İçindekiler
Dergi Arşivi

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Alanında Güncel Gelişmeler

 

Alman Mühendisler 2018'de Ay'a Uzay Aracı İndirecek
Alman mühendisler tarafından kurulan, Audi ve Vodafone gibi şirketlerden destek gören PTScientists (Part Time Scientists) isimli araştırmacı ekip 2018'de Ay’a bir uzay aracı indirerek tarih yazmaya hazırlanıyor. Avrupalı bir grup roket mühendisinden oluşan PTScientists, bir ilki başarmaya hazırlanıyor. 2018 yılında Ay’a insansız bir uzay aracı indirmek için artık son aşamalara gelen Avrupalı bilim insanları, bu işi başaran ilk bağımsız grup olarak tarihe geçmek istiyor.



SpaceX ile anlaşmaya varıldı: Falcon 9 roketinin ilk Ay görevi
PTScientists tarafından yapılan açıklamalara göre ekip Ay'a bir iniş modülü ve iki farklı gözlem aracı gönderecek. Gözlem araçlarının geliştirilmesinde bir süredir Alman otomobil markası Audi'den yardım alan grup, fırlatma işlemleri içinse SpaceX ile anlaşmaya vardı. Görevin kalkış tarihi henüz netlik kazanmamış olsa da şu an için 2018'in ilk ayları işaret ediliyor. Zira PTScientists ekibi aynı zamanda Google'ın Lunar X Prize yarışmasındaki diğer ekiplerle de Ay'a uzay aracı indiren ilk özel şirket olma yolunda kıyasıya bir yarış halinde.

SpaceX'in Falcon 9 roketi üzerinde Ay'a fırlatılacak olan uzay araçları, Taurus-Littrow Vadisi isimli bölgeye iniş yapacak. İnişin ardından iniş modülünden ayrılıp bağımsız bir şekilde hareket etmeye başlayacak olan araçlar bu aşamadan sonra ilginç bir hedefe yönelecek ve Ay'da yürüyen son insan Eugene Cernan'ın orada bıraktığı arabayı arayacak. PTScientists ekibi, yaklaşık 50 yıldır Ay'da terk edilmiş şekilde bekleyen bu arabayı incelemek ve bugünkü durumunu görmek istiyor.
Saatte maksimum 3.6 kilometrelik hıza ulaşabilen keşif araçlarının önemli bir kısmı Audi tarafından geliştirilmiş. Gücünü üzerindeki güneş panellerinden sağlayan araçlar yaklaşık 35 kilogramlık bir ağırlığa sahip. Uzay araçları ayrıca Ay'ı incelemek için de üç boyutlu fotoğraflar çekebilen iki stereo kamera, video ve panoramik fotoğraflar yakalayabilen üçüncü bir kamera ve bir bilimsel kamerayı da üzerlerinde taşıyacak.

PTScientists'in bu önemli görevine destek olmak isteyen bir diğer büyük şirket ise Vodafone oldu. Uzay araçlarının görev boyunca Dünya'yla olan iletişimini sağlayacaklarını belirten Vodafone yetkilileri ayrıca diğer şirketlerin gelecekte yapacakları Ay görevleri için de büyük bir iletişim sistemi kurmak istediklerini ifade etti.

PTScientists'in 2018'deki göreviyle beraber bu iletişim sisteminin temellerini atacaklarını söyleyen Vodafone Almanya CEO'su Hannes Ametsreiter, “Elon Musk 2018'de Ay'a ilk uzay turistlerini gönderdiğinde veya ESA Ay köyünü inşa etmeye başladığında Vodafone orada onlara destek verecek” sözlerini kullandı (www.donanimhaber.com).

Satürn'e Yolculuk Başlıyor!
NASA, Satürn keşif uydusu Cassini'nin yörünge misyonunu tamamlayarak gezegenin halkalarından yüzeyine doğru son yolculuğuna başlayacağını duyurdu. NASA'nın Bilim Misyonları Direktörlüğünden yapılan açıklamada, Cassini'nin nihai dalışına 26 Nisan'da başlayacağı ve akabinde beş aylık bir yolculuğun ardından 15 Eylül'de gezegenin atmosferine girdikten sonra parçalanarak yok olacağı belirtildi. Cassini'nin, bilim insanlarının "büyük final" olarak adlandırdıkları bu son yolculuğunda, Satürn'ün yüzeyiyle halkaları arasındaki 2 bin 400 kilometrekarelik boşlukta keşif yapan ilk uzay aracı olacağı kaydedildi.

NASA'nın Bilim Misyonları Direktör Yardımcısı Thomas Zurbuchen, Cassini'nin Satürn halkaları çevresinde yaptığı son 22 yörünge yolculuğunun bugüne dek yapılanların en cesuru olduğunu belirterek “Cassini'nin yörünge yolculuklarından öğrendiklerimiz, büyük gezegenler, gezegen sistemlerine dair ufkumuzu genişleten gerçek bir keşif atılımı oldu” değerlendirmesinde bulundu. Cassini misyonu araştırmacısı Linda Spilker da keşif uydusu için planlanan sonun, başlangıçtaki tasarılarından çok farklı olduğunu ifade ederek Cassini'nin en olağanüstü gözlemlerini bu nihai dalış sırasında yapmasını beklediklerini belirtti.

Uzaya 1997 yılında fırlatılan Cassini keşif aracı, NASA'nın Satürn araştırma misyonu kapsamında 2004 yılından bu yana gezegende incelemeler yapıyor (www.hurriyet.com.tr).

Almanya'dan Dünyanın En Büyük Yapay Güneşi
Fosil yakıtlara olan bağımlılığı ortadan kaldırmak için farklı enerji kaynakları arayışına giren Almanya, geçtiğimiz günlerde ilginç bir sistem geliştirdi. Alman Uzay ve Havacılık Merkezi’nde görev yapan bilim insanları, genellikle sinemalarda kullanılan ksenon ark lambalarından 149 tanesini bal peteği şeklinde yerleştirip bunların hepsini aynı anda açarak dünyadaki en büyük yapay güneşi oluşturmayı başardı. Peki, ekip bu dev yapay güneşle ne yapmayı planlıyor?

Güneş ve rüzgâr enerjisi açısından yeterli kapasiteye sahip olmayan Almanya fosil yakıt kullanımını azaltırken ortaya çıkacak açığı kapatmak için füzyon enerjisi gibi farklı alanlarda çalışmalara yönelmişti. Yetkililer şimdi ise enerji ihtiyacını, kullanımı esnasında sera gazı salınımına neden olmayan hidrojenden karşılamak istiyorlar ancak evrende en çok bulunan element olan hidrojen gezegenimizde az miktarda bulunuyor. Şu an hidrojeni kullanmak için sadece elektroliz işlemiyle sudaki hidrojen elementlerini elde etmek mümkün ve Alman bilim insanları geliştirdikleri “Synlight” isimli bu yapay güneşi hidrojen elde etmede kullanmak istiyorlar.


Araştırmalarda Kullanılacak

Synlight, üzerinde bulunan 149 ksenon ark lambasının aynı anda 20cm²’lik bir alana doğru çalıştırılmasıyla doğal güneş ışığından 10.000 kat daha yoğun olan ve 3500°C’ye varan bir güç uyguluyor. Bu sayede sistem; ekibe, doğal güneş ışığının su moleküllerine etkin bir şekilde nasıl uygulanabileceğini araştırma ve bunun yanında hâlihazırda kullanılan güneş panellerinin nasıl daha verimli hale gelebileceğini tespit etme imkânı sunuyor.

Sistem şimdilik sadece araştırmalar ve ortaya yeni bir enerji kaynağı çıkarmak için kullanılıyor ancak yine de sistemin kullanılmasını oldukça zorlaştıran unsurlar var. İlk olarak sistemin çalışması için çok yüksek miktarlarda enerjiye ihtiyaç duyuluyor. Araştırmacıların verdikleri bilgilere göre Synlight sadece 4 saat çalıştığında 4 kişilik bir hanenin 1 yıl boyunca tükettiği elektriği harcamış oluyor. İkinci problem ise Synlight kullanılırken çok dikkatli olmak gerekiyor zira Profesör Bernard Hoffschmidt’in dediği gibi sistem açıkken odaya girildiği anda bu yüksek güç karşısında insan bedeni yok olma tehlikesiyle karşı karşıya geliyor. Ayrıca deneyler, görevli bilim insanlarının zarara uğramaması için koruyucu radyasyon odalarında gerçekleştiriliyor, bu da ekibin müdahale imkânını kısıtlıyor.
Şimdilik Synligth’ın enerji ihtiyacını çözmekten ziyade Güneş hakkındaki sorulara cevap verecek şekilde kullanılması bekleniyor. Uzay yolculuğu yapacak uzay ekipmanlarının yolculuk öncesinde Synlight ile test edilmesi şu an için Synlight’ın üstlenebileceği en işlevsel görev olarak nitelendiriliyor (www.donanimhaber.com).

Teslimat Robotu Silikon Vadisi’nde İşbaşı Yaptı
Starship Technologies'ın geçtiğimiz aylarda deneme sürüşlerini gerçekleştirdiği otonom teslimat robotu, Silikon Vadisi’ndeki müşterilerin yiyeceklerini teslim etmeye başladı.

Londra merkezli bir robot şirketi olan Starship Technologies, özellikle trafiğin yoğun olduğu bölgelerde kullanılmak üzere müşterilerin satın aldıkları ürünü kapılarına kadar otonom bir şekilde götürebilen 6 tekerlekli teslimat robotunu geçtiğimiz yıl tanıtmış ve ocak ayında test sürüşlerinin tamamlandığını, kısa bir süre sonra robotun ABD’de işbaşı yapacağını duyurmuştu. İlk olarak başkent Washington’da göreve başlayan robotlar şimdi Silikon Vadisi’nde müşterilerin yemek siparişlerini getiriyor.



Restoran servis ağı olan DoorDash tarafından kullanılan 10’un üzerinde robot California, Redwood City’de en fazla 4 kilometre uzaklıkta bulunan noktalara teslimat yapıyor. Robotlar her ne kadar saatte 16 kilometrenin üstünde hıza ulaşabiliyor olsa da şirket şimdilik herhangi bir aksilik çıkmaması için robotları saatte 6,5 km hıza ulaşacak şekilde kullanıyor. Yiyeceklerin çalınmasını önlemek için sadece müşterilerin cep telefonuna gelen mesajla kapağı açılan robot ayrıca üzerindeki kameralar, sensörler ve GPS ile kendisini çalmak isteyen kişileri de caydırıyor.

Robotlar şu an için sadece yemek siparişlerini taşıyor ancak Amazon ve FedEx gibi şirketlerin drone ile teslimat yapma planlarının aksine yerden otonom bir araçla teslimat yapmak isteyen şirketlerin kısa bir süre içinde Starship’in bu robotlarını kullanacağı düşünülüyor (www.donanimhaber.com).

Dünyanın En Büyük Dinozor Ayak İzi Bulundu
Avustralya'nın Dampier yarımadasındaki Walmadany bölgesinde, Queensland ve James Cook Üniversiteleri'nden araştırmacılar, 140 milyon yıllık kayalarda 1.7 metre büyüklükte dinozor ayak izi buldu. Avustralya'nın kuzey batısındaki Dampier yarımadasında yapılan araştırmalarda rastlanan izler 21 farklı dinozora ait.



“Jurassic Park” olarak adlandırılan bölgede, ekibiyle birlikte çalışma yürüten Queensland Biyoloji Bilimleri Okulu'ndan Dr. Steve Salisbury, “Stegosauria'nın da içinde olduğu, gezegendeki en büyük dinozorlar faunasını gördük. Sauropoda'nın ayak izleri 1.7 metreyi buluyor. Buradaki izleri fark eden bölgenin yerlileri tarafından davet edildik. Bunların bilimsel olarak incelenmesine ve belgelenmesine ihtiyaç vardı” dedi.

Salisbury ve ekibinin Walmadany bölgesinde 400 saat boyunca çalışarak dinozor izlerini belgelemesi sonucunda, bölgede sıvılaştırılmış doğalgaz merkezi yapılması için 2008 yılında gündeme gelen proje, hükümet tarafından iptal edildi (www.milliyet.com.tr).

Ispanaktan Kalp Dokusu Üretildi
Amerikalı bilim insanları, nakil bekleyen hastalara bitkilerden organ üretme çalışmalarında önemli bir başarı sağladı. Araştırmacılar, ıspanaktan kalp dokusu üretmeyi başardı. Massachusetts'teki Worcester Politeknik Enstitüsü (WPI) araştırmacıları, ıspanak yaprağını çalışan bir insan kalbi dokusuna çevirmeyi başardı. Yapraktaki hücreler vasıtasıyla da insan kan hücrelerine benzeyen sıvı ve mikro boncuklar gönderen araştırma ekibi, sonrasında ıspanak hücrelerini insan hücrelerine tohumladı.

Bu çalışmanın olumlu sonuçlar vermesi, ıspanağın çok yaygın bir bitki olması nedeniyle de ayrıca sevindirdi. Worcester Politeknik Enstitüsü'nde biyomedikal mühendisliği profesörü Glenn Gaudette, “Hâlâ yapacak çok işimiz var ancak bugüne kadar yaptığımız çalışmalar içinde bu çok umut verici oldu. Çiftçilerin binlerce yıldır topladığı bitkiler doku mühendisliğinde kullanılmak üzere bir dizi problemi çözebilir” dedi (www.sabah.com.tr).

 

 Norveç Dünyanın İlk Gemi Tünelini İnşa Etmek İçin Kolları Sıvadı
Norveç, Kuzey Denizi ve Norveç Denizi’nin birleştiği noktanın gemiler için tehlikeli olması nedeniyle bir gemi tüneli inşa etmeye karar verdi. Çalışmalar 2018 yılında başlayacak.

Norveç, ülke sınırları içerisindeki en tehlikeli kıyı şeritlerinden biri olan Stad Peninsula’nın daha güvenli bir alternatifini oluşturmak için dünyanın ilk deniz tünelini inşa edeceğini duyurdu. 1.6 kilometre uzunluğa sahip olacak tünel, yaklaşık 45 metre yüksekliğinde ve 35 metre genişliğinde olacak. Tünelin boyutları Hurtigruten yolcu gemilerinin geçebileceği kadar büyük.

Norveç Parlamentosu tarafından onaylanan proje, 2014-2023 yıllarını kapsayan National Transport Plan’da kendine yer buldu ve 118 milyon Dolarlık bütçe aldı. İnşa çalışmalarının 2018 senesinde başlaması bekleniyor ancak 1.5 kilometreden daha uzun olan bu tüneli inşa etmek için öncelikle 7.5 milyon ton taşın aşılması gerekiyor. Bu nedenle tünel inşasının 2022 yılına kadar uzayabileceği tahmin ediliyor.

Tünelin isminin ne olacağı henüz net değil ancak daha önceki senelerde “Stad Skipstunnel” ismiyle parlamentoya sunulduğu biliniyor. Tünelin tamamlanmasının Norveç turizmine çok büyük oranda katkı sağlayacağı düşünülüyor (www.donanimhaber.com).

Trafik Kâbusu Bitecek, Uçan Taksiler Geliyor

Eğer yolda çok fazla trafik varsa ve eve hızlı dönmeniz için bir yol arıyorsanız, uçan bir taksi en iyi seçeneğiniz olabilir. En azından Singapur Ulaşım Bakanlığı'nın fikri bu yönde ve 2030 yılı için uçan drone taksileri vatandaşlarına sunmayı amaçlıyor. Business Times'ın söylediğine göre Bakanlık, yolcu taşıyabilen drone'lar için çeşitli firmalarla görüşmeye başlamış durumda.

Bakanlık Sekreteri Pang Kin Keong, 2030 yılında hava ulaşımının geçerli bir seçenek olacağını söylüyor. Singapur'un göreceli olarak küçük boyutu ve yoğun nüfusu düşünülürse, trafik sıkışıklığı her zaman bir problem oluşturuyor.

Ülke, araç sahiplerinden yüksek vergiler almakta ve trafiği daha az yoğun yollara yöneltmek için otomatik sistemler kullanmakta. Ayrıca trafik sorununa bir çözüm ararken, sürücüsüz araçlar ve sürücüsüz taksi denemelerine de izin veriliyor (www.trthaber.com.tr).

Akıllı Diz Protezinde Türk İmzası
Türk bilim insanlarınca, bacağı dizin üstünden kesik olduğu için yürüme güçlüğü çeken kişilerin yararlanacağı, kablosuz iletişim özelliği bulunan, şarj edilebilen “akıllı diz protezi” geliştirildi.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atila Yılmaz'ın başkanlığında yürütülen çalışma sonucunda prototipi hazırlanan akıllı diz protezi, kullanıcı beklentilerine uygun hale getirilebiliyor ve kendiliğinden parametre ayarı yapabiliyor. Kullanıcıya yürüyüş esnasında güven hissini artıran protez, yürüyüş hızına otomatik olarak uyum sağlıyor.

Doç. Dr. Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geliştirilen akıllı diz protezinden, doğuştan ya da sonradan gelişen bir hastalığa bağlı ya da kaza ve cephede yaralanma dolayısıyla bacağı diz üstünden kesilen kişilerin yararlanabileceğini belirterek, bu sorunu yaşayanların akıllı protezlerle çok daha güvenli yürüyebileceklerini söyledi. Bu kişiler için en önemli sorunun, günlük yaşamda kendi kendilerine hareket edebilme özgürlüklerinin kısıtlanması olduğunu ifade eden Yılmaz, bacağını kullanamayanların yürümek için çok fazla enerji sarf etmek ve birinden destek almak zorunda kaldığını belirtti.

Protez yurt dışındakilerle aynı özellikte ve daha ucuz olacak
Yılmaz, piyasada, Türk bilim insanlarınca geliştirilen yerli akıllı protezle aynı işlevi yapan ithal protezlerin bulunduğunu, ancak fiyatları 20-30 bin Dolar olduğu için erişimde sıkıntı yaşandığını söyledi. Yerli diz protezinin piyasaya çıktığında fiyatının yaklaşık 10 bin Lira olacağını ifade eden Yılmaz, “Yurt dışındaki eşdeğer ürünlerle aynı görevi yapacak olan yerli akıllı diz protezine erişim imkânı artacak” dedi.

Doç. Dr. Yılmaz, akıllı diz protezlerin, içinde kart ve mikro denetleyicisi bulunan, mekanik kısmıyla elektronik kısmı birlikte çalışan ve tamamen kullanıcının yürüyüş hızına ve güvenliğine odaklı ürünler olduğunu vurgulayarak, “Burada 'akıllı' olmasının özelliği, protezin yürüyüş şartlarını kendi kendine duyargalar vasıtasıyla aldığı verilerden kestiriyor olması. Yani, kullanıcının yürüyüş hızına yönelik isteklerini kestiriyor ve buna göre kendi denetim algoritmalarını çalıştırıyor ve kontrolü sağlıyor. Geliştirilen yerli diz protezi, kullanıcının yürüyüş hızı ayarlanmadan, yürüyüş esnasında bunu kendi kestiriyor ve uyum sağlayarak kullanıcısının istediği hızda yürümesine olanak veriyor. Ayrıca, yürüyüşün hangi aşamasında olduğunu belirleyebiliyor” diye konuştu.

Doç. Dr. Yılmaz, yerli akıllı diz protezlerinin, endüstriyel tasarım ve testlerin tamamlanmasının ardından bir sene içinde piyasa çıkabileceğini bildirdi (www.aa.com.tr).

Hurda Malzemelerle 'Örümcek Robot' Tasarladılar

Erzincan'da iki üniversite öğrencisi, 3D yazıcı yardımıyla “bubi tuzakları” ile kimyasal tehlike arz eden durumlara müdahale edebilecek "Örümcek Robot" tasarladı.

Erzincan Üniversitesi (EÜ) Robot Teknolojileri ve Kullanımı Kulübü üyesi olan EÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Mehmet Parlak ile aynı üniversitenin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği öğrencisi Sinan Karakaşoğlu, bir süre önce, internette gördükleri bir 3D yazıcıyı imal etmek amacıyla çalışma başlattı. İmkânlarının kısıtlı olması nedeniyle kentteki hurdacılardan topladıkları parçalarla söz konusu 3D yazıcıyı üretmeyi başaran Karakaşoğlu ve Parlak, ardından sarp ve engebeli arazide ilerleyebilen “Örümcek Robot” adını verdikleri robotu tasarladılar. Sarp ve engebeli arazide rahatlıkla ilerleyebilme özelliği bulunan "Örümcek Robot", şüpheli paket ya da küçük bir dokunmayla patlayan, kamufle edilmiş bomba olarak adlandırılan "bubi tuzağı" gibi bombalı olaylara müdahalede benzer robotlardan ayrılıyor (www.trthaber.com).