İçindekiler
Dergi Arşivi

Endüstriyel Simbiyoz Olanaklarının Belirlenmesi; Ankara Sanayi Odası 1. OSB Örneği*

Cihan USTA / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü)

 

Dünyada son yıllarda sürekli gündemde olan iklim değişikliği, ülkeleri sera gazı emisyonu ve karbon salınımıyla ilgili olarak tedbirler almaya yöneltmiştir. Bu tedbirler sektörel olarak farklı odak noktaları ortaya çıkarmıştır. Hizmet sektöründe iş gücü verimliliği, enerji sektöründe yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve sanayi sektöründe de kaynak verimliliği konularında çalışmalar hızla artmıştır. Sanayi sektöründe kaynak verimliliği konusu üzerine yapılan çalışmalar endüstriyel ekoloji, sürdürülebilir üretim, temiz üretim ve eko-endüstriyel park (EEP) gibi birçok kavramı literatüre kazandırmış ve ülkeler bu kavramlar üzerinden sanayi politikalarını şekillendirmeye başlamıştır. Özellikle coğrafi olarak sanayi kümelenmelerinin çok fazla olduğu Çin ve Güney Kore, sanayi tesislerinin çevresel performanslarını EEP kavramı üzerine inşa ettikleri politikalarla artırmayı hedeflemektedir. Ülkemizde 1960’lı yıllarda başlayan ve hâlâ devam eden illerde organize sanayi bölgeleri (OSB) oluşturma politikasının, EEP yaklaşımını benimseyen bir politika üretilmesine çok uygun olacağı düşünülmektedir.

EEP kavramının net bir tanımı olmadığından EEP’ler için farklı tasarım yaklaşımları ortaya çıkmıştır. Ancak tasarım yaklaşımları farklı da olsa, tüm EEP modellerinin yedi temel prensip etrafında tasarlanması gerekmektedir [1]. Bu yedi temel prensip şunlardır:

1. Doğal sistemler: EEP’ler doğal sistemlerle entegrasyon içinde olmalıdır.

2. Enerji: EEP’lerdeki enerji verimliliği maksimize edilmelidir.

3. Malzeme akışı: EEP’ler işletmeler arası ürün, yan ürün ve atık değişimi maksimum düzeyde olacak şekilde tasarlanmalıdır.

4. Su akışı: EEP’lerde suyun tekrar kullanımı maksimize edilmelidir.

5. Park yönetimi ve ortak hizmetler: EEP’lerdeki yönetim geleneksel sanayi bölgelerinden parklardaki yönetimlerden farklı olarak, park içerisindeki tüm ağı (ham madde, insan kaynakları, iletişim, ulaşım vb.) idare edebilecek düzeyde olmalıdır.

6. Sürdürülebilir tasarım ve inşaat: EEP’lerdeki bina ve altyapı inşaatlarında kaynakların etkin kullanımı optimize edilirken, atık oluşumu ise minimize edilmelidir.

7. Toplum: EEP geliştiricileri, parka komşu topluluklarla (halk, sanayi kuruluşları, kamu kurumları, üniversiteler) sürekli bir iletişim içinde olmalıdır.

Ülkelerin EEP politikalarında yukarıda bahsedilen prensiplerin her biri önem seviyesi anlamında farklı hacimler kaplamaktadır. Fakat malzeme akışı prensibi bir EEP tasarımında göz ardı edilemeyecek, olmazsa olmaz bir prensip olarak karşımıza çıkmaktadır. Coğrafi olarak bir sanayi kümelenmesinin malzeme akışı açısından ürün ve yan ürün değişiminin çok olması o üretimin ve buna bağlı olarak oluşan ekonominin güçlü olduğunu göstermektedir. Bu tarz kümelere örnek olarak kimya endüstri parkları gösterilebilir. Malzeme akışı açısından atık değişimlerinin çok olduğu kümeler ise ham maddenin atıktan sağlanmasından dolayı rekabetçiliği ve çevresel performansı yüksek kümelerdir. Firmalar arasındaki malzeme akışları “endüstriyel simbiyoz” olarak tanımlanmakta olup ülkemizde birçok projeyle sanayi tesisleri arasında var olan simbiyotik ilişkiler ortaya konulmaya çalışılmış ve ayrıca yeni simbiyotik ilişkilerin oluşturulması sağlanmıştır. OSB’ler coğrafi yerleşimleri ve yönetimleri ile EEP yaklaşımına yakın olmanın yanında sanayi tesisleri arasında yeni endüstriyel simbiyotik ilişkilerin oluşturulmasında da büyük avantajlara sahiptir.

Ankara’da kurulan ilk OSB olması nedeniyle kurumsallığı yüksek, içerisindeki parsellerin tamamının tahsisi yapılmış ve üretim ve ihracat açısından büyük ölçekli sanayi tesislerine sahip olan Ankara Sanayi Odası (ASO) 1. OSB, endüstriyel simbiyoz olanaklarının açığa çıkarılması bakımından Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde hazırlanmış olan uzmanlık teziyle incelenmiştir. ASO 1. OSB karma bir organize sanayi bölgesidir ve bölgede mobilya, döküm, gıda, elektrik, elektronik, makine üretimi, alüminyum, tekstil, zirai aletler, savunma sanayi, kimya, metal işleri, madeni eşya vb. alanlarda üretim yapılmaktadır.

Büyüklükleri 5.000 m² ile 100.000 m² arasında değişen 334 sanayi parseline sahip ASO 1. OSB, toplam 1000 hektar alan üzerine kurulmuştur. 2015 yılı ikinci yarısı itibarıyla 262 fabrikanın faaliyet gösterdiği bölgede bu sayı çok yakında 334’e ulaşacaktır. Toplam 35.000 kişinin istihdam edildiği ASO 1. OSB, ülke ekonomisine 2 milyar ABD Doları ihracat olmak üzere yıllık 6 milyar ABD Doları katkı sağlamaktadır. Tüm veriler ışığında ASO 1. OSB’nin ülkemizde yer alan OSB’ler içerisinde ilk beşe girmiş olması da bölgenin önemini ve büyüklüğünü göstermektedir.

ASO 1. OSB’de endüstriyel simbiyoz olanakları hem atık değişimi hem de ısı transferleri anlamında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Endüstriyel simbiyoz potansiyeli yüksek atıklar OSB’deki sektörler ve ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenmiştir. Yine sektörler baz alınarak atık ısı üretebilecek veya ısı ihtiyacı yüksek işlemlere sahip sektörler tespit edilmiştir.

2015 yılında ASO 1. OSB tarafından Bakanlığımıza iletilen 2015 yılı 2. dönemine ait parsel bilgileri verileri ışığında ASO 1. OSB’de toplamda 334 sanayi parseli olup bu parsellerin 262 adedinde üretim yapılmaktadır. 262 adet üretim yapılan parseldeki firmaların 19 adedinin NACE kodu bilgisi bulunmamakta ve bu çalışmada kapsam dışında bırakılmaktadır. 243 adet üretim yapılan parseldeki firmaların NACE kodları üzerinden sektörel sınıflandırma yapılmıştır. Bu sınıflandırma sonucunda sektörlerin tüm sektörler içindeki yüzdesel değerler üzerinden %5 kabulü yapılarak bölgede %5’in üzerinde yer alan sektörler dikkate alınmıştır. Söz konusu kabul sonucu ele alınan sektörler, firma sayıları ve yüzdeleri Tablo 1’de verilmiştir. 

Tablo 1. ASO 1. OSB’de Yoğun Olan Sektörler ve Firma Sayıları

2 Haneli Sektörel NACE Kodu

NACE Koduna Göre Sektör Adı

Firma Sayısı

(Adet)

Yüzdesel Olarak

(%)

24

Ana Metal Sanayii

26

11

28

Başka Yerde Sınıflandırılmamış Makine ve Ekipman İmalatı

67

28

27

Elektrikli Teçhizat İmalatı

24

10

25

Fabrikasyon Metal Ürünleri İmalatı

(Makine ve Teçhizat Hariç)

30

12

10

Gıda Ürünlerinin İmalatı

21

9

22

Kauçuk ve Plastik Ürünlerin İmalatı

25

10

31

Mobilya İmalatı

13

5

TOPLAM

206

85

Tablo 1’de yer alan sektörler baz alınarak 02.04.2015 tarihli 29314 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin ekinde yer alan atık listesi incelenmiştir. Söz konusu yönetmelikte atıklar üretim süreçlerine/işlemlerine göre sınıflandırılmıştır. Bu nedenle sektörler ve atık kodları üretim süreçleri dikkate alınarak eşleştirilmiştir.

Ana Metal Sanayii sektöründe yer alan firmaların büyük bir çoğunluğu demir ve çelik dökümü yapmaktadır ve bu işlemlerden kaynaklı 10 09 ve 10 10 kodlu atıklar dikkate alınmıştır. Başka Yerde Sınıflandırılmamış Makine ve Ekipman İmalatı sektöründe yer alan firmaların çoğunluğu maden, taş ocağı ve inşaat makineleri imalatı yapmaktadır. Atık listesinde makine ve ekipman imalatından çıkan atıklarla ilgili spesifik bir bölüm bulunmamakta olup makine kullanımı sonrası çıkan atıkların üretimde de çıkabileceği düşünülerek atık listesindeki 16 01 grubundaki atıklar baz alınmıştır. Aynı doğrultuda elektrikli teçhizat imalatından çıkan atıklarla ilgili de spesifik bir bölüm bulunmamakta olup söz konusu teçhizatların kullanımı sonrası çıkan atıkların üretimde de çıkabileceği düşünülerek atık listesindeki 16 02 grubundaki atıklara bakılmıştır. Fabrikasyon Metal Ürünleri İmalatı sektöründe yer alan firmaların atıkları atık listesinde 12 kod numaralı metallerin ve plastiklerin fiziki ve mekanik yüzey işlemlerinden ve şekillendirilmesinden kaynaklanan atıkları içermektedir. Gıda Ürünleri İmalatı sektöründe yer alan firmaların çoğunluğu un ve makarna üreticileridir. Bu durum göz önüne alınarak atık listesindeki 02 06 kod numaralı Unlu Mamuller ve Şekerleme endüstrisinden kaynaklanan atıklara öncelik verilmiştir. Kauçuk ve Plastik Ürünlerin İmalatı sektöründe yer alan firmaların atıkları, atık listesinde 07 02 kod numaralı plastiklerin, sentetik kauçuk ve yapay elyafların imalat, formülasyon, tedarik ve kullanımından kaynaklanan atıklardır. Mobilya İmalatı sektöründe yer alan firmaların atıkları, atık listesinde 03 01 kodlu ağaç işlemeden ve sunta ve mobilya üretiminden kaynaklanan atıklardır.

Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin ekinde * işaretiyle atıkların tehlikeli ve muhtemel tehlikeli atıklar olduğu belirtilmiştir. Atık kodunun son iki hanesi 99 olan atıklar ise tanımlanmamış atıklar olarak nitelendirilmiştir. Tehlikeli ve muhtemel tehlikeli atıklar hem miktar olarak hem de simbiyoz ilişkilerinde kullanılmasının zorluğundan ve herhangi bir sınıflandırma yapılmamış atıkların belirsizliğinden dolayı potansiyel endüstriyel simbiyoz ilişkilerine konu edilmemiştir. Bu eleme sonrası geriye kalan atıklar endüstriyel simbiyoz potansiyeli yüksek atıklardır.

Atıkların tekrar kullanımıyla ilgili standartlar 20.06.2014 tarih ve 29036 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Atıktan Türetilmiş Yakıt, Ek Yakıt ve Alternatif Hammadde Tebliğiyle belirlenmiştir. Bu Tebliğin amacı, atıkların alternatif hammadde olarak kullanılması, atıktan türetilmiş yakıt hazırlanması ve bu hazırlama tesislerinde bulunması gereken asgari şartlara ilişkin teknik, idari ve uyulması gereken genel kurallar ile atıktan türetilmiş yakıt (ATY) kullanımı ve beraber yakma tesislerinde ek yakıt olarak kullanılacak atıklara ilişkin esasları belirlemektir. Söz konusu tebliğin Ek-4’ünde yer alan liste “ATY Hazırlama, Ek Yakıt ve Alternatif Ham Madde Kullanacak Tesislerin Kabul Edebileceği Atıkların Listesi” olarak tanımlanmıştır. Bu listede hangi atıkların hangi sınıflandırma doğrultusunda kullanılabileceği belirtilmiştir.

Endüstriyel simbiyoz potansiyeli yüksek atıkların kodları yukarıda belirtilen tebliğin ekli listesinde yer alan atık kodları ile eşleştirilerek hiçbir kullanıma uygun olmayan atıklar sınıflandırmadan çıkarılmıştır. Bu işlemler sonrası endüstriyel simbiyoz potansiyeli yüksek ve ATY, ek yakıt ve alternatif hammadde olarak kullanılabilecek atıklar Tablo 2’de yer almaktadır.

Tablo 2. Endüstriyel Simbiyoz Potansiyeli Yüksek ve Üretimde Kullanılabilecek Atıklar

Atık Kodu

Atık İsmi

ATY

Ek Yakıt

Alternatif Ham Madde

10 09

Demir Döküm İşleminden Kaynaklanan Atıklar

 

 

 

10 09 03

Ocak cürufları

 

 

X

10 09 06

10 09 05 dışında henüz döküm yapılamamış maça ve kum döküm kalıpları

 

 

X

10 09 08

10 09 07 dışında döküm yapılmış maça ve kum döküm kalıpları

 

 

X

10 09 10

10 09 09 dışındaki baca gazı tozu

 

 

X

10 10

Demir Dışı Döküm Atıkları

 

 

 

10 10 06

10 10 05 dışındaki henüz döküm yapılamamış maça ve kum döküm kalıpları

 

 

X

10 10 08

10 10 07 dışındaki döküm yapılmış maça ve kum döküm kalıpları

 

 

X

16 01

Çeşitli Taşıma Türlerindeki (İş Makineleri Dâhil) Ömrünü Tamamlamış Araçlar ve Ömrünü Tamamlamış Araçların Sökülmesi ile Araç Bakımından (13, 14, 16 06 ve 16 08 hariç) Kaynaklanan Atıklar

 

 

 

16 01 03

Ömrünü tamamlamış lastikler

 

X

 

16 01 15

16 01 14 dışındaki antifriz sıvıları

 

 

X

16 01 19

Plastik

X

X

 

12 01

Metallerin ve Plastiklerin Fiziki ve Mekanik Yüzey İşlemlerinden ve Biçimlendirilmesinden Kaynaklanan Atıklar

 

 

 

12 01 05

Plastik yongalar ve çapaklar

X

X

 

12 01 15

12 01 14 dışındaki işleme çamurları

 

 

X

12 01 17

12 01 16 dışındaki kumlama maddeleri atıkları

 

 

X

02 06

Unlu mamuller ve şekerleme endüstrisinden kaynaklanan atıklar

 

 

 

02 06 01

Tüketime ve işlenmeye uygun olmayan maddeler

X

X

 

02 06 02

Koruyucu katkı maddelerinden kaynaklanan atıklar

X

X

 

02 06 03

İşletme sahası içerisindeki atık su arıtımından kaynaklanan çamurlar

X

X

X

07 02

Plastiklerin, Sentetik Kauçuk ve Yapay Elyafların İmalat, Formülasyon, Tedarik ve Kullanımından (İFTK) Kaynaklanan Atıklar

 

 

 

07 02 12

07 02 11 dışındaki saha içi atık su arıtımından kaynaklanan çamurlar

X

X

X

07 02 13

Atık plastik

X

X

 

07 02 15

07 02 14 dışındaki katkı maddelerinin atıkları

X

X

 

07 02 17

07 02 16 dışında silikon içeren atıklar

X

X

 

03 01

Ağaç İşlemeden ve Sunta ve Mobilya Üretiminden Kaynaklanan Atıklar

 

 

 

03 01 01

Ağaç kabuğu ve mantar atıkları

X

X

 

03 01 05

03 01 04 dışındaki talaş, yonga, kıymık, ahşap, kontraplak ve kaplamalar

X

X

 

 

Tablo 2’ye göre ASO 1. OSB’de endüstriyel simbiyoz potansiyeli yüksek olan atıklar aşağıdaki gibi kısaca tanımlanabilir:

Cüruf: Döküm firmalarından kaynaklı cüruf atıklar genellikle çimento fabrikasında veya inşaat sektöründe değerlendirilmektedir. OSB Uygulama Yönetmeliği 101. madde çerçevesinde çimento fabrikalarının OSB’lerde yer alması mümkün değildir. Bu atıklar inşaat sektöründe özellikle yol yapım çalışmalarında çok kullanılmaktadır. Her iki nedenden ötürü döküm firmalarından kaynaklı cüruflar bölge dışında değerlendirilmek zorundadır. Bu değerlendirme için bölge yönetimi cüruf atıkları firmalardan toplayarak bunların bölge dışında bertarafına ön ayak olabilir.

Organik atıklar: Un ve makarna üretimi yapan firmalardan çıkan organik atıklar bölge içinde faaliyet gösteren çiftlik hayvanları için hazır yem imalatı yapan firmalarda veya yeni kurulacak biyokütle/biyogaz tesislerinde değerlendirilebilir. Yeni kurulacak bir biyokütle/biyogaz tesisi bölgedeki firmalara enerji, gaz ve ısı sağlayarak yeni bir endüstriyel simbiyoz ilişkisinin ortaya çıkmasını sağlayabilir.

Ahşap atıklar: Mobilya sektöründen kaynaklı ahşap atıklar tekrar ürüne dönüştürülmek üzere kereste fabrikalarına, kâğıt fabrikalarına veya enerji kaynağı için diğer firmalara verilebilir. Bölgede kâğıt ve kereste fabrikaları bulunmadığı gibi enerji kaynağı için bunları kullanacak firma da yoktur. Bu nedenle ahşap atıklar bölge dışında yer alan petrol rafineri veya çimento fabrikalarına ek yakıt olarak gönderilebilir.

Yukarıdaki atıklara ek olarak hurda veya atık metallerin endüstriyel simbiyoz potansiyelinin yüksek olacağı düşünülmektedir. Hurda veya atık metaller ASO 1. OSB’deki en yoğun ilk iki sektörden kaynaklanan ve en temel değerlendirilmesi gereken atıklardır. Bölgede çıkan hurda veya atık metaller yine bölgede yer alan döküm firmaları tarafından değerlendirilebilir. Bölge yönetimi bu atıkların değerlendirilmesi için ara depolama tesisi kurabilir veya ara depolama tesisi kurulmasına finansal ve yönetimsel anlamda iştirak edebilir. Ara depolama tesisi kurulması ve hatta gelen atıkların ayrıştırma işlemlerinin yapılması döküm firmalarının endüstriyel simbiyoz ilişkisine sıcak bakmasını teşvik edecektir.

Son olarak da bölgedeki tehlikeli atıkların bertarafı konusunda ASO 1. OSB’de tehlikeli atık ara depolama faaliyetinde bulunan bir tesisten bahsetmek gerekir. Mevcut durumda bölgedeki firmalardan bazıları tehlikeli atıklarının ara depolaması için bu tesisle iş birliği yapmaktadır. Fakat bu durumun bir endüstriyel simbiyoz uygulaması olduğu söylenemez. Söz konusu firma faaliyetlerine tehlikeli ve tehlikesiz atıkların geri kazanımı, geri dönüşümü ve bertarafını eklemesiyle birlikte katı atıklar anlamında bölgedeki endüstriyel simbiyoz uygulamalarının merkezinde olacaktır.

Endüstriyel simbiyozun diğer yönü olan ısı transferleri açısından inceleme yapıldığında doğalgaz ve elektrik tüketimi yüksek olan tesislerin ısı ihtiyaçlarının yüksek olduğu görülmektedir. Özellikle döküm firmaları yüksek miktarda doğalgaz ve elektrik tüketimleri ile dikkate alınması gereken tesislerdir. Bunun yanında, ASO 1. OSB’de atık ısısı olan tesis bulunmamakta olup böyle bir tesisin kurulmasıyla üretim süreçlerinde kullanmak üzere döküm firmalarına ve de ısınma amaçlı diğer firmalara atık ısı iletilebilir. İkinci bir alternatif olarak, oluşan atık ısının yakındaki yerleşim yerlerinin ısınma ihtiyacı için kullanılması düşünülebilir. Ayrıca söz konusu tesisin su ihtiyacı yeni yapılacak bir atık su arıtma tesisinden çıkan arıtılmış atık su ile sağlanabilir.

Yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında atık değişimi ve ısı transferi yönüyle bahsedilen endüstriyel simbiyoz örnekleri Şekil 1’de gösterilmiştir.

Şekil 1. ASO 1. OSB Örnek Endüstriyel Simbiyoz Ağı

 

Sonuç olarak, Şekil 1’de gösterilen endüstriyel simbiyoz örneklerinde görüldüğü üzere atık değişimi yönüyle OSB’ler içerisinde endüstriyel simbiyoz olanaklarına sıklıkla rastlanılacağı ve planlanabilecek endüstriyel simbiyoz olanaklarıyla bu sayının artırılabileceği düşünülmektedir. Fakat aynı şeyi ısı transferi yönüyle söylemek zor olacaktır. Özellikle atık ısısı yüksek olan enerji üretim tesislerinin bazı çeşitlerinin OSB’lerde çok az olması ve bazılarının ise OSB Uygulama Yönetmeliği 101. madde çerçevesinde kurulamaması ısı transferleri yönüyle endüstriyel simbiyoz ilişkilerinin kurulmasını güçleştirmektedir. OSB’lerde endüstriyel simbiyoz olanaklarının artması için bu konu özelinde firma ve kamu kurum ve kuruluşlarında kurumsal kapasitenin artırılması, firmalara sağlanacak finansal desteklerin çeşitlendirilmesi ve artırılması ve bu iki hususun üst düzeyde bir çatı kuruluş tarafından yönetilmesi veya organize edilmesi gerekmektedir. 10. Kalkınma Planı (2014-2018) çerçevesinde endüstriyel simbiyoza ilişkin eylemler Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında olmasına rağmen bu konuya ilişkin mevzuat Çevre ve Şehircilik Bakanlığının uhdesindedir. Söz konusu mevcut durum hem yetki karmaşasını hem de bürokrasiyi artırmaktadır. İlk olarak bu durumun düzeltilerek konuya ilişkin yetkilerin tek elde toplanması hızlı ve etkin kararlar ışığında endüstriyel simbiyoz politikalarının uygulamaya yansımasını sağlayacaktır. İkinci husus olarak kurumsal kapasitenin artırılması amacıyla OSB’lerde yer alan firmaların endüstriyel simbiyoz konusunda bilinçlendirilmeleri çalışmaları kapsamında OSB bölge yönetimlerinin ve kamu kurum ve kuruluşlarının ortak projeler yürütmesi gerekmektedir. Bilinçlendirme çalışmalarının yanında firmalara bu konuda finansal destek veren kalkınma ajansı sayısının da artması gerekmektedir. Bu çalışmalar sonucunda artacak olan endüstriyel simbiyoz örnekleri sanayimizin uluslararası alandaki rekabet gücünün yanında ülkemizin çevresel performansını ve toplumumuzun refah seviyesini de artıracaktır.

Kaynak:

  1.  Lowe, E.A. (2001) Eco-industrial Park Handbook for Asian Developing Countries. A Report to Asian Development Bank, Environment Department, Indigo Development, Oakland, CA.