İçindekiler
Dergi Arşivi

Bakanlığımız Onaylanmış Kuruluşlarının ve Teknik Servislerinin Verimlilik Açısından İncelenmesi

Abdullah OZAN / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü)

 

İnsan, başlangıçta ihtiyaçlarını doğanın verdiği nimetlerle karşılamış ve ihtiyaçlarını gidermek için elverişli mal ve olanakları bulup toplamıştır. Daha sonra bu durumu geliştirerek doğanın verdiklerini daha bol ve daha çeşitli biçimde kendisi üretecek şekilde değer katmaya başlamıştır. İnsanoğlunun, doğaya aklı, bilgisi ve birikimi ile egemen olmaya başlamasıyla verimlilik kavramı önem kazanmaya başlamıştır.

Bugün refah içinde yaşayan toplumlar olduğu gibi, yoksulluk içinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan ve yiyecek, giyecek, sağlık, güvenlik ve eğitim gibi temel gereksinimlerini bile güçlükle karşılayabilen toplumlar vardır. Her ulus ya da toplum uzun dönemde kendi kendini geçindirebilir durumda olmalı; yani ulaşılan yaşama düzeyi, o ülke halkının kendi çabalarıyla sağlanmalıdır. Ülkenin yaşama düzeyini belirleyen faktörlerden birisi de; o ülkede ne kadar çok mal ve hizmet üretildiğidir. Üretilen mal ve hizmetleri artırmak için ise iki temel yol vardır. Birincisi istihdamı artırmak, ikincisi verimliliği yükseltmektir (Kanawaty, 2004: 22).

Verimlilik ve verimliliği artırmanın önemi, toplumsal refahı ve yaşam düzeyini artırmanın yanında, ülkenin küresel ekonomiye uyumunda da hayati bir rol oynamaktadır. Küreselleşmenin getirdiği üretim ve ticaretteki büyüme fırsatları ve artan rekabet, ülkelerin yerel ve ulusal pazarlarına dönük sanayilerinde verimlilik ve rekabet gücü artışını gerekli kılmaktadır. Ulusal ekonomi bakımından kıt olan kaynakların en rasyonel biçimde kullanılabilmesinin etkin yolu verimliliktir (Doğan ve Aydın, 1991: 10).

Verimliliğin ölçülmesi tek başına kullanılabilir bir veri değildir. Verimlilik analizleri; nesnel ölçümlerden elde edilecek sonuçların karşılaştırılması ve değerlendirilmesi, bir anlamda ürünün maliyetini oluşturan girdilerin paylarının ayrı ayrı hesaplanmasıdır. Buradan hangi giderlerin azaltılabileceği daha kolay görülür ve iyileştirme çabalarının sonuçlarının izlenebilirliğine imkân verir. Verimliliğin ölçülmesi sistemin verimliliğini artırma yöntemi değil sistemin büyümesinin anlaşılması için kullanılan bir ölçüm aracıdır. Yalnızca verimliliğin ölçülmesiyle elde edilen oranlar aracılığıyla kararlar alınabilir.

Verimliliğin artırılması için gerçekleştirilen verimlilik analizleri aynı zamanda işletmenin ekonomik olarak nerede olduğunun en önemli göstergesidir. Kuruluş içerisindeki zayıf işlemlerin belirlenebilmesi gerçek sorunların neler olduğu ve bunların önem sıralaması verimlilik ölçümüyle tespit edilebilir. Etkin olmayan bu alanlar tek bir işleme süreci ya da bir ürünler dizisinin imalatı olabileceği gibi, bir bölüm ya da bir işletme de olabilir. Dolayısıyla, verimlilik ölçümü yönetime, çabalarını nerede yoğunlaştırması gerektiğini göstererek, enerjinin ve paranın israfını önler.

Çalışma, verimliliğin tanımı ve önemi üzerinde durarak, verimlilik analiz yöntemlerinden biri olan Veri Zarflama Analizi (VZA) modelinin Bakanlığımız tarafından görevlendirilmiş onaylanmış kuruluş ve teknik servislerde bir uygulamasını içermektedir. Amaç, bilimsel yöntemler kullanılarak yapılan verimlilik ölçümünün önemini belirtmek ve yapılan uygulamanın sonuçlarını örnek bir model kullanarak ortaya koymaktır. Çalışma, bu alandaki ilk çalışmadır ve bu çalışmanın bundan sonra onaylanmış kuruluş ve teknik servis görevlendirmelerinde karar vericilere yardımcı olması beklenmektedir.

İşletmelerde maliyetleri oluşturan etmenleri minimum kullanarak çıktı miktarını maksimum artırma arayışı olan verimlilik, Avrupa ve dünya pazarına hizmet vermek için kurgulanan bir alan olan onaylanmış kuruluş ve teknik servis faaliyetleri açısından aynı anlayışla değerlendirilemez. Onaylanmış kuruluş ve teknik servislerin bu anlamda özel sektördeki işletmelerden farklı yanı yetkilendirildikleri alanlarda görev vermek durumunda olmaları ve bu pazarın belirli kısıtlar dâhilinde onay kuruluşları tarafından regüle ediliyor olmasıdır. Bu durum ise verimlilik analiz çalışmalarından elde edilen önerilerin her koşulda uygulanabilir olmamasına neden olmaktadır. 

Veri Zarflama Analizi (Data Envelopment Analysis)

Parametrik olmayan yöntemler arasında en fazla kullanılan yaklaşımdır. Bu yöntem, homojen oldukları varsayılan üretim birimlerini kendi aralarında kıyaslar. En iyi gözlem etkinlik sınırı olarak kabul edildikten sonra, diğer gözlemlerin bu en etkin gözleme olan uzaklıkları ölçülmekte ve değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, VZA yönteminde etkinlik sınırı varsayılan bir durum değil; gerçekleşen bir gözlemdir. Etkinlik sınırı bu şekilde tespit edildiği için de bu yöntemde rassal hata kullanılmaz. VZA’nın içsel olarak tanımlandığı üretim fonksiyonundaki gözlem hatalarının olasılık dağılımı ile ilgili herhangi bir varsayımda bulunulmadığı için VZA’nın istatistiksel inceleme için uygun olmadığı belirtilmiştir. Ancak gözlemler arasında çok uç değerleri temsil ettiği düşünülen gözlemleri ayıklamak mümkündür (İnan, 2000; Tarım, 2001).

Veri Zarflama Analizi, birden çok ve farklı ölçeklerle ölçülmüş ya da farklı ölçü birimlerine sahip girdi ve çıktıların karşılaştırma yapmayı zorlaştırdığı durumlarda, karar verme birimlerinin göreceli etkinliğini ölçmeyi amaçlayan doğrusal programlama tabanlı bir tekniktir. Başka bir ifadeyle çok faktörlü ve homojen yapıdaki karar verme birimlerini (KVB) birbirleriyle kıyaslayarak göreceli olarak verimlilik değerlerini (0 ila 1 arasında) hesaplayan bir ölçüm tekniğidir.

İlk olarak Charnes, Cooper ve Rhodes tarafından ürettikleri mal veya hizmet açısından birbirlerine benzer ekonomik karar verme birimlerinin göreceli etkinliklerinin ölçülmesi amacı ile geliştirilmiştir (Sezen, 2004; Banker,1992) .

Adından da anlaşılacağı gibi karşılaştırılmalı etkinlik analizi için kullanılan VZA’da ilk önce aynı üretim faaliyetlerini gerçekleştiren KVB’lerin doğrusal kombinasyonları ve etkin gözlemlerini içine alan zarflanmış yüzeyleri (etkin sınırı) bulunmaktadır. Daha sonra bu zarflanmış yüzey içinde kalan etkin olmayan birimlerin merkeze olan radyal uzaklıkları ile etkinlik değerleri hesaplamaktadır (Muniz, 2002; Aydagün, 2003).

Bu yöntemin en önemli avantajı, her KVB’nin etkinsizlik miktarını ve kaynaklarını tanımlayabilmesidir. Bu özelliği ile yöntem, etkin olmayan birimlerin etkin hale gelebilmeleri için girdilerini ne kadar azaltmaları ve/veya çıktılarını ne kadar artırmaları konusunda yöneticilere yol gösterebilmektedir.

Verimlilik ve etkinlik gibi ölçütleri de içerisinde bulunduran performans ölçümlerini gerçekleştirecek, standart biçime gelmiş güvenli ve geçerli ölçüm tekniklerinin bulunmayışı, hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti gibi ölçümü zor faktörleri içeren hizmet sektöründe performans ölçümünün daha da güç olması ve analizlerde fonksiyonel form gerektirmemesi VZA’nın öne çıkmasına sebep olmuştur.

Verimlilik hesaplamaları özellikle parametrik olmayan veri zarflama analizinin yaygın olarak kullanılmasından bu yana önemli ölçüde artmış bulunmaktadır. VZA organizasyonel karar birimleri arasında nispi etkinlik ölçümü yapan ve doğrusal programlama temeline dayanan bir yöntemdir. Bu yüzden uzun matematiksel işlemlerin kısaltılarak bilgisayar ortamlarında yapılabilmesi ile verimlilik çalışmalarının yaygınlaşmasını sağlamıştır. Özellikle imalat sanayi, bankacılık, sigortacılık, hastaneler, okullar gibi karar birimlerin kullandıkları girdi ve çıktı verileri son derece çeşitli olup verilerin düzenlenmesi ve analiz edilmesi bilgisayarsız bir ortamda çok daha uzun sürebilmektedir.

Bu çalışmanın uygulama kısmında onaylanmış kuruluşların ve teknik servislerin verimliliğini analiz etmek için (VZA ve Malmquist TFV Endeksleri için) ve Windows için hazırlanmış DEAP 2.1. paket programı kullanılmıştır.

Çalışmanın kapsamı belirlenirken onaylanmış kuruluşlar ve teknik servisler farklı yıllar içerisinde değerlendirilmiştir. Teknik servisleri analiz için 2014, 2015 ve 2016 yılları seçilmiş olmasına onaylanmış kuruluşlar için analiz dönemi 2013, 2014 ve 2015 yılları olarak seçilmiştir. Onaylanmış kuruluşların görevlendirildikleri teknik mevzuatlar kapsamında 2016 yılı içerisinde mevzuat yenilemesinin olmuş olması ve onaylanmış kuruluşların görevlendirme kapsamlarına göre bir yılı aşkın süre ilgili teknik mevzuat kapsamında onaylanmış kuruluş olma yetkisinin alınmış olması bunda etken olup 2016 yılı verilerinin analizimizde yanıltıcı sonuçlara sebebiyet vermemesi için ilgili yıl analiz dışında bırakılmıştır.

Farklı sektörlerde görev yapan onaylanmış kuruluşlar ve teknik servislerin görev tanımları hemen hemen aynı olmakla birlikte teknik servislerde araç tip onayına temel teşkil eden test/muayene raporları oluşturulurken onaylanmış kuruluşlarda buna ilave olarak test/muayene raporları doğrultusunda CE işaretlemesi kapsamında belgelendirme faaliyeti yerine getirilmektedir.

 

Karar Verme Birimleri (KVB) ve Veri Setlerinin Seçimi

VZA ile yapılacak ölçümün sağlıklı olabilmesi için üretim teknolojisini en iyi şekilde ifade edebilecek girdi ve çıktıların seçilmesi gerekmektedir. Bu nedenle onaylanmış kuruluşları ve teknik servisleri en iyi temsil eden ve ulaşılabilir veriler üzerinden VZA yapılması kararlaştırılmıştır.

Çalışmanın birinci bölümü olan onaylanmış kuruluşlara dair etkinlik değerlerinin analizinde seçilen KVB’ler, 2013, 2014 ve 2015 yılında Bakanlık tarafından görevlendirilmiş onaylanmış kuruluşlardır.  Bu dönemde görev yapan 11 adet onaylanmış kuruluş çalışmamız kapsamında incelenmiştir.

Onaylanmış kuruluşları temsil edecek veri seti;

 

Tablo 1. Onaylanmış Kuruluş Girdileri ve Çıktıları

Girdi

Çıktı

İşletme Sermayesi

Net Satış Geliri

Genel Yönetim Giderleri

Net Kar veya Zarar

Personel Giderleri

Personel Sayısı

 

Çalışmanın ikinci bölümü olan teknik servislere dair etkinlik değerlerinin analizinde seçilen KVB’ler, 2014, 2015 ve 2016 yılında Bakanlık tarafından görevlendirilmiş teknik servislerdir.  Bu dönemde görev yapan 3 adet teknik servis yer almaktadır.

Teknik servisleri temsil edecek veri seti;

 

Tablo 2. Teknik Servis Girdileri ve Çıktıları

Girdi

Çıktı

Genel Yönetim Giderleri

Net Satış Geliri

Personel Giderleri

 

 

ANALİZ

Karar verme birimleri ve girdi–çıktı kümeleri seçildiği için, mevcut üretim ortamı için en uygun olan VZA modeli olarak çıktı yönlendirmeli CCR ve BCC modelleri seçilmiş olup kuruluşun ölçek etkinliğinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda her bir yıl için verilere ait doğrusal fonksiyonlar, DEAP 2.1 program aracılığıyla çözülmüş ve ilgili etkinlik skorları elde edilmiştir. Tablo 3’te bu etkinlik skorlarının özet tablosu yer almaktadır.

 

Tablo 3. Ölçek Etkinlik Değerleri ve Durumları Özet Tablosu (OK)

Firm No

2013

2014

2015

SE

Pos.

SE

Pos.

SE

Pos.

1

1

 

0,924

drs

0,906

drs

2

1

 

1

 

0,795

drs

3

1

 

0,777

irs

1

 

4

0,756

drs

0,825

drs

0,826

drs

5

1

 

1

 

1

 

6

0,988

drs

0,966

drs

0,811

drs

7

1

 

1

 

1

 

8

0,938

drs

0,972

drs

0,958

drs

9

1

 

1

 

0,976

drs

10

1

 

1

 

1

 

11

1

 

0,944

irs

0,988

irs

Av.

0,971

 

0,946

 

0,933

 

Tablo 3 incelendiğinde, SE skorlarında kuruluşlar arasında büyük farklılık olduğu görülmektedir. 2013 yılında 9 kuruluş, 2014 yılında 5 kuruluş ve 2015 yılında 4 kuruluş etkin çıkmıştır. Burada dikkat çeken husus ise her yıl ortalama etkinlik skorunda düşüş yaşanmasıdır. Bu ise kuruluşların genel olarak etkinliklerinin azalması anlamına gelmektedir.

CCR yöntemi tek başına her dönem için sadece teknik etkinlik değerlerini ortaya koyabilmekte olduğundan firmalar arasında zaman içinde ortaya çıkan karşılaştırma olanağını sağlamamaktadır. Bu yöndeki dezavantajı ortadan kaldırmak, zaman unsurundaki değişmeyi çözüme dâhil edebilmek ve etkinliği belirleyen unsurlardaki değişmeleri karşılaştırabilmek için CCR modelinin Malmquist TFV endeksi ile çözümlenmesi gerekmektedir (Benli, 2006).Bakanlığımız onaylanmış kuruluşlarının verimlilik ölçümünü amaçlayan bu çalışmada teknik etkinlikteki değişme, ölçek etkinliğindeki değişme, saf teknik etkinlikteki değişme ve nihayetinde toplam faktör verimliliğindeki değişme Malmquist TFV indeksi kullanılarak sabit girdi ile maksimum çıktıyı elde etmeyi amaçlayan çıktı yönelimli CCR modeli esas alınarak DEAP 2.1 aracılığıyla ölçülmüştür.

 

Tablo 4. Malmquist İndekslerinin Ortalaması Özet Tablosu (OK)

MALMQUIST INDEX SUMMARY OF ANNUAL MEANS

   year   effch     techch    pech    sech   tfpch

     2       0.958   1.155   0.983   0.974   1.107

     3       0.945   1.128   0.959   0.985   1.066

 mean    0.952   1.142   0.971   0.980   1.086

 

Tablo 4’den anlaşıldığı üzere, onaylanmış kuruluş sektöründe TFV skorunun 2013-2014 yılında ve 2014-2015 yılında pozitif (1’den büyük)  olmasına rağmen 2014-2015 yılında bir önceki döneme göre azalma olduğu görülmektedir. Toplam faktör verimliliğinin ayrıştırılmış skorlarına bakıldığında, ölçek etkinliği haricinde diğer endeks değerlerinde gerileme görülmektedir. Bu ise her bir etkinlik skorunun 1’in üzerinde olduğu ve etkin olduğu anlamına gelmiyor nitekim ölçek etkinliği de görüldüğü üzere 1’in altında gerçekleşerek gerilemeyi işaret etmektedir. 2014 yılından 2015 yılına geçişte ölçek etkinliği 0.974 den 0.985’e yükselirken, teknik etkinlik 0.958 den 0.945’e gerilemiş, saf etkinlik 0.983 den 0.959’e gerilemiş, teknolojik etkinlik 1.155 den 1.128’e gerilemiş ve bütün bunların sonucu olarak TFV 1.107 den 1.066’ya gerilemiştir. Bu ise düşüşün olmasına rağmen hala onaylanmış kuruluşların toplamda etkin olduğu anlamına gelmektedir.

Çalışmamızın ikinci bölümü olarak ele alınan teknik servisler kapsamında elde edilen verilere ait doğrusal fonksiyonlar, aynı şekilde DEAP 2.1 aracılığıyla çözülmüş ve ilgili etkinlik skorları elde edilmiştir. Tablo 5’de bu etkinlik skorlarının özet tablosu yer almaktadır.

 

Tablo 5. Ölçek Etkinlik Değerleri ve Durumları Özet Tablosu (TS)

Firm No

2014

2015

2016

SE

Pos.

SE

Pos.

SE

Pos.

1

0.993

irs

0.953

drs

0.817

irs

2

1.000

 

1.000

 

1.000

 

3

0.305

irs

0.957

drs

1.000

 

Avg.

0.776

 

0.970

 

0.939

 

 

Tablo 5 incelendiğinde, SE skorlarında kuruluşlar arasında büyük farklılık olduğu görülmektedir. İlgili yılların tamamında 2 nolu teknik servis etkin görünmektedir ve 3 nolu kuruluşun zaman içerisinde etkinliğini arttırdığı görülmektedir. Burada dikkat çeken husus ise ortalama etkinlik skorunda bir dalgalanmanın olduğudur.

Tablo 5’ün ifade ettiği gibi, 2015 yılı için kuruluşlar için azalan getiri ölçeği yaşanırken 2014 ve 2016 yılı için artan getiri ölçeği söz konusudur. Yani 2015 yılındaki kuruluşlar faaliyet ölçeğini küçülterek ölçekten kaynaklanan etkinsizliğini azaltabilir. 2014 ve 2016 yılı için ise kuruluşlar faaliyet ölçeğini büyüterek ölçek kaynaklı etkinsizliği azaltabilir.

Tablo 5’de göze çarpan bir diğer önemli nokta ise kuruluşların ölçeğe göre değişken getiri düzeylerinde faaliyette bulunmalarıdır. Yani teknik servislerin yeterince olgunlaşmadığı ve yıllar içerisinde süreçlerin verimlilik açısından dalgalandığı görülmektedir.

Onaylanmış kuruluşlarda geçerli olan aynı gerekçelerle teknik servislere ait veriler, Malmquist TFV indeksi kullanılarak sabit girdi ile maksimum çıktıyı elde etmeyi amaçlayan çıktı yönelimli CCR modeli esas alınarak DEAP 2.1 aracılığıyla ölçülmüştür.

 

Tablo 6 Malmquist İndekslerinin Ortalaması Özet Tablosu (TS)

MALMQUIST INDEX SUMMARY OF ANNUAL MEANS

   year      effch  techch    pech    sech   tfpch

     2        1.400   1.336   0.970   1.444   1.871

     3       1.070   0.909   1.110   0.964   0.973

 mean    1.224   1.102   1.038   1.180   1.349

 

Tablo 6’dan anlaşıldığı üzere, teknik servis sektöründe TFV skorunun 2014-2015 yılında pozitif olmasına rağmen 2015-2016 yılında negatif gerçekleşmiştir. Toplam faktör verimliliğinin ayrıştırılmış skorlarına bakıldığında, saf etkinlik haricinde diğer endeks değerlerinde gerileme görülmektedir. 2015 yılından 2016 yılına geçişte saf etkinliği 1.444 den 0.964’e yükselirken, teknik etkinlik 1.400 den 1.070’a gerilemiş, ölçek etkinliği 1.444 den 0.964’e gerilemiş, teknolojik etkinlik 1.336 den 0.909’a gerilemiş ve bütün bunların sonucu olarak TFV 1.871 den 0.973’e gerilemiştir. Bu ise düşüşle birlikte 2016 yılında teknik servislerin toplamda etkinsiz olduğu anlamına gelmektedir.

 

DEĞERLENDİRME           

VZA’da gözlemlenen performansın en iyi performansla olan farkı, sadece verimsizliğe bağlanmakta ve uç gözlem noktaları için ölçüm hataları göz ardı edilmektedir. Bu yüzden dışsallıkların göz ardı edilmesi yanıltıcı sonuçlar ortaya çıkarabilir. Başvuru grubuna dâhil olan karar verme birimlerinin diğerlerine göre üstünlüğünün göreceli olması, bu birimlerinin kendi başlarına değerlendirildiğinde de gerçekten verimli olup olmadıkları hakkında bir yorum yapılabilmesini güçleştirmektedir. Bu yüzden VZA verimlilik sonuçları, görecelilik çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Çalışmaya konu onaylanmış kuruluşlar ve teknik servislere genel açıyla bakıldığında onaylanmış kuruluşlarda zamana göre verimlilikte azalmalar yaşandığı görülmesine karşın teknik servislerde henüz böyle bir doygunluğun yaşandığı görülmemektedir.

Analizin geneli incelendiğinde sektörde basılan belge sayısı ve net satış değerleri artarken girdi değerlerinin de artması sonucunda verimliliklerin azalması fiyatlarda geriye doğru bir gidişatın olduğu anlamına gelebilmektedir. Piyasada faaliyet gösteren aktör sayısının her geçen gün artması nedeni ile rekabetin artması bunun sebebi olabilir. Bunun için onaylanmış kuruluş sayısının piyasa ihtiyaçlarına göre belirlenen bir düzeyde tutulması ve fiyat tarifelerinin Bakanlık kontrolünde tutulması piyasaya daha kaliteli bir hizmetin arz edilmesini sağlayacaktır. Bu sayede SGM 2013/12 ve SGM 2016/17 Tebliğlerinde yer alan “gerektiğinde görevlendirmeleri Bakanlık kısıtlar” hükmünün işlevsel olarak uygulanması sağlanacaktır. Bu yapılırken Bakanlığımız tarafından görevlendirilen kuruluşların pazar paylarını kaybetmemelerine dikkat edilmelidir.

Uç değerlerin, analiz edilen onaylanmış kuruluşların verimliliklerini doğrudan etkilediği bilgisi ışığında incelenen KVB’ler için etkinliklerin zaman içerisinde azaldığı görülmektedir ve bundan sonra yapılacak her bir onaylanmış kuruluş ataması bu etkisizliği artıracaktır. Ancak bu düşüncenin tam olarak teyit edilmesi için onaylanmış kuruluşların görevlendirme kapsamlarının da göz önünde bulundurularak bu analiz çalışmasının detaylandırılması ve her bir yönetmelik özelinde verimliliklerin analiz edilmesi gerekmektedir. Bunun için ise daha detaylı finansal kayıtlara ihtiyaç duyulacaktır. Bu verileri sağlayacak sektörün ise böyle bir yetisinin olmadığı görülmüştür. Bunun bertaraf edilmesi için ileride Ontek sisteminden alınacak verilerle yapılacak analiz çalışmasının sonuçları; yeni başvuruların daha etkin sonuçlandırılması ve sektörde hâlihazırda görevlendirilmiş onaylanmış kuruluşlarının faaliyetlerinin devamının sağlanması adına önem arz etmektedir.

Teknik servislerin analiz sonuçlarında ortaya çıkan genel yapısı gereği piyasanın doygunluğa ulaşmamış olduğu görüldüğüne göre teknik servislerin atanması sürecinde teknik servis sayısına kısıt getirilmesi doğru bir yaklaşım olarak görülmemektedir. Bununla birlikte görevlendirme kapsamlarına göre yapılacak diğer detaylı verimlilik ölçme çalışmalarına göre bu karara temel oluşturacak veriler elde edilmelidir.

Sonuçlardan görüldüğü üzere kuruluşların etkin çalışma kültürüne sahip olmadığı açıktır. Kuruluşlarda verimlilik bilincinin arttırılması, bu tarz çalışmaların devam ettirilmesi ve bu çalışmaların sonuçlarının kuruluşlarla paylaşılması bu kültürün oturmasını ve geliştirilmesini sağlayacaktır. Verimlilik ölçümü, verimlilik geliştirme çalışmasının sadece bir basamağı niteliğinde olup elde edilen bu sonuçların uygulanmasını takip edip verimlilik değerlerinde değişikliğe sebep olup olmadığı başka bir verimlilik ölçüm çalışması ile değerlendirilmelidir.

Onaylanmış kuruluşların etkinliklerinin zamanla azaldığı analiz bölümünde anlatılmıştır. Bunun iyileştirilmesi için iç süreçlerin ilgili öneriler doğrultusunda tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte onaylanmış kuruluşların görevlendirme kapsam yelpazesini ve diğer AB ülkeleri de dâhil olmak üzere hitap ettikleri pazarı geliştirmeleri gerekmektedir. Avrupa pazarında hizmet verildiği takdirde ülkemiz onay kuruluşu tarafından talep edilen minimum şartlar zaten sağlandığı için daha az kaynakla belgelendirme faaliyetleri yerine getirilebilecek ve bu da çıktı rakamlarını pozitif yönde etkileyecektir.

 

KAYNAKÇA

AYDAGÜN, A. (2003). Veri Zarflama Analizi, T.C. Hava Harp Okulu Havacılık ve Uzay Teknolojileri Enstitüsü Yıl Sonu Semineri.

 

BANKER, R.D. (1992). Estimation of Returns to Scale Using Data Envolopment Analysis. European Journal of Operational Research. Vol. 62: 74-84.

 

BENLİ Y. K., (2006). İstanbul Menkul Kıymet Borsası İmalat Sanayi İçin Etkinlik ve

Toplam Faktör Verimliliği Analizi. Ankara: Seçkin Yayınları.

 

DOGAN, A. AYDIN, A.(1991). İmalatçı Kamu Kuruluşlarında Verimlilik ve Maliyet Karşılaştırmaları. MPM Yayınları. Ankara: MPM

 

İNAN E. A. (2000). Banka Etkinliğinin Ölçülmesi ve Düşük Enflasyon Sürecinde Bankacılıkta Etkinlik. Bankacılık Dergisi. Sayı:34.

 

KANAWATY, G. (1969). İş Etüdü (AKAL, Z. Çev. (2004)). MPM Yayınları. Ankara: MPM.

 

MUNİZ, M.A. (2002). Separating Managerial Inefficiency and External Conditions in Data Envelopment Analysis. European Journal of Operational Research. 143. 625-643.

 

SEZEN, B. (2004) Veri Zarflama Analizi ile Tedarik Zinciri Ortaklarının Performans Değerlendirmesi, YA/EM'2004 - Yöneylem Araştırması/Endüstri Mühendisliği - XXIV Ulusal Kongresi, 15-18 Haziran 2004, Gaziantep – Adana.

 

TARIM, A. (2001). Veri Zarflama Analizi: Matematiksel Programlama Tabanlı Göreli Etkinlik Ölçüm Yaklaşımı. Sayıştay Yayın İsleri Müdürlüğü. Araştırma / İnceleme / Çeviri Dizisi: 15. Ankara.

 

 


* Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde hazırlanan uzmanlık tezinden derlenmiştir.