İçindekiler
Dergi Arşivi

“Dijital Dönüşüm Hazır Giyim Sektörünün Hem Dijital Tasarım Ve Üretim Yetkinliklerini Hem Küresel Pazarlarda Rekabet Gücünü Artırıyor”

Mustafa GÜLTEPE / İHKİB Yönetim Kurulu Başkanı

 

Bize kısaca İHKİB’den bahseder misiniz?
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Türkiye’nin önde gelen imalat sanayi kollarından biri olan hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün en önemli sektörel kuruluşlarından biridir. 1986 yılında kurulan birliğin, ağırlıklı olarak İstanbul ve çevresinde yerleşik 10.000’in üzerinde üyesi bulunmaktadır. Türkiye’nin 17,6 milyar dolarlık hacme sahip hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının yüzde 80’inden fazlası birliğin üyeleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu sebeple İHKİB Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörünü ağırlıklı olarak temsil etmektedir. İHKİB’in temel hedefi Türkiye’nin hazır giyim ve konfeksiyon ihracat kabiliyetini artırmak ve sektörü dünya çapında tanıtmaktır. Diğer yandan, İHKİB, sanayinin gerek ulusal gerekse uluslararası platformda ve hükümet nezdinde çıkarlarını koruma ve gözetmeyi de hedeflemektedir. Bu çerçevede, İHKİB üyelerinin ticaret ile ilgili her çeşit faaliyetini destekler.

Proje fikriniz nasıl oluştu?
İHKİB tarafından sektörün geleceğine yön vermek üzere bir strateji planlaması yapılmış ve bu planda ihracat hedefine ulaşmak üzere atılması gereken adımlar tasarlanmıştır. Bu adımların başında “en dijital tedarik zinciri” eylemi gelmektedir. Bu sayede küresel alım gruplarıyla stratejik iş birliklerini artırmak amaçlanmaktadır. Bunun yanında küresel marka olma potansiyeli yüksek Türk markalarına yatırım yapılarak dünyada ilk 100'deki Türk hazır giyim markalarının sayısının 5'e çıkarılması ve böylece perakendeden ihracatı geliştirmek de amaçlanmaktadır. Üreticilerin verimliliği artırmaya odaklı yatırımlar yaparak birim maliyetlerde düşüş sağlaması ve böylece orta fiyat seviyelerinde rekabet gücümüzü artırmak hedeflenmektedir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın da aynı paralelde girişimleri söz konusudur. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, dijital dönüşüme ilişkin politika ve stratejiler geliştirmek amacıyla, 2016 yılında “Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu”nu oluşturmuştur. 2018 yılında ise sanayinin dijital dönüşümüne yönelik temel politikaları belirleyerek, “Dijital Türkiye Yol Haritası”nı yayımlamıştır.

Birliğimizin Hazır Giyimde Tasarımdan Üretime Dijital Dönüşüm AB/IPA Projesi tüm bu strateji ve eylem planlarında tanımlanan mantığa paralel olarak oluşturulmuştur.

Sektörde nasıl bir ihtiyaç vardı ve projeniz bu ihtiyaca nasıl bir çözüm sunuyor?
Projemiz, dijitalleşme, Endüstri 4.0 ve yalın üretim odağında son teknoloji uygulamalar ile KOBİ’lerin dijital tasarım ve üretim yetkinliklerinin artırılmasını hedefliyor. Bu kapsamda öncelikle bir KOBİ destek birimi kurulması amaçlanıyor. Bu birim aracılığıyla eğitim ve danışmanlık programları uygulanırken ayrıca dijital dönüşüm alanında yeni iş tanımları oluşturularak bunların sektörde yaygınlaştırılması da öngörülüyor.

Üretimde verimliliği ve kaliteyi artırmak için Endüstri 4.0 uygulamalarının kullanımı yaygınlaşmaktadır. Aynı zamanda tüketicilerin sürdürülebilir ürünlere ve çevre, sağlık ve güvenlik standartlarına uygun tesislerde üretilmiş ürünlere talebi artmaktadır. Bu yüzden de malzeme ve giyim ürünleri küresel ısınmaya göre şekillenmektedir.

Dolayısıyla bu projemizle birlikte sektör için öncelikle bir dijital dönüşüm stratejisi hazırlamayı ve bu doğrultuda kurumsal kapasite gelişimine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra proje sayesinde dijital yetkinlikleri artmış tasarımcılar ve KOBİ’ler ile sektörün rekabet gücünü artırarak, çevre dostu uygulamalar geliştirilmesini destekleyerek de sektörün sürdürülebilirliğe katkı sunmasını bekliyoruz.

Bu proje ile paralel olarak yürüttüğünüz / yürütmeyi planladığınız başka çalışmalarınız/projeleriniz var mı?

Sektörün ve üyelerimizin endüstri 4.0’a uyum süreçlerini destekleyen çalışmalarımız içerisinde Kümelenme Projelerimiz öne çıkmakta. Bu projelerde Ticaret Bakanlığı’nın URGE Tebliği kapsamında firmalara sağladığı desteğin alt-sektörler bazında (örneğin örme konfeksiyon, denim konfeksiyon, çorap, iç giyim vb.) dijital dönüşüm odaklı çalışmalarda kullanılmasına aracılık ediyoruz. İlgili çalışmaların odağında firma yerleşkelerinde ve firmaların yatırım/ihtiyaç önceliklerine göre farklılaşan içeriklerde endüstri 4.0 uygulamalarına geçişleri yer almaktadır. Bu çalışmalara örnek olarak hazır giyimde makine yoğun imalatı ile öne çıkan çorap sektörü özelinde bu yıl başlatılan “Çorap İmalat/İhracatçıları Dijital Dönüşümü Kümelenme Projesi” verilebilir.

Projeniz kapsamında bir laboratuvar aracılığıyla test ve analiz hizmetlerinin sunulması planlanıyor. Bu laboratuvardan bahseder misiniz?

Projenin çevre dostu dijital çözümler bileşeni kapsamında tanımlanan hizmetlerin Birliğimizin iştiraki olan Ekoteks Tekstil Laboratuvarı tarafından verilmesi planlanmaktadır. Uluslararası geçerliliği olan ve bağımsız bir laboratuvar olarak tekstil ürünlerinin kalitesini en üst seviyeye çıkarmak amacı ile profesyonel kadrosu ile test ve analiz hizmeti veren EKOTEKS laboratuvarı tarafından yeni akredite test hizmetlerinin sunulacağı Proje kapsamında yeşil tekstil standartları oluşturularak çevre dostu uygulamalar geliştirilecektir. Ekoteks’in öncelikli kuruluş amacı, ihracat yapan firmalara en kısa zamanda, test maliyetlerini en düşük seviyede tutarak hizmet vermek, ayrıca tekstil ürünlerinin kalitesini istenen seviyeye yükseltmeye ve sürekliliğini sağlamaya yönelik önemli katkıda bulunmaktır. Fiziksel testler, haslık, görünüm ve baskı testleri, boyutsal değişim, ekolojik testler, elyaf ve antimikrobiyal test hizmeti veren Ekoteks, bunların yanı sıra Ürün Kalite Kontrol, Eğitim ve Danışmanlık konularında da sektörel hizmetlerini sürdürmektedir. Ekoteks bu özelliklerine ilave olarak, AB Projesi ile çevre-dostu test hizmetleri vermeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda Çevre Ar&Ge, Kozmetik, Fiziksel Test, Yanmazlık ve Mikrobiyoloji Laboratuvarlarını genişletmeyi hedeflemektedir.

Proje kapsamında önemli bulduğunuz diğer faaliyetlerden de kısaca bahseder misiniz?

Projenin bir diğer temel taşı tasarımcıların ve KOBİ’lerin dijital tasarım yetkinliklerinin artırılması şeklindedir. Bu hedefin hayata geçirilmesinde ana uygulayıcı ise İHKİB iştiraki olarak kamu yararı amacıyla 2007 yılında yine bir AB/IPA fonu kapsamında kurulan İstanbul Moda Akademisi – İMA’dır. İMA’nın hedefi; moda, tasarım ve sanat bilinci yüksek, uluslararası pazarlar farkındalığına sahip moda tasarımcıları yetiştirmek ve Türkiye’nin en temel endüstrilerinden tekstil ve hazır giyim alanına, sektörün geleceğine yön verecek yaratıcı ve yenilikçi iş gücünü kazandırmaktır. Dünya çapında başarısı kanıtlanmış sistem ve yapıları bünyesine adapte eden İMA, Uluslararası Moda Okulları Birliği (IFFTI) üyesidir ve akademik alanda University of Arts London/London College of Fashion, Polimoda, Institut Français de la Mode ve Nottingham Trent University ile stratejik ortaklık içerisindedir. İMA’nın hedef ve öncelikleriyle uyumlu olarak, bu proje ile sektöre ve tasarımcılara yönelik yeni dijital yetkinliği artırıcı programları bünyesine kazandırması amaçlanmaktadır. Örneğin İMA bu proje kapsamında Dijital Dizayn Laboratuvarı ve kütüphane kurmayı amaçlamaktadır. Ayrıca minimum 125 tasarımcıya eğitim vermek İMA’nin hedeflerinden biridir.

Rekabetçi Sektörler Programı desteklerinden faydalanmayı neden tercih ettiniz?

IPA fonlarının kurumsal/sektörel altyapı ve kapasiteyi geliştiren adımlara destek veriyor olması dolayısı ile ülkemize sağlanan AB destekleri içerisinde özel bir yeri olduğu kanaatindeyiz. Hazırgiyimde Tasarımdan Üretime Dijital Dönüşüm AB/IPA Projesi İHKİB’in dördüncü IPA Projesidir. Birliğin ilk IPA Projesi 2005-2007 yılları arasında IPA I fonu kapsamında İHKİB iştiraklerinden İstanbul Moda Akademisi’nin (İMA) kurulmasına vesile olan “Türkiye’de Moda ve Tekstil İş Kümesi Projesi” olup devamında “Tekstil ve Hazırgiyim Sektörü’nde Kayıtlı İstihdamın Teşviki”, “VOC-TEST / Katma Değer ve İstihdam Odaklı Belgeli İşgücü Seferberliği” Projeleri yine İHKİB tarafından yürütülmüştür.

Proje ile yaratmayı hedeflediğiniz etkiyi tanımlar mısınız? Projenin istihdam, üretim, inovasyon ekseninde ülkemize ve sektöre nasıl bir katkı sağlaması bekleniyor?

Proje kapsamında yürütülecek faaliyetler bağlamında şunları hedefliyoruz:

• Endüstri 4.0 Uygulamaları Eğitim & Danışmanlık Programları ile 100 KOBİ’ye eğitim, 25 KOBİ’ye danışmanlık ve 5 KOBİ’ye dijital yatırım fizibilite desteği,
• Yeni iş tanımları oluşturulması ve kapasite geliştirme kapsamında en az 6 modülde en az 125 tasarımcıya eğitim,
• Çevre, Mikrobiyoloji ve DNA, Kozmetik, Fiziksel Test, Yanmazlık ve Materyal Laboratuvarları Kurulumu ile en az 100 KOBİ’ye organik pamuk ve 5 yeni test hizmeti,
• Firma ölçeğine göre 3 düzey program (10 baş denetçi yetiştirme, 100 KOBİ’ye eğitim ve 10 KOBİ’ye uygulamalı danışmanlık).

Rekabetçi Sektörler Programına başvuracak başka kurumlara tavsiyeleriniz varsa nelerdir?

Pek çok proje desteğinde olduğu gibi, IPA desteğinin de bir amaç değil bir araç olarak görülmesi gerektiği açıktır. IPA fonlarına başvuracak kurumların ilan edilen IPA programına göre proje kurgusu geliştirmek yerine, kurumun hedeflerine göre önceden planlanmış proje fikirlerini geliştirmek üzere IPA fonlarını kullanmasının daha etkili ve sürdürülebilir uygulamalarla sonuçlanacağı kanaatindeyiz. Yüksek hacimli projelerin desteklendiği IPA programlarında bu prensip daha da hayati bir önem taşımaktadır.