İçindekiler
Dergi Arşivi

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Alanında Güncel Gelişmeler

 

Işınlama Gerçek Mi Oluyor?
Danimarkalı bilim adamlarının, bilim dergisi Nature’ın son sayısında çıkan deneylerinde, “kuantum-atom ışınlaması” için uzun vadeli bir araştırmaya imza attıkları bildirildi.

Aarhus Üniversitesi Öğretim Üyesi Fizikçi Eugene Polzik ve meslektaşları, laboratuvar ortamında, lazer ışığı kullanarak ilk kez “çok miktarda atomun” aradaki mesafeyi aşarak toplu halde taşınmalarını, “ışınlanmalarını” sağladı.



Daha önce ABD’de California Institute of Technology yükseköğretim kurumunda yine lazer kullanılarak birkaç atomun taşınmasının 1998’de gerçekleştirildiği bildirilmişti. Avusturya Innsbruck Üniversitesi’nden fizikçi Ignacio Cirac, Danimarkalı Polzik ve ekibinin deneyinin ileride kuantum iletişim sistemleri, kuantum hesap işlemleri ve sonunda ışınlama yollarını da açabileceğini söyledi. Cirac, “deney kuantum fiziğinin gelişimi için başarıdır” dedi.

Danimarka ekibi, “taşımayı”, en ufak enerji birimi kabul edilen kuantumun atom altı kaynaştırma yöntemiyle elde etti. Atomları taşıma veya ışınlamada kullanılan “Uzaktan atom sarmalaması” kavramı için, yani, iki veya daha fazla atom altı parçacığın fiziki temas olmadan sarmalanması için büyük fizik âlimi Albert Einstein (1979-1955), “bir uzaklıktan hayalet gibi eylem” tanımını kullanmıştı.

Dünyanın ve Güneş Sistemi’nin mensup olduğu Samanyolu gökadasının ortalama çapı 90 bin ışık-yılı (Eliptik gökadamızın dar çapı 60, uzun çapı 110 bin ışık yılı). Saniyede 300 bin km hızla, yani ışık hızıyla gidilirse 1 ışık-yılı 9.5 trilyon kilometre. En yakın gökada Andromeda 2 milyon ışık-yılı uzaklıkta. “Bu evrende”, milyarlarca yıldız içeren yüz milyonlarca gökada (galaksi) var. İnsan ömrü şartlanmasıyla “solucan deliği” veya “ışınlama” gibi kestirme yollardan uzak diyarlara gitmek düşü bu yüzden kuruluyor (http://www.milliyet.com.tr/isinlama-gercek-mi-oluyor--bilim-883371/).

Kuantum İnternetine Doğru Yeni Adım
Kanadalı ve Çinli bilim adamları, fiber optik ağda bir yerden diğerine bilgiyi, fiziksel herhangi bir şey üzerine yüklemeden aktarmayı başardı. Sonuçları Nature Photonics dergisinde yayımlanan araştırmalarda, iki farklı ekip, iki şehirde fiber optik ağda kilometrelerce uzağa bilgi ışınladı.

Bilginin, “Uzay Yolu” filmi serisinde izlenenden farklı bir teknikle ışınlandığı, araştırmalarda kullanılan düzeneklerin, gelecekteki kuantum internetinin yapı taşlarından biri olarak görülebileceği ifade edildi. Kanadalı bilim adamı Wolfgang Tittel ve meslektaşlarının araştırmasında, bir fotonun kuantum hali, Calgary kentinde 8,2 kilometre uzağa ışınlandı.
Diğer araştırmada da Çin Teknoloji ve Bilim Üniversitesinden Çiang Cang ve Cian-Vey Pan, Hıfey kentinde 30 kilometrelik fiber optik ağda bilgi ışınlamak için farklı bir düzenek kullandı.

Uzak mesafeler arasında ışınlama, kuantum kriptografinin vadettiği son derece güvenli iletişime yönelik önemli bir adım olarak nitelendiriliyor (http://www.ntv.com.tr/).

Yenilenebilir Enerjiye 5 Milyon Liralık Ar-Ge Desteği
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin Ar-Ge projelerine 2016 yılı sonuna kadar ayırdığı Ar-Ge desteğinin 5 milyon 70 bin Lira olduğunu açıkladı. 2020 yılına kadar işletmeye girecek tesisler için uygulanmakta olan teşvik programı, önümüzdeki bir kaç yıllık dönemde ekonomiye katkı olarak geri dönmüş olacak.



Bunun yanı sıra Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) olarak ilan edilmesi planlanan yeni alanlar için de çalışmalar sürüyor. Yakın dönemde bu odakta yeni bölgelerin ilan edileceği belirtiliyor. Bu alanlarda devlet, başvuran kuruluşların yenilenebilir enerji tesisleri kurabilmesi için yer tahsis ediyor. Tahsis alanlarında kurulan elektrik üretim noktalarına kilovat saat başına elektrik alım garantisi tavan ve taban fiyatı ile süresi belirleniyor (http://www.donanimhaber.com/alternatif-enerji/haberleri/Yenilenebilir-enerjiye-5-milyon-liralik-ARGE-destegi.htm).

Türk Bilim Adamları Depresyonu Yenen Molekül Buldu
Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Çavun ve ekibi, yürüttükleri araştırmayla insan vücudunda bulunan “Glycyl-glutaminin” molekülünün depresyon tedavisinde kullanılabileceğini ortaya koydu.

Avrupa Patenti Alındı
'Mutluluk hormonu' olarak bilinen 'B-endorfin'in yıkımı sırasında ortaya çıkan ve vücutta sentez edilebilmesi nedeniyle yan etkisi bulunmadığı belirtilen Gly-Gln'in depresyon tedavisindeki etkinliğini kanıtlayan çalışmaya 'Avrupa Patenti alındı. Prof. Dr. Çavun, depresyonun Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, büyük yıkım ve ciddi sıkıntılar oluşturan 4'üncü sıradaki hastalık olduğunu söyledi. Bu rahatsızlığın, DSÖ verilerine göre, 2020'de iskemik kalp hastalıklarından sonra en sık yıkıma yol açacak ikinci hastalık olarak görüldüğünü belirten Prof. Dr. Çavun, “Halen var olan tedavi seçenekleri, mevcut depresyonun hemen hemen yarısında ya cevap vermiyor ya da depresyonun yeniden tekrarlanmasına yol açıyor. O yüzden halen depresyonla ilgili etkin bir tedavi yöntemi yok. Yine mevcut ilaçların ciddi yan etkilere sahip olması, bu ilaçların kullanımını hekimler tarafından kısıtlayan bir olgu” diye konuştu.

Vücutta Var Olan Bir Molekül
Depresyon tedavisinin ciddi bir araştırmaya ihtiyaç duyduğunu, bu ihtiyaçtan yola çıkarak bir çalışma yaptıklarını anlatan Prof. Dr. Çavun, şunları söyledi: “Bu çalışma sonucunda, Glycyl-glutaminin diye bir molekül bulduk. Bu, vücutta hâlihazırda var olan bir molekül. Rahatlatıcı, gevşetici hormon olarak bilinen B-endorfin'in parçalanmasıyla ortaya çıkıyor. Biz 2-3 yıl önce bunun serotonin düzeylerini artırdığını bulmuştuk. Bu buluştan sonra 'Acaba bu serotonin düzeylerindeki artış, depresyon tedavisinde etkili olur mu' diye bir soru belirmişti kafamızda. Buna bağlı olarak bölümümüzden ekip arkadaşlarımızla bir takım deneyler gerçekleştirdik. Deney hayvanlarında yapılan çalışmalar neticesinde, Glycyl-glutaminin'in etkisinin çok bariz bir şekilde depresyonu engellediğini ortaya koyduk. Bunun üzerine UÜ Teknoloji Transfer Ofisi'nin de katkılarıyla Türkiye Patent Enstitüsüne başvurduk ve bu girişim olumlu olarak sonuçlandı. Ardından Avrupa ve Amerika'ya patent girişiminde bulunduk. Geçtiğimiz günlerde Avrupa'dan patent onayı geldi."

Klinik Deneyler Yapılacak
Prof. Dr. Çavun, TÜBİTAK'tan 370 bin Liralık proje ödeneği almaya hak kazandıklarını dile getirerek, desteği aldıktan sonra araştırmanın klinik boyutuna geçeceklerini anlattı. Hayvanlarda yapılan toksikolojik çalışmalarda, molekülün tek başına verildiğinde herhangi bir yan etkisinin gözlenmediğini vurgulayan Prof. Dr. Çavun, “Molekülümüz endojen olduğundan yan etki potansiyelinin hiç olmadığı veya çok çok daha az olduğu varsayımıyla hareket ediyoruz. Klinik çalışmalarda bunu çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız” dedi.

Karşılaştırmalı deneyler yapacaklarını belirten Prof. Dr. Çavun, “Molekülün mevcut antidepresanlara göre etkisini ortaya koyacağız. Ardından etki mekanizmasını tam olarak ortaya koyacağız. Ayrıca yan etki potansiyelini değerlendireceğiz. Bu aşamayı geçtikten sonra Amerika'da devam eden patent sürecini takip edeceğiz. Son aşama olarak da bir takım muhtemel ilaç firmalarıyla görüşme yapmamız gerekecek” değerlendirmesinde bulundu.

Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Sertaç Yılmaz da 6 kişilik ekiple klinik öncesi çalışmaları tamamlamak için uğraştıklarını dile getirerek, “Bu bağlamda klinik öncesi çalışmaları tamamlayıp klinik, yani faz 2-3 ve 4'e ilerlemek üzere çalışıyoruz. Bu sırada aldığımız Avrupa Patenti’nin UÜ'nün aldığı ilk patent olması da bizim için gurur verici” diye konuştu.

Bundan sonraki aşamaları da mümkün olduğunca hızlı tamamlayacaklarını vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, “Depresyon ve anksiyete, günümüzde iş hayatında insanların en çok karşılaştığı problemlerden. Bu kapsamda, bu hastalıkların tedavisi için eğer ki bir katkıda bulunabilir, yeni bir ilaç geliştirilmesi için katkıda bulunabilirsek bilim adamı olarak manevi tatminimiz bu olacak. Bunun için uğraşıyoruz” dedi (http://www.haberler.com/turk-bilim-adamlari-depresyonu-yenen-molekul-buldu-8764156-haberi/).

Pixofun, Eğitim Oyunu “Quiz Game” ile Kategorisinde Dünya İkincisi Oldu

ODTÜ TEKNOKENT firmalarından Pixofun tarafından geliştirilen Quiz Game, bu yıl 13’cüsü düzenlenen ve dünyanın en başarılı kurumlarını ödüllendiren The Stevie Awards 2016’da (Uluslararası İş Ödülleri) “Quiz Game” oyunu “Yılın En İyi Ürün ve Servisi” kategorisinde dünya 2’cisi olmuştur.

60 ülkeden 3800’den fazla adayın katıldığı 2016 Stevie International Business Awards ödülleri, 21 Ekim tarihinde Roma, İtalya’da gerçekleştirilecek olan galada duyurulacaktır (http://odtuteknokent.com.tr/tr/haber/pixofun-egitim-oyunu-quiz-game-ile-kategorisinde-dunya-ikincisi-oldu).