İçindekiler
Dergi Arşivi

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Alanında Güncel Gelişmeler

 

Ayağınızın Altına Yeni Teknoloji

Yeni geliştirilen pedal düzeneğiyle sürüş destek sistemlerine bir teknoloji daha katıldı. Bosch aktif gaz pedalı adı verilen sistem birçok kolaylık sağlama potansiyeline sahip.
* Hafif titreşim, gaz pedalı üzerinde basıncı azaltabiliyor ve yanlış yönde giden sürücüleri uyarabiliyor.
* Yüzde 7'ye kadar daha az yakıt tüketimi.
* Navigasyon sistemine bağlı pedal, keskin virajlarda uyarıyor.
* Online veriler, gerçek zamanlı uyarı işlevini mümkün kılıyor.

Bugüne kadar, bu temel kural hakkında yapılabilen tek şey yavaş sürmek ve ekonomik sürüş dersleri almaktı. Ancak Bosch, aktif gaz pedalı şeklinde bir teknik yardımcı geliştirdi: hafif titreşim, gaz pedalındaki ayağa hafifçe dokunarak ters şeride geçtikleri konusunda sürücüleri uyarıyor. Aktif gaz pedalı, sürücülerin gaz pedalına oldukça hafif basmasına da yardımcı oluyor. Pedaldan alınan geribildirim, yakıt tüketimini yüzde 7'ye kadar azaltmayı sağlıyor. Ve CO2 emisyonları da aynı şekilde azalıyor. Gaz pedalının şanzıman gibi diğer otomobil işlevleri ile bağlantılı olması bunu sağlıyor. Bugüne kadar sürücülerin vites değiştirmenin en iyi zamanı ile ilgili aldıkları en iyi gösterge, kontrol paneli üzerindeki küçük oklar şeklindeydi. Aktif gaz pedalı, en iyi vites değiştirme zamanını hissedilir bir şekilde belirtme seçeneğine sahip. Seiberth, "Pedal, sürücüye ekonomi ve hızlanma eğrilerinin kesişme anını söylüyor" diyor. Bununla birlikte sürücü vites değiştirmeden önce hâlâ hızlanmak istiyorsa, hafif bir basınç uygulamak yeterli oluyor (http://otomobil.mynet.com/teknoloji/ayaginizin-altina-yeni-teknoloji-834).

Fransız Şirketten Patentli Solar Otoyol Duyurusu



Fransa’nın en büyük yol inşaat firması (otoyol, demir yolu, sinyalizasyon vb.) Colar, Fransa Solar Enerji Enstitüsü ile birlikte geliştirdiği ve patentlediği solar yol teknolojisini gün yüzüne çıkardı.

Fransız yol yapım şirketi Colas, yol için tasarlanmış özel güneş panelleri sayesinde kurulum alanlarından tasarruf edilmesini sağlayarak bu konuda önemli bir başarıya imza attı.

Firma Wattway ismini verdiği solar yol teknolojisinin yaklaşık 20 m² alana kurulumuyla elde edilecek elektrik enerjisinin ortalama bir evin günlük ihtiyacını karşılayacağını iddia ediyor.

5 yıllık Ar-Ge çalışmasının sonucunda ortaya çıktığı belirtilen Wattway’in avantajları arasında yollara döşenmesi için mevcut yolların sökülerek yeniden özel yolların inşa edilmesinin gerekmemesi olduğuna vurgu yapılıyor. Yüksek mühendislik çabaları gerektirmeden mevcut yol yüzeylerine uygulanabildiği belirtilen teknolojinin, fiyat bilgisi henüz paylaşılmadı. Colar'ın, Fransız Hükümeti ile beraber yürüttüğü saha testlerinin devam ettiği belirtilirken Wattway’in içinde bulunduğumuz yılın ilerleyen aylarında satışa sunulacağı tahmin ediliyor (http://www.donanimhaber.com/).

Özyeğin Üniversitesi Sürdürülebilirlik Konusunda Dünyaya Örnek Oldu
İlk defa bir Türk üniversitesi Küresel Üniversite Liderleri Forumu’nun en iyi örnek vaka çalışmalarının yer aldığı yıllık raporun bir parçası oldu.

Davos'ta gerçekleşen 2016 Dünya Ekonomik Forumu (DEF) görüşmelerinde, Uluslararası Sürdürülebilir Kampüs Ağı (ISCN) ile DEF'in akademik platformu olan Küresel Üniversite Liderleri Forumu, dünyanın lider üniversiteleri tarafından sunulan ve ‘sürdürülebilir üniversite’ alanında örnek teşkil eden vaka çalışmalarını paylaştı. Özyeğin Üniversitesi de dünyadan en iyi örnek vaka çalışmalarının yer aldığı bu yıllık raporun bir parçası oldu.

Özyeğin Üniversitesi, üniversitelerin kurumsal ortaklarla iş birliği halinde sürdürülebilirlik becerilerini nasıl geliştirdikleri ve kapasitelerini nasıl artırdıklarını ele alan “Kapasite Artırımı” ve ”En İyi Uygulamalar için İnovasyon” konulu seçili vaka çalışmaları ile kabul edilen 19 üniversiteden biri oldu. Bu üniversiteler arasında University of Oxford, Harvard University, Princeton University, Yale University, University of California-Berkeley, University of British Columbia, Technical University of Denmark, Hong Kong University of Science and Technology gibi dünyanın saygın üniversiteleri yer aldı.

Kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak kurulan “Uluslararası Sürdürülebilir Kampüs Ağı”, sürdürülebilirliği kampüs operasyonları, eğitim-öğretim ve araştırma ile bütünleştirmek için el ele vermiş 20'yi aşkın ülkeyi ve 80 üyeyi temsil eden, dünyanın lider üniversiteler ve yüksekokullarından oluşuyor (http://www.dunya.com/).

Rüzgarda Kurulu Güç 4.718 MW Oldu



Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’nin (TÜREB) her yıl hazırladığı rüzgar istatistik raporu yayınlandı. Raporda 2015 yılı içinde 956 MW’lık santralin işletmeye alınarak toplamda 4.718 MW’a ulaşıldığı belirtildi. İşletmedeki rüzgâr enerjisi santrallerinin kurulu güç bakımından yüzde 74’ü Ege ve Marmara bölgelerinde bulunuyor. İller bazındaki sıralama bu yılda değişmedi. Balıkesir'in 923 MW ile birinci olduğu raporda, 807 MW ile İzmir ikinci, 574 MW ile Manisa üçüncü sırada yer alıyor.

Ülkemizdeki toplam rüzgar kurulu gücü, 2012’de 2.312 MW iken, 2013 yılında 2.958 MW, 2014 yılında 3.762 MW olarak belirtiliyor. 2015 yılı sonu itibarıyla toplam rüzgâr kurulu gücü 4.718 MW kapasiteye ulaşırken, inşası devam eden 61 RES'in toplam kurulu gücü 1.868 MW'ı buluyor

İşletmedeki RES’ler daha çok Ege’de
İşletmedeki RES'lerin kurulu güç bakımından bölgelere dağılımında yüzde 37.2 ile Ege ilk sırada, yüzde 36.9 ile Marmara, yüzde 15.2 Akdeniz, yüzde 7.8 İç Anadolu, yüzde 1.70 Karadeniz ve yüzde 0.58 ile Güneydoğu Anadolu olarak tespit edildi. Raporda, işletmede olan santrallerin Balıkesir, İzmir, Manisa, Hatay, Osmaniye, Çanakkale, İstanbul, Aydın, Mersin, Kırşehir, Afyon, Kayseri, Uşak, Kırklareli, Sivas, Bursa, Amasya, Bilecik, Tokat, Tekirdağ, Muğla, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Edirne’de olduğu belirtiliyor.

Lisanslı RES'lerde Marmara Bölgesi Yoğunlukta
İnşaası başlamamış 88 adet lisanslı RES'in toplam kurulu gücü 3.144 MW'ı bulurken, bölgelere göre dağılımında 1.412 MW ile Marmara ilk sırada, 780 MW ile Ege ikinci, 352 MW ile de İç Anadolu bölgesi üçüncü sırada yer aldı. İllere göre dağılımında ise 456 MW ile Çanakkale ilk sırada gelirken, onu 369 MW ile İstanbul, 303 MW ile İzmir ve 236 MW ile Konya izliyor (http://www.tureb.com.tr/tr/tureb-basin-bildirisi/591-tureb-08022016-basin-bildirisi#ag2016).

Braille Alfabesinin Kullanıldığı Dokunmatik Dinamik Ekranlar Geliyor



19’uncu yüzyılda askeri sistemlerden esinlenilerek kör bireyler için geliştirilen Braille alfabesi, kullanıcının parmaklarıyla kabartı halindeki noktalara dokunarak yazılanları okumasını sağlıyor. Braille alfabesi her birinde üç nokta içeren iki paralel satırın oluşturduğu altı noktalı ızgara bir yapıda kelimelerin, karakterlerin oluşturulmasına dayanıyor.

Günümüzde özel cetveller ya da makinelerle bu alfabeyi kullanmak mümkünken dijital açıdan sıkıntılar yaşanıyor. Dijital yazıyı Braille alfabeye çeviren cihazlar mevcut, ancak bunlar hem oldukça pahalı hem de her seferinde sadece tek satır gösterebiliyorlar. Bu da kitap ya da makale okumak isteyenler için işi oldukça zorlaştırıyor. Öte yandan grafik, tablo gibi bir sayfada gösterilecek verilerin tek satırla gösterilebilmesi imkânsız. Dolayısıyla dijital ortam Braille alfabesi kullanıcıları açısından hâlâ sıkıntılarla dolu. Bunu fark eden Michigan Üniversitesinden öğretim üyeleri Sile O’Modhrain, Brent Gillespie ve doktora öğrencisi Alexander Russomanno, geliştirdikleri sistemle Braille alfabesiyle yazılmış bir sayfayı gösterebilmeyi umuyorlar. Yeni geliştirilen sistem, ekrandaki kabartılı noktaları iğneli yapıyla oluşturmak yerine tablet benzeri bir ekranda mikro-akışkan ya da küçük miktarlarda likitin/gazın balonumsu kabarcıkları doldurması ve boşaltmasının dikkatli şekilde yönetilmesiyle sağlanıyor.

Daha önce benzeri dokunmatik cihazlar üzerinde çalışılsa da bu çalışma Braille için geliştirildiği duyurulan ilk sistem. Ekip, çalışmanın birkaç yıl içinde ticari olarak piyasaya sürülebilecek hale geleceğini tahmin ediyor. Cihazın kör bireylere yardımcı olmasının yanı sıra başka alanlarda da kullanım alanları bulacağı öngörülüyor (https://gaiadergi.com).