İçindekiler
Dergi Arşivi

Dünya Bankası Tarafından Hazırlanan “Rekabet Edebilirlik İçin Daha Yeşil Bir Yol: Sanayi Ve Ürünler İçin İklim Eylem Politikaları Raporu” Yayımlandı

 

Tarihsel olarak endüstri, ekonomik ve sosyal kalkınmanın en önemli ayaklarından biri olmuştur; ancak iklim değişikliğiyle birlikte geleneksel kaynak-yoğun ve ağır kirletici yüklü üretim artık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Bunun yanında, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik politikalarda endüstriyel faaliyetlere yönelik düzenlemelerin, çözümün ve sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçası olduğu ortaya koyulmaktadır. Ancak iklim değişikliğiyle mücadele konusunda yeni teknolojiler geliştirilmesi yoluyla atılan adımlar önemli olmakla birlikte, bunların hepsi rekabet edebilirlik için benzer ölçüde fiyat avantajı sağlayamamaktadır. Teknolojik çözümlerin, rekabet dezavantajlarını giderebilecek kurumsal çerçeveler ve politika seçenekleriyle tamamlanması gerekmektedir.

Alternatif politikalar ve teknolojik önlemler yoluyla daha yeşil bir endüstrinin oluşumuna katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmış olan rapor, Dünya Bankası tarafından Temmuz 2016’da yayımlanmıştır. Rapor aynı zamanda endüstriyel ürünlerin, firmalar ve ülkelerce standartlarının korunarak aynı anda hem daha “yeşil” hem daha “rekabetçi” olmasının yollarını incelemekte; hükümetlere, politika yapıcılara ve ilgili alanlarda faaliyet gösteren kuruluşlara yol gösterici olabilecek öneriler sunmaktadır.

Sanayi sektörü genelinde dekarbonizasyon (decarbonization) ve modernizasyon için geliştirilen teknolojiler genel olarak enerji verimliliği iyileştirmeleri, enerji ve hammaddede düşük-karbonlu ikameler ile yenilikçi ve alternatif süreçler şeklinde üç kategoride ele alınabilir.

Aşağıdaki şekilde özetlendiği üzere bu alanlardaki tedbirler rekabetçilik üzerinde farklı etkilere sahiptir:

Buradaki birçok yatırım ya da tedbirin uygulanması oldukça basit ve düşük maliyetlidir ve geri dönüşü de hızlıdır. Ancak daha karmaşık yatırımlar, yeni politik düzenlemelere ihtiyaç duyabilir. Düşük karbonlu teknolojilerin uygulanma oranları, sektörler ve bölgeler arasında farklılıklar gösterebilir. Batıdaki yüksek enerji fiyatlarının da sonucu olarak, karbon salınımını azaltmaya yönelik tedbirlere başvuran birçok üretim tesisinde pozitif geri kazanımlar görülmüştür. Ayrıca gelişmekte olan ekonomilerde de operasyonel maliyetleri minimize etmeye yönelik arayışların sonucu olarak iyi uygulamalara rastlanılmaktadır. Rekabet ikilemi karşısında dekarbonizasyon için standart, tek bir çözüm yolu yoktur. Tüm tarafların kendi şart ve ihtiyaçlarına uygun şekilde, iklim dostu ve rekabetçi yaklaşımlar geliştirmeleri gerekir.

Teknoloji ve uygulama perspektifinden baktığımızda ise rekabet edebilirliği koruyarak sera gazı emisyonları azaltmanın yolu basitçe aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

1. Sanayiciler kısa geri ödeme zamanları olan, düşük yatırım maliyetli, maliyet-etkin enerji verimliliği seçeneklerine odaklanmalıdır. Büyük işletmeler bu seçenekleri hâlihazırda uygulamakta olsalar da küresel düzeyde hâlâ büyük farklılıklar bulunmaktadır. Tüm işletmelerin bu seçenekleri uygulamaya koyması için destek programları ve bilinçlendirme çalışmaları oldukça önemlidir.
2. Hükümetler, sanayiciler ve tüketiciler bu yeni teknolojilerin ve yatırımların maliyet açısından etkin olmasına odaklanmalıdır. Yasal düzenlemeler ve tedarik politikaları, konunun düşük karbonlu ürünler için talep yönünü işaret edebilir. Tüketici taleplerinin daha görünür hale getirilmesi, üreticileri ve diğer aktörleri de daha aktif çözümler bulmaya yöneltebilir. Güçlü eko-etiket çalışmaları, Ar-Ge çalışmaları için destekler, üreticiler ve tüketiciler arasında gelişmiş bir işbirliği ve görüş alışverişi gibi yöntemlerin artırılmasıyla bu çalışmalar hızlandırılabilir.
3. Hükümetler, üretim sübvansiyonları ve ticaret tarifelerini bozan düzenlemeleri kaldıran ve karbon salınımına kapsamlı ve yüksek bir fiyat tarifesi getiren çerçeve niteliğinde politikalar geliştirmelidir. Ayrıca bu çalışmaları destekleyecek karbon azaltımına yönelik teknoloji teşvik programları geliştirilmelidir. Tüm bu çalışmalar kalkınma planları ve strateji belgeleriyle de desteklenmelidir. Örneğin, sektör spesifik karbon azaltımı stratejileri geliştirilebilir.

Verimli Endüstriyel Ürünler Aracılığıyla Rekabet Edebilirliği Artırma ve İklim Eylem Politikaları
Raporun ikinci bölümü, endüstriyel ürünlerin daha verimli hale getirilmesi yoluyla, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik çalışmalara katkıda bulunulabileceğini gösteren örnekler sunmaktadır. Enerji verimliliği standartları ve etiketleri, enerji kullanımını ve sera gazı emisyonlarını azaltma için uygun maliyetli araçlar olduklarından, politika yapıcılar için, ulusal iklim ajandalarına uyum konusunda tercih edilebilir yöntemlerin başında gelmektedir. Minimum enerji performans standartlarının (MEPS) dünya genelinde benimsenmesi ve uyumlaştırılması yoluyla toplam küresel enerji tüketimi %9 azaltılabilir. Enerji verimliliği standartları ve etiketleri, yenilikçiliği teşvik edebilir ve yeni uluslararası pazarların oluşmasını sağlayabilir. Örneğin Hindistan’da klimalar için enerji verimliliği etiketi getirilmesi, inovasyonu ve yüksek verimli yerli ürünler geliştirilmesini sağlamıştır. Enerji verimliliği standartları ve etiketlerinin uygulanması, tamamlayıcı teşvik programlarıyla da desteklenmelidir.

Raporda sanayi ekipmanlarının ve özellikle elektrik motorlarının enerji tüketimi ve tasarruf potansiyeline de değinilmiştir. Sanayi, dünyadaki enerji talebi en yüksek sektördür. Dünyadaki enerji tüketiminin kabaca üçte biri ve CO2 emisyonlarının %36’sı imalat sanayiinden kaynaklanmaktadır. Çeşitli endüstriyel ekipmanlar, motorlar ve transformatörler enerji tüketiminde ve tasarruf potansiyelinde önemli bir rol oynamaktadır. Motorlar ise dünyadaki en büyük elektrik tüketimine sahip ekipman olarak karışımıza çıkmaktadır. Tüm sektörlerde kullanılan motorların küresel elektrik tüketiminin %43 ile %46’sına sahip olduğu ve 6.040 MMt (million metric tons of carbon dioxide equivalents-karbondioksit eşdeğeri milyon ton) CO2 saldıkları tahmin edilmektedir. Ancak bu yüksek elektrik tüketiminin, benzer şekilde yüksek bir tasarruf potansiyelini de yanında barındırdığı gözden kaçırılmamalıdır. Minimum enerji performans standartlarının (MEPS) endüstriyel elektrik motorlarına uygulanması yoluyla, 2030’a kadar yıllık 332 terawat saatlik enerji tasarrufu yapılabileceği ve yaklaşık 206 MMt CO2 emisyonu azaltımı sağlanabileceği öngörülmektedir.

Rekabet Edebilirlik İçin Daha Yeşil Bir Yol: Sanayi ve Ürünler için İklim Eylem Politikaları Raporu, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda gerekli önemler alınmadığı sürece, rekabet edebilirliğin de başarılamayacağını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bazı gelişmekte olan ekonomilerin sanayi devlerinin şimdiden bu alanda yapılabileceklere iyi birer örnek oluşturmuş ve kaynak verimli ve çevre dostu teknolojileri ve uygulamaları benimseyerek gelişmiş ülkelerdeki muadillerinin bir adım ilerisine geçmiş olduğu gerçeği de, özel bir ilgi ve sorgulamayı hak etmektedir.

Raporun tamamına https://openknowledge.worldbank.org/handle/10986/24998 adresinden ulaşılabilir.
A Greener Path to Competitiveness Policies For Climate Action In Industries and Products
(Rekabet Edebilirlik İçin Daha Yeşil Bir Yol: Sanayi ve Ürünler için İklim Eylem Politikaları)
Yayıncı Kuruluş: Dünya Bankası, 2016
Editör: Etienne Kechichian, Alexios Pantelias, Ari Reeves, Guy Henley, Jiemei Liu
Sayfa Sayısı: 140