İçindekiler
Dergi Arşivi

Eko-Endüstriyel Parklar İçin Uluslararası Çerçeve Raporu

Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO), Dünya Bankası Grubu (DB) ve Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu’nun (GIZ) birlikte geliştirdiği Eko-Endüstriyel Parklar İçin Uluslararası Çerçeve Raporu Aralık 2017’de yayımlandı. Aşağıdaki incelemede bu raporda eko-endüstriyel park kavramı ile yönetim yapısı, ekonomik, sosyal ve çevresel performansla ilgili göstergeler hakkında öne çıkan bölümler özetlenmiştir.

Selin ENGİN – Deniz KOÇ – Gözde BOSNALI – Murat EVREN / Sanayi ve Teknoloji Uzmanları

 

Eko-Endüstriyel Parklar (EEP), son birkaç on yılda, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında sürdürülebilir endüstriyel kalkınma ile ilgili zorlukların üstesinden gelmek için kapsamlı ve etkili bir araç olarak kabul edilmeye başlanmıştır. UNIDO, DB Grubu ve GIZ tarafından hazırlanan bu rapor, EEP’ler için ortak bir çerçeve oluşturmayı ve politika yapıcılar ve uygulayıcılara yol gösterici olmayı amaçlamakta olup kamu ve özel sektörün ekonomik, sosyal ve çevresel olarak sürdürülebilir eko-endüstriyel parklar oluşturmaları için gerekli kriterleri ortaya koymaktadır. Çalışmanın amacı üç ana başlıkta toplanabilir;

(i) EEP’lere geçiş ve EEP kurulumu için ilgili paydaşlara destek olmak,
(ii) EEP’lerin önemi ve bilinirliğini artırmak ve geçiş için teşvik etmek,
(iii) Sanayi sektörünün performansını, sürdürülebilirliğini ve kapsayıcılığını artırmaya katkı sağlayacak uluslararası standartlar oluşturmak.

Raporda, yapılan çalışmaların amacı ve genel yaklaşımı, EEP kavramı ve uygulamaları, EEP’ler için performans gereksinimlerini tanımlamak için bir yaklaşım oluşturmak, EEP’ler için kriterler ve eko-endüstriyel park örnekleri gibi bölümler yer almaktadır.

Eko-Endüstriyel Park Kavramı
Endüstriyel parklar sanayi alanları, sanayi bölgeleri, endüstriyel yatırım bölgeleri, özel ekonomik bölgeler, sanayi koridorları gibi farklı isimlerle adlandırılmakta ve birden çok tanımı yapılmaktadır. Ancak bu alanlarda çalışmaları bulunan birçok uluslararası kuruluş, Lowe (1997) tarafından yapılan aşağıdaki tanım referans almaktadır:

Eko-Endüstriyel Park (EEP): Ortak bir alanda bir araya gelmiş üretim ve hizmet işletmeleri topluluğunun genel adıdır. Üye işletmeler, kaynak kullanımı ve çevresel alanların yönetiminde işbirliğine giderek çevresel, ekonomik ve sosyal performanslarını artırmayı hedeflerler. Böylece bu işletmeler topluluğu ortak bir yönetim anlayışı ile işletmelerin kendi performanslarını optimize ederek gerçekleştirecekleri faydanın toplamından daha büyük bir kazanç elde etmeyi amaçlarlar.

Eko-Endüstriyel Park Çerçevesinin Kapsamı
Çalışma kapsamında oluşturulan EEP Çerçevesi kapsamlı bir bakış açısıyla hazırlanmış olup endüstri bölgelerinin çeşitliliği ve faaliyet gösterdiği yerlerdeki mevzuat yapıları göz önüne alındığında uygulama için hassas bir bakış açısının da benimsenmesini önermektedir. Oluşturulan çerçevenin kapsamı şu şekilde sıralanmaktadır:

• Gelişmiş, geçiş aşamasında olan ve gelişmekte olan ülkelerdeki sanayi bölgeleri,
• Mevcut sanayi bölgeleri ve kurulması planlanan sanayi bölgeleri,
• Farklı özelliklere sahip her türlü sanayi bölgesi (örneğin, büyüklük / alan, teknolojik gelişme seviyesi ve mevcut işbirliklerinin yoğunluğu),
• Deri işleme, tekstil üretimi, imalatı, kimyasal üretim vb. tüm sanayi sektörleri (her birinin spesifik, ulusal uyum gereksinimleri göz önünde bulundurularak).

Şekil 1. Eko-Endüstriyel Parkları Tanımlamak İçin Genel Çerçeve

Eko-Endüstriyel Parklar İçin Gereklilikler
Bir organize sanayi bölgesinin/endüstriyel parkın, “Eko-Endüstriyel Park” olarak sınıflandırılabilmesi için eko-endüstriyel parkların anahtar bileşenleri ve yönetimi konularına odaklanan birtakım performans gerekliliğine ihtiyaç duyulmaktadır. Çevresel, ekonomik ve sosyal olmak üzere üç farklı alan için belirlenen performans gerekliliklerinden oluşturulmuş bir çerçeveyi, mevcut sanayi bölgelerine uygularken aşağıda verilmekte olan hususlara dikkat edilmelidir:

• Performans gereklilikleri, küresel çapta bir EEP’nin karşılayacağı beklentilerin uluslararası mecrada kabul görmüş en alt referans çizgisini çizmelidir; bununla birlikte bölgesel şartlar ve standartlar uygulama aşamasında göz önünde bulundurulur.
• Performans gereklilikleri yukarıda bahsi geçen her bir kategori için, kendi içinde önkoşul göstergeleri ve performans göstergeleri olmak üzere iki gösterge tipine sahiptir. Bir sanayi bölgesi, EEP olarak sınıflandırılabilmek için bu iki gösterge tipindeki beklentileri karşılamalıdır.

1- Ulusal ve Bölgesel Mevzuatla Uyumluluğa Dair Gereklilikler
EEP’ler ve bünyelerinde faaliyet gösteren işletmelerin, hâlihazırda yürürlükte bulunan ulusal ve bölgesel kanun, yönetmelik ve standartların tümüyle uyumluluk göstermesi gerekmektedir. Ulusal EEP gerekliliklerinin uluslararası beklentileri karşılayamaması durumunda EEP’ler, ilgili uluslararası endüstriyel uygulamalarla uyumlu hale gelmeye çaba göstermelidir. Bu raporda; UNIDO, Dünya Bankası Grubu ve Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GIZ) tarafından dünya çapında yürütülmüş olan sürdürülebilir sanayi bölgeleri projeleri neticesinde elde edilen deneyimlere dayanılarak, uyumluluk gösterilmesi gereken ulusal ve bölgesel mevzuat en temel haliyle yönetimsel, çevresel, sosyal ve ekonomik olmak üzere dört başlık altında sınıflandırılmıştır.

2- Park Yönetimi: Performans Gereklilikleri ve Performans Göstergeleri
Eko-endüstriyel park yönetimine yönelik performans gerekliliklerinin temel hedefi müstakil ve yetkilendirilmiş bir park yönetim birimi kurmaktır. Kurulma aşaması tamamlandıktan sonra bu birim, sürdürülebilir bir şekilde eko-endüstriyel parkı geliştirmeye ve işletmeye, parka yatırımlar çekmeye ve park bünyesinde sosyal açıdan kabul edilebilir ve cazip çalışma koşulları sağlamaya yönelik faaliyetlerde bulunur. İlgili performans gereklilikleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

- Bir park yönetim biriminin mevcudiyeti ve parkın işletmelerine ortak altyapılar ve hizmetler sağlayabilmesi gibi yönetimsel hizmetler,
- Performansların ve risklerin izlemesine yönelik bir sistemin mevcudiyeti ve mevcut yönetmelikler ve standartlar hakkında sağlam bir bilgi birikimi gibi izleme ve risk yönetimi faaliyetleri,
- Bir master planın mevcudiyeti veya geliştirilmesi açısından planlama ve bölgeleme hizmeti.

3- Çevre: Performans Gereksinimleri ve Performans Göstergeleri
Bir sanayi bölgesinin, EEP olarak sınıflandırılabilmesi için çevreye yapmakta olduğu zararlı etkilerini önlemesi veya en aza indirmesi gerekmektedir. Çevresel performans gereksinimlerinin temel amacı, çevre yönetimi konularında bir EEP’nin performansına yönelik beklentileri karşılamasını sağlamaktır. İlgili performans gereklilikleri göstergeleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
- Yönetim ve izleme açısından çevre ve enerji yönetim sistemlerinin (ISO 14001, ISO 50001 vs.) varlığı,
- Enerji açısından altyapılar ve enerji tüketimi yüksek işletmeler için enerji verimli stratejiler ile ortak enerji ve ısı değişim ağlarına yönelik fırsatları belirlemek için işler vaziyette olan bir program/mekanizmanın varlığı,
- Su konusunda su tasarrufları ve yeniden kullanımını artırmaya yönelik sistemlerin varlığı,
- İklim değişikliği ve çevre açısından sera gazı emisyonları ve kirlilik önleme konularında birtakım tedbirler ve hedefler ile çevre değerlendirmesi ve ekosistem hizmetlerinin varlığı.

Park yönetimine yönelik eko-endüstriyel park performans göstergeleri ise aşağıdaki gibi özetlenmiştir:
- Yönetim ve izleme açısından: Çevre ve enerji yönetim sistemleri ve raporlama yapan işletmelerin %40’ı
- Enerji tüketimi açısından: Park/işletme düzeyinde enerji tüketimi için ölçme ve izleme sistemlerinin toplam tüketimin %40’ı kadar olması; yenilenebilir ve temiz enerji kullanımının ülke ortalamasına eşit ya da fazla olması; park ve işletmeler için maksimum karbon yoğunluğu hedefleri (kg CO2e/kWh); park ve işletmeler için üretim birimi başına azami enerji yoğunluğu hedefleri (kWh/$ ciro).
- Su tüketimi açısından: parkın toplam su talebinin, yerel su kaynakları/yerel halk üzerinde olumsuz etkisi yapmaması; çevre standartlarına uygun olarak arıtılan endüstriyel atık suyun toplam atık suyun %95’ine denk gelmesi; işletme kaynaklı endüstriyel atık suyun %50 oranında yeniden kullanılması.
- Atık ve malzeme kullanımı açısından; işletme kaynaklı katı atığın toplam atığın %20 oranında yeniden kullanılması; toksik ve tehlikeli atığını uygun biçimde depolayan/bertaraf eden işletme yüzdesi (%100); düzenli depolama alanına giden atık oranının toplam atığın %50’sinden daha az olması.
- İklim değişikliği ve çevre açısından; yerli flora ve faunaya tahsis edilmiş alanın minimum yüzdesi (açık alanın %5’i); atık önleme ve emisyon azaltımı stratejisine sahip işletme oranı (%50); en çok kirletici işletmeler arasında risk yönetim çerçevesine sahip olanlar (%30).

4- Sosyal Performans Gereklilikleri
Eko-Endüstriyel Parkların, yönetim yapısı ve çevresel kriterlerin yanı sıra sosyal yönetim açısından da iyi uygulamaları içermesi beklenmektedir. Bu anlamda çocuk işçiler, cinsiyet eşitliği, çalışma koşulları, göçmenler ve sosyal altyapı (tuvaletler, kafeteryalar, çocuk bakım hizmetleri ve tıbbi tesisler vb.) konular sosyal performans kriterleri kapsamına girmektedir.

Sosyal performans gereksinimlerinin EEP yönetimince uluslararası standartlar düzeyinde karşılanmasının iş gücü ve genel topluluk üzerinde olumlu etkiler yaratacağı, toplumsal riskleri azaltarak daha itibarlı ve verimli bir çalışma ortamı yaratacağı vurgulanmaktadır.

Raporda, bir EEP’de sosyal performansın iyileştirilmesi için önemli hususlar şunlar olarak belirtilmiştir: İlgili sosyal, İş Sağlığı ve Güvenliği (OH & S) ve şikâyet prosedürlerine yönelik yönetim sistemleri; sanayi parklarındaki işçiler için çalışma koşullarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi; ulusal ve sektörel normlara uygun çalışma saatleri, çalışma koşulları, ücretlendirme ve dinlenme günleri; sanayi parklarında veya çevresi için temel sosyal altyapı; insan kaynakları gelişimi, mesleki eğitim ve kapasite geliştirilmesi; uluslararası tecrübeler ve firmaların topluluk faaliyetlerine katılımı; topluluk içinde iletişimi ve bilinirliği arttırma.

5- Ekonomik Performans Gereklilikleri
EEP’ler hükümetlerin sanayi üretimini teşvik etmeyi ve ekonomide artı değer yaratma için kullandığı çok önemli bir araçtır. Planlama aşamasında; EEP altyapısı, pazar talebine cevap verecek şekilde tasarlanmalıdır. Bu tasarım, bölgede yatırım yapmak isteyen yatırımları cezbetmelidir. EEP’ler ayrıca ekonomik değer ve rekabet açısından artılar sağlayabilir. Örneğin; uluslararası iyi örnekler; düşük sermayeli, üretim sürecine az müdahale gerektiren ve kısa süreli geri ödeme sürecine sahip temiz üretim ve enerji verimliliği uygulamalarının ekonomik kazanç sağladığını göstermektedir. Raporda EEP’ler için önemli ekonomik hususlar şunlar olarak sıralanmıştır:

İstihdam yaratma: Endüstri parkları ciddi anlamda istihdam yaratılmasını sağlayabilir. Bu amaç; yerel istihdam hedefleri, çalışanların mesleki yeteneklerini geliştiren fırsatların sağlanması ve uzun süreli veya sürekli iş sözleşmeleri doğrultusunda uzun vadeli iş garantisi/istihdam güvencesi aracılığıyla gerçekleştirilebilir.

Yerel işletmeler ve KOBİ’lerin gelişimi ve ilişkileri: Bir EEP, bölgede faaliyet gösteren diğer (daha büyük) işletmelere hizmet sunabilen ve onlara katma değer sağlayabilen KOBİ’lerin kurulması için fırsatlar sunar. EEP’ler ayrıca park yönetimi ve parkta yer alan işletmelerin tedarikçisi olan yerel işletmeler ile işbirliği yaparak ekonomik sinerjiler oluşturabilir.

Katma Değer Yaratma: Piyasa taleplerinin çeşitlerini ve seviyelerini iyi anlayıp planlayarak uygun maliyetli, enerji verimli teknolojiler ile yönetim süreçlerini entegre etmek, rekabet avantajı sağlayabilir. EEPler firmalara daha düşük riskler ve yatırım maliyetleri sunduğu için (örneğin, gerekli altyapı, kamu ve özel hizmetlerin bulunması ve sağlanması yoluyla) diğer parklara göre daha caziptir.

Eko-Endüstriyel Park Örnekleri
Raporun bu bölümü, mevcut EEP’ler yanında EEP olma yolundaki endüstriyel parklara ilişkin örnekleri içermektedir. Bu örnekler, EEP kavramının, dünyadaki endüstriyel parkların sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınmasına yönelik bir uygulama yaklaşımı sağladığını ortaya koymaktadır. Bu bölümde mevcut EEP’lere ve EEP olma yolundaki endüstriyel parklara birer örnek verilmiştir.

Ulsan Mipo ve Onsan Endüstriyel Parkı, Güney Kore (Mevcut Eko-Endüstriyel Park Örneği)

Ulsan şehri, 5 yıllık ulusal ekonomik kalkınma planı doğrultusunda 1962’de özel endüstri bölgesi olarak tasarlanmış ve Güney Kore’nin endüstri başkenti haline gelmiştir. 6540 hektar üzerinde yer alan Ulsan Mipo ve Onsan Endüstriyel Parkı’nda, 1000 işletme faaliyet göstermektedir. Parkta taşıt üretimi, gemi yapımı, rafineriler, makine üretimi, demir dışı metaller, gübre ve kimyasal endüstrilerini de kapsayan çeşitli endüstriler bulunmaktadır. Bu endüstriyel park yüz binden fazla insana istihdam sağlamaktadır. Ulsan EEP girişiminin temel amacı, Ulusal Eko-Endüstriyel Park Kalkınma Master Planı’na dayanarak Mipo-Onsan geleneksel ulusal endüstriyel komplekslerinin sürdürülebilir EEP’lere dönüştürülmesidir.
EEP Performansı ve Etkileri:

Park Yönetimi: Ulsan EEP Merkezi, 96 proje başvurusundan 77’sini daha ileri düzeyde araştırma ve geliştirme için 34’ünü ise operasyonları için fonlamıştır. Ekonomik, çevresel ve sosyal faydalar, Ulsan EEP Merkezi tarafından izlenmektedir.

Ekonomik Performans: Proje araştırma, geliştirme ve aynı zamanda merkezin işleyişi için hükümet tarafından sağlanan yatırımların toplam tutarı 14,8 milyon dolardır. Hükümetin bu araştırma fonundan, yan ürünlerin ve atıkların geri dönüşüm amacıyla satışı yoluyla yıllık 65 milyon dolarlık gelir elde edilmiştir. 2016 yılında enerji ve malzeme tasarrufundan 78,1 milyon dolarlık bir ilave gelir elde edilmiştir.

Çevresel Performans: Çevresel faydalar doğrudan enerji tüketimindeki ve atık, yan ürün, atık su ve karbpn dioksit emisyonlarındaki azaltım ile değerlendirilmektedir. Çevresel açıdan bakıldığında ULSAN EEP Programı, enerji kullanımında 279.761 ton eşdeğer petrol tasarrufu sağlamıştır. Bu tasarruf, 2015-2016 yıllarında 665.712 ton karbon dioksit emisyonu ile kükürt oksitler ve azot oksitler gibi 4052 ton toksik gazın azaltımına neden olmuştur. Aynı zamanda 79.357 ton su ile 40.044 ton yan ürün ve atık yeniden kullanılmıştır.

Sosyal Performans: Endüstriyel simbiyoz ağı tesislerinin yapımı için toplam özel yatırım miktarı, 2016 yılında 245,8 milyon dolar, ortaya çıkan yeni iş sayısı ise 195’tir.

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi, Türkiye (EEP Olma Yolunda Çalışan Endüstriyel Park Örneği)

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yılında kurulmuştur. İzmir Atatürk OSB, hali hazırda EEP çerçevesine geçiş için fırsatları araştırmaktadır. 6.239.756 m2 alana sahip olan ve 556 girişimcinin yer aldığı OSB, % 100 doluluk oranında faaliyet göstermektedir. Firma sayısı açısından incelendiğinde makine-metal döküm, plastik, gıda ve içecek, tekstil ve hazır giyim, ve kimyasal sektörlerinden oluştuğu görülmektedir.

EEP Performansı ve Etkileri:

Park Yönetimi ve Paylaşılan Hizmetler: İzmir Atatürk OSB, 120 MW gücünde kendi doğal gaz kombine çevrim santraline sahiptir. OSB, aynı zamanda evsel suyun dağıtımından sorumludur. Bölgede, 75 km uzunluğunda yağmur suyu drenaj sistemi mevcuttur.

Ekonomik Performans: İzmir Atatürk OSB, 37.500 kişiye istihdam sağlamaktadır. Firmaların yaklaşık % 75’i ürünlerini çoğunluğu Avrupa Birliği olmak üzere ihraç etmektedir. Firmaların toplam yıllık cirosu 7,8 milyar olup firmaların yıllık 2,5 milyar ihracat değeri bulunmaktadır. Toplam yıllık ithalat değeri ise 1 milyar dolardır. OSB’de, firma düzeyinde enerji ve su verimliliğindeki iyileştirmeler ile daha düşük maliyetlere ulaşılması söz konusudur. Enerjinin yoğun kullanıldığı 7 sektörde aşağıdaki tasarruf potansiyelleri mevcuttur:

• Elektrik motorlarının yenilenmesi ile 2.200 MWh/yıl elektrik tasarrufu.
• Tekstilde boyama ve baskı işlemlerinden sonra ters akım yıkama ile yıllık 16.100 m3 su ve 644.000 kWh elektrik tasarrufu ve 1 yıl geri ödeme süresi.
• Elektrik, fosil yakıt ve termal enerji tüketimi için otomatik ölçüm ve izleme sistemi kurulması ile 5 MWh yıllık enerji verimliliği tasarrufu, 0,2 yıl geri ödeme süresi.
• Soğutma suyu sistemlerinin 5 temel sektörde optimizasyonu ile yıllık 5000 MWh elektrik tasarrufu, tahmini 1,4 yıl geri dönüş süresi.

Çevresel Performans: Atatürk OSB, TS EN ISO 9001 ve TS EN ISO 14001 sertifikalarına ve aynı zamanda organizasyon yapısı içerisinde çevre ve enerji yönetim birimlerine sahiptir. OSB yönetiminin sahip olduğu ve işlettiği atık su arıtma tesisindeki iki bölümün kapasitesi 12.000 m3/gün ve 9.000m3/gün’dür. Atık su arıtma tesisi, ulusal deşarj standartlarının ötesinde faaliyet göstermektedir. Tesiste oluşan çamur alanda depolanarak çamur kurutma ünitesine iletilmekte, burada çamurda ayrılan su ise tesise geri gönderilmektedir. Kurutulan çamur evsel atık su tesisine iletilmektedir. Firmaların tamamı atık su arıtma tesisine bağlı olmak zorundadır. Bölgede 45 km uzunluğunda atık su hattı mevcuttur. OSB’de 120 MW gücündeki doğal gaz çevrim santrali yanında 500 kW gücünde solar fotovoltaik tesis bulunmaktadır. OSB’de ayrıca plastik geri dönüşümü yapan özel bir firma faaliyet göstermektedir.

Sosyal Performans: İzmir Atatürk OSB’de 285 öğrenciye sahip olan ve burs olanakları bulunan Özel Teknik Koleji bulunmaktadır. OSB’de ayrıca mesleki eğitim merkezi, spor merkezi, spor merkezi ve kreş bulunmaktadır. Ayrıca sektörel çalıştaylar, Ar-Ge yarışmaları, bilgilendirme seminerleri gibi etkinlikler düzenlenmektedir.

Sonuç

Söz konusu rapor, yayınlanan performans gerekliliklerine dayanarak her bir ülkenin ve uluslararası kalkınma organizasyonunun kendi çerçevesini oluşturabileceğini vurgulamaktadır. Ülkelerin, bölgelerin ve paydaşların, kendi spesifik ihtiyaçları ve yerel şartları çerçevesinde kendi EEP programlarını tasarlayabilmeleri için esnek olmaları gerekmektedir. Performans değerlendirme, EEP’lerin planlama ve geliştirme aşamasında uygulanabileceği gibi mevcut endüstriyel parkların dönüşümü ve optimizasyonu süreçlerinde de uygulanabilmektedir. Ulusal ve bölgesel mevzuata uyum, endüstriyel parkların coğrafi konumu ve spesifik özellikleri fark etmeksizin minimum gereklilik olarak ortaya konulmaktadır. EEP'ler için uluslararası kabul görmüş standartların geliştirilmesi ise, uzun vadeli, çok paydaşlı bir süreçtir. Raporu hazırlayan üç kuruluş daha fazla pilot test ve devam eden paydaş istişarelerine dayalı olarak bu çerçeveyi hassaslaştırmayı düşünmektedir.

Raporun tamamına https://openknowledge.worldbank.org/handle/10986/29110 adresinden erişilebilmektedir.