İçindekiler
Dergi Arşivi

Andreas Tietze'nin Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati

Prof. Dr. Semih Tezcan / Türkoloji

 

Andreas Tietze Kimdi?
Avusturyalı bilim insanı Andreas Tietze, 1937 yılında Viyana Üniversitesi’nde ekonomi tarihi alanında doktora yaptıktan sonra Türkiye'ye yerleşmiştir. İkinci Dünya Savaşı öncesinde Nazi rejimi, Almanya ve Avusturya'da birçok ünlü Musevi ve sosyalist üniversite hocasını ve sanatçıyı çalıştıkları kurumlardan kovmuştu. Daha önce Türkiye ile herhangi bir ilişkisi bulunmayan bu hocalardan ve sanatçılardan bir kısmı bir program çerçevesinde Atatürk tarafından davet edilmiş, kendilerine Türkiye üniversitelerinde ve yüksek okullarında görev verilmişti. 1938 yılında daha 24 yaşındayken İstanbul'a yerleşen Andreas Tietze, bu program çerçevesinde gelenlerden değildi. O, yüksek öğrenimini yaparken birçok başka dil yanında Türkçe de öğrenmişti; öğrencilik döneminde Türkiye'ye yaptığı seyahatler, onun ülkemize, dil ve kültürümüze duyduğu ilgiyi büsbütün artırmıştı. Musevi bir aileye mensup olduğu için 1938'de Almanya'ya ilhak edilen Avusturya'da çalışması zaten olanaksızdı. Bilinçli bir seçimle Türkiye'ye geldi, İstanbul Üniversitesinde Almanca ve İngilizce okutmanı olarak ders vermeye başladı. Kısa süre içerisinde Türkiye'nin bilim, kültür ve sanat hayatına hizmet ve yön verenler arasında yer aldı, kendisini kabul ettirdi. Örneğin İslam Ansiklopedisinin başında bulunan Prof. Abdülhak Adnan Adıvar, şair ve Almanca öğretmeni Behçet Necatigil, ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu ile dostluk kurdu, işbirliği yaptı. Türkiye'de görev yapmakta olan Türkolog ve Güneydoğu Avrupa araştırmacısı Prof. Robert Anhegger ve İndolog Prof. Walter Ruben ile "İstanbul Yazıları" dizisini çıkardı. Türk dili ve edebiyatı alanında birçok bilimsel çalışma yaptı.

Andreas Tietze, İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra da Türkiye'den ayrılmadı. Çalıştığı üniversite, çok değerli yayınlarına, çeşitli bilimsel etkinliklerine rağmen ona daha yüksek bir pozisyon vermediği halde o, 1958'e kadar 20 yıl boyunca İstanbul Üniversitesinde okuyan gençlere büyük bir özveriyle Almanca ve İngilizce öğretti. Türkçe-İngilizce ve İngilizce-Türkçe Redhouse sözlüklerinin modernleştirilmiş yeni baskılarını hazırlayan kurullarda yıllarca hizmet etti.

1958'de Californiya Üniversitesi onu Türk Dili ve Edebiyatı profesörü olarak Los Angeles'e davet etti. ABD'de 1971 yılına kadar kaldı, birçok öğrenci yetiştirdi. Bundan sonra Viyana Üniversitesinde Türkoloji ve İslambilim kürsüsü başkanlığını 1984'e kadar sürdürdü. Emekli olduktan sonra da 1997 yılına kadar Viyana Üniversitesi’nde seminerler verdi. Hayatının son yıllarını malzemesini daha gençlik yıllarında toplamaya başladığı Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati ile uğraşarak geçirdi.

Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati (TETTL)
Andreas Tietze çok yönlü bir filologtu, yabancılar için Türkçe ders kitaplarından dil tarihi konularına, sözlük kaynakçalarından Orta Asya Abdallarının diline kadar çok değişik alanlarda yayınları vardır. 16. yüzyıl Osmanlı yazarı ve devlet adamı Gelibolulu Mustafa Âlî'nin bazı eserlerini incelemelerle yayınlamış ve İngilizceye çevirmiştir. Giritli Ali Azizî'nin Muhayyelât'ının dil ve edebiyat açısından önemini ortaya koymuştur. Bu gibi eserlerde karşısına sürekli olarak kökeni belirlenemeyen, açıklanamayan kelimeler çıkmaktaydı. Onun en çok emek verdiği alanlardan biri de Osmanlıcaya, başka bir deyişle Anadolu ve Rumeli Türkçesine komşu dillerden girmiş olan kelimeleri belirlemekti. Bu konuda birçok çalışma yaptı ve yayınladı. Daha önce yayınlanmış çalışmaları eleştirel bakış açısıyla değerlendirdi, yeni yayınlardan yararlandı. Yine de gerek Osmanlıca metinlerde, gerekse Türkiye Türkçesi yazı dilinde çok sayıda kelime ve deyim açıklanamıyordu, bilinenleri ve bilinmeyenleri sistematik olarak bir araya getiren ve kaynakları gösteren bir sözlüğe gereksinim vardı.

Andreas Tietze'nin Türkiye'ye geldiği ve Türkçe üzerinde çalışmaya başladığı yıllarda Türkçe için ciddiye alınabilecek bir etimolojik sözlük yoktu. Kelime ve deyimlerin ne zamandan beri kullanıldığını, hangi metinde nasıl geçtiğini belgeleyen herhangi bir tarihî sözlük de yapılmamıştı. Bu durum bugün bile bütünüyle değişmemiştir. Eski Türkçe dönemi (Orhun, Yenisey, Eski Uygur, Karahanlı Türkçeleri) veya bütün Türk dillerinde ortak olan söz varlığı için iyi sayılabilecek kökenbilgisi sözlükleri hazırlanmışsa da tarihî sözlük sayılabilecek çalışmalar pek az ve yetersizdir. Türkiye Türkçesinin geniş kapsamlı, güvenilir bir etimolojik sözlüğü yayınlanmış değildir.

Elimizde bulunan malzemeden Tietze Hoca'nın daha Türkiye'de geçirdiği ilk yıllardan başlayarak okuduğu kitap, gazete ve dergilerde rastladığı ilgi çekici kelime ve deyimleri veya değişik anlam ve kullanımları fişler üzerinde derlemeye başladığını anlıyoruz. Onun derlemelerinin yalnız yazılı kaynaklarla sınırlı kalmadığı görülüyor, kimi fişlerde bir sözü, bir deyimi kimden işittiğini, kendisine nasıl açıklandığını da titizlikle not etmiş. Kaynakkişiler arasında meslektaşları, öğrencileri, ev işleri yardımcıları, taksi şoförleri bulunuyor, bazılarının nereli olduğunu bile kaydetmiş.

Zaman içerisinde Tietze Hoca, hazırlamak istediği büyük sözlüğü hayatının sürekli bir uğraşısı haline getirmiş. Başka bilimsel çalışmaları sırasında da TETTL için fiş çıkarmış. Örneğin Mustafa Âlî'nin eserilerini yayına hazırlarken de, Ali Azizî'nin Muhayyelât'ı üzerinde inceleme yaparken de gerekli gördüğü kelime ve deyimleri, içinde geçtiği cümleyle birlikte sayfasını, satırını da belirterek fişlere yazmış. Bilinmeyenleri sözlüklerde arayarak anlam vermiş, sözlüklerde yoksa metin bağlamına göre tahminde bulunmuş, kaynağını, kökenini bulmaya çalışmış, dilbilimsel açıklamalar eklemiş. Bütün bu işlere bilgisayarın hayatımıza ve filoloji çalışmalarına girmesinden neredeyse yarım yüzyıl önce başlamış, onyıllar boyunca konvensiyonel yöntemle, fişlerle, fiş kutularıyla çalışmış.

1990'lı yılların ortalarından sonra Prof. Tietze, gözlerindeki kataraktın giderek yoğunlaşması dolayısıyla sözlük çalışmalarını istediği gibi devam ettiremediği için üzgündü. Tıptaki gelişmeler sayesinde başarılı ameliyatlar geçirdikten sonra sözlük çalışmalarını hızlandırdı, üstelik ilerlemiş yaşına rağmen bilgisayar kullanmaya da başladı. Fakat "altı cilt ve bir indeks cildi olarak planlanmış" olan sözlüğün bütün ciltlerinin bitmesi için daha pek çok çalışma gerekmekteydi. Kendisinin ve bazıları öğrencileri olan bilimsel yardımcılarının bütün gayretine rağmen 2003 yılında hayata veda ettiğinde bu büyük eserinin sadece A-E harflerini kapsayan ilk cildi İstanbul'da yayınlanabilmişti. Öteki ciltler hazır değildi. Türk dili ve kültürü için bir anıt olan sözlüğün ikinci cildi 2009'da Avusturya Bilimler Akademisi tarafından Viyana'da yayınlandı, bu cilt F-J harflerini kapsamaktaydı.

Sözlük yazarı TETTL'yi hazırlarken 800'den fazla bilim insanı ve edebi metin yazarının yaklaşık 1900 eserini kullanmıştır. Bunlardan onda dokuzu doğrudan doğruya verilerin derlendiği metinler, geriye kalanlar ise sözlük, gramer, dilbilimsel inceleme, edebiyat incelemesi gibi yayınlardır.

TETTL Tamamlanmakta, TÜBA Tarafından Yayınlanacak
2014 yılında Andreas Tietze'nin vârisleriyle Türkiye Bilimler Akademisi arasında TETTL'in bitirilmesi ve daha önce yayınlanmış olan ciltler de dahil olmak üzere bütün ciltlerin TÜBA tarafindan yayınlanması konusunda bir sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşme gereği sözlüğün mevcut malzemesi (dijitalize edilmiş fişler, dosyalar, müsveddeler, listeler vb.) TÜBA'ya teslim edilmiş bulunmaktadır. Sözlüğün hazırlık çalışmalarını uzun süre desteklemiş ve ilk iki cildin yayınını sağlamış olan Avusturya Bilimler Akademisi ile yapılan bir anlaşma ile bu kurum da bütün haklarını TÜBA'ya devretmiştir.

Bu satırların yazarı, TÜBA tarafından kendisine verilen görev gereği, TETTL'in yayınlanmış ciltlerinin gözden geçirilmesinden, her türlü dizgi yazım ve ifade yanlışından arındırılmasından, henüz yayına hazır olmayan ciltlerin hazırlanmasından ve eksiklerin elden geldiğince giderilmesinden sorumlu olacaktır. Şimdiye kadar yayınlanmamış olan, büyük kısmı fişler üzerinde el yazısıyla yazılı olarak mevcut bulunan malzeme, yayınlanmış kısımdaki sisteme göre maddeler haline getirilerek işlenmektedir. El yazısıyla, çeşitli dillerde anlam verilerek, bazen okunması güçlük yaratan şekilde yazılmış fişler bilgisayara geçirilmekte, alfabetik sıraya sokulmakta, gerektiğinde 14. yüzyıldan bu yana eski ve yeni metinlerden alınan kullanım örneklerinin sayısı artırılmaktadır. Bu satırların yazarı kurduğu ekipteki yardımcılarıyla birlikte bu işleri en iyi biçimde gerçekleştirmeye gayret etmektedir. Şu anda ilk dört cilt üzerindeki çalışmalar bitirilmiştir.

Sürmekte olan çalışmalarda sözlüğün özgünlüğüne fazlaca müdahale edilmemekte, Andreas Tietze'nin yöntemi, dili, uslûbu, kullandığı bilimsel terimler vb. korunmaktadır. Sadece kullanımı kolaylaştırmaya yönelik değişiklikler uygulanmakta, örneğin bazı terimler için açıklamalar eklenmektedir. Sözlük yazarının verdiği köken açıklamaları için tartışmaya girmek yoluna gidilmemekte, gerektiği takdirde son yıllardaki bulgulara, açıklamalara, yayınlara dikkati çekmekle yetinilmektedir.

TETTL'in 2003'te yayınlanmış olan birinci ve 2009'da yayınlanmış olan ikinci cildi çok büyük boyutlu kitaplar halinde basılmıştı. O boyutların sık kullanılacak bir başvuru eseri için uygun olmadığı düşünüldüğünden TÜBA yayını daha küçük boyutlarda ve 8 cilt olarak planlanmıştır. Yedi cilt sözlük kısmını, sekizinci cilt ise dizinleri (indeks) kapsayacaktır. Yedi ciltte alfabetik sıraya sokulmuş maddeler halinde sunulan malzeme için değişik ilkelere göre düzenlenmiş olan çok sayıda dizin yer alacaktır.

Andreas Tietze'nin bu büyük eserinin bütün ciltlerini tamamlayıp baskıya hazır duruma getirmek üzere 2015 sonbaharında başlatılmış olan çalışmalar 2017 sonunda bitecektir. TÜBA yayınının basılmasıyla eksikliği 150 yıldan beri dile getirilmiş olan Türkiye Türkçesinin geniş kapsamlı kökenbilgisi sözlüğü, aynı zamanda gereksinmeyi bir ölçüde karşılayacak bir tarihsel sözlük olarak kütüphaneleri zenginleştirecektir. Türk dili, edebiyatı ve kültürünü araştırmak isteyenler Türkiye Türkçesinin, 600 yıllık geçmişini kapsayan büyük bir sözlüğe kavuşmuş olacaktır.