İçindekiler
Dergi Arşivi

Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut KAVRANOĞLU

Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı kapsamında her yıl 500 gencimize 100’er bin TL hibe desteği vereceğiz

 

• Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı kapsamında her yıl 500 gencimize 100’er bin TL hibe desteği vereceğiz

• Gelişmiş ülkelerde bilim-teknoloji elçilerimiz olacak

Geçtiğimiz Ağustos ayında ülkemizde ilk Bakan Yardımcısı olarak göreve başladınız. Yeni görevinizin hayırlı olmasını diliyoruz. Yeni oluşturulan yapısı ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın çalışmaları hakkında neler söylemek istersiniz?

Kutlamanız ve iyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye’nin en köklü Bakanlıklarından biri olan ve bugüne kadar önemli hizmetlerde bulunan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın altyapısı üzerine kuruldu. Bakanlığımızın yeni isim ve yapılanması, aslında çağımızın ortaya çıkarttığı ihtiyaçların bir sonucudur.

Eski teknolojilerle, emek yoğun ve katma değere fazla bakılmadan sürdürülen sanayinin yerine, günümüzde artık yüksek katma değerli sanayi tesislerinin, şirketlerin kurulması ve bunların başarılı olması büyük önem taşımaktadır. Bu da bilim ve teknolojinin esas bir bileşen olarak ele alınması ve sanayinin hizmetine sunulacak uygun mekanizmaların oluşturulmasıyla mümkündür. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2023 Türkiye Vizyonu’nun ilk merhalesi olduğunu söyleyebiliriz. Sayın Başbakanımızın da açıkladığı gibi hedefimiz, Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın ilk 10 ülkesinden biri olmasıdır.

Dünyada bilimle teknolojiyle, iyi ilişkilerle, ticaretle, daha adil bir dünya sisteminin oluşması için her planda çalı- şan bir ülke vizyonumuz var. Sayın Başbakanımız bize bu vizyonu çizdi. Biz de Bakanlık olarak Türkiye’nin bilim ve teknolojide layık olduğu seviyeye gelmesi ve bu seviyenin iş dünyamızla da uygun bir şekilde olması için çabalayacağız. İhracatımızı 500 milyar Dolar’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedefe sadece mevcut ürünleri daha fazla ihraç ederek ulaşamayız.

Tüm dünyaya daha yeni, nitelikli, ileri teknolojili ve yüksek katma değerli ürünler ihraç etmeliyiz. Ancak şuna da dikkat etmemiz gerekiyor; 500 milyar Dolar ihracat yapmak için 1,5 trilyon Dolar ithalat yaparsak bunun bir manası olmaz. Burada katma değerin gerçekten bizden olması son derece önemlidir. Bir taraftan bir şeyi ithal edip diğer taraftan ihraç etmemiz ekonomimize bir fayda sağlamaz. Bu 500 milyar Dolar’lık ihracattan kastettiğimiz, yüksek katma değerli ürünlerin üretilmesi ve ihraç edilmesidir.

Üretimin esasını oluşturan teknoloji geliştirme ve tasarım gibi kısımların ülkemizde yapılmasıdır. Ülkemiz adına son derece önemli hedeflerin belirlendiği “Türkiye 2023 Vizyonu”nun gerçekleştirilmesi yolunda bilim, sanayi ve teknoloji alanlarında önümüzdeki dönemde Bakanlığın temel yaklaşımı ne olacaktır?

Bilim ve teknolojinin sanayiyle daha iç içe geçmesini, üniversite-sanayi işbirliğinin tesis edilmesini ve böylece sanayinin daha yüksek katma değerli ürünler üretmesini istiyoruz. 160’tan fazla üniversitemiz var. Öyle mekanizmalar kuracağız ki bu üniversitelerimiz artık asli vazifeleri olarak, reel sektöre, KOBİ’lere yardım ederek, teorik bilgi ve birikimi pratiğe dönüştürecekler.

Reel sektörün problemlerinin ne olduğunu gözlemleyip bunlara uygun çözümler geliştirecekler. Bilim ve teknoloji altyapısı olan farklı kurumların birbirine uyumlu bir şekilde, işbirliği halinde ortak bir vizyona, 2023 Vizyonu’na, yürüdüğü bir Türkiye arzuluyoruz. Bunun koordinasyonunu da Bakanlığımız sağlayacak. 2023 Vizyonu’nu gerçekleştirecek.Türkiye’nin sanayicisini, ihracatçısını, üniversitesini oluşturmada bizlere çok önemli bir rol düşüyor.

Ülkemiz sanayisinin ileri teknolojili ve yüksek katma değerli ürünlerin üretilmesi ve bu anlamda rekabet üstünlüğü olan bir yapıya dönüştürülmesi için öngördüğünüz yeni bir model var mı? Bu çerçevede öncelikle neler hedefleniyor? Bu konulardaki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?

Üniversitelerimizi, TÜBİTAK’ı, araştırma geliştirme yapan kamu veya özel sektör kurumlarını, reel sektö- rümüzün, sanayimizin destekçisi ve can dostu olarak düşünmelerini arzu ediyoruz. Üniversite hocalarımızın şirketlerin kalkınmasına, daha iyi ihracat yapmasına yardımcı olacak bir mekanizma oluşturmak için proaktif bir şekilde yaklaşmalarını, sanayicilerimizin de üniversitehocalarımıza danışmalarını istiyoruz. Sanayicimizin artık “alalım, satalım, bugünü kurtaralım” anlayışı yerine, orta ve uzun vadeli stratejilere sahip olmalarını istiyoruz. Şu anda var olan altyapımızla, üniversitemizi ve sanayimizi dönüştürüp 2023 hedeflerimize öyle varacağız.

Ülkemizin orta ve ileri teknolojili ürünlerde ve yüksek katma değerli ürünlerde bölgesinde Ar-Ge ve yenilik merkezi olması için Bakanlığın temel stratejileri neler olacaktır?

Teknoparklar ile Ar-Ge merkezlerinin geliştirilmesi, Ar-Ge teşviklerinin yaygınlaştırılması ve Ar-Ge harcamalarının daha verimli hale getirilmesi konularındaki yol haritası hakkında bilgi verebilir misiniz?

Teknoparkların kurulma amacı Ar-Ge yapacak olan küçüklü büyüklü şirketlerin uygun şartlarla kendilerini huzur içinde hissedebilecekleri, bazı vergi kolaylıklarının olduğu bir ortamda çalışmasını temin etmektir. Teknoparkları öyle yerler haline getirmek istiyoruz ki Ar-Ge yapan, teknolojiyle uğraşan şirketlerimiz hiç düşünmeden huzur içinde oralara gitsinler, işlerini orada yapabilsinler, orada teknoloji geliştirebilsinler. Buna mani olan her ne varsa, bunları ortadan kaldırmayı düşünüyoruz. Sayın Bakanımızın açıkladığı gibi Gebze Muallimköy’de Bilişim Vadisi Projemizi hayata geçireceğiz.

Ünlü Silikon Vadisi’ne benzeyecek olan bu bölgenin, Türkiye’nin bilişim teknolojileri konusunda hamle yapmasını sağlayacak bir merkez olmasını planlıyoruz. Sayın Bakanımız bu konuya çok önem veriyor. Bilişim Vadisi’nin, Türkiye’de teknoloji konusunda katma de- ğerli ürünler üretilmesine katkı sağlayacak tüm şirketleri çekmesi için gerekli şartları sağlayacağız.

Reel olarak Türkiye’de yüksek katma değerli ürünler üretilmesini sağlayacak, “know-how” getirecek olan herkese destek veriyoruz. Bakanlığımız çatısı altında bir araya gelen TÜBİTAK ve KOSGEB gibi kurumlarımızı bu konularda daha koordineli hale getireceğiz. Gerek Bakanlığımızın gerek bu kurumların yenilikçilik ve ar-ge çalışmaları için önemli destek mekanizmaları var. Yeni dönemde hem bu mevcut destek modellerini nicelik ve nitelik olarak daha ileriye taşıyacağız hem de ihtiyaçlara göre yeni destek modelleri oluşturacağız.

Gelişmiş ülkelerin mevcut konumlarına ulaşmalarının itici gücü olarak kabul edilen girişimciliğin ülkemizde daha da geliştirilmesi için Bakanlığın program ve projeleri neler olacaktır?

Sayın Bakanımızın çok değer verdiği konulardan biri olan girişimcilik, ülkemiz için hakikaten son derece önem taşımaktadır. Sizin de belirttiğiniz gibi ilerlemiş ülkelerin kalkınmasını sağlayan şey, büyük şirketlerin yaptığı şeyler değil, küçük ama çok sayıda şirketin yaptığı büyük işlerdir. Bakanlığımızın girişimcilere destekleri tüm hızıyla devam etmektedir. Bu yıldan itibaren Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı’nda yıllık verilecek burs adedini 500’e çıkardık. Yani her yıl üniversiteden mezun olmuş 500 gencimize 100’er bin TL destek vereceğiz.

Daha önce bu rakam yılda 100 kişi idi ama bu yıl Hükümetimiz gençlerimize, girişimcilerimize verdiği önemi göstermek için artık yılda 50 milyon TL’lik bir bütçe ayırdı. Bu destekler, karşılıksız olarak yani hibe şeklinde verilecek. Biz bu hibeleri şirket kurup, plan-projesini hazırlayan kişilere vereceğiz. Eğer girişimciler, bu 100 bin TL ile planladığı noktaya varır ve tekrar kaynak ihtiyacı duyarlarsa KOSGEB ya da Bakanlığımızın diğer programları üzerinden yine onları desteklemeye devam edeceğiz.

Bakanlık olarak girişimcilerin arkasındayız. Yüksek katma değerli ürün ve teknolojileri geliştirecek herkese destek oluyoruz, olmaya da devam edeceğiz. Ayrıca, KOSGEB önemli girişimcilik eğitim programları düzenliyor. Bu eğitimlerden yararlanan ve sertifika alanlar, yine KOSGEB’in girişimcilik desteğinden yararlanabiliyorlar.

Bu kapsamda, girişimci adaylarına 27 bin liraya kadar hibe, 70 bin liraya kadar da geri ödemeli destek sağlıyoruz. Önem verdiğimiz bir husus da giri- şimcilikle yenilikçilik kavramlarını buluşturmaktır. Yani bir kırtasiye dükkanı açmak da elbette girişimciliktir ve değerlidir. Ancak esas önemli olan yeni projelerle ortaya çıkmaktır. Bu açıdan Teknogirişim sermayesi programını çok önemsiyoruz.

Ülkemizde son dönemde gelişimi hızlanan üniversite–sanayi işbirliğinin sonuç odaklı bir şekilde daha da ileriye götürülmesi için sizce hangi stratejiler hayata geçirilmelidir? Üniversitedeki hocanın sanayiciye, sanayicinin de üniversitedeki hocaya gitmesi için uygun şartları belirlemek gerekiyor. Bunu gerçekleştirecek mekanizmaları oluşturacak çalışmalarımız devam ediyor, önümüzdeki aylarda bunları kamuoyuna duyuracağız.

Hocalarımız, sanayiciye bilgi ve birikimlerini aktararak, sanayinin bundan faydalanmasını sağlayarak kendilerine de bir fayda sağlayacaklar.

Bunu gerçekleştirecek mekanizmaları oluşturunca üniversitedeki hocalarımızın, gelirlerinin artması karşılığında böyle bir desteği vereceklerine inanıyoruz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bir diğer önemli projemiz ise “Bilim-Teknoloji Elçileri” Projesi’dir. Gelişmiş ülkelere bilim-teknoloji elçileri atayacağız, Sayın Bakanımız bu projeyi koordine etme vazifesini şahsıma tevdi ettiler. Projeyle, gelişmiş ülkelerdeki Türk kökenli bilim adamlarımızı diplomatik bir statüye kavuşturacağız. Bilim adamlarımız oralarda Bakanlığımızla daima bağlantı halinde olup o ülkeyle yü- rüteceğimiz bilimsel ve teknoloji konularında işbirliğini sağlayacaklar.

Dünya artık küçük bir kasaba gibi, bizim de bu kasabanın her yerinde bir varlığımız olacak. Bilimteknoloji elçilerimiz, o ülkelerdeki gözümüz kulağımız olacaklar. Son olarak şunu ifade etmek istiyorum; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak isteğimiz ülkemizde bilim ve teknolojiyi bir numaralı gündem maddesi yapmaktır. Sanayicilerimizin, girişimcilerimizin, üniversitedeki gençlerimizin, kısaca herkesin “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan müthiş bir ışık yayılıyor, bu ışığa gidelim” demesini sağlayabilirsek, 2023 hedeflerimizi gerçekleştirebiliriz. Buna samimiyetle inanıyoruz. Sayın Bakanımız da bu konuda kararlı, bizler de onun liderliğinde bu yolda ilerleyeceğiz.