İçindekiler
Dergi Arşivi

Türk Tasarım Danışma Konseyi 16. Toplantısı Yapıldı

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türk tasarımının küresel bir marka olması vizyonuyla hazırlanan ve 2017-2019 yıllarını kapsayan Tasarım Stratejisi ve Eylem Planı’nın, gelecek günlerde Yüksek Planlama Kurulunun onayına sunulacağını belirterek, Plan kapsamında 22 eylemi uygulamaya koymayı hedeflediklerini ifade etti.

Bakan Özlü, 27 Temmuz’da Bakanlıkta düzenlenen “Türk Tasarım Danışma Konseyi 16. Toplantısı”na katıldı. Konseyin 2009'da kurulduğunu hatırlatan Özlü, tasarım alanında söz sahibi ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’nin yarışa geç başladığını söyledi. Bu alanda yarışa geç başlamanın geç kalındığı anlamına gelmediğini dile getiren Özlü, Türkiye’nin pek çok alanda olduğu gibi tasarım konusunda da rakipleriyle arasındaki mesafeyi kapatacak güce ve potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Özlü, Türkiye'nin 2010-2017 arasında tasarım alanında toplam 376 ödülle dünyada 5. sırada yer aldığını kaydederek, “Ülkemizin tasarım başvurularına baktığımızda da 40 bini aşan tasarım başvurusu yapılmıştır. Türkiye'nin, başvuru sayısında Avrupa'da 3’üncü, dünyada 5’inci sırada olduğunu görmekteyiz. Bizim için gerçek anlamda başarı ölçütü, tasarımı Türkiye markasına ve ekonomisine değer katacak bir araca dönüştürmektir” diye konuştu. Tasarımlarla ilgili çok önemli düzenlemeleri içeren Sınai Mülkiyet Kanunu'nun da yasalaşmasıyla sınai mülkiyet sisteminde yeni bir sayfa açıldığına dikkati çeken Özlü, Türkiye'nin sınai mülkiyet alanında güçlü bir yasal zemine kavuştuğunu vurguladı.

“68 firmaya tasarım merkezi belgesi verildi”
Özlü, 2014-2016 yıllarını kapsayan ilk tasarım strateji belgesinin uygulanmasıyla önemli kazanımlar elde edildiğini dile getirerek, “Bakanlığımız tarafından tasarım merkezi belgesi verilen firma sayısı çok kısa sürede 68'e ulaştı. KOSGEB girişimcilik desteğinden 2014-2016 yılları arasında 261 tasarım ofisi faydalandı. Aynı yıllar arasında endüstriyel uygulama programı kapsamında 579 işletmeye 55 milyon lira tutarında destek verildi” ifadesini kullandı.

Türk tasarımının küresel bir marka olması vizyonuyla hazırlanan ve 2017-2019 yıllarını kapsayan Tasarım Stratejisi ve Eylem Planı'nı gelecek günlerde Yüksek Planlama Kurulunun onayına sunulacağını bildiren Özlü, bu kapsamda 22 eylemi uygulamaya koymayı hedeflediklerini kaydetti. Özlü, strateji belgesi kapsamında hayata geçirilecek eylemlerle kamu ve özel sektörün tasarım yönetim, üretim ve kullanım kapasitesini geliştirmeyi, tasarım desteklerinin etkinliği artırmayı ve tasarım alanında girişimciliği desteklemeyi, tasarım alanında insan kaynağı kapasitesini ve niteliğini artırmayı, Türk tasarımının ulusal ve uluslararası düzeyde görünürlüğünü ve bilinirliğini artırmayı, tasarıma ilişkin bilgi ve veri kapasitesini geliştirmeyi amaçladıklarını vurguladı.

Yeni strateji belgesi kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile tasarım müzesi kurmayı hedeflediklerini açıklayan Özlü, "Türkiye dış ticaret açığını tasarımla ve markayla kapatacak potansiyele sahiptir. Ülkemizde ortaöğretim seviyesinde 28 meslek alanında tasarım eğitimi verilmektedir. Üniversiteler bünyesinde yer alan meslek yüksekokullarında ise 9 farklı türde, toplam 221 ön lisans programı mevcuttur. Bu programlardaki doluluk oranı yüzde 95 düzeyindedir. Yine lisans düzeyinde 27 farklı türde tasarımla ilgili program bulunmaktadır. Bu anlamda artık çocuklarımıza, gençlerimize 'icat çıkarma' demek yerine, üretime, tasarıma teşvik edelim." değerlendirmesinde bulundu.

“Alman firmalarına soruşturma açılması söz konusu değil”
Özlü, konuşmasının ardından bir basın mensubunun, "Almanya ile Türkiye arasında yaşanan gerginlik nedeniyle Alman firmalarının yatırım konusunda çekimser davranmaları gibi bir risk olup olmadığını" sorması üzerine, konunun hükümet nezdinde ve en üst seviyede değerlendirildiğini söyledi. Hiçbir Alman firması için soruşturma açılmasının söz konusu olmadığının altını çizen Özlü, "Emniyet Genel Müdürlüğümüzün yaptığı çalışmalar vardır. Bununla ilgili çalışmaları İçişleri Bakanımız değerlendirdi. Şu kadarını söyleyeyim. Alman firmalarıyla ilgili Türk güvenlik birimlerinin bir soruşturma açması asla söz konusu değil." şeklinde konuştu. Özlü, anılan firmaların bir kısmının yaklaşık 100 yıldır Türkiye'de faaliyet gösterdiklerine dikkati çekerek, bu firmaların faaliyetlerinin ilgili kanunlar ve mevcut güvenlik kurallarına göre devam ettiğini kaydetti. Alman firmalar ile ilgili bu firmaların terör örgütleriyle irtibatlı olduklarına dair araştırma da yapılmadığını vurgulayan Özlü, "Geçen 100 yılda Alman firmaları nasıl Türkiye'de faaliyet gösterdiyse, ekonomiye katkıda bulundularsa gelecek dönemde de aynı faaliyetlerini çok rahat bir şekilde, Türkiye'nin hukuk ve güvenlik sistemi içinde, sürdürebileceklerine inanıyorum. Dolayısıyla bir risk, sorun görmüyorum." diyerek sözlerini tamamladı.