İçindekiler
Dergi Arşivi

Arktik Bölgesi ve Yürütülen Çalışmalar

İlknur İNAM / Daire Başkanı (Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü) - Eda ÜNAL/ Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü) - Mesut KOÇAK / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü)

 

Arktik; Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya kıtalarının sığ denizleri, adaları ve karaların komşu kıyılı bölümleri ile derin Arktika havzasını içine alan, dünya yüzeyinin yaklaşık 1/6’sını oluşturan ve kuzey kutup bölgesi olarak da bilinen bölgedir. 27 milyon km2’ye yakın alanıyla, Avrupa’dan yaklaşık üç kat ve Rusya’dan da bir buçuk kat daha büyüktür. Bu alanın 9 milyon km2’lik kısmı karasal bölgelerdir.

9. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar yapılan sefer ve keşiflerin neticesi olarak Arktik Bölgesi’ne olan ilgi artış göstermiştir. Artan bu ilginin sebepleri arasında bölgedeki doğal gaz, petrol ve maden kaynaklarının varlığı, balıkçılık faaliyetlerinin verimliliği, taşımacılık ve ulaştırmanın geleceği ve iklim değişikliği etkilerinin gözlemlenmesidir. Ülkelerin; dünyanın paylaşılamayan ve üzerinde kesin bir egemenlik kurulamamış Arktik Bölgesi için bölgeyle ilgilenme sebepleri benzerlik göstermektedir. Geniş buz kütlelerinin kapladığı bölge enerji kaynaklarının önem kazandığı 20. yüzyılın ikinci yarısında sınır ülkeler başta olmak üzere dünya ülkelerinin dikkatini çekmektedir.

Bölgeye olan ilginin artmasına paralel olarak başta bölge ülkeleri olmak üzere çeşitli ülkeler bölgede hak iddiasında bulunmaya başlamıştır. Arktik Beşlisi olarak bilinen, Arktik Bölgesi’ne sınırları olan ve hak iddia eden başlıca ülkeler; ABD, Rusya, Norveç, Kanada ve Danimarka’dır. Bu ülkelerin dışında İzlanda, İsveç ve Finlandiya ile Uzak Doğu ülkeleri Japonya, Çin, Güney Kore ve Hindistan da Arktik Bölgesi ile ilgilenmektedir.

Arktik bölgesinde hak iddia eden devletler arasındaki problemlerin çözümü için en önemli uluslararası düzenleme 10 Aralık 1982 tarihinde imzalanan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’dir.

Arktik bölgesinin hukuki ve siyasi problemlerinin çözümünde önemli bir kurum Arktik Konseyi’dir. Arktik Konseyi 1996 yılında uluslararası bir örgüt olarak Ottowa Deklarasyonuyla kurulmuştur. Konsey, Arktik Sekizi olarak bilinen 8 ülke arasında hükümetler arası iş birliğini içermektedir. Bu ülkeler Norveç, İsveç, Finlandiya, Danimarka, İzlanda, Rusya, Kanada ve ABD’dir.


Şekil 1. Arktik Konsey Yapısı

Ayrıca nüfusu 500 bini bulan yerel halkların temsil edildiği 6 organizasyon da Konseye kalıcı üyelerdir. Konseyin faaliyetleri 6 çalışma grubunda sınıflandırılmıştır. Çalışma grubu üyeleri uzman düzeyinde Bakanlık temsilcileri ve araştırmacılardan oluşmaktadır.

Söz konusu çalışma grupları, Arktik Kirleticileri Eylem Programı , Arktik Bölgesi İzleme ve Değerlendirme Programı, Arktik Flora ve Faunasının Korunması, Arktikte Acil Koruma, Hazırlık ve Cevap, Arktik Deniz Çevresinin Korunması, Sürdürülebilir Büyüme Çalışma Grubu)’dur.

Konseyde gözlemci statüsünde ülkeler ve organizasyonlar da bulunmaktadır:
Gözlemci statüsünde olabilmek için belirlenen kriterler;
• Ottowa Deklarasyonunda belirtilen amaçları kabul etmek ve desteklemek,
• Arktik ülkelerinin Arktik Bölgesindeki egemenlik haklarını ve yetki alanlarını dikkate almak,
• Arktik yerel halkının ve diğer halkın değerleri, kültürü ve geleneklerine saygı göstermek,
• Arktik yerel halkının ve kalıcı üyelerin çalışmalarına politik bağlılık göstermenin yanında finansal yetenekleri de sergilemek,
• Arktik Konseyin çalışmalarıyla ilgili uzmanlık ve ilgi sergilemek,
• Arktik Konseye üye ülkelerle ve kalıcı üyelerle işbirliğine giderek Arktik çalışmalarına somut ilgi ve yetenek göstermek
şeklinde sıralanmaktadır.
Arktik Bölgesinde olmayan 13 ülke (Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda, Çin, Polonya, Hindistan, G. Kore, Singapur, İspanya, İsviçre, Birleşik Krallık) geçen süreç içerisinde gözlemci ülke olmuştur.

Arktik Konseyi iki yılda bir, üye devletlerin dışişleri bakanlarının katılımı ile toplanmakta, konsey karar alma süreçlerinde ‘oy birliği’ prensibini benimsemektedir. Arktik Konseyi Sekretaryasının merkezi Norveç’in Tromsø şehrindedir.

Arktik Bölgesi ve Türkiye
Ulusal Kutup Bilim Programı’nın orta ve uzun vadedeki hedeflerinden bir tanesi de Türkiye’nin Arktik Konsey’e katılımına yönelik yol haritasının oluşturulması üzerinedir. Ülkemiz tarafından 2015 yılında Arktik Konsey’e ülke başvurusu yapılmış, ancak bugüne kadar herhangi bir sonuç alınmamıştır. Konu ile ilgili değerlendirmelerin alınması amacıyla 30 Nisan 2018 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda bir çalıştay düzenlenmiş ve Arktik Konsey’e üyelik sürecinin takibi amacıyla kutuplar konusundaki çalışmalarımızı özetleyen bir rapor hazırlanmasına karar verilmiştir. Raporun hazırlık süresinde Arktik konusunda bilim insanlarımız tarafından yapılan bilimsel çalışmaların bir envanteri de çıkarılmıştır. Yapılan envanter çalışması sonucunda 70’in üzerinde makale ve birkaç kitap tespit edilmiş olup söz konusu yayınların ülkemizin üyelik başvurusunda bilimsel yetkinlik açısından faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Söz konusu rapor, Arktik Konsey başvurusunun yenilenmesi amacıyla Dışişleri Bakanlığına gönderilmiş olup üyelik süresi takip edilmektedir.

Çalıştayda öne çıkan bir diğer husus ise Svalbard Antlaşması olmuştur. Svalbard Takımadaları; Kuzey Buz Denizi’nde Kuzey Kutbu ile Norveç ana karası arasında yer almaktadır. 1925 yılında yürürlüğe giren Svalbard Anlaşması ile Svalbard’ın Norveç Krallığının bir parçası olmuş ve antlaşmaya taraf olan diğer ülkelere Svalbard Takımadalarına, karasularına, fiyordlarına ve limanlarına giriş ve adalarda oturma hakkı, balıkçılık ve avlanma hakkı, denizcilik, endüstriyel, madencilik ve ticari alanlarda faaliyetlerde bulunma hakkı, mal-mülk ve madencilik ile ilgili hakların edinilmesi ve kullanımı hakkı verilmiştir. Antlaşmayı ABD, Afganistan, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çin Halk Cumhuriyeti, Danimarka, Dominik Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika Cumhuriyeti, Hindistan, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Japonya, Kanada, Macaristan, Mısır, Monako, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan, Şili, Venezuella, Yeni Zelanda ve Yunanistan imzalamıştır. Arktik Konsey’e üyelik sürecinde Ülkemizin Svalbard Antlaşması’na taraf olmasının sağlayacağı faydaların ortaya çıkarılarak sürecin Dışişleri Bakanlığı ile koordine edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.

Öte yandan 2018 yılı içerisinde düzenlenen Uluslararası Arktik Bilimleri Komitesi (IASC), UArctic Kongresi ve Arctic Frontiers toplantılarına bilim insanlarımız tarafından katılım sağlanarak, bildiriler sunulmuştur.


Kaynakça
1. Ateş O. Rusya Federasyonu’nun Arktika Politikası, Journal of Eurasian Inquires,2017, VI/1: 57-95
2. Nguyen T., Williams T., The Arctic: Organizations Involved in Circumpolar Cooperation, Library of Parliament, 2016, Ottawa Canada, Yılmaz N; Çiftçi A. Arktika Bölgesi’nin Siyasal Önemi ve Siyasal ve Hukuksal Statüsünün Karşılaştırmalı Değerlendirmesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 31, 2013.
3. Ulusal Kutup Bilim Programı (2018-2022), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı,2017, Ankara.
4. https://arctic-council.org/index.php/en/ Arktik Konsey web sitesi.