İçindekiler
Dergi Arşivi

Çevreci Anlayışla Örnek Bir Döngüsel Ekonomi Modeli: Uşak Tekstil Geri Dönüşüm Sektörü

Osman KÖPRÜCÜOĞLU / Uzman (Zafer Kalkınma Ajansı)

 

Giriş

Bu çalışmada amaç, tekstil sektöründe döngüsel ekonomi modelini uygulayan Uşak’ta tekstil geri dönüşüm sektörünü incelemek ve 2019 yılı başında hazırlanan sektör raporundan ortaya çıkan sonuçlar üzerine bazı değerlendirmelerde bulunmaktır.

Döngüsel ekonomi yaklaşımı, üreten ve türeten bir bakış açısının üretim süreçlerinin baştan sona tüm aşamalarında uygulanmasını savunmaktadır. Bir başka deyişle döngüsel ekonomi yaklaşımı, mevcut üretim süreçlerinde tüketim sonrası oluşan atıkların, başka bir üretim sürecinin girdisi olacak şekilde türetilmesi ve yeniden dönüştürülerek ekonomiye kazandırılması sayesinde tüm sistemin birbirini besleyen ve atık çıkarmayacak şekilde planlanmasını öngörmektedir.

Tekstil Sektörü, Sürdürülebilirlik ve Geri Dönüşüm

Tekstil Sektörü

Tekstil sektörü hayatın her alanına işleyen hazır giyim sektörünün bir parçası olması bakımından hem temel ihtiyaca hem de lüks tüketime karşılık veren ürün yelpazesi oldukça geniş bir sektördür. Tekstil sektörünün başlıca ürünleri arasında elyaf, iplik, örme, dokuma kumaş, keçe ve tufting yüzeylerin dâhil olduğu dokusuz yüzeyler, ev tekstili ürünleri, halılar, bunların yanında branda, koruyucu bez, filtre, paraşüt gibi teknik kullanıma yönelik ürünler sayılabilir.

 Sürdürülebilirlik

Tekstil sektörü geniş kullanım alanının yanı sıra çevresel zararlarının yüksekliği ve sürdürülebilirlik adına yarattığı kaygılarla da imalat sanayinde ön plana çıkmaktadır. Zira tekstil sanayi, petrol sanayinin ardından dünyada en çok çevresel kirliliğe yol açan sektördür (Batelier, 2018). Tekstilin ham maddesi olan pamuğun üretim ve işleme süreçlerinde yüksek enerji ve su kullanımı gerektirmesi, üretimde kullanılan ham madde ve yan ürünlerin geri dönüştürülmemesi ve üretim süreçlerinin sebep olduğu çevre kirliliği, günümüzde tekstil sektörünün sürdürülebilirlik açısından karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardandır. Ellen MacArthur Foundation tarafından hazırlanan Şekil 1, tekstil sektöründeki üretim ve tüketim aşamalarının çevresel zararlarını en basit şekliyle aktarmaktadır (Ellen MacArthur Foundation, 2017).

Şekil 1. Çevresel Etkileri Bakımından Tekstil Sektöründe Üretim ve Tüketim Aşamaları

Tekstil sektörünün çevresel zararlarını kabaca iki başlık altında incelemek mümkündür. Bu başlıklardan ilki olan çevre kirliliği konusunda dünya tekstil sektörünün karnesi ciddi kaygı uyandırmaya yeterlidir. London Sustainability Exchange (Londra Sürdürülebilirlik Borsası), tekstil sektörünün temel ham maddesi olan pamuğun dünya tarım ürünleri içindeki payının %2,5 olduğunu, tüm dünyada tarımda kullanılan kimyasalların %16’sının pamuk üretimi için kullanıldığını ve pamuğun en çok kullanılan genetiği değiştirilmiş (GDO) tarımsal ürün sıralamasında dördüncü olduğunu belirtmektedir. Pamuk tarımı aynı zamanda aşırı su tüketimi bakımından da dikkat çekmektedir. Buna göre 1 kilogram pamuk için 10 ile 20 bin litre arasında değişen miktarda su gerekmektedir. Buna rağmen elde edilen bir kilogram pamuk yaklaşık iki adet kot pantolona karşılık gelmektedir. Pamuk kullanımının beraberinde getirdiği bu zorlukları aşmak amacıyla sentetik malzeme ile üretim yaygınlaşmıştır. Ancak bir petrokimya ürünü olması bakımından sentetik malzemelerin üretimi de çevresel kirliliğe yol açmaktadır. Bu kirliliğe ek olarak, kullanımı yaygınlaşan sentetik malzemelerden yapılmış kıyafet, mobilya, yatak vb. nihai ürünler, her yıkamada okyanusa salınan mikro-plastik miktarını artırmaktadır (Batelier, 2018).

Tekstil sektörünün çevresel zararları konusunda incelenmesi gereken diğer başlık ise atıklardır. Üretim, kullanım ve kullanım sonrası aşamalarında tekstil sektörü ürünleri çevre kirliliği başlığı altında kısaca açıklanan olumsuz durumlara yol açmaktadır.

IPCC (Intergovernmental Panel on Climate Change-Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) hesaplarına göre küresel ısınmanın 2 derece ile sınırlandırılabilmesi için 2100 yılına kadar dünyada karbon salınımının 1.000 milyar tonu aşmaması gerekmektedir. Dünya çapında karbon salınımının sınırını ifade eden bu miktar, dünyanın karbon bütçesi olarak tanımlanmaktadır (TSKB, 2016, s. 6). Tekstil ve hazır giyim sektörünün ham madde üretimi, ürün üretimi, kullanım ve kullanım sonrası aşamalarda meydana gelen çevresel zararlara karşı önlem almaması halinde ortaya çıkması beklenen etki oldukça büyüktür. Mevcut şartlarla devam edilmesi halinde tekstil sektörünün 2050’ye kadar dünya karbon bütçesinin %26’sını tek başına tüketeceği öngörülmektedir. Ayrıca mevcut şartların devam edeceği varsayılarak hazırlanan senaryolar 2050 yılında tekstil ve hazır giyim sektörünün yenilenemeyen ham madde kullanımının 300 milyon tona, okyanuslara bırakılan mikroplastik miktarının da 22 milyona varacağını öngörmektedir (Ellen MacArthur Foundation, 2017, s. 20).

Şekil 2. Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Çevresel Zarar Öngörüsü

Tekstil Sektöründe Döngüsel Ekonomi

Tekstil sektörünün yukarıda açıklanan olumsuz çevresel etkilerini önlemek ve ham madde kısıtları ile çevresel faktörlerin sektörün geleceğini riske atmasını engellemek için geleneksel üretim yöntemlerinden vazgeçmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Giderek artan bu riski bertaraf etmenin çözümü ise doğrusal malzeme akışı yerine döngüsel malzeme akışının benimsenmesi ve geri dönüştürülmüş liflerin kullanımının yaygınlaştırılmasından geçmektedir (Eser, Çelik, Çay, & Akgümüş, 2016, s. 47). Bu amaçla Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası aktörler ile Global Fashion Agenda (Küresel Moda Gündemi), Circular Fibres Initiative (Döngüsel Elyaf Girişimi), Mistra Future Fashion gibi sektörel girişimler ile düşünce kuruluşları Ellen MacArthur Foundation tarafından tüm dünyada savunuculuğu gerçekleştirilen döngüsel ekonomi modelinin tekstil ve hazır giyim sektöründe uygulanmasını tavsiye etmektedir.

Bu kapsamda çevreye zarar veren ve okyanuslarda mikroplastik salınımına sebep olan malzemelerin kullanımından uzak durulması, kıyafetlerin kullanım ömürlerinin uzatılması, yenilikçi uygulamalar, geri dönüşüm ürünü malzeme kullanımının özendirilmesi ve tekstil ürünlerinin tasarım aşamasından itibaren geri dönüşümü planlanarak üretilmesi tekstil sektöründe döngüsel ekonomiye çok ciddi katkı sağlayacak adımlar olarak düşünülmektedir.

Tekstil Sektöründe Geri Dönüşüm

Tekstil sektöründe sürdürülebilir üretim için öne çıkan iki yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerden biri geri dönüşüm diğeri de yeniden kullanım olarak adlandırılmaktadır. Yeniden kullanım, tekstil ürünlerinin (nihai ürün) kullanım ömrünün, ürünün yeni kullanıcılara transfer edilmesi yöntemiyle uzatılması anlamına gelmektedir (Fortuna & Diyamandoğlu, 2017). Yeniden kullanım, bireylerin gündelik hayatlarında uygulayabilecekleri bir yöntem olması ve günümüzde önemi gittikçe artan paylaşım ekonomisinin de etkisiyle farkındalık sonucu yaygınlaşma potansiyeli açısından daha öndedir. Zira nihai ürün olan giysiler çeşitli değişiklikler sonucu ya da hiç değiştirilmeden yeniden kullanılabilir.

Öte yandan geri dönüşüm, kullanıcı öncesi ya da sonrası süreçlerde tekstil atıklarının yeniden değerlendirilmesi sonucu tekrar tekstil ya da tekstil dışı ürünler elde edilmesini ifade etmektedir (Sandin & Peters, 2018). Geri dönüşüm yöntemiyle tekstil atıkları başka üretim süreçlerine girdi sağlayabileceği gibi tekstil dışı üretim süreçlerinin atıkları da tekstil üretimine katkı sağlayabilir. Tekstilde geri dönüşüm, literatürde çeşitli sınıflandırmalarla açıklanmaktadır. Bu sınıflandırma yöntemlerinin başlıcaları Tablo 1’de sıralanmaktadır.

Tablo 1. Tekstilde Geri Dönüşüm Sınıflandırması 1

Geri Dönüşüm Sınıflandırması

Uygulamalar

Geri dönüşümde uygulanan teknolojiye (yönteme) göre sınıflandırma

Mekanik geri dönüşüm, kimyasal geri dönüşüm ve termal geri dönüşüm

Elde edilen malzemenin ayrıştırılma derecesine göre sınıflandırma

Elyaf geri dönüşümü, polimer/oligomer geri dönüşümü, monomer geri dönüşümü

Elde edilen malzemenin değerine göre sınıflandırma

Downcycling, upcycling

Elde edilen malzemenin kullanım alanına göre sınıflandırma

Açık döngü geri dönüşüm, kapalı döngü geri dönüşüm

(Sandin & Peters, 2018)

Tekstilde geri dönüşüm çeşitlerinin en bilinen sınıflandırması, kullanılan teknolojiye göre kategorileri belirlenen mekanik, kimyasal ve termal geri dönüşümdür. Termal geri dönüşüm bazı kaynaklarda yakma yöntemi olarak kabul edilmekte ve yakma sonucu ortaya çıkan enerji, etanol ve biyogaz geri dönüşüm çıktıları olarak sayılmaktadır (Schmidt, Watson, Roos, Askham, & Poulsen, 2016) (Palm, ve diğerleri, 2014). Öte yandan bazı kaynaklar, geri dönüşümü malzeme geri dönüşümü olarak ele almakta ve yakma işlemi sonucu elde edilen çıktıların özellikle döngüsel ekonomi mantığı çerçevesinde geri dönüşüm çıktısı sayılamayacağını savunmaktadır (Sandin & Peters, 2018, s. 354).

Sandin ve Peters’e göre geri dönüşüm işlemleri çoğunlukla mekanik, kimyasal ve termal olarak tanımlanan yöntemlerin kombinasyonundan oluşur, bu nedenle geri dönüşümü bu şekilde sınıflandırmak geri dönüşüm sürecini fazla basite indirgemektir. Geri dönüşüm sürecinde uygulanan yöntemler olarak düşünüldüğünde, mekanik geri dönüşüm atıkların kesme & biçme, parçalama ve tarama aşamalarını ifade etmektedir. Bu doğrultuda kimyasal geri dönüşüm, atıkların kimyasal işleme tabi tutulması sonucu polimerlerin depolimerleşmesi ya da çözülmesi sürecine karşılık gelmektedir. Kimyasal yöntem sonucu sentetik tekstil atıklarından polyester, organik tekstil atıklarından ise pamuk veya viskoz elde edilmektedir. Termal geri dönüşüm yakma işleminden ayrı olarak ele alındığında ise özellikle PET şişelerin tekstil ürünlerine dönüştürülmesi için uygulanan ergitme işlemini ifade etmektedir. Ergitme aşaması sonrası atık malzemelerden sarma yöntemiyle kompozit ürünler ya da eğirme yoluyla rejenere iplik elde edilir. Bu süreçte hem mekanik hem termal yöntemler uygulandığı için yöntem zaman zaman termo-mekanik geri dönüşüm olarak da anılmaktadır (Sandin & Peters, 2018, s. 354-55) (Pasqualotto, 2015, s. 92).

Tekstilde geri dönüşüme dair bir diğer sınıflandırma yaklaşımı, sınıflandırma kriteri olarak geri dönüşüm işlemleri sonucu elde edilen malzemenin ayrıştırılma derecesini kabul etmektedir. 

Tablo 2. Tekstilde Geri Dönüşüm Sınıflandırması 2

Geri dönüştürülen malzeme

Elde edilen malzemenin durumu

Sınıflandırma

Giysi, kumaş

Kumaş orijinal haliyle korunmuş

Kumaş geri dönüşümü

Kumaş

Lifler orijinal haliyle korunmuş

Elyaf geri dönüşümü

Elyaf

Polimerler / oligomerler orijinal haliyle korunmuş

Polimer / oligomer geri dönüşümü

Polimer / oligomer

Yalnız monomerler korunmuş

Monomer geri dönüşümü

Tekstilde geri dönüşüm konusunda öne sürülen bir diğer sınıflandırma şekli de geri dönüşüm sonucu elde edilen malzemenin, geri dönüştürülen malzemeye kıyasla değerine dayalı sınıflandırmadır. Bu bakış açısına göre, geri dönüşüm sonrası elde edilen ürünün değeri/kalitesi orijinal ürüne göre daha düşükse süreç downcycling, elde edilen ürünün değeri/kalitesi orijinal ürüne göre daha yüksekse upcycling olarak adlandırılmaktadır. Günümüzde tekstil sektöründe gerçekleştirilen geri dönüşüm faaliyetleri tekstil ürünlerinin kullanım aşamasında yıpranmasından ve aşınmasından dolayı çoğunlukla downcycling sınıfına girmektedir. Bu faaliyetlere örnek olarak geri dönüşüm sonucu elde edilen döşemelik kumaşlar, izolasyon malzemeleri, çorap ve battaniyeler verilebilir. Öte yandan özellikle polimer/oligomer ve monomer geri dönüşümü sayesinde atık tekstil ürünlerinden pamuk ve pamuk iplik üretilmesi tekstil sektöründe upcycling sayılmaktadır. Upcycling ürünün katma değerinin yüksekliği bakımından tavsiye edilen yöntem olsa da tekstil atıklarının etkin kullanımını sağlayan downcycling de döngüsel ekonomi anlayışı çerçevesinde oldukça önemlidir (Sandin & Peters, 2018, s. 355).

Tekstilde geri dönüşüm konusunda öne çıkan bir diğer sınıflandırma yöntemi, sürecin geri dönüşüm sonrası elde edilen malzemenin kullanım alanına göre kapalı ya da açık döngü şeklinde adlandırılmasıdır. Bu yaklaşıma göre, geri dönüşüme tabi tutulan malzemeler (örneğin tekstil veya tekstil ürünü atıkları) yeniden aynı sektörde kullanılmak üzere değerlendiriliyorsa kapalı döngü geri dönüşüm, farklı sektörlere ham madde ya da ara ürün olarak girdi sağlıyorsa açık döngü geri dönüşüm söz konusudur. Açık ve kapalı döngü geri dönüşüm yöntemlerinin tekstil sektörü özelindeki uygulaması görsel olarak Şekil 3’te anlatılmaktadır.

Şekil 3. Tekstil Sektöründe Açık ve Kapalı Döngü Geri Dönüşüm

Uşak Tekstil Geri Dönüşüm Sektörü Mevcut Durumu

Uşak, Türkiye’de tekstil sektöründe özellikle geri dönüşüm konusundaki avantajlarıyla ön plana çıkan önemli bir örnektir. Uşak, bünyesinde barındırdığı çok sayıda atık işleme yöntemiyle rejenere iplik üretimi yapan firma sayesinde Türkiye’nin tekstil geri dönüşüm merkezi konumundadır. Bu firmalar yurt içi ve yurt dışından tekstil atıkları toplayıp taraklarda parçalayarak elyaf üretmektedir.

2014 yılı verilerine göre, Türkiye'de şifanöz yöntemiyle üretilen yaklaşık 210 bin ton elyafın %80’i, karnetlerde oluşturulan yaklaşık 94 bin ton elyafın ise %70'i ve pet şişelerden üretilen 132 bin ton elyafın da 45 tonu Uşak'ta üretilmektedir. Rejenere iplik üretiminde de lider konumda olan Uşak, 180 bin ton rejenere iplik üretimiyle Türkiye’deki toplam üretimin %75'ini karşılamıştır. Üretilen rejenere iplik, yüksek katma değeri ile dikkat çekmektedir. Uşak’ta üretilen rejenere ipliğin %35'i ihraç edilmekte, %45'i yurt içinde pazara sürülmekte, %20'si de diğer sektörlerde kullanılmaktadır. Uşak tekstil geri dönüşümündeki bu faaliyetleriyle yıllık 2 milyar TL'nin üzerinde katma değer oluşturmaktadır (Güneş, 2014).

Uluslararası rekabet özellikleri değerlendirildiğinde ise Uşak ilinin fiyat ve telef erişim potansiyeli konusunda birçok Avrupa ülkesinden daha avantajlı olduğu ön plana çıkmaktadır. Türkiye tekstil geri dönüşümü sektöründe yaklaşık %80’lik paya sahip Uşak'ta bulunan fabrikalarda yılda 450 bin ton tekstil atığı işlenmektedir (Kılınç, 2017). Zayıf yönü olarak ise geliştirdiği ürünlerde Ar-Ge ve Ür-Ge eksikliği, AB döngüsel ekonomi planları ile bağlantı eksikliği ve Afrika ve Asya ülkelerinde varlığının potansiyelinden çok daha sınırlı olması gibi özellikler göze çarpmaktadır.

Uşak toplam üretim tonajı bakımından Avrupa bölgesine göre güçlü bir sıralamaya sahip olmalıdır. Toplanan atıkların geri dönüşüm oranı gibi üretkenlik oranları rekabetçilik için önemli parametrelerdir. İhracat oranı ve ihraç edilen ürünlerin ton başına fiyatı da katma değerli ürünler sınıfında ilin rekabetçilik özelliklerinde belirleyicidir. İlde uygulanacak döngüsel ekonomi temelli politikalar ile gelen telef ve tüketici tekstil atığı miktarını artıran, kişi başına toplanan tekstil atık oranını artıran, teleflerin geri dönüşüm oranını artıran, üretkenliği artıran etkileri dikkate alınmalıdır.

Sonuç ve Öneriler

Tekstil ürünleri imalatı sektörü Uşak ili için ciddi öneme sahip bir başatlık ve uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmaktadır. İldeki tekstil ürünleri imalatı faaliyetlerinin, tekstil ürünleri geri dönüşümü odaklı gerçekleştirilmesi ise Uşak ilini, sürdürülebilir çevresel politikalar ve döngüsel ekonomi anlayışının büyük önem kazandığı günümüzde önemli bir potansiyel değer olarak bir adım öne çıkarmaktadır.

2019 yılı başında çevresel duyarlılığın artırılması amacıyla Uşak’ta sektörün mevcut durumunu ortaya koyacak ve kısa-orta-uzun vadede sektöre yol haritası oluşturacak nitelikte eylem planlarının olduğu Uşak Tekstil Geri Dönüşüm Sektör Raporu hazırlanmıştır. Rapor, tekstil geri dönüşüm sektörüne ilişkin arka plan ve literatür taramasıyla eş zamanlı olarak, Uşak ilinde tekstil geri dönüşümü sektöründe faaliyet gösteren 108 firma ile yüz yüze görüşme yoluyla bir anket çalışması, saha ziyaretleri ve sektör temsilcileri ile odak grup toplantıları akabinde ortaya çıkan sonuçlar üzerine oluşturulmuştur.

Tekstil Geri Dönüşüm Raporuna göre Uşak ilinde ilgili sektörde faaliyet gösteren firmaların, özellikle istikrarlı ve kaliteli ürün üretme, ürün geliştirme ve ürün çeşitliliğini artırma, yapılacak Ar-Ge faaliyetleri için fon ve altyapıya erişim ile yeni pazarlara açılmak için gerekli nitelikli insan kaynağı konusunda sıkıntılar yaşadığı görülmektedir. İşletmelerin sektörün geleceği adına başlıca beklentilerinin; istikrarlı ve kaliteli telef tedarikinin sağlanması, fon kaynaklarına erişimin geliştirilmesiyle ürün kalitesi ve çeşidinin artırılması ile uluslararası geçerliliğe sahip kalite belgelerinin temin edilmesiyle ihracat potansiyelinin geliştirilmesi olduğu gözlemlenmektedir. Uşak ilindeki tekstil geri dönüşümü firmalarının çalışma alanlarına dâhil etmeyi istediği ürün grupları ise öncelik sırasına göre ev tekstili – döşemelik kumaş, dokusuz yüzey (keçe), otomotiv tekstilleri, jeotekstiller, yalıtım malzemeleri, medikal tekstil ürünleri ile antibakteriyel tekstiller olarak belirlenmiştir.

Uşak ili tekstil geri dönüşüm firmalarının sahip olduğu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmesi ve yurt dışı pazarlarda konumunu güçlendirmesi için nihai kalite hedefinin Global Recycling Standard (GRS) ve/veya TE Recycled Claim Standard (RCS) belgelerini temin ederek sağlanması gerektiği düşünülmektedir.

Sektörün gelecekte kendi içinde rekabet edip gücünü düşürmek yerine, kümelenme çalışmaları ile ham madde temini ve yeni pazarlara açılma konularında ortak hareket etme becerilerinin (Yenilikçi Tekstil Atığı Toplama Merkezi, Sürdürülebilir Yeni Teknoloji Makina Parkı vb. tesislerinin sektöre kazandırılması) geliştirilmesine odaklanılması sağlanmalıdır. Bu sayede Uşak’ın gelecekte rejenere iplik konusunda dünya pazarında önemli bir aktör konumuna gelmesi mümkün olacaktır.

Kaynakça

·        Batelier, M. (2018, Şubat 21). The Textile Issue-London Textile Forum 2018: What, Why, How and When? Kasım 2018 tarihinde London Sustainability Exchange: http://www.lsx.org.uk/blog/textile-issue-london-textile-forum-2018/ adresinden alındı.

·        Ellen MacArthur Foundation. (2017). A new textiles economy: Redesigning fashion’s future. http://www.ellenmacarthurfoundation.org/publications adresinden alındı.

·        Eser, B., Çelik, P., Çay, A., & Akgümüş, D. (2016). Tekstil ve Konfeksiyon Sektöründe Sürdürülebilirlik ve Geri Dönüşüm Olanakları, Tekstil ve Mühendis. Tekstil ve Mühendis, 23(101), 43-60.

·        Fortuna, L. M., & Diyamandoğlu, V. (2017, Ağustos). Optimization of greenhouse gas emissions in second-hand consumer product recovery through reuse platforms. Waste Management, 66, 178-189.

·        Güneş, İ. (2014, Ağustos 12). Ülkemizdeki Geri Dönüşüm, Uşak İlinin Geri Dönüşümdeki Önemi Ve Sektörün Sorunlarına İlişkin. TBMM Genel Kurulu, Yasama Yılı 4, Birleşim 131. Ankara, Türkiye: TBMM Genel Kurul Tutanakları.

·        Pasqualotto, I. (2015). The Sustainable Business Perspectives: Circular Economy and Textile Recycling Market Opportunities. (Yüksek Lisans Tezi). Venedik, İtalya: Universita Ca'Foscari Venezia.

·        Sandin, G., & Peters, G. M. (2018). Environmental impact of textile reuse and recycling - A review. Journal of Cleaner Production, 184, 353-365.

·        Schmidt, A., Watson, D., Roos, S., Askham, C., & Poulsen, P. (2016). Gaining benefits from discarded textiles e LCA of different treatment pathways. TemaNord 2016.

·        TSKB. (2016). I·klim Degˆis¸ikligˆi: Paris I·klim Zirvesi (COP21). Türkiye Sınai Kalkınma Bankası.