İçindekiler
Dergi Arşivi

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Alanında Güncel Gelişmeler

 

NASA Yeni Gezegenler Keşfedecek Uydusunu Uzaya Gönderdi

NASA’nın TESS adı verilen uydusunun 18 Nisan 2018 tarihinde yerel saatle 18:51’de Florida’daki Cape Canaveral Hava Üssünden, Elon Musk’ın sahip olduğu SpaceX şirketine ait bir Falcon 9 roketiyle gönderildiği ve fırlatıştan 49 dakika sonra dünya yörüngesine yerleştiği bildirildi. TESS’in görevinin güneşin komşusu yıldızların etrafındaki gezegenleri keşfetmek olacağı ifade edildi. TESS Ekibinden Massachusetts Instute of Technology öğretim üyesi George Ricker’in 15 Nisan Tarihinde fırlatışla ilgili verdiği brifingde, TESS’in çalışabilecek gezegen sayısını önemli oranda artıracağı, bu sayının Kepler uzay teleskobuyla keşfedilen gezegenlerin iki katından fazla miktarda olacağını vurguladı. Kepler teleskobuyla günümüze kadar 2650 gezegen keşfedildiği, bunun da bilinen tüm gezegen sayısının yaklaşık %70’ine tekabül ettiği bildirilmektedir (https://www.space.com/40320-spacex-nasa-tess-exoplanet-satellite-launch.html).

Bilim İnsanları Tesadüfen Plastik Atık Yiyen Enzim Oluşturdular

Haberde araştırmacıların, Japonya’daki bir plastik geri dönüşüm tesisinde, plastik soda şişeleri yemek üzere başkalaşan ve böylelikle yaşadığı habitata egemen olan bir mikrop ortaya çıkardığı ve bu buluşun, insanoğlunun plastiğe olan bağımlılığının kötü sonuçlarına bir çözüm olabileceği ifade edilmektedir. Bilim insanları, yaptıkları çalışmalarla buluşu daha da geliştirmişlerdir. Bir Japon böceğinin plastiği nasıl çözdüğünü incelerlerken, tesadüfen, doğal bakterinin yaptığı işin daha da fazlasını beceren mutasyona uğramış bir enzim oluşturmuşlardır. Haberde, proje sürecinde, daha sonraki ince ayarların, insanlığın devasa plastik sorunu için hayati bir çözüm ortaya çıkarabileceği ifade edilmektedir. Birleşik Krallık Portsmouth Ünivesitesinden John McGeehan, “Şans eseri değerli bir şeyler keşfetme, temel bilimsel araştırmada önemli bir rol oynamaktadır ve bizim buluşumuz da bunu göstermektedir. Bu beklenmedik buluş, bu enzimlerin daha da iyileştirilebileceği ve böylelikle bizi sürekli büyüyen plastik atık dağları karşısında geri dönüşüm çözümüne yaklaştıracağı izlenimini uyandırmaktadır” demektedir (https://www.sciencealert.com/scientists-accidentally-engineered-mutant-enzyme-eats-through-plastic-pet-petase-pollution).

İsveç’te Araçları Şarj Eden Dünyanın İlk Elektrikli Yolu Yapılıyor

İsveç’te otomobil ve ağır vasıta bataryalarını şarj edebilecek dünyanın ilk elektrikli yolunun yapımına başlandığı haber verilmektedir. İsveç’in başkenti Stockholm’un hemen yakınında yapımına başlanan bu elektrikli rayın uzunluğunun ise yaklaşık 2 km (1,2 mil) olduğu ve ilgili hükümet yetkililerinin bu uzunluğu daha da artırma planları yaptığı belirtilmektedir. 2030 yılına kadar fosil yakıtlardan kurtulmayı hedefleyen İsveç’in ulaştırma sektöründeki fosil yakıt kullanımında yüzde 70 oranında düşüş gerektirdiği ayrıca vurgulanmaktadır (https://www.theguardian.com/environment/2018/apr/12/worlds-first-electrified-road-for-charging-vehicles-opens-in-sweden).

Hava Kirliliği Alzheimer Hastalığına Yol Açıyor Olabilir

Haberde yapılan yeni bir araştırmayla, Alzheimer hastalığının çocuk yaşta başlayabileceğine dair kanıtlar bulunduğu, henüz yaşını doldurmamış bebeklerde dahi hastalık belirtilerine rastlandığı bildirilmektedir. Araştırmanın, hastalığı önlemek için erken müdahalenin elzem olduğuna vurgu yaptığı ve hava kirliliği sorununu çözmenin bu konuda anahtar rol oynayabileceği ifade edilmektedir. Araştırmacıların yaşları 11 aylıktan, 40 yaşına kadar çeşitlilik gösteren ve Mexico City’de yaşamış olan 203 kadavraya otopsi yaptıkları ve kadavralarda Alzheimer hastalığıyla ilgili olan hiperphosporylated tau ve beta amyloid adlı iki anormal proteinin ne kadar bulunduğunu ölçtükleri ifade edilmektedir. Kadavraların %99.5’inde, erken dönem Alzheimer belirtilerine rastlanmıştır. Araştırma, çok küçük yaşlarda dahi Alzheimer belirtilerinin görülmesinin sebepleri arasında, hava kirliliğine maruz kalmanın olabileceğini iddia etmektedir. Araştırmayla, incelenen kadavralardan hem hava kirliliğine maruz kalmış hem de APOE4 adı verilen geni taşıyanlarda Alzheimer etkilerinin daha güçlü olduğu, ABD nüfusunun %13 ila %20 arasında kısmının da bu geni taşıdığı düşünülürse konunun ne kadar önemli olduğunun anlaşılabileceği vurgulanmaktadır (http://www.newsweek.com/air-pollution-alzheimers-disease-children-891868).

Evsiz Hizmetleri İçin Blok Zincir Projesi

Haberde, blok zincirinin gerçek potansiyelinin, insanlığın karşılaştığı sorunları özel ve güvenli bir şekilde çözebilme ihtimalinde saklı olduğu belirtilmekte ve şu anda dünyada pek çok yetkilinin blok zincirini kullanarak önemli sorunların nasıl üstesinden gelinebileceğini araştırmakta olduğuna, buna yönelik ABD’nin Teksas eyaletindeki Austin şehrinin yakın zamanda gerçek bir uygulama yapmak için harekete geçtiğine yönelik bilgi verilmektedir. Şehirdeki evsizler için kimlik hizmetlerini iyileştirmek amacıyla yeni bir blok zinciri platformu denenmekte olduğu, özellikle evsizler ve mülteciler söz konusu olduğunda kimliğin, hükümetlerin çözmesi gereken en önemli konulardan biri olduğu belirtilerek, programın amacının, her bir evsiz bireyin kimliğini ve önemli bilgilerini güvenli ve gizli şekilde toplamak ve aynı zamanda hizmet sağlayıcılarının bu bilgilere gizli şekilde ulaşmasını sağlamak olduğunun altı çizilmektedir. Blok zincir sayesinde, şehrin kâğıt üzerinde tutulan kayıtları, daha güvenilir ve güvenli bir yöntem olan elektronik şifreli kayıtlar halinde saklanabilecektir (https://techcrunch.com/2018/04/14/austin-is-piloting-blockchain-to-improve-homeless-services/).

AB Tarafından Finanse Edilen Kanser Araştırmasında Çığır Açan Buluş

Avrupa Komisyonu’nun sitesinde yayınlanan haberde, Avrupa Araştırma Konseyi tarafından finanse edilen Université Libre de Bruxellesdeki araştırmacılar tarafından kanser araştırmasında büyük bir sıçrama gerçekleştirildiği aktarılmaktadır. Haberde, Université Libre de Bruxelles araştırma ekibinin lideri Profesör Cédric Blanpain’in tümörün gelişme evrelerini ve deride ve göğüste metastaza sebep olan tümör hücrelerini ilk kez tanımladığının altı çizilmektedir. Dünyada en yaygın olarak görülen kanser türünün deri kanseri ve kadınlarda en yaygın görülen kanser türünün ise göğüs kanseri olduğunu vurgulayan Profesör Blanpain’in Avrupa Araştırma Konseyinden son on yılda doğrudan bu kanser çalışması ve çığır açan sonuçları elde etmek için 4 milyon Avro destek aldığı aktarılmaktadır. Nature dergisinde yayınlandığı belirtilen araştırma bulgularının araştırmacılar tarafından en az yedi tip tümör hücresinin tanımlanabildiğini ve tümünün işlevsel olarak denk olmadığını ve eşit şekilde metastaza yol açmadığını gösterdiği bildirilmektedir. Bu buluşun kanser hastalığının tanılanması, hastalığın seyri ve hastaya uygulanacak terapi açısından önemli çıkarsamalar yapma imkânı doğuracağı belirtilmektedir (https://ec.europa.eu/commission/news/breakthrough-discovery-cancer-research-funded-eu-2018-apr-19_en).

Yapay Zekâya Yeni Kullanım Alanı

Haberde yapay zekâ kitinin çok aşamalı kimyasal tepkimelerde bilim adamlarına yardım edebileceği, araştırmacıların kimyacıların laboratuvardaki yeni asistanı olarak tanımlanan öğrenme derinliğine sahip bilgisayar programı geliştirdiği ifade edilmektedir. Bu program sayesinde ilaç bileşenleri gibi küçük organik moleküllerin oluşturulmasında tepkime sıralamasına ihtiyaç duyulan planlama oluşturulabilmektedir. Kit tarafından önerilen planın, gerçek kişi kimyacılar tarafından önerilen modele eşdeğer bir yol haritası sunduğu belirtilmektedir. Bu kit, insan becerileri ve sezgileri yerine kullanılan ilk yazılım olmamakla beraber ilaç geliştirilmesini hızlandırması ve daha etkili organik kimya oluşturulması gibi hizmetleri sebebiyle bir kilometre taşı olarak görülmektedir. Almanya’da Münster Üniversitesi organik kimya ve yapay zekâ araştırmacısı Marwin Segler ve ekip arkadaşları tarafından geliştirilen yeni kitin, 12,4 milyon civarında bulunan tek aşamalı organik kimya tepkimesini soğurmak için derinlikli öğrenme sinirsel ağları kullandığı ifade edilmektedir. Kit, bu sinir ağlarını çok aşamalı sentez planında elde edilebilir başlangıç ölçüsüne ulaşıncaya kadar tekrar tekrar kullanabilmektedir. Segler ve ekibinin çifte körlük yöntemiyle sistemi test etmek için Almanya ve Çin’de faaliyet gösteren 45 organik kimyacıya biri yapay zekâ kiti tarafından diğeri insan tarafından önerilmiş 9 molekül için potansiyel sentez rotası gösterdiği, kimyacıların hangi rotanın daha iyi olduğuna ilişkin herhangi bir tercihte bulunamadığı vurgulanmaktadır (https://www.nature.com/articles/d41586-018-03977-w).