İçindekiler
Dergi Arşivi

Buluşlar ve Buluşçular-2

Tolga ERDEN

 

Şekilli Patlayan BONBON

Global pazar büyüklüğü yıllık ortalama 46.8 milyar dolar olan şeker endüstrisi, inovasyonun, şekil, aroma ve paket varyasyonlarına şıkıştığı, rekabetin ancak marka ve fiyat aralığında, kar marjlarının ise ortalama olarak %3-8 aralığında gerçekleştiği, yeni buluşların, çoğunlukla endüstriye uyarlanamadığı bir alandır. Sektör inovasyona en çok ihtiyaç duyan sektörlerden biri olmasına rağmen yenilikler çoğunlukla kendini tekrarlamakta ve yetersiz kalmaktadır.

Günümüzde şirketler ürünlerine yenilik katabilmek, tüketicilerin ilgisini aktif tutabilmek, satışlarını canlandırmak, korumak ya da arttırmak için, mevcut standart ürünlerini bir çok farklı malzemeyle çeşitlendirmekte ve bir çok farklı kombinasyonla pazara sunmaktadır. Özellikle rekabetin çok sert yaşandığı çikolata sektöründen örnek vermek gerekirse; ağızda yumuşacık eriyen bir çikolata, tüketicileri tatmin etmekte artık yetersiz kalmakta, bu yüzden de üreticiler karşımıza deniz tuzlu, lavantalı hatta çili biberli çikolata kombinasyonlarıyla çıkmaktadır. Sert akide ve lolipop sektörü bundan farksız değildir. Girdiğimiz marketlerde 30-60 gramlık ağıza bile sığmayan lolipoplar, elmalı turta, mojito ya da pina colada aromalı şekerler satılmaktadır.

Tüketicilerin ilgisini sürekli olarak canlı tutmak isteyen firmalarınsa, ürün inovasyonu adına yapabileceği sadece, daha farklı aroma, daha çok renk, daha değişik şekil ve lezzet kombinasyonları ile yeni satış maceralarına yelken açmaktır. Dolayısıyla bu şekilde pazara sunulmuş yeni gibi görünen bu ürünler uzun süre piyasada şansını sürdürememektedir. İnovasyon elbise dolabından her gün farklı bir kıyafet seçmek ve onu giymek değildir çünkü bunun adı değişikliktir. Asıl inovasyon, tek bir kıyafeti bir çok farklı kıyafet gibi gösterebilen teknolojidir. Bu bir inovasyon ve buluştur çünkü yoktur..

'' Peki başarı garantisi ve sürdürülebilirliği kanıtlanmış bir inovasyon var mıdır? ''

Şekerleme sektörünün büyük oyuncuları, geçtiğimiz son 10-15 sene içerisinde, ''çılgın'' lezzet kombinasyonlarında boğulmak, ürünlerin farklı renk, şekil ve ambalajlarıyla uğraşmak yerine, müşterilerine başka bir yönden yaklaşma kararı almış ve onlara güzel bir lezzet sunmaktan daha ziyade, gerçek bir deneyim yaşatmak için arayışa girmiştir. Bu arayış sonunda, zaten ulaşılmakta olan üç duyu (görme, koklama ve tat alma ) haricinde, eksik kalan iki duyuya (hissetme ve duyma) ulaşabilmek için, granül patlayan şeker tekrar keşfedilmiş, ürünlerde ek malzeme olarak kullanılmaya başlanmış ve sayısız üründe de çok başarılı olmuştur. Öyle ki hangi ürün içerisine girerse girsin, ürüne fiziksel bir fonksiyon katmakla kalmayıp, ürünü benzer ürünlerden farklılaştırmıştır. Bu sayede her yaş grubundan tüketicinin beğenisini kazanmıştır.

Kullanım alanları sayısızdır: Çikolata, dondurma, bisküvi, gofret, pasta-kek, mısır gevreği, çips ve atıştırmalıklar, ilaç, vitamin ve kozmetik vb. .

Dünya'da bu alanda dört adet mevcut patent olduğunu, günümüzde bunlardan sadece iki patentin üretim için kullanıldığını, bu üreticilerden birinin Türk firması olduğunu ve üretimlerinin %95'ini ihraç ettiklerini belirtmekte de fayda var.

Bu kadar başarılı bir ürün, ana ürün olarak paketlendiğindeyse resim tam anlamıyla tersine dönmektedir. Granül yapısı itibariyle yeme konforu düşük aynı zamanda dökülüp saçılmaya çok elverişlidir. Yenilirken mutlaka iki el kullanılmaktadır ve bu esnada başka bir iş yapma imkanı yoktur. Yine granül yapısından dolayı yüzey alanı çok büyüktür. Bu da ağızda kalış süresini kısaltmaktadır. Eğlence çoğunlukla çiğnenerek hızlı bir şekilde sonlandırılmaktadır. Ek malzeme olarak kullanıldığında daha başarılı sonuçlar versede, ana ürün olarak ağızda kaldığı süre içerisinde duyuların uyarılmasını yeterince başlatamamakta ya da başlatmak için ağızda yeterince uzun “kalamamaktadır’’ (20-25 saniye). Bu özelliklerinden dolayı paketli mal olarak piyasada yeterince yer bulamamış, yanlızca çocuklara yönelik bir ürün olarak kategorize edilmiştir.

Tüketicilerin istekleri doğrultusunda, sektördeki büyük oyuncular, yüksek bütçeli Ar-Ge çalışmalarıyla, paketlenmiş olarak başarısız, ancak belirtilen özellikleriyle büyük potansiyele sahip granül patlayan şekere, bir şekil verip yeme konforunu arttırarak, tüketici segmentini geliştirmeyi ve rekabette güçlü konuma geçmeyi amaçlamıştır. Araştırmalar sonucunda yaratılmış bir çok sistem başarısız olmuş ve bu nedenle şekilli patlayan bonbon teknikte üretilmesi imkansız olarak kabul edilmiştir.

Buluş bu alandaki sektörel ihtiyaç ve mevcut talepler gözetilerek yapılmıştır. Ulusal ve uluslararası patenti alınmış olan makine ve yöntem sayesinde, sektör için önemli ürünlerden biri olan granül patlayan şeker ve asıl inovasyon olan şekilli patlayan bonbon üretilebilmektedir.

Dünyada bir başka bir benzeri olmayan şekilli patlayan bonbon, konvansiyonel bir bonbonun şekline ve patlayan şekerin efektine sahip bir füzyondur.

Şeker ağza tek parça olarak konulmaktadır. Şekilli patlayan bonbon, kişisel yeme hızına bağlı olarak 6-9 dk boyunca ağızda aktif bir şekilde kalmaktadır. Ağza konulduğu andan itibaren meydana gelen ufak patlamalar sayesinde ses çıkartmaya ve size dokunmaya başlarken aynı zamanda bitene kadar çoğunlukla şeklini muhafaza etmektedir.

Gıda sektöründe, firmalar ürünlerini, (örn. dondurma, gofret, cola vb.) tüketicilere reklam yoluyla tanıtırken, bazı ses sembolleri kullanmaktadır. Bu yöntemle beşinci duyuya ulaşılmaya ve akıllarda kalıcı olmaya çalışılmaktadır. Bu şeker eğlence faktörü meditatif, dinlendirici ve rahatlatıcı etkilerinin yanı sıra, beş duyuya hitap eden ve her yaş grubundan insanı yepyeni bir deneyimle buluşturan, patentiyle üretici firmayı dünya üzerinde tekel kılan ve piyasada rakipsiz olan, dünya pazarı için stratejik bir üründür.

Yüzde yüz Türk sermayesiyle yaratılmış olan üretim sistemi ve teknolojisi sayesinde yüksek katma değere ve aynı zamanda yüksek ihraç potansiyeline sahip bir ürün meydana gelmektedir. Tesis ilk yatırım ve altyapı finansmanı mevcut diğer mevcut tesislerle karşılaştırıldığında (Sert akide tesisi, Çikolata tesisi) benzer özellikler taşımakla birlikte kapasite arttırımı çok daha hızlı, kolay ve ekonomiktir. Bu üretim sistemi ve makine tasarımı, her türlü üretim kapasitesi karşılayacak şekilde tasarlanmış olup, endüstriye kolaylıkla uygulanabilir bir buluştur. Sistem hem nöbet hem seri üretim olarak gerçekleştirilebilmektedir. Aynı zamanda rakipsiz ve aşırı talep gören bir ürünün satış ve pazarlanması, mevcut ürünlere kıyasla da çok daha kolaydır.