İçindekiler
Dergi Arşivi

Beceri Uyumu ve Verimlilik

Faik Yücel GÜNAYDIN / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü)

 

Teknolojik değişim, iş gücünün ve ticaretin küreselleşmesi, firmaların organizasyonunun değişimi ve tüketim modellerinin değişimi iş gücü piyasalarında becerilere olan talebin de belirgin şekilde değişmesine yol açmaktadır. İş gücü, nüfusun yaşadığı değişimlerden doğrudan etkilenmektedir. Örneğin kadınların iş gücüne katılımının dönemler arasında artması, iş gücüne dâhil olan göçmen nüfus, giderek artan eğitim düzeyi mevcut iş gücü arzının dönüşmesine ve dolayıyla da mevcut beceri kümesinin farklılaşmasına sebep olmaktadır.

Teorik olarak tam rekabetçi bir iş gücü piyasasında ücret ve istihdam seviyeleri piyasada fazla veya noksan olmayacak (piyasanın tamamen temizlendiği) denge noktasına ulaşılacağını söylemektedir. Tam rekabetçi bir iş gücü piyasası, beceriler konusunda tam bilgiye tüm tarafların ulaşabildiği, beceri arzı ve talebinin de zaman kısıtı olmaksızın ve maliyetsiz değişebildiği bir piyasanın var olduğu varsayımına dayanmaktadır. Gerçek Dünya, teoriden ilk olarak iş gücünün talep edilen beceriler hakkında asimetrik bilgiye sahip olması ve ayrıca beceri setini değiştirmenin veya taleple uyumlu beceriye sahip ise coğrafya değiştirmenin zaman gerektirmesi, maliyetli olması sebebiyle ve ikinci olarak firmaların iş gücü taleplerini artırabilmelerinin önünde kapasite artırma maliyetleri olması sebebiyle farklılaşmaktadır. İşgücünün mevcut becerileri ile iş dünyasının ihtiyaç duyduğu becerilerin uyumlu olmaması, belirli beceri tiplerinde noksanlar, fazlalar ya da uyumsuzluklara yol açabilmektedir. İşgücünün talep edilen yeni becerilerden haberdar olma süresi ve uyum süresi (eğitim) dikkate alındığında bir zaman uyumsuzluğunun kaçınılmaz olduğu, yani bir dinamik bir ekonomide her zaman tedrici bir beceri uyumsuzluğu olması beklenen bir durumdur. Fakat beceri uyumsuzluğuna bağlı, uzun dönemli ve/veya büyük miktarda fazla ya da noksanlar oluşması büyük bir soruna işaret etmektedir. Bu noksan, fazla ya da uyumsuzluklar da bireyler açısından iş tatminin ve ücretin düşük olmasına (Montt, 2015; OECD, 2014), firmalar açısından zayıf performans elde edilmesine, yüksek işçi arama maliyetlerine (OECD, 2012) ve dolaysıyla makro seviyede de yapısal işsizliğin yükselmesine ve düşük toplam çıktı üretilmesine sebep olabilmektedir (Sattinger, 1993).

Bu noktada, ekonomilerde işbaşında çalışanların becerilerinin yaptıkları işlerle ne düzeyde uyumlu olduğuna bakma ihtiyacı doğmuştur. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının (OECD) Uluslararası Yetişkin Becerilerinin Ölçülmesi Programı (PIAAC) bu amaçla yapılandırılmıştır. Kırktan fazla ülkede ve toplamda 150 binden fazla bireyle gerçekleştirilen bu çalışma, bireylerin toplumda yer alma ve ekonomilere katkı sunma süreçlerinde ihtiyaç duydukları kilit pozisyondaki bilişsel ve iş ortamı becerilerini ölçmektedir. Saha çalışması, uluslararası ve kültürler arasında geçerli olacak ve politika yapıcılara ülkelerinde insan kaynağının donanımındaki değişimi izleyebilecekleri veriyi sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.

PIAAC sonuçlarına göre OECD ülkelerindeki çalışanların yaklaşık üçte biri yaptıkları işe göre ya fazla ya da az donanımlıdır. Bu, en basit ifadeyle, çalışanların becerilerine uyumlu işler arasında yeniden yerleştirilmeleriyle etkinlik kazançları sağlanabileceğini göstermektedir. Bu da beceri uyumsuzluğu ile verimlilik kayıpları yaşandığı fikrini öne çıkarmaktadır. Konu hakkındaki bazı akademik çalışmalar yukarıda bahsedilen çalışanların becerileri ile uyumlu işlere yeniden yerleştirmenin verimlilik artışlarına doğrudan değil, ücretler ve iş tatmini üzerinden sağlanacağını savunurken (Hartog, 2000), bazıları ise bağlantının daha doğrudan olduğunu savunmaktadır.

Yukarıdaki bahsi geçen potansiyel, etkinlik ve verimlilik kazançları vaat ettiği için beceri uyumunun artırılabilmesi, politika yapıcılar açısından takip edilmesinin önemini artırmaktadır. Politika yapıcılar günümüzde insan kaynağını yalnız sayısal olarak artırmaya değil, bunun yanında beceri havuzunu etkin şekilde yönetmeye de odaklanmalıdırlar. İnsan kaynağını geliştiren politikaların uzun zamanda hayata geçebiliyor olması konunun önemini daha da artırmaktadır. İşte bu önem doğrultusunda beceri uyumsuzluklarının ölçülebilmesinin anlamı artmıştır.

Uyumsuzluğun Ölçülmesi
Ölçüm söz konusu olduğunda, kullanılan kavramların tanımlanması belirleyici hale gelir. Beceri uyumsuzluğunu sayısallaştırmak için OECD’nin Meslekler için Beceri Göstergeleri yayını bir ölçüm tekniği önermiştir. Bu noktada önerilen tekniğin;

• Ülkeler arasında karşılaştırmalara izin vermesi,
• Düzenli olarak güncellenebilmesi,
• Politika yapıcılara hizmet edebilmesi açısından, becerilerin alt seviyelerine kadar detaylandırılabilmesi,
• Mesleki fazla ve noksanlardan ihtiyaç duyulan becerilere indirilebilmesi gerekmektedir.

Tam da bu noktada “beceri” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği konusunda bir dil birliği kritiktir. “Beceri” bilişsel (algılama, görsel değerlendirme, hafıza, dikkat sağlama, mantık yürütme vb.) ve bilişsel olmayan genel beceriler (bilgi işleme, takım çalışması, kişisel organizasyon vb.) olabileceği gibi belirli bir mesleğe veya sektöre özgü (muhasebe, saç boyama vb.) de olabilir. Literatürde yer alan çalışmalar uzun süre “eğitim seviyesini” becerinin tespiti için bir vekil değişken olarak kullanmışlardır. Ama eğitimin süresi kadar kalitesi de sonuç üzerinde belirli olduğu için ölçüm sorunları ile karşılaşılmıştır. Bugün konu hakkında genel kabul gören literatür beceriyi, verilerin veya nesnelerin el ile, sözlü ya da zihinsel şekilde yönetilebilmesi olarak tanımlamaktadır. Kavram tanımlandıktan bir sonraki aşama bu soyut kavramın dayandığı, fazla/noksan ve uyumsuzlukların sayısal tespitinin nasıl yapılacağıdır.

Uyumsuzluk, beceri, nitelik ve çalışma alanı boyutlarıyla ölçülebilmektedir. Beceri uyumsuzluğu çalışanın becerilerinin mevcut piyasa koşullarındaki belirli işlerin gerektirdiği becerilerden fazla (yüksek beceri) ya da eksik olması (düşük beceri) olması durumudur (Handel, 2003; Shah and Burke, 2005; OECD, 2016). Nitelik uyumsuzluğu, bireyin niteliklerinin işin gerektirdiğinden az ya da çok olmasını, çalışma alanı uyumsuzluğu ise bir bireyin uzmanlık alanı dışındaki bir alanda çalışmasını ifade etmektedir. Bu üç tür uyumsuzluk da çalışan üzerinde farklı olumsuz etkilere sahiptir.

Belirli bir mesleğin, bir zaman döneminde ve bir ekonomide piyasa tarafından arzdan fazla (ya da az) talep edilmesinin sonucunda söz konusu meslek kolunda ortaya çıkabilecek sayısal değişimlerin takibi, beceri uyumu/uyumsuzluğunu takip için en genel çözümü oluşturacak göstergedir. Bir meslek koluna olan talep arttığında, istihdamın, çalışma saatinin ve ücretlerin artması ve işsizliğin azalması beklenmektedir. Bu sayısal göstergeler görece kolaylıkla takip edilebilecek göstergelerdir. Bununla birlikte belirli meslek kodları ile ilişkilendirilmiş belirli eğitim seviyeleri mevcut durumdadır. Örneğin Uluslararası Standart Meslek Sınıflamasının (ISCO 08) ana gruplarından profesyonel meslek mensuplarının dördüncü ISCO beceri seviyesinde yer alan becerileri haiz olması gerekir. Bu eğitim seviyesini haiz bireylerin “Teknisyenler, teknikerler ve yardımcı profesyonel meslek mensupları” meslek grubunda çalışması, nitelik uyumsuzluğuna bir örnek oluşturmaktadır. Bireylerin mevcut durumda çalıştıkları işlerin gerektirdiği eğitim gerekliliklerinin üstünde donanıma sahip olmaları da söz konusu mesleğe talep fazlası olduğuna işaret etmektedir. Şekil 1’de beceri fazla/noksanının belirleyicileri gösterilmektedir.

OECD’nin Meslekler için Beceri Göstergeleri çalışması yukarıda bahsedilen dört sayısal gösterge ile birlikte yukarıda bahsedilen son göstergeyi de ülkelerin hane halkı iş gücü araştırması sonuçlarından almaktadır. Ülkelerin hane halkı iş gücü araştırmalarında kullanılan sınıflamaların karşılaştırılabilir olması en önemli husus olarak ortaya çıkmaktadır. Yukarıda açıklanan uygulamayı her bir ülke için sorunsuz şekilde yapabilmek için her bir ülkenin sınıflamalarının aynı ya da dönüştürülebilir olması, bununla birlikte aynı detay seviyesinde olması gerekmektedir. Türkiye İstatistik Kurumunun düzenli olarak yayınladığı Hane Halkı İşgücü Araştırmasının meslekler için kullandığı sınıflama ISCO-08’dir ve OECD çalışması ile uyumludur. Fakat işsizlik ve nitelik uyumu göstergelerinde kullanılabilecek değişkenlerin sınıflama detayı çalışmanın genelinden farklıdır. Bu göstergenin hesaplanamamasına yol açmamakta, hassas ölçüm yeteneğini düşürmekle birlikte kullanılabilir göstergeler edilmesini sağlamaktadır.


Şekil 1. Beceri İhtiyaçları Endeksinin Yapısı

Hesaplamalar sırasında ekonomi genelindeki daralma/genişlemelerin yarattığı trendlerin her bir göstergeden farkının alınması gerekmektedir. Ekonomi genelindeki iş gücü talebi trendinden farklı seviyede bir iş gücü talebi değişimi ancak söz konusu meslek kolunda ölçümü gerektirecek bir talep fazlalığı/azlığı olduğunu göstermektedir. Yapılacak hesaplamalar sonucunda bir meslek grubunun talebindeki fazla veya noksan elde edildikten sonraki aşama her bir meslek grubunun içerdiği becerilerin bu veri ile birleştirilmesidir. Amerika Birleşik Devletleri Çalışma Bakanlığı İstihdam ve Eğitim Yönetimi Biriminin (USDOL/ETA) sponsorluğu ile mesleki talep fazla/noksanlarının becerilere yansıtılmasını sağlayan Mesleki Bilgi Ağı (O*NET) veri tabanı, iş gücü piyasasındaki her bir meslekte çalışan bireylerin sahip olması gereken bilgi, beceri ve nitelikleri ve düzeylerini tanımlamaktadır. O*NET zaman içinde farklı ülke çalışmalarıyla da test edilmiş ve uluslararası genel kabul gören bir bilgi kaynağına dönüşmüştür. Bu veri tabanı oluşturulurken hem çalışanlara hem de işverenlere her bir mesleği icra etmek için gerekli bilgi, beceri ve niteliklerin neler olduğu ve ne yoğunlukta sahip olunması gerektiği sorularak meslekler için gereklilikler haritalaması yapılmış durumdadır .

Bulgular
OECD’nin yürüttüğü bu çalışmanın sonuçları görsel olarak www.oecdskillforjobs.org internet sitesinde kullanıcılarla paylaşılmıştır. Şekil 2 çalışanların niteliklerinin iş ile uyumsuzluğunu göstermektedir. Grafikteki sayılar tüm çalışanlar içerisinde nitelik uyumsuzluğu tespit edilen çalışan sayısını yüzde olarak göstermektedir. Görüldüğü gibi sonuç genel olarak yüksek oranda çalışanın niteliklerine uyumlu olmayan işlerde çalıştığını göstermektedir. Bununla birlikte Türkiye’nin OECD ortalamasının (%35,7) üstünde yer aldığı, ülkemizde her yüz çalışandan 43’ünün nitelik uyumsuzluğu yaşadığı görülmektedir. Daha önce belirtildiği gibi bu hem birey için, hem firma için hem de ekonomi geneli için olumsuz sonuçları beraberinde getirmektedir.


Şekil 2. Nitelik Uyumsuzluğu

Bir ekonominin çekirdeği olarak kabul edilen imalat sanayine bakılacak olursa Türkiye’nin bu alanda önemli beceri noksanlıkları tespit edilmektedir. Şekil 3 Türkiye ve Avrupa Birliğindeki beceri noksan/fazlalıklarını göstermektedir. Türkiye imalat sanayinde gerek teknik beceriler gerekse temel becerilerde noksanlıklar yaşandığı görülmektedir. Beceri fazla/noksan göstergeleri 1 ile -1 arasında değişmektedir ve pozitif değerler fazlayı, negatif değerler ise noksanı işaret etmektedir.


Şekil 3. Türkiye ve Avrupa Birliği İmalat Sanayi Ana Beceriler Fazla/Noksan Pozisyonu


Şekil 4 Türkiye ve Avrupa Birliği ve tüm iş gücü için becerilerin noksan/fazla pozisyonlarını göstermektedir. Görüldüğü gibi Türkiye’nin noksan pozisyonda olduğu beceriler fazla pozisyonda olanlardan daha fazladır. Bununla birlikte Türkiye iş gücü ile Avrupa Birliği iş gücünün beceri fazla/noksan pozisyonları genelde zıt konumlardadır.

Beceri fazla/noksan pozisyonlarının bu şekilde ortaya konulması sonraki dönemler için hem örgün eğitim hem iş başı eğitimler ve hem de hayat boyu öğrenme programlarının planlanmasına rehberlik edecektir.


Şekil 4. Türkiye ve Avrupa Birliği Ekonomi Geneli Beceri Fazla/Noksan Pozisyonu

Yararlanılan Kaynaklar
• Adalet McGowan, M. and D. Andrews (2015), “Labour Market Mismatch and Labour Productivity: Evidence from PIAAC Data”, OECD Economics Department Working Papers, No. 1209, OECD Publishing, Paris.
• Handel, M.J. (2003), “Skills Mismatch in the Labor Market”, Annual Review of Sociology, pp. 135-165.
• Hartog, J. (2000), “Over-Education and Earnings: Where Are We, Where Should We Go?”,Economics of Education Review, Vol. 19/2, pp. 131-147.
http://www.ikg.gov.tr/wp-content/uploads/pdf/Turkiye_ulke_notu_Beceriler_Onemlidir.pdf
https://stats.oecd.org/Index.aspx?DataSetCode=SKILLS_2018_TOTAL
https://www.onetcenter.org/database.html
• Montt, G. (2015), “The Causes and Consequences of Field-of-study Mismatch: An Analysis Using PIAAC”, OECD Social, Employment and Migration Working Papers, No. 167, OECD Publishing, Paris.
• OECD (2012), Better Skills, Better Jobs, Better Lives: A Strategic Approach to Skills Policies, OECD Publishing, Paris.
• OECD (2013), Skills Outlook 2013, OECD, Paris.
• OECD (2014), OECD Employment Outlook 2014, OECD Publishing, Paris.
• OECD (2016), Getting Skills Right: Assessing and Anticipating Changing Skill Needs, OECD Publishing, Paris.
• OECD (2016), Skills Matter: Further Results from the Survey of Adult Skills, OECD Skills Studies, OECD Publishing, Paris.
• OECD (2017), Getting Skills Right: Skills for Jobs Indicators, OECD Publishing, Paris.
• OECD (2019), OECD Skills Outlook 2019 : Thriving in a Digital World, OECD Publishing, Paris.
• Sattinger, M. (1993), “Assignment Models of the Distribution of Earnings”, Journal of Economic Literature, Vol. 31, pp. 831-880.
• Shah, C. and G. Burke (2005), “Skills Shortages: Concepts, Measurement, and Policy Response”, Australian Bulletin of Labour, Vol. 31/44.