İçindekiler
Dergi Arşivi

Ekonomik Gelişim Bölgelerine Sağlanan Teşvikler – II

Tevfik BULUT / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü)

 

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ (TGB) VE SERBEST BÖLGELER (SB)

Teşvikler, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde makroekonomik ve mikroekonomik bir araç olmasının yanında bölgesel gelişmişlik farklılıkları ve işsizlik gibi sorunların çözümünde ekonomik ve sosyal politika aracı olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Küreselleşme sürecinde rekabet politikaları ve araçlar, ülkelerin stratejilerini şekillendirmekte ve Ar-Ge faaliyetleri sonucu geliştirilen teknoloji ile ilgili ekonomi politikalarını daha da önemli hale getirmektedir. Bundan dolayı ülkeler ekonomi politikalarında Ar-Ge faaliyetlerini desteklemekte ve milli gelir içindeki özel sektör ve kamu kesiminin Ar-Ge payını artırmaya çalışmaktadırlar. Ekonomik gelişim bölgelerine sağlanan teşvikler de bahsedilen amaç ve hedeflere ulaşmada anahtar rol oynadığı için, çalışmamızın bu kısmında önceki çalışmamızın devamı niteliğinde olan Türkiye’deki TGB ve SB’lerin teşvik rejimleri ele alınacaktır.

D.TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ (TGB) TEŞVİKLERİ
Küresel rekabet koşullarında mikro ve küçük ölçekli firmaların ürün geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi ve geliştirilen ürünlerinin yüksek katma değer oluşturması ancak Ar-Ge tabanlı teknolojik faaliyetlerle mümkün olmaktadır. Girişimci projeleri değerlendirebilmek ve teknoloji yatırım esaslı firmaların kendi teknolojilerini üretebilmek amacıyla çeşitli yapısal araçlar oluşturulmuştur. TGB’ler bu araçlardan en yaygın olarak başvurulan araçtır. TGB’ler, büyüklüğüne, işlevine, yapısına, bulunduğu ülkeye bağlı olarak farklı isimlerle anılırlar. Bilim Parkı, Teknoloji Parkı, Araştırma Parkı, Endüstri Parkı, Teknokent, İnkübasyon Merkezi dünyada kullanılan isimlerden bazılarını oluşturmaktadır.

TGB’lerin ilk örneği, bir bilim parkı olarak “Silikon Vadisi” ismiyle 1950’li yıllarda Amerika Birleşik Devletlerinde ortaya çıkmıştır. “Silikon Vadisi”nden alınan olumlu sonuçlar üzerine, 1970’lerde Avrupa’ya sıçrayan TGB’ler 80’li yıllara gelindiğinde Asya ve Uzak Doğu ülkelerinde yayılım göstermiştir. Türkiye'de ise ilk somut ve kalıcı TGB uygulamalarına, 2001 yılında Ankara ve Kocaeli ilinde sırasıyla ODTÜ Teknokent ve TÜBİTAK MAM Teknoparkı kurulmasıyla başlanmıştır.

4691 sayılı TGB Kanununa göre TGB’ler; yeni veya ileri teknolojide mal ve hizmet üretmek isteyen girişimcilerin, araştırmacı ve akademisyenlerin sınaî ve ticari faaliyetlerini üniversitelerin yanında veya yakınında yürütebilmelerine ve bu üniversitelerden yararlanabilmelerine imkan vermek için kurulmuş akademik, sosyal ve kültürel sitelerdir.

TGB’lerin yapım amaçları
• Ülkemizde, üniversite-sanayi işbirliğini sağlamak,
• İleri teknoloji kullanan veya üreten şirketlerin sayısının artmasını ve gelişmesini desteklemek,
• Mevcut kaynakların daha verimli kullanılmalarını sağlamak veya yeni kaynak yaratılması amacıyla yenilikçi ve ileri teknoloji alanlarında faaliyet gösterecek şirketlere Ar-Ge çalışmalarını yürütebilecekleri ortam ve destek sağlamak,
• İleri teknoloji alanında çalışan ulusal ve uluslararası şirketleri bir araya getirerek aralarında ve üniversitelerle sinerji yaratmalarını sağlayan mekanizmalar kurmak,
• Üniversitelerdeki akademik birikimin ve araştırma sonuçlarının ekonomik değere dönüştürülmesini sağlamak,
• Ülkenin ekonomik ve teknolojik düzeyinin yükseltilmesine ve böylece ülkenin uluslararası rekabet gücünün artırılmasına katkıda bulunmak,
• İleri teknoloji ve ihracata yönelik katma değeri yüksek, yenilikçi, ileri teknoloji ürünleri üretme potansiyeli olan yeni şirketlerin kurulmasını ve mevcut küçük işletmelerin büyümesini teşvik etmek.

Bahsedilen amaçlara hizmet edilmesi, Türkiye’nin Ar-Ge potansiyeline ve teknoloji üretebilme yeteneğine katkı sunulması, teknoloji transferi için uygun ortam oluşturulması, sanayi-üniversite işbirliğini etkin ve sürekli kılınması, üniversitedeki araştırma altyapısının ve bilgi birikiminin ekonomik değere dönüştürülmesine katkı sunulması, nitelikli işgücüne ülke içinde istihdam yaratılması ve yüksek/ileri teknoloji yatırımları yapacak, yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak bölgeler oluşturulması için TGB yönetici şirketlerine, TGB içindeki girişimcilere, Ar-Ge ve destek personeline ve öğretim üyelerine çeşitli teşvikler sağlanmıştır. Bu kapsamda TGB’lere sağlanan teşvikler Tablo 1’de özetlenmiştir. 

Tablo 1. Teknoloji Geliştirme Bölgelerine Sağlanan Teşvikler

D1.Ücretlerde Vergi İstisnası
D1.1.Ar-Ge ve Destek Personeli Ücret Vergileri İstisnası
D1.1.2.İlgili Mevzuat

4691 sayılı TGB Kanununun geçici 2. maddesi gereğince Bölgede çalışan; Ar-Ge ve destek personelinin bu görevleri ile ilgili ücretleri, 31/12/2023 tarihine kadar her türlü vergiden müstesnadır. Muafiyet kapsamındaki destek personeli sayısı Ar-Ge personeli sayısının yüzde onunu aşamaz denilerek söz konusu desteğe destek personeli açısından sınırlama getirilmiştir.
D1.2.Personel Gelir Vergisi İstisnası
D1.2.1.Ar-Ge Personeli
D1.2.1.1.İlgili Mevzuat

4691 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince Bölgelerde yer alan girişimcilerin yürüttükleri Ar-Ge projesi kapsamında çalışan Ar-Ge personelinin, Bölgede yürüttüğü görevle ilgili olarak yönetici şirketin onayı ile Bölge dışında geçirmesi gereken süreye ait ücretlerinin bir kısmı gelir vergisi kapsamı dışında tutulmaktadır.
D1.2.2.Öğretim Üyeleri
D1.2.2.1.İlgili Mevzuat

TGB Uygulama Yönetmeliğinin 37. maddesi birinci fıkrasının (e) bendine göre Bölgede yer alan girişimcilerin yürüttükleri yazılım ve/veya Ar-Ge projesi kapsamında çalışan Ar-Ge personelinin, Bölgede yürüttüğü görevle ilgili olarak yönetici şirketin onayıyla, Bölge dışında geçirdiği sürelere ait bu çalışmaları kapsamında elde ettikleri ücretlerinin; üniversite bünyesinde kadrolu olan öğretim elemanları için % 50’si gelir vergisinden müstesnadır.
D2.Gelir ve Kurumlar Vergisi İstisnası
D2.1.İlgili Mevzuat
D2.1.1.Yönetici Şirket

Yönetici şirketin TGB Kanununun geçici 2. maddesi gereğince söz konusu Kanunun uygulanması kapsamında elde ettiği kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna tutulmaktadır.
D2.1.2.Girişimci
TGB Kanununun geçici 2. maddesi gereğince Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2023 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna tutulmaktadır.
D3.KDV İstisnası
D3.1.İlgili Mevzuat

3065 sayılı KDV Kanununun geçici 20. maddesi birinci fıkrası gereğince TGB Kanununa göre TGB’de faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden müstesnadır.
D4.Gider Desteği
D4.1.İlgili Mevzuat

TGB’lere sağlanan hibe niteliğindeki gider desteğinin kaynağını TGB Kanununun 8. ve TGB Uygulama Yönetmeliğinin 27. maddesine göre Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine konulan ödenek oluşturur.
Söz konusu Kanununun 8. maddesi gereğince Bölgelerin kurulması için gerekli alt yapı, idare binası ve kuluçka merkezi inşası ile Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini desteklemeye yönelik yönetici şirketçe yürütülen veya yürütülecek kuluçka programları, teknoloji transfer ofisi hizmetleri ve teknoloji işbirliği programları ile ilgili giderlerin, yönetici şirketçe karşılanamayan kısmı, yardım amacıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesine konulan ödenekle sınırlı olmak üzere karşılanabilmektedir.
D5.Damga Vergisi ve Harç Muafiyeti
D5.1.İlgili Mevzuat

TGB Kanununun 8. maddesi gereği Yönetici şirket, söz konusu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak düzenlenen kâğıtlardan ve yapılan işlemlerden dolayı damga vergisi ve harçtan muaftır.
D6.İrtifak Hakkı
D6.1.İlgili Mevzuat

4691 sayılı TGB Kanununun 4. maddesi gereğince Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar üzerinde, Maliye Bakanlığı tarafından yönetici şirket lehine ilk beş yılı bedelsiz olarak, devam eden yıllar için yatırım konusu taşınmazın emlak vergi değerinin binde ikisi karşılığında irtifak hakkı tesis edilmekte veya kullanma izni verilmektedir. İrtifak hakkı tesis edilen ve kullanma izni verilen bu taşınmazlar üzerinde yapılacak faaliyetlerden hasılat payı alınmamaktadır.
D7.Sigorta Primi Desteği
D7.1.İlgili Mevzuat

5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3. maddesinin üçüncü fıkrası gereği TGB Kanununun geçici 2. maddesi uyarınca ücreti gelir vergisinden istisna olan personelin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı, her bir çalışan için beş yıl süreyle Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanabilmektedir.
D8.Tevhid ve İfraz İşlem Harcı İstisnası
D8.1.İlgili Mevzuat

5281 sayılı Kanun ile 492 sayılı Harçlar Kanununun 59. maddesine ilave (n) bendine göre TGB’lerde yer alan gayrimenkullerin ifraz veya taksim veya birleştirme işlemleri tevhid ve ifraz işlem harcından müstesnadır.
D9.Yapı Denetim Kuruluşlarına Ödenecek Hizmet Bedeli İndirimi
D9.1.İlgili Mevzuat

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanununun 5. maddesi beşinci fıkrası gereğince yapı denetim kuruluşlarına ödenecek hizmet bedeli TGB onaylı sınırı içerisinde yer alan tüm yapılar için %75 indirimli uygulanır.
D.10.Diğer Teşvikler

D.10.1.İlgili Mevzuat

15/06/2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Karar’da belirtilen koşulların sağlanması ve mükerrer teşvik (mevcut durumda alınan bir teşvikle Karar kapsamında alınan teşvik/teşviklerin aynı olması) olmaması durumunda mevcut durumda alınan teşviklere ilave olarak söz konusu Kararda ifade edilen teşviklerden ve diğer mevzuat düzenlemeleri kapsamında açıklanan kriterlerin sağlanması durumunda verilen teşviklerden de TGB’ler yararlandırılabilir.

E.SERBEST BÖLGE (SB) TEŞVİKLERİ
Günümüzdeki yapıyla benzerlik gösteren ilk SB’ler 18. yüzyıldan itibaren Gibraltar Adası (1704), Singapur (1819) ve Hong Kong’da (1842) faaliyet göstermeye başlamıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında, 1929 iktisadi bunalımının ardından, ticareti artırmak ve işsizlik için bir çözüm yolu olarak SB’lere yönelme eğilimi olmuştur. 1930’larda Amerika Birleşik Devletleri’nde yoğunluk kazanan SB’ler, izleyen yıllarda Avrupa’da da kurulmaya başlanmıştır. 1970’lerde yaşanan ekonomik krizler sonrasında bu bölgeler imalat faaliyetlerinin de yapıldığı alanlar haline dönüşmeye başladığı ve halen de bir çok SB’nin üretim dahil her türlü ticari faaliyetin gerçekleştirildiği yerler olarak ekonomik hayatta varlıklarını sürdürdüğü görülmektedir.
Değişik ülkelerdeki SB uygulamaları, ülkelerin ekonomi ve ticaret politikalarının yanı sıra, sosyal ve siyasal yapılarına göre bazı farklılıklar gösterebilmektedir. SB uygulamaları arasındaki söz konusu farklılıklar nedeniyle, SB olarak bilinen uygulamayı tanımlamak için benzer anlamda kullanılan kavramlardan bazıları şunlardır:

Serbest Bölge (Free Zone)
Serbest Liman (Free Port)
Gümrüksüz Bölge (Customs Free Zone)
İhraç Ürünleri İşleme Bölgesi (Export Processing Zone)
Dış Ticaret Bölgesi (Foreign Trade Zone)
Serbest Ekonomik Bölge (Free Economic Zone)
Serbest Üretim Bölgesi (Free Production Zone)
Serbest Ticaret Bölgesi (Free Trade Zone)
Endüstriyel Serbest Bölge (Industrial Free Zone)
Özel Ekonomik Bölge (Special Economic Zone)
Vergisiz Ticaret Bölgesi (Tax Free Trade Zone)
Vergisiz Bölge (Tax Free Zone)

Bulundukları ülke ekonomilerine sağladıkları katkıların yanında, esnek ve çağdaş idari yapılarıyla dış ticarete yönelmek isteyen firmalara modern ve gelişmiş bir yatırım ortamı sağlayan SB’ler lojistik merkezler olarak ülkemizde de önemlerini artırmaktadırlar. Ülkemizde ihracata dayalı yatırım ve üretimi teşvik etmek amacıyla ilk somut ve kalıcı SB uygulamalarına, 1985 yılında Mersin SB kurulmasıyla başlanmıştır.
Son yıllarda gelişmiş ülkelerde etkin ticari yapılar olarak çok önemli görevler üstlenen SB’ler, gelişmekte olan ülkelerde; uluslararası ticaret ve yatırım olanaklarından daha etkin yararlanmak ve ilave istihdam alanları oluşturarak ekonomik kalkınma ve büyümeye katkı sağlayan bir araç olarak kullanılmaktadır.
Genel olarak SB’ler: ülkede geçerli ticari, mali ve iktisadi alanlara ilişkin hukuki ve idari düzenlemelerin uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı, sınai ve ticari faaliyetler için daha geniş teşviklerin tanındığı ve fiziki olarak ülkenin diğer kısımlarından ayrılan yerler olarak tanımlanabilir.
3218 sayılı SB Kanununa göre SB’lerin kurulması ve işletilmesindeki temel amaçlar
• İhracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek,
• Doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak,
• İşletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek
olarak sıralanmıştır. Bahse konu amaçlara hizmet edilmesine yönelik; ihracatçı firmaların ihracata yönelik faaliyetlerini yatırım, işletme ve pazara giriş aşamalarında destekleyerek ülkeye döviz getiren bu firmaların uluslararası pazarlarda karşılaştıkları sorunların çözümüne katkıda bulunmak ve rekabet edebilirliğini güçlendirmek için SB’lerde yatırım yapacak firmalara çeşitli teşvikler sağlanmıştır. Bu kapsamda SB’lerdeki üretici kullanıcılara diğer bir deyişle imalatçı firmalara sağlanan teşvikler Tablo 2’de gösterilmiştir.

Tablo 2. SB’lerdeki İmalatçı Firmalara Sağlanan Teşvikler

E1.Personel Gelir Vergisi İstisnası

E1.1.İlgili Mevzuat

3218 sayılı SB Kanununun geçici 3. maddesi ikinci fıkrasının (b) bendi gereği Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar; Bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az % 85'ini yurtdışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler gelir vergisinden müstesnadır.

E2.Gelir/Kurumlar Vergisi Muafiyeti
E2.1.İlgili Mevzuat

3218 sayılı SB Kanununun geçici 3. maddesi ikinci fıkrasının (a) bendi gereği Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar; SB’lerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançları gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır.

E3.Gümrük Vergisi İstisnası

E3.1.İlgili Mevzuat

3218 sayılı SB Kanununun 6. maddesi gereği SB’ler, Türkiye Gümrük Bölgesinin parçaları olmakla beraber; serbest dolaşımda olmayan eşyanın herhangi bir gümrük rejimine tabi tutulmaksızın ve serbest dolaşıma sokulmaksızın, gümrük mevzuatında öngörülen haller dışında kullanılmamak ya da tüketilmemek kaydıyla konulduğu, ithalat vergileri ile ticaret politikası önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğu kabul edilen ve serbest dolaşımdaki eşyanın bir SB’ye konulması nedeniyle normal olarak eşyanın ihracına bağlı olanaklardan yararlandığı yerlerdir. Bu bölgelerde gümrük mükellefiyetine dair mevzuat hükümleri uygulanmaz. Diğer taraftan aynı Kanunun geçici 6. maddesine göre SB’ler, Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihe kadar, gümrük rejimleri açısından Türkiye Gümrük Bölgesi dışında, menşe hükümlerinin uygulanması bakımından ise Türkiye Gümrük Bölgesi sayılır denilerek gümrük vergisi istisnasına Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihe kadar bir süre kısıtlaması getirilmiştir.

E4.KDV İstisnası

E4.1.İhracatta KDV İstisnası

E4.1.1.İlgili Mevzuat

3065 sayılı KDV Kanununun 11. maddesi birinci fıkrası (a) bendi gereği ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, SB’lerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye'de verilen roaming hizmetleri KDV’den müstesnadır. 3065 sayılı KDV Kanununun 12. maddesi birinci fıkrası (a) ve (b) bendlerinde ise bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi için aşağıdaki şartlar yerine getirilmiş olmalıdır:

a) Teslim yurt dışındaki bir müşteriye veya bir SB’deki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılmalı veya mallar yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmelidir.

b) Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir SB’ye vasıl olmalı ya da yetkili gümrük antreposuna konulmalıdır. Teslim konusu malın ihraç edilmeden önce yurt dışındaki alıcı adına hareket eden yurt içindeki firmalar veya bizzat alıcı tarafından işlenmesi veya herhangi bir şekilde değerlendirilmesi durumu değiştirmez.

3065 sayılı KDV Kanununun 2. maddesi üçüncü fıkrası gereğince su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri şekillerdeki dağıtımlar da mal teslimidir. Dolayısıyla söz konusu mal teslimleri aynı Kanununun 11. maddesi birinci fıkrası (a) bendi gereği ihracatta KDV’den istisnadır.

E4.2.İthalatta KDV İstisnası

E4.2.1.İlgili Mevzuat

3065 sayılı KDV Kanununun 16. maddesi birinci fıkrası (c) bendi gereği Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve SB hükümlerinin uygulandığı mallar ithalatta KDV’den istisnadır.

E4.3.SB Hizmetlerinde KDV İstisnası

E4.3.1.İlgili Mevzuat

3065 sayılı KDV Kanununun 17. maddesi dördüncü fıkrası (ı) bendine göre SB’lerde verilen hizmetler KDV’den istisnadır.

E5. Damga Vergisi ve Harç İstisnası

E5.1.İlgili Mevzuat

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3. maddesi ikinci fıkrasının (c) bendi gereği Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar; SB’lerde gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemler ve düzenlenen kağıtlar damga vergisi ve harçlardan müstesnadır.

E6. Vergisiz Kâr Transferi

E6.1.İlgili Mevzuat

3218 sayılı SB Kanununun 6. maddesi gereği SB’lerde kambiyo mükellefiyetine dair mevzuat hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla SB faaliyetlerinden elde edilen kazanç ve gelirler herhangi bir izne ve vergiye tabi olmaksızın, yurtdışına veya Türkiye’ye transfer edilebilir.

E7. İrtifak Hakkı

E7.1.İlgili Mevzuat

3218 sayılı SB Kanununun 5. maddesi ikinci fıkrası gereğince yerli veya yabancı gerçek veya tüzel kişiler Ekonomi Bakanlığından ruhsat almak kaydıyla SB’lerde faaliyette bulunabilirler. SB’lerde faaliyette bulunan yatırımcı kullanıcılara Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan arazi, arsa ve binalar kiralanabilir veya bunlar üzerinde 49 yıla kadar irtifak hakkı tesis edilebilmektedir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler için ise aynı süre ile kullanma izni verilebilmektedir.

SB’lerde arsalar üzerinde irtifak hakkı tesis edilmesi, özellikle belirli süreliğine yatırım yapacak ihracat odaklı doğrudan yabancı yatırımcıların ilk yatırım maliyetlerini azaltması, dolayısıyla söz konusu bölgelerde yatırım kararı vermesi açısından önem taşımaktadır.

E8. Diğer Teşvikler

E8.1.İlgili Mevzuat

SB Kanununun 6. maddesinde işleticiler ve kullanıcılar yatırım ve üretim safhalarında Bakanlar Kurulunca belirlenecek vergi dışı teşviklerden yararlandırılabilir denilerek getirilecek ek teşviklerin önü açılmıştır.

Diğer taraftan 15/06/2012 tarihli ve 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Kararda belirtilen koşulların sağlanması ve mükerrer teşvik (mevcut durumda alınan bir teşvikle Karar kapsamında alınan teşvik/teşviklerin aynı olması) olmaması durumunda mevcut durumda alınan teşviklere ilave olarak söz konusu Kararda ifade edilen teşviklerden ve diğer mevzuat düzenlemeleri kapsamında açıklanan kriterlerin sağlanması durumunda verilen teşviklerden de SB’ler yararlandırılabilir.

Özetle, Türkiye’nin kalkınmasında ve büyümesinde anahtar rol oynayan Ekonomik gelişim bölgelerinden Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Sanayi Siteleri (SS), Endüstri Bölgeleri (EB), Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) ve Serbest Bölgeler (SB)’in teşvik rejimleri bütüncül bir yaklaşımla ele alınarak söz konusu Bölgelerin teşvik rejimleri hakkında genel bir kanı oluşturulmaya çalışılmıştır.