği Danışmanı Mahmut Dede, İstanbul Kalkınma Ajansı, Planlama Programlama ve Koordinasyon Birimi Başkanı Süleyman Bayezit ve Enerji Verimliliği Derneği (ENVER-DER) Genel Sekreteri Yeşim Beyla konuşmacı olarak katıldılar.

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilgün Cılız başkanlığında gerçekleştirilen “Firmalarda Enerji Odaklı Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) Uygulamaları” başlıklı ikinci oturumda ise Eczacıbaşı A.Ş. Baxter Bakım Onarım Müdürü Serkan Şensoy, Arçelik A.Ş. Enerji ve Çevre Yöneticisi Fatih Özkadı, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhr. Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Necmi Sadıkoğlu ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Mühendislik Müdürü ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Hülya Kurt enerji verimliliğine yönelik kurumsal çapta yürütülen yaşam döngüsü analizi uygulamalarını katılımcılarla paylaştılar.

Oturumlarda enerji verimliliği ve yaşam döngüsü analizi odağında gerçekleştirilen sürdürülebilir üretim uygulamalarına, bu alandaki finansal desteklere ve iyi örneklere, sanayide enerji yönetimi, kamu farkındalığı yaratma programları, enerji verimliliği finansmanı ve kimya sektöründe yaşam döngüsü değerlendirme çalışmaları gibi konulara yer verildi.