İçindekiler
Dergi Arşivi

Deneyimsel Öğrenme ve Model Fabrikalar

Gerçek deneyim ve eğitim arasında yakın ve gerekli bir ilişki vardır. John Dewey (Experience and Education, 1938)

McKinsey&Company

 

Hayatın her alanında önde gelen kuruluşlar bir önceki yüzyılın ikinci yarısının tamamında görülenden çok daha fazla değişiklikle bu milenyumda baş etmek zorunda kalmıştır. Birçok uluslararası şirket, son 10 yılda teknoloji ve iş gücüne ilişkin yeniden yapılanmadan çok daha fazlasını yaşamıştır. Ardı arkasına değişim programları başlatarak, otomasyon ve dijitalleşme, ortak hizmetler, yalın operasyonlar ve diğer dönüştürücü yeniliklere kucak açmak durumunda kalmışlardır. İş planlayıcılarının öngörüsü; daha fazla dönüştürücü değişim. Örneğin büyük veri, gelişmiş analitikler ve bağlantının sadece şirket ve tüketici arasında kalmayıp interaktif akıllı ürün ve hizmetlere kadar ulaştığı “nesnelerin interneti” ile ulusal düzeyde ekonomilerin tam dijitalleşmesi süreci ufukta görünüyor.

Gelişime ayak uydurmaya yönelik çalışmalar şu ana kadar en hafif deyimle karışık sonuçlar vermiştir. McKinsey araştırması, işletme dönüşümlerinin üçte ikisinin hedeflerine yeterli ölçüde ulaşmadığını göstermektedir. Sadece 10 şirketten biri, maliyet iyileştirmelerini dört yıldan fazla sürdürebilmektedir. Programlar kimi zaman ihtiyaçlarla uyumsuzdur veya kötü şekilde uygulanır fakat çoğu durumda zincirin kırık halkası yetkinliklerdir. Başarılı programlar, genellikle ihtiyaç duyulan yetkinlikleri ortaya çıkaran programlardır. Dönüşümsel istek ve amaçlar, değişim misyonunu gerçekleştirmeye hazır yetenekli iş gücü ile desteklenmelidir.

Deneyimsel Öğrenme Yoluyla Yetkinlik Geliştirme
2014 yılı araştırma sonuçları yetkinlik gelişiminin, dünya genelinde yöneticilerin ilk üç önceliğinden biri haline geldiğini göstermektedir. Liderler bu önceliği en iyi nasıl ele alabilir? Öncelikle başarılı dönüşümlerde, kuruluşların ilgili yetenek boşluklarını belirlediklerini ve bu boşlukları doldurmak için ise ihtiyaç duyulan kaynakları kullandığını biliyoruz. Gelişimi geçen zaman içerisinde de sürdürebilmek için yeni yetkinliklerin yeni normlara dönüşmesi gerekir; bu sayede kuruluş genelinde öğrenme ve gelişim yakalanmalıdır.

Kuruluşlar öğrenme ve gelişime önemli yatırımlar yapmaktadır fakat bu yatırımlardan çok azı, iş yerinde davranışsal değişimi sağlamaktadır. Değişim programları gibi öğrenme ve gelişim çalışmaları da birçok nedenden, çoğu zaman da bu nedenlerin bir kombinasyonu yüzünden hedeflerine ulaşamayabilir. Çalışmanın temeli yanlış algılanmış olabilir: Kilit yetkinlikler gözden kaçırılmış olabilir veya öğrenilen beceriler çok az uygulanmış olabilir. Yeni becerilerin neden gerektiği konusunda katılımcılar yeterince bilgilendirilmemiş olabilir; öğrenme deneyimi gereğinden fazla soyut ve hizmet etmesi gereken gerçek görevlerle bağlantısız olabilir. Bununla beraber çalışma kişisel motivasyonun önemini fark edemeyebilir veya yeni bir zihniyeti ya da bakış açısını teşvik etmeyebilir.

Bilişsel bilim insanları ve eğitim filozofları, insanların nasıl öğrendiklerini anlamaya çalışırken bu sorunlara has kavramlarla uzun süre boğuşmuşlardır. 20. yüzyılda John Dewey ve Jean Piaget gibi bilgili eğitimciler de Yunanların dahi bildiği eğitim ve deneyim arasındaki yakın ilişki kavramını yakından incelemişlerdir. Eğitime yönelik yaklaşımların bu bağlantıyı dikkate alması gerektiğinin farkına varmış ve yazılarında özellikle deneyime dayalı öğrenmenin önemini vurgulamışlardır.

İş yerinde deneyimsel öğrenmenin uzun bir geçmişi vardır ve zaman içerisinde beceri kazanmanın en etkili yollarından biri olduğu kanıtlanmıştır. Stajyerliğin, çıraklık programlarının ve iş üstünde eğitim programlarının iş süreçlerinin her alanında olması da gösteriyor ki deneyimsel öğrenme bir toplumun işleyişi ve ekonomik refah açısından önemli bir bileşendir. İşletme dönüşümlerini desteklemek için gerekli bilgi ve becerilerin sistematik bir şekilde kazanılmasına gelince başarı, entelektüel kavrayış ve pratik tecrübenin kombine edilmesine bağlıdır. Modern kurumsal ortamlarda etkili yetkinlik geliştiriciler, ihtiyaç duydukları sonuçları yakalamak için özel deneyimsel öğrenme programlarını kullanır. Diğer yandan son dönemde yaptığımız araştırmalar, birçok şirketin deneyimsel öğrenmeyi araştırmadan yetkinlik ile ilgili zorluklarla boğuştuğunu göstermektedir.

Başarılı dönüşümler yeni yetkinlikler gerektirir. Deneyimsel öğrenme, bu yetkinlikleri geliştirebilmek için bilgi ve deneyim arasındaki yakın ilişkiden faydalanır.

Kapsayıcı Bir Yaklaşım
Deneyimsel öğrenme, katılımcıların aktif ve paylaşımlı bir öğrenme ortamında bulunmasını sağlar. Uygulayıcılar, farklı ayrıntılara sahip çeşitli yöntemleri izler fakat benzer deneyim ve sonuçları teşvik ederler. Katılımcılar, ortak bir tecrübe dâhilinde içeriği akranlarıyla birlikte keşfeder ve analiz eder ve sonrasında bu deneyim üzerine bireysel olarak düşünürler. Daha sonra sonuçlara ulaşılır ve alınan dersler bağlam dâhilinde uygulanır. Söz konusu yaklaşım bu sayede, bireysel ve grup düzeyindeki öğrenmeyi güçlendiren dinamik bir kombinasyon olarak, ortak bağlamsal keşfi yansıtıcı düşünce süreçleriyle entegre etmektedir. Araştırmalarımızın ve birçok bilim insanı ve eğiticinin araştırma ve deneyimlerinin de kanıtladığı gibi, bu yaklaşım yetişkinlerin en etkili öğrenme yöntemi olarak gösterilmektedir. Deneyimsel öğrenmedeki tipik bir aşamalı süreç şu şekilde açıklanabilir:

• Deneyimleme ve keşfetme: Gerçekleştirme
• Paylaşma ve düşünme: Ne oldu?
• İşleme ve analiz etme: Önemli olan ne?
• Genelleme: Sonuç ne?
• Uygulama: Bana faydası ne?

Deneyimsel öğrenme programı, katılımcıları gerçek hayata ilişkin bir ortamda yolculuğa çıkarır. Bu ortam gerçek bir iş yeri, iş yeri ortamını yansıtan amaca yönelik oluşturulmuş bir yetenek geliştirme merkezi ve hatta sıradan bir sınıf ortamı olabilir. Program, katılımcıların günlük işlerini değer yaratma ve iş etkisi ile ilişkilendirmek üzere tasarlanmıştır. Öğrenme deneyimi, kişileri yerleşik iş rutinlerinden öğrenme ortamına taşınmaya zorlar. Bu kapsayıcı deneyimin unsurları arasında rol yapma, yönlendirici eşliğinde tartışmalar ve simüle edilmiş durumlar vardır. Katılımcılardan yeni araçlarla ve yöntemlerle çalışmaları, yeni becerileri uygulamaları ve karar vermeleri istenir. Yeni becerilerin etkinliği hakkında geri bildirim bu sürecin önemli bir parçasıdır.

Deneyimsel öğrenme, eylem ve deneyim yoluyla öğrenmeye alışkın olan yetişkinlerin becerilerini geliştirmede tercih edilen bir yaklaşımdır. Bu kişiler yeni bilgi ve becerileri özellikle akranları ile etkileşim kurarak öğrenirler. Süreç bu temeller üzerine inşa edilmiştir ve öğrencilerin yönetilebilir bilgi parçalarını sindirebildiği, meraklarının peşinden gidebildikleri ve kendi öğrenme yollarının planını çizebildikleri dostane bir ortam tesis etmek üzere tasarlanmıştır. Katılımcılar, asıl beceriler üzerine yoğunlaşmaya, risk almaya ve hatalarından ders çıkarmaya teşvik edilir. Deneyimsel öğrenme ortamının, katılımcıların rahatça kendi kişisel gelişim süreçlerini deneyimlediği güvenli bir ortam olması amaçlanmaktadır.

Deneyimsel öğrenme programlarının en iyi şekilde, konulara ilişkin uzmanlığa ve dinamik, etkileşimli oturumlar yürütme konusunda pratik bilgiye sahip olan moderatörler tarafından yönetileceğini gördük. Bu programlar, değişime katılan kişilere yardım etmek üzere tasarlanmalıdır. Moderatör, program katılımcılarının deneyimine ilişkin bir sensör olarak görev yapar ve herkesin faydalanabileceği bir öğrenme modelinin önünü açarak her bir katılımcıya yolculuğunda rehberlik etmeye çalışır.

Deneyimsel Öğrenme Programlarının İşleyişi Nasıldır?
Müşteriler ve kendi danışmanlarımız için dünyanın çeşitli yerlerindeki yetkinlik ağları ve müşteri sahalarındaki bu amaç için geliştirilmiş merkezlerde deneyimsel öğrenme programları tasarlama ve dağıtma konusunda 10 yıldan fazla deneyimimiz var. Burada yalın üretim, fiyatlandırma, liderlik, dijital pazarlama, yalın BT, tedarik zinciri optimizasyonu ve servis faaliyetleri programlarına ve kaynak kullanımı, ürün geliştirme ve enerji verimliliği programlarına ilişkin deneyimlerimizi ele alıyoruz.

Yalın Üretim
Karmaşık modelli bir üretim ortamında katılımcılar ilk önce, ham maddelerden kalitesi test edilmiş nihai ürünlere kadar pnömatik bir silindirin uçtan uca üretim sürecine yönelik tipik iş akışını gözlemler. Simülasyon, model bir fabrikanın üretim bölümünde gerçekleşir. Üretim hattında bir işleme merkezi ve birkaç iş istasyonlu montaj hattı vardır. Katılımcılar, model fabrikada tüm değer akışının şemasını oluşturabilir ve israf kaynaklarını belirleyebilir. Model fabrikanın uygulamalı ortamı, katılımcıların yalın üretimi baştan sona anlamalarını sağlar. Yalın araçların ve yöntemlerin, ürünlerin üretiminde nasıl önemli bir değişiklik sağlayabileceğini kendi gözleriyle görürler. Yalın üretimden elde edilen sürdürülebilir sonuçları devam ettirmek için gerekli yetkinlikleri geliştirmeyi ve doğru şirket kültürünü oluşturmayı da öğrenirler.

Performans Liderliği
Yönetici liderliğine yönelik öğrenme yolculuğu, kilit liderlik becerilerini geliştirir ve başarılı dönüşümlere liderlik etme ve performans iyileşmelerini sürdürme ile ilgili yetkinlikleri geliştirir. Atölyelerde katılımcılar ikişerli küçük gruplar halinde çalışır ve daha geniş genel toplantılar yapar. Günlük sorunları basitleştiren ve çözen ve daha iddialı projelerin zorluklarının aşılmasına yardımcı olan problem çözme ve iletişim yöntemlerini keşfederler. Gerçekçi fakat risksiz bir ortamda liderler, onlar için önemli olan ortamlarda farklı bakış açıları benimseyebilir ve bunların pratiğini yapabilir: toplantı odası, üretim bölümü veya müşterilerle toplantı. Liderliklerini daha üst seviyeye taşımak için aynı zamanda önemli özdüşünüm ve delegasyon ve koçluğu kullanma yetkinlikleri kazanırlar. Bu yolculuğun üst düzey yöneticiler, bölüm müdürleri, proje müdürleri ve ekiplerin ihtiyaçlarına göre uyarlanabilecek birçok boyutu vardır.

Dijital Pazarlama
Deneyimsel öğrenme simülasyonunda katılımcılar, yeni bir e-ticaret firmasının pazarlama kurulu başkanları (CMO) olarak görev yaparlar: 4000 farklı şarap sunan, internet üzerinden sipariş alan ve teslimatı 48 saat içerisinde yapan gerçek bir online şarap mağazası. Pazarlama kurulu başkanları, dijital pazarlamanın tüm yönlerini kapsayan adım adım bir eğitim oturumuna katılır. Katılımcılar simüle edilmiş canlı bir iş ortamına alınır ve bilgi ve beceri kazanma ve bunları koruma ve geliştirme fırsatına erişir. Dijital pazarlamanın ilgi ve dinamiklerini hızlı bir şekilde öğrenirler. Uygun araç ve kanalları seçmeyi, kendi dijital pazarlama stratejilerini planlamayı, dijital kampanyalar yürütmeyi ve sonuçları ve başarıyı ölçmeyi öğrenirler. Kendi şirketleri içerisinde dijital dönüşümü harekete geçirebilir ve ideal düzeyde kârlı bir dijitalleşmenin oluşmasını sağlayabilirler.

Hizmet Faaliyetleri
Yaklaşım, çeşitli hizmet ortamlarında ve arka büro faaliyetlerinde performansın geliştirilmesine odaklanır. Bazı deneyimsel öğrenme yolculuklarının başlangıç noktası, gerçekçi bir banka ortamındaki optimize edilmemiş ortamdır. Örneğin “yalın şube” yolculuğunda katılımcılar; süreç gözlemi, performans yönetimi ve değer akış şeması gibi yalın ilke ve tekniklerde becerikli hale gelirler. Müşteri etkileşimlerinin satış etkinliğini ve müşteri memnuniyetini artıracak şekilde optimize edilebilmesi için zaman ayırma ve zamanı yönetmeyi öğrenmek için şube “koreografisi” üzerinde çalışırlar. Katılımcılar müşterinin, gişe çalışanlarının, finansal danışmanların ve yöneticilerin bakış açılarını benimseyerek simülasyonlar ve rol çalışmalarıyla günlük bankacılık faaliyetlerini tecrübe eder. Şubenin mevcut durumunu analiz etmek için müşteri gözlemleri gibi yalın araçlar kullanılır; katılımcılar daha sonra gelecekteki durumu tasarlar ve uygular ve yeni çalışma yöntemi hakkında kendilerine koçluk edilir.

Yetkinlikler en iyi deneyimsel ortamda geliştirilir
Yetişkinler, kendilerine zengin, etkileşimli deneyim ve risk olmaksızın deneme ve hata yapma özgürlüğü sunan bir ortamda en iyi şekilde öğrenir. Özel hazırlanmış deneyimsel öğrenme tesisleri, gerçek üretim sorunları ve esneklik ve başarısız olma özgürlüğü ile fırsatların ideal kombinasyonunu sunar. Edindiğimiz tecrübe bu ortamlarda insanların daha hızlı öğrenmelerinin yanında, öğrendiklerini daha fazla oranda hatırladıkları ve görevlerine döndüklerinde öğrendiklerini uygulamaya daha hazır olduklarını göstermiştir.
Yalın ve Sürdürülebilir Fabrikanın özgün üretim deneyimi, kaynak verimliliği ve yalın iyileştirme fırsatları hakkında gerçek iç görüler sunar.

Yalın ve Sürdürülebilir Fabrika bir oyun veya simülasyon değildir. Gerçek üretim makineleri ve endüstriyel kontrol teknolojilerinin kullanıldığı gerçek bir üretim ortamıdır. Fabrikada kurulmuş olan ekipmanlar, ısı değiştiriciler ve pompalar gibi sürekli prosesleri ve taşlama ve ayırma gibi ayrı operasyonları kapsayacak şekilde dikkatli bir biçimde seçilmektedir. Tesis, yalın ve sürekli faaliyetler ve kaynak verimliliği konularındaki becerileri geliştirmek için kullanılabilir. Eğitim katılımcıları tesisi israf kaynaklarını belirlemek, gelişim fikirlerini uygulamak ve test etmek, elde edilen tasarrufları hesaplamak ve etkili sürekli iyileştirme altyapısı geliştirerek bu sonuçları sürdürmek için kullanırlar.

Yalın ve Sürekli Fabrikadaki üretim hattı fiziksel olarak dönüştürülür ve ilk, standart altı durumdan en iyi uygulamaya doğru ekipman düzeni ve üretim süreci değiştirilir. Bu değişim bir gün kadar kısa bir sürede gerçekleşebilir. İlk tasarrufların en iyi uygulamalarla takip edildiği aşamalı bir dönüşüm süreci, katılımcıları kendi düşüncelerinin sınırlarını zorlamaya teşvik eder. Yalın ve Sürekli Fabrika, ister bir gün ister bir haftada atölyenin seyri içerisinde önemli performans metriklerinin gerçek, önemli ve elle tutulur gelişimini gösterir.

 Model fabrika / ofis, deneyimsel öğrenme ortamı yaratır

 Deneyimsel öğrenme diğer öğrenme şekillerinden üstünse gerçek makineler, operatörler, ürünler ile etkileşim halinde öğrenmeden daha iyi ne olabilir? McKinsey’nin model fabrikaları ve ofisleri üretim, süreçler ve ofis çalışması için gerçekçi ortamları tekrar oluşturur. Bununla beraber eğitmenler, “git-gör-yap” yetkinlik geliştirme kavramını kullanır. Yani katılımcılar teknik yönetimdeki ve bakış açısı ve davranıştaki değişikliklerin etkisini öğrenmekle kalmaz, aynı zamanda bunu birinci elden tecrübe ederler. Her bir model fabrikanın veya ofisin fiziksel ortamı, standart altı bir ortamdan birkaç adımda operasyonel mükemmelliğe doğru geçmek üzere tasarlanmıştır. Bu keşif yolculuğu, deneyimsel öğrenme için benzersiz bir esas teşkil eder ve iyileştirmeleri katılımcıların kendilerinin harekete geçirmesini sağlar.
Gerçekte, model fabrikalarımız...
¦ Birden fazla sektördeki en iyi uygulamalar üzerine kurulmuş,
¦ Sahada birinci elden geliştirilmiş,
¦ Elle tutulur bir dönüşüm deneyimi sağlayan,
¦ Yalın üretim ve yalın hizmet faaliyetlerinin yanı sıra geniş bir eğitim modülü grubunu kapsayan,
¦ Tekrarlayan tecrübeler sağlayan, önceden tasarlanmış, kontrollü bir ortam üzerine kurulmuş kendine özgü bir yetkinlik geliştirmeyi teşvik eder.

2007 yılındaki ilk Model Fabrikamızın lansmanından bu yana McKinsey’nin deneyimsel öğrenme tesisleri, dünyanın her yerindeki müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerin vazgeçilmez bir parçası olmuştur. 150 farklı şirketten binlerce kişi kurslara katılmakta, müşterilerin birçoğu yetkinlik gelişim çabalarını genişlettikçe ve kuruluşları genelinde programlar başlattıkça tekrar tekrar bize başvurmaktadır. Model fabrika katılımcıları, Fortune 500 şirketlerinin C düzey yöneticilerinden ön hattaki operasyon takımlarına kadar farklı düzeylerden kişilerdir. Daha önceki tecrübeleri veya katıldıkları kursların süresi ne olursa olsun katılımcılar, erişebilirlik ve işlenen içeriğin alakalı oluşu konusunda model fabrika deneyimlerini her zaman övmektedir. Bu katılımcılar, kendi tesislerinde zaman kaybetmeden, kalıcı iyileştirmeler yapmak için ilham almış bir şekilde model fabrikadan ayrılır.