İçindekiler
Dergi Arşivi

Bakanlığımızın Piyasa Gözetimi ve Denetimi Alanındaki Faaliyetleri

Dr. M. Hürol METE / Daire Başkanı (Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü)

 

Ürünlerin ilgili teknik düzenlemelere uygunluğunu denetlemek ve uygunsuzluğu belirlenen ürünler için gerekli önlemleri almak temel bir kamu hizmetidir. Piyasa gözetimi ve denetimi (PGD), 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunda; “yetkili kuruluşlar tarafından, ürünün piyasaya arzı veya dağıtımı aşamasında veya ürün piyasada iken ilgili teknik düzenlemeye uygun olarak üretilip üretilmediğinin, güvenli olup olmadığının denetlenmesi veya denetlettirilmesi” olarak tanımlanmaktadır.

4703 sayılı Kanunun amacı, ürünlerin piyasaya arzı, uygunluk değerlendirmesi, piyasa gözetimi ve denetimi ile bunlarla ilgili olarak yapılacak bildirimlere ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir. Söz konusu Kanun kapsamında üreticiler, piyasaya sadece güvenli ürünleri arz edebilirler. Kullanım süresi içinde, normal kullanım koşullarında risk taşımayan veya kabul edilebilir ölçülerde risk taşıyan ve temel gerekler bakımından azamî ölçüde koruma sağlayan bir ürün, güvenli üründür.

Avrupa Birliği’nde ise PGD kavramı 765/2008/AT sayılı Ürünlerin Piyasaya Sürülmesine Dair Akreditasyon ve Piyasa Gözetimi Denetimi Koşullarının Belirlenmesine İlişkin Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü'nde; “Ürünlerin ilgili Birlik mevzuatında belirtilen koşullara uygun olmasını ve sağlık, güvenlik veya herhangi bir kamu çıkarının korunmasına yönelik diğer unsurları tehlikeye atmamasını temin etmek için kamu otoritelerince sürdürülen faaliyetler ve alınan tedbirler” olarak yer almaktadır.

Esasen ülkemizde ürün güvenliği alanındaki yapısal dönüşüm Gümrük Birliği’ne katılmamızla başlamıştır. Gümrük Birliği’ne katılma kararı, ürün güvenliği alanında ülkemize çok ciddi bir katkı sağlamıştır. Avrupa Birliği teknik mevzuatına uyum çalışmaları neticesinde mevzuatımızda yeni düzenlemeler yapılmış, gelişmiş ülkelerdekine benzer bir standardizasyon, akreditasyon, metroloji ve uygunluk değerlendirmesi, kalite altyapısı sistemi oluşturulmuş, ayrıca piyasa gözetimi ve denetimi uygulamalarına başlanmıştır. Bu yapısal dönüşümün temel amacı, insanımızın kullandığı ya da tükettiği ürünün güvenli olmasını sağlamak; böylece insan sağlığı, can ve mal güvenliğini korumaktır.

Ürünlerimizin dış pazarlarda daha çok tercih edilmeye katkısı nedeniyle, ürün güvenliği ve denetimi uygulamaları ülkemiz ihracatının arttırılması bakımından da son derece önemlidir. Üstelik günümüzde dünya ticaret hacminin giderek büyümesi, ticaretin artık sınırları tanımaması ve rekabet şartlarının giderek zorlaşmasıyla birlikte ihracatta ürün güvenliği odaklı yaklaşımlar ve ticarette teknik engeller daha da ön plana çıkmaya başlamıştır. Dolayısıyla iç piyasada yapılan gözetim ve denetim faaliyetleri, yerli üreticilerimizin ihracata hazırlanması noktasında da katkılar sunmaktadır.

Piyasaya arz edilen ürünler ihtiyaçlarımızı karşılamakla birlikte eğer belirli standartlara ve teknik normlara uygun üretilmemişler ise beraberlerinde ciddi risk ve tehditleri getirebilmektedirler. Bu nedenle ürünlerin başta insan sağlığı, can ve mal güvenliğini temin edecek biçimde kurallara uygun üretilerek piyasaya arz edilmeleri, diğer bir değişle “ürün güvenliği” şartlarının sağlanması son derece önemlidir.


Ürünlerin ilgili teknik düzenlemelere uygunluğunu denetlemek ve uygunsuzluğu belirlenen ürünler için gerekli önlemleri almak temel bir kamu hizmetidir. Piyasa gözetimi ve denetimi (PGD), 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunda; “yetkili kuruluşlar tarafından, ürünün piyasaya arzı veya dağıtımı aşamasında veya ürün piyasada iken ilgili teknik düzenlemeye uygun olarak üretilip üretilmediğinin, güvenli olup olmadığının denetlenmesi veya denetlettirilmesi” olarak tanımlanmaktadır.

4703 sayılı Kanunun amacı, ürünlerin piyasaya arzı, uygunluk değerlendirmesi, piyasa gözetimi ve denetimi ile bunlarla ilgili olarak yapılacak bildirimlere ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir. Söz konusu Kanun kapsamında üreticiler, piyasaya sadece güvenli ürünleri arz edebilirler. Kullanım süresi içinde, normal kullanım koşullarında risk taşımayan veya kabul edilebilir ölçülerde risk taşıyan ve temel gerekler bakımından azamî ölçüde koruma sağlayan bir ürün, güvenli üründür.

Avrupa Birliği’nde ise PGD kavramı 765/2008/AT sayılı Ürünlerin Piyasaya Sürülmesine Dair Akreditasyon ve Piyasa Gözetimi Denetimi Koşullarının Belirlenmesine İlişkin Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü'nde; “Ürünlerin ilgili Birlik mevzuatında belirtilen koşullara uygun olmasını ve sağlık, güvenlik veya herhangi bir kamu çıkarının korunmasına yönelik diğer unsurları tehlikeye atmamasını temin etmek için kamu otoritelerince sürdürülen faaliyetler ve alınan tedbirler” olarak yer almaktadır.

Esasen ülkemizde ürün güvenliği alanındaki yapısal dönüşüm Gümrük Birliği’ne katılmamızla başlamıştır. Gümrük Birliği’ne katılma kararı, ürün güvenliği alanında ülkemize çok ciddi bir katkı sağlamıştır. Avrupa Birliği teknik mevzuatına uyum çalışmaları neticesinde mevzuatımızda yeni düzenlemeler yapılmış, gelişmiş ülkelerdekine benzer bir standardizasyon, akreditasyon, metroloji ve uygunluk değerlendirmesi, kalite altyapısı sistemi oluşturulmuş, ayrıca piyasa gözetimi ve denetimi uygulamalarına başlanmıştır. Bu yapısal dönüşümün temel amacı, insanımızın kullandığı ya da tükettiği ürünün güvenli olmasını sağlamak; böylece insan sağlığı, can ve mal güvenliğini korumaktır.

Ürünlerimizin dış pazarlarda daha çok tercih edilmeye katkısı nedeniyle, ürün güvenliği ve denetimi uygulamaları ülkemiz ihracatının arttırılması bakımından da son derece önemlidir. Üstelik günümüzde dünya ticaret hacminin giderek büyümesi, ticaretin artık sınırları tanımaması ve rekabet şartlarının giderek zorlaşmasıyla birlikte ihracatta ürün güvenliği odaklı yaklaşımlar ve ticarette teknik engeller daha da ön plana çıkmaya başlamıştır. Dolayısıyla iç piyasada yapılan gözetim ve denetim faaliyetleri, yerli üreticilerimizin ihracata hazırlanması noktasında da katkılar sunmaktadır.

Piyasaya arz edilen ürünler ihtiyaçlarımızı karşılamakla birlikte eğer belirli standartlara ve teknik normlara uygun üretilmemişler ise beraberlerinde ciddi risk ve tehditleri getirebilmektedirler. Bu nedenle ürünlerin başta insan sağlığı, can ve mal güvenliğini temin edecek biçimde kurallara uygun üretilerek piyasaya arz edilmeleri, diğer bir değişle “ürün güvenliği” şartlarının sağlanması son derece önemlidir.

Piyasa gözetimi ve denetimi (PGD), ürünün piyasaya arzı veya dağıtımı aşamasında, ürün piyasada veya gerektiğinde kullanımda iken ilgili teknik düzenlemesine uygun olarak üretilip üretilmediğini ve güvenli olup olmadığını denetlemek veya denetlettirmek, ürünün güvenli olmaması halinde güvenli hale getirilmesini temin etmek, gerektiğinde ise Bakanlık tarafından yapılan yaptırımları uygulamak gibi her türlü faaliyeti kapsar.

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına verilen görevlerden biri; “sanayi ürünleri güvenliği ve denetimine ilişkin politikaların hazırlanmasına yardımcı olmak, sanayi ürünlerinin ürün güvenliği ve teknik mevzuatına uygunluğuna yönelik piyasa gözetimi ve denetimi yapmak, risk analizleri yapmak, sanayi ürünlerinin denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemek ve ürün güvenliği bilgi sistemini oluşturmak” olarak tanımlanmıştır.

PGD ülkemizde dokuz farklı kurum ve kuruluş tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı sanayi ürünlerinin PGD faaliyetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu yetkili kuruluştur. 1.725 farklı ürün grubunun (sanayi ürünlerinin yaklaşık %70’i) denetimi Bakanlığımız sorumluluğunda yer almaktadır. Bakanlığımız PGD alanında öncü kuruluş olma vizyonu ile denetim faaliyetlerini etkin ve yoğun şekilde sürdürmektedir.

Bakanlığımız bünyesinde 2011 yılında kurulan Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü, sanayi ürünlerinin ürün güvenliği ve teknik mevzuatına uygunluğunu sağlamak amacıyla piyasa gözetimi ve denetimini yapmak, uygunsuzluk halinde gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak ve yaptırım uygulamak, denetime yönelik risk analizleri yapmak, denetim usul ve esaslarını belirlemek ile görevlendirilmiştir.

Bakanlığımızın etkin bir şekilde PGD faaliyetlerini gerçekleştirmesi amacıyla yol gösterici rehber oluşturmak ve uygulamada birlik sağlamak amacıyla yıllık denetim programları hazırlanmakta olup, olağan ve ihbar/şikâyetler sonucu gerçekleştirilen denetim faaliyetlerinin yanı sıra belirli ürünlere, belirli illerde, belirli zamanlarda odaklanmış denetim yapılmasını düzenleyen bu yıllık programlar çerçevesinde denetimler yürütülmektedir.

Bakanlığımızca yürütülen PGD faaliyetlerinin en önemli tarafı vatandaşlarımızın sağlığı, can ve mal güvenliği açısından getirdiği sonuçlardır. Bu kapsamda yapılan denetimlerle piyasaya arz edilen ürünlerin teknik düzenlemelere uygun ve güvenli olup olmadıkları değerlendirilmektedir. Uygun olmayan ürünlerin ise piyasaya arzı yasaklanmakta ve önceden piyasaya arz edilmiş ürünler ise piyasadan toplatılmaktadır. Yine PGD faaliyetleri, yerli üreticilerimizin korunması ve piyasada adil rekabet ortamının sağlanması için de kullanılabilecek önemli bir iktisadi araç niteliği taşımaktadır. Ayrıca, Türk ürünlerinin uluslararası piyasada marka imajını arttırmakta ve kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye katkı sağlamaktadır. 

Tablo 1. Bakanlığımızın PGD Faaliyetlerinden Sorumlu Olduğu Ürün Grupları

STB Sorumluluğunda Bulunan Ürün Grupları

İlgili Yönetmelik

Aerosol Kaplar

(75/324/AT) Aerosol Kaplar Yönetmeliği (2000)

Asansörler

(2014/33/AB) Asansör Yönetmeliği

ATEX

(2014/34/AB) Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemler ile ilgili Yönetmelik

Basınçlı Ekipmanlar

(2014/68/AB) Basınçlı Ekipmanlar Yönetmeliği

(2014/29/AB) Basit Basınçlı Kaplar Yönetmeliği

Elektrikli Ekipmanlar

(2014/35/AB) Belirli Gerilim Sınırları için Tasarlanan Elektrikli Ekipman ile ilgili Yönetmelik (LVD)

(2014/30/AB) Elektromanyetik Uyumluluk Yönetmeliği (EMC)

Enerji Verimliliği

Enerji ile ilgili Ürünlerin Çevreye Duyarlı Tasarımına İlişkin Yönetmelik (Eko-Tasarım)

Ürünlerin Enerji ve Diğer Kaynak Tüketimlerinin Etiketleme ve Standart Ürün Bilgileri Yoluyla Gösterilmesi Hakkında Yönetmelik

Gaz Yakan Cihazlar

(2016/426/AB) Gaz Yakan Cihazlara Dair Yönetmelik

Kazanlar

(92/42/AT) Sıvı ve Gaz Yakıtlı Yeni Sıcak Su Kazanlarının Verimlilik Gereklerine Dair Yönetmelik

Makineler

(2006/42/AT) Makina Emniyeti Yönetmeliği

(2000/14/AT) Açık Alanda Kullanılan Teçhizat Tarafından Oluşturulan Çevredeki Gürültü Emisyonu ile İlgili Yönetmelik

Otomotiv

(2007/46/AT) Motorlu Araçlar ve Römorkları Tip Onayı Yönetmeliği

(AB/167/2013) Tarım ve Orman Araçlarının Tip Onayı Ve Piyasa Gözetimi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik

(AB/168/2013) İki veya Üç Tekerlekli Motorlu Araçların ve Dört Tekerlekli Motosikletlerin Tip Onayı ve Piyasa Gözetimi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik

Otomatik Olmayan Tartı Aletleri

(2014/31/AB) Otomatik Olmayan Tartı Aletleri Yönetmeliği

Ölçü Aletleri

(2014/32/AB) Ölçü Aletleri Yönetmeliği

Pil ve Akümülatörler

Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği

Sivil Kullanım Amaçlı Patlayıcılar

(2014/28/AB) Sivil Kullanım Amaçlı Patlayıcı Maddelerin Belgelendirilmesi, Piyasaya Arzı Ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik

Piroteknik Ürünler

(2013/29/AB) Piroteknik Maddelerin Belgelendirilmesi, Piyasaya Arzı Ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik

Taşınabilir Basınçlı Ekipmanlar

(2010/35/AB) Taşınabilir Basınçlı Ekipmanlar Yönetmeliği

Teleferikler

(2000/9/AT) İnsan Taşımak Üzere Tasarımlanan Kablolu Taşıma Tesisatı Yönetmeliği

 

Tablo 1’den de görüleceği üzere Bakanlığımızın çok geniş bir ürün yelpazesinde PGD sorumluluğu bulunmaktadır. 1.700’den fazla ürün grubu ve bunlara bağlı ürün ağaçları incelendiğinde piyasadaki milyonlarca ürünün sınırlı kaynaklarla periyodik olarak denetlenmesi mümkün değildir. Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de PGD faaliyetleri risk analizi metoduyla planlanmakta ve koordine edilmektedir. Bakanlığımız tarafından geliştirilen veriye dayalı ve dinamik risk analiz sisteminde geçmiş yıllardaki tüm denetim verileri, dünyadaki gelişmeler, trendler, piyasaya yeni giren ürünler, kaza-yaralanma istatistikleri, denetçi görüşleri ve sektörden elde edilen veriler doğrultusunda gözetim ve denetim programları hazırlanmakta ve denetimler gerçekleştirilmektedir.

2004 yılından bu yana PGD faaliyetleri yürüten Bakanlığımız bu süreçte bir milyona yakın ürün denetimi yapmış bine yakın toplatma kararı uygulamıştır. 

Tablo 2. Bakanlığımız PGD İstatistikleri (2004-2019)

Yıllar

Denetlenen Ürün Sayısı

Uygunsuzluk Oranı

Teste Giden Ürün Sayısı

Toplatma Sayısı

Ceza Miktarı

2004

17.487

1,51%

0

0

4.711

2005

31.102

2,37%

0

0

193.798

2006

41.704

7,53%

0

0

355.445

2007

55.446

1,56%

21

0

502.768

2008

11.401

10,32%

50

0

811.944

2009

12.834

12,10%

69

0

651.858

2010*

62.751

6,51%

283

0

1.737.033

2011

35.983

12,76%

382

48

1.793.894

2012

36.361

10,78%

127

12

863.081

2013

67.180

12,19%

482

26

2.233.974

2014

81.231

21,79%

1.132

56

3.106.679

2015

95.029

35,16%

1.179

113

9.160.712

2016**

191.301

47,44%

917

219

12.196.518

2017

113.005

37,06%

587

163

12.074.124

2018

63.700

34,11%

613

199

10.256.572

2019***

42.062

30,23%

415

113

3.237.456

TOPLAM

958.577

24,26%

6.257

949

59.180.567

* 2010 yılında denetimlerin %53’ünü daha sonra Ticaret Bakanlığına devredilen tekstil-ayakkabı ürün grubu oluşturmaktadır.

** 2016 yılında LPG tüplerinin hurdaya ayrılması projesi kapsamında yürütülen çalışmalar nedeniyle denetimlerin %52’sini tüpler oluşturmakladır.

*** 2019 yılı ilk yedi aylık denetim sonuçları

Tablo 2’den görüleceği üzere Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilen denetimlerde uygunsuzluk oranı ortalama %25 civarındadır. Bu rakam ürün grupları kırılımında farklılıklar gösterse de yıldan ve denetim sayısından bağımsız olarak piyasada yüksek uygunsuzluk oranı göze çarpmaktadır. Bu oranın iki türlü yorumlaması olabilir. Birincisi, ülkemizde piyasada dolaşan yerli veya ithal sanayi ürünlerinin teknik mevzuatına, standartlara uygun olarak üretilmediğine ilişkindir. Bu noktada çok katmanlı bir sorunlar silsilesi karşımıza çarpmaktadır. Üretici/ithalatçı/dağıtıcı ve satıcıların bilgi eksikliğinden uygunluk değerlendirme hizmetlerindeki eksikliklere, test-muayene altyapısı kaynaklı sorunlardan tüketicinin ucuzu satın alma eğilimlerine kadar birçok etken vardır. İkinci yorumlama ise denetimin başarısına ilişkindir. Bakanlığımız denetçilerinin piyasada uygunsuzluk şüphesi duydukları ürünlere yönelmeleri ve potansiyel uygunsuz ürünleri denetlemeleri de bu oranın yüksek çıkmasında önemli bir faktördür.

Bunun yanında 2019 yılından itibaren uygulamaya konulan yeni PGD stratejileri doğrultusunda tarama ve gözetim faaliyetlerine ağırlık verilmeye başlanmıştır. Bu kapsamda 2019 yılının ilk 6 ayı itibarıyla 1.324 firma ziyareti yapılarak 1.565 farklı ürüne ilişkin üretici/ithalatçılara yönelik bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Ayrıca İstanbul ve Ankara başta olmak üzere çeşitli illerde 14 farklı sektörde toplam 18 toplantı düzenlenerek üreticilerle bir araya gelinmiştir. Ayrıca gönüllü geri çağırma faaliyetleri, TSE belgeli ürünlere yönelik TSE ile ortak denetimler, CE muafiyeti verilen firmalara yönelik denetimler gibi alanlarda yoğun bir çaba içerisine girilmiş, piyasaya güvenli ve mevzuatına uygun ürünlerin arz edilmesi noktasında proaktif bir PGD anlayışı benimsenmiştir.

Gümrük Birliği ve AB üyelik müzakereleri çerçevesinde etkin bir PGD sistemi kurmak konusunda birçok yükümlülük üstlenen Türkiye, gelinen noktada AB normlarında PGD faaliyetleri yürütmektedir. Her yıl yayınlanan AB ilerleme raporlarında da PGD konusunda ülkemizdeki gelişmeler yerini almaktadır. Yapılan bu faaliyetlerde temel önceliğin, piyasada sadece güvenli ürünlerin yer almasını sağlayarak vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak, üreticilerin kaliteli ve güvenli ürün üretimini teşvik etmek ve Türk Malı imajını güçlendirerek ihracatımıza da katkı sağlamak olduğu düşünülecek olunursa etkin bir piyasa gözetimi ve denetimi sisteminin kurulması, Türk ürünlerinin uluslararası piyasalarda herhangi bir engelle karşılaşmadan dolaşmasına, ihracatın artmasına ve bu sayede üretimin ve istihdamın artmasına katkı sağlayacaktır.

Ürünlerin yasal düzenlemelerde belirtilen gerekliliklere uygunluğunun kontrolü anlamına gelen piyasa gözetimi ve denetimi ile malların serbestçe dolaşabildiği, üreticiye güven esası üzerine kurulan iç pazarın güvenli ürünlerden oluşması sağlanmaktadır. Uluslararası piyasalarda teknik engellere maruz kalmadan serbestçe dolaşabilen ürünlerin üretilmesi ve ihracat hedeflerimize ulaşabilmek ülkemizin 2023 yılı vizyonu dikkate alındığında büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle, ülkemizin ekonomik kalkınmasının etkin bir PGD sistemi olmadan eksik kalacağını düşünmek hiç yanlış olmayacaktır.

  

Ürün Güvenliği İhbar-Şikâyet Mekanizmaları

Tüketicilerin, ürünlerle ilgili şikâyet ve ihbarlarını, Bakanlığımıza hızlı ve kolay ulaştırabilmeleri amacıyla Bakanlığımız web sayfası üzerinden ulaşılabilen online “ürün güvenliği şikâyet formu” ve “Alo 130 Ürün Güvenliği Şikayet Hattı” oluşturulmuştur. Ayrıca ve CİMER aracılığı ile ve info@sanayi.gov.tr adresinden iletilen ihbar ve şikâyet e-postaları da hızlı bir şekilde değerlendirmeye alınarak gerektiğinde denetim talimatlarına dönüştürülebilmektedir. Ayrıca, basın yayın organlarında yer alan herhangi bir kazaya sebebiyet vermiş ürünlere ilişkin haberler de dâhil, kamuoyundan alınan her türlü ihbar ve şikâyetlere hızla müdahale edilmektedir. 

Kamuoyunda giderek artan ürün güvenliği bilinci ile piyasaya arz edilen ürünlerin miktarı ve çeşidinde görülen artışlar, ürünlerin gözetim ve denetim sisteminin daha etkin, güçlü ve caydırıcı bir yapıya dönüştürülmesini gerekli kılmaktadır. Ülkemiz piyasasının büyüklüğü dikkate alındığında, Bakanlığımız kaynaklarının etkin ve verimli kullanılabilmesi için şüpheli ürünlerle ilgili ihbar ve şikâyet mekanizmasının iyi işlemesi büyük önem taşımaktadır.