İçindekiler
Dergi Arşivi

G20 Kaynak Verimliliği Çalıştayı Berlin’de Yapıldı

 

G20 Kaynak Verimliliği Çalıştayı 16-17 Mart 2017 tarihlerinde G20 dönem başkanı Almanya ev sahipliğinde Berlin’de gerçekleştirildi.

Birinci günün ilk bölümünde Almanya Federal Çevre, Doğa Koruma, Bina Güvenliği ve Nükleer Güvenlik Bakanı Barbara Hendricks’in katılımıyla açılış konuşmalarının ardından genel katılıma açık bir panel düzenlenmiştir. Rabbi Sergio Bergmann (Arjantin Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı), İbrahim Thiaw (BM Çevre Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı), Jürgen Heraeus (Business 20 Başkanı), Jochen Flasbarth (Almanya Federal Çevre, Doğa Koruma, Bina Güvenliği ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı), Dr. Wolfgang Scheremet (Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, Sanayi Politikaları Genel Müdürü), Paul Ekins (University College London, Uluslararası Kaynak Paneli Üyesi) katılımı ve Gazeteci Conny Czymoch moderatörlüğündeki panelde; “Kaynak verimliliğinde eğitim yaklaşımları nasıl olmalı? Kamu kurumlarının yaklaşımları nasıl olmalı? Sivil toplum kuruluşları ve diğer gönüllü aktivitelerle kaynak verimliliği algısının toplumlarda ve iş dünyasında algılanmasının ve kabulünün sağlanması nasıl olabilir? Ülkeler arası iş birliğinde yöntemler” soru ve konu başlıkları altında görüşler belirtilmiş ve tartışılmıştır. Çalıştayın ilk gün öğleden sonra ve ikinci gün sabah oturumlarında G20 üyesi ve davetli yaklaşık 25 ülke ve çeşitli uluslararası kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla bu konuda yapılan çalışmalara ilişkin sunumlar yapılarak uygulamalar tartışılmıştır. Türkiye’de kaynak verimliliği alanında yürütülen çalışmalar, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürü Anıl Yılmaz tarafından sunulmuştur. İkinci gün öğleden sonraki bölümde ise G20 zirvesine yönelik olarak Sherpa toplantısına önerilmek üzere dönem başkanı Almanya öncülüğünde hazırlanmış olan taslak sonuç bildirgesine ilişkin değerlendirmeler yapılmış, bazı ülkeler bildirgede yer alan ortak hareket etmeye yönelik önerilere ilişkin çekincelerini ortaya koymuşlardır. Bu çekincelerden birisi de başkanlık divanının önerdiği, G20 ülkeleri arasında bu konuda ülkelerin ortak hareket etmesini, iş birliğini ve bilgi alışverişini yoğunlaştırmak amacıyla bir platform kurulmasına yönelik olmuştur. Suudi Arabistan, Rusya, Avustralya ve diğer bazı ülkeler platform kurulması fikrine ulusal doğal kaynakların yönetimi üzerinde baskı oluşturabileceği gerekçesiyle karşı çıkarak zamanlamayı erken bulduklarını belirtmişlerdir. Bu eğilim üzerine sonuç bildirgesinin somut bir platform yerine işbirliğine ilişkin ülkelerin iyi niyet bildirimini içeren bir şekilde formüle edilmesi üzerinde mutabakata varılmıştır. 2018 yılı G20 dönem başkanı Arjantin’de yapılacak toplantılarda kaynak verimliliği konusunun yeniden ele alınması ve daha somut bir ülkeler arası platform oluşumunun bu döneme bırakılması kararlaştırılmıştır.

Protokol konuşmalarında öne çıkan konular
• Barbara Hendricks, Almanya Federal Çevre, Doğa Koruma, Bina Güvenliği ve Nükleer Güvenlik Bakanı, “Hoş geldiniz: Kaynak verimliliği yolunda ilerleme” başlıklı sunumunda; G20 Kaynak Verimliliği konusunda Almanya’nın Hamburg merkezli bir oluşumla destek vermekte olduğunu belirterek Almanya’da yürütülmekte olan çalışmalardan örnekler vermiş, bu konuda ülkelerin henüz yolun başında olduğunu, bu alanda ülkeler arası iş birliğinin önemini vurgulamıştır.

• Sergio Bergman, Arjantin Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı “Arjantin’in kaynak verimliliği perspektifleri“ başlıklı sunumunda kaynakların verimli kullanılmasının; sürdürülebilir kalkınma için önemli olduğunu bununla birlikte kaynaklardan toplumların eşdeğer yararlanmaları ve sonraki nesillere kaynakların yeterince bırakılmalarının da bir insanlık sorumluluğu olduğundan bahsederek, bu konuların ülkelerde daha çok sahiplenilebilmesi için kamu-sivil toplum kuruluşları işbirliklerinin geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu vurgulamıştır. Sergio Bergman Arjantin’de özellikle çevrenin korunması, su ve enerjinin verimli kullanılması alanlarının ülkeleri için öncelikli perspektifleri olduğundan söz etmiştir.
 

Önerilen Taslak Tartışma Dokümanı: “G20’nin Muhtemel Çıktıları”
G20 Çalıştayı öncesi tartışmaya açılan ve kaynak verimliliği alanında diyalog sürecine dair öneriler içeren tartışma dokümanı ana hatlarıyla aşağıda özetlenmektedir. Taslak olarak tartışmaya açılan bu belge üye ülke delegasyonlarının Mart ayı sonuna kadar iletecekleri görüşler doğrultusunda nihai hale getirilecektir.

Başkanlık divanı, doğal kaynakların etkinliği ve sürdürülebilirliği konusunda daha yakın iş birliklerinin oluşturulması için G20 Kaynak Ortaklığı’nın kurulmasını gündeme getirmiştir. G20 Kaynak Ortaklığının kaynak etkinliği alanında en iyi uygulamaların ve politikaların paylaşıldığı ve uluslararası organizasyonların, iş dünyasının, akademinin ve sivil toplum örgütlerinin yer aldığı bir diyalog süreci olarak tasarlanması düşünülmektedir.

G20 Kaynak Ortaklığı’nın kurulmasına yönelik alınacak karar aşağıdaki hususlar çerçevesinde değerlendirilebilir:

Kaynak-etkin bir küresel ekonominin yaratılması yönünde iradenin ortaya konması: Sürekli artan doğal kaynak kullanımının sürdürülebilir kalkınmanın her üç boyutunu da (ekonomik, çevresel ve sosyal) olumsuz yönde etkilediğinin ortaya konmasıyla beraber, G20 kaynak-etkin küresel bir ekonominin yaratılması yönünde bağlılığını gösterebilir ve kaynakların etkin kullanılmasının çevrenin korunması, iklim değişikliğinin engellenmesi, yeni iş alanları yaratması ve ekonomik büyüme gibi birçok faydasının olduğunu vurgulayabilir.

G20 kaynak ortaklığı kurulması: G20 kaynak etkinliği alanında en iyi uygulamaların ve politikaların paylaşıldığı ve uluslararası organizasyonların, iş dünyasının, akademinin ve sivil toplum örgütlerinin yer aldığı bir platform olarak tasarlayacağı G20 Kaynak Ortaklığını hayata geçirebilir. Bu ortaklık kaynak etkinliğine yönelik çözümlerin üretilmesi noktasında OECD, BM Çevre ve UNIDO gibi uluslararası kuruluşların, iş dünyasının, akademinin ve sivil toplumun temsil edildiği bir mekanizma olarak düşünülebilir. Bu mekanizmanın işletilmesine yönelik ilki 2017’nin ikinci yarısında Almanya’da başlatılarak her yıl bir kez toplantılar yapılabilir.

G20 Kaynak Ortaklığı’nın ilgileneceği başlangıç konuları:

a) Kaynakların etkin kullanımına işaret eden sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin (SKH) uygulanmasına yönelik iş birliği:
Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin birçoğu doğal kaynakların sürdürülebilir kullanılmasına bağlıdır. Bunun yanı sıra, ülkeler doğal kaynakların etkin kullanımı ve sürdürülebilir yönetimi yoluyla 2030 hedeflerine ulaşmaya yönelik çalışmaktadır. Bu bağlamda, G20 Kaynak Ortaklığı mekanizması işletilerek, G20 doğal kaynakların kullanımına yönelik olan sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin uygulanması amacıyla tecrübe paylaşımı yoluyla işbirliğine gidebilir (özellikle 8.4, 9.4 ve 12.2 nolu hedefler)

b) Küresel malzeme kullanımına yönelik bilginin geliştirilmesi:
Dünyada kaynak tüketiminin artışıyla ortaya çıkan problemlerle baş edebilmek için, şimdiki ve gelecekteki küresel malzeme akışına ve bu akışın kaynak-etkin bir ekonomiye geçiş üzerine ne tür etkilerinin olacağına ilişkin detaylı bilgilere gereksinim duyulmaktadır. Her ne kadar OECD ve BM Çevre tarafından ev sahipliği yapılan Uluslararası Kaynak Paneli bu ihtiyaca cevap vermeye çalışıyor olsa da, hâlâ yeterli düzeyde bilgi üretimi yapılamamaktadır. Bu bağlamda, G20 Kaynak Ortaklığı, G20 ülkelerinde 2050 yılına kadar küresel malzeme akışı için güçlü senaryolar yaratmak ve bu yolla bilgi üretimini artırmak amacıyla bu tür organizasyonları ve özellikle Business-20’yi davet edebilir.

c) Kaynak-etkin üretim süreçlerine ve altyapısına ilişkin bilgi alışverişi:
G20 ülkelerinin birçoğundaki hızlı ekonomik büyüme ve buna bağlı olarak gerçekleşen ekonomik kalkınma, gelecekteki küresel kaynak kullanımı üzerine önemli etkileri olan yatırım ve altyapı kararlarını da içermektedir. G20 Kaynak Ortaklığı, bu bağlamda, kaynak-etkin bir sanayinin ve şehirciliğin geliştirilmesi, altyapının, üretim süreçlerinin ve iş modellerinin geliştirilmesine yönelik ülkeler arası tecrübe paylaşımını hızlandırabilir. Buna yönelik olarak özellikle UNEP/UNISO Temiz Üretim Merkezlerinden ve Business-20’den destek alınabilir.

Sonuç olarak, Başkanlık G20 Zirvesi Bildirisinde G20 Kaynak Ortaklığının kurulmasına yönelik bir ibarenin yer almasını önermektedir. Daha detaylı bilgiler ise, bildirinin ekinde yer alabilecektir.
 

Sonuç ve Öneriler
Türkiye’de gelecek dönemlerde kaynak verimliliği konusunda yapılacak çalışmaların yönelimi neler olmalıdır? 2018 yılında Arjantin’de yapılacak olan G20 Kaynak Verimliliği toplantısına nasıl hazırlanabiliriz? sorularına cevap teşkil edebilecek hazırlık önerileri şunlardır:

1. Kaynak verimliliği konusu başta AB’deki başat ülkeler Almanya ve Fransa olmak üzere AB ülkeleri ile Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nin üzerinde odaklandıkları bir konudur. Bu konu çevrenin ve doğal kaynakların korunmasından da öte sonraki yıllarda ülkeler arasında kaynakların elde edilmesinde standartların ve/veya üretim kotalarının belirlenmesine kadar gidebilecek önemi haiz görünmektedir (nitekim S. Arabistan, Rusya vb. ülkelerin konuya ilişkin ülkeler arasında platform kurulmasına yönelik çekincelerinin bu kuşkudan kaynaklandığı düşünülebilir).

2. Kaynak verimliliği konusunda Türkiye’deki çalışmalar son 10 yılda başlamıştır. Bu konuyla ilişkili olarak tüm ilgili bakanlıkların katılımıyla politika belgeleri üretebilecek yetkinlik seviyesinde özel bir çalışma grubu oluşturulması önem arz etmektedir. Konu bütününde, uygulama rehberleri ve/veya politika belgelerine temel teşkil edebilecek çalışmaların ilkleri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Verimlilik Genel Müdürlüğü ile TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü (ÇTÜE) iş birliğinde yürütülen çalışmalardır. Bu konuda ülkemizdeki üniversitelerde yapılması gereken akademik çalışmaların yönlendirilmesi gerekmektedir.

3. Eko-verimlilik, yeşil üretim, yeşil organize sanayi bölgeleri, kaynak verimliliği potansiyelinin belirlenmesi ve benzeri çalışmalarının ülkemizde başlatılması önemli adımlar olmakla birlikte bu çalışmaların kapsamında veya eş zamanlı olarak kaynak verimliliği konusunun ilgili kamu kuruluşları, STK’lar ve özel kuruluşlarla işbirliği halinde daha yoğun ele alınması sağlanmalıdır. Başlangıçta ilgili kesimlerde farkındalığın artırılması sonrasında ise öncelikli sektörlerden başlayarak işletme düzeyinde kaynak verimliliği potansiyelinin belirlenmesi, hazırlanacak uygulama kılavuzları ve rehber belgeler, danışmanlık ve proje uygulama destekleri ile potansiyelin hayata geçirilmesi yönünde çalışmalar sürdürülmelidir.

4. Kaynak Verimliliği Çalıştayında G20 üyesi olan ülkemizden, kaynak verimliliğinde seçilmiş sektörlerde verimlilik potansiyeli konusunda örnekler sunulmuştur. Önümüzdeki dönemde konuya ilişkin kurumsal paydaşların (kamu kurumları, üniversiteler, ulusal ve uluslararası danışmanlık kuruluşları, vb.) iş birliğinde gerçekleştirilecek somut uygulama adımlarında ilerleme sağlanması gerekmektedir. Kaynak verimliliği alanında yetkinlik ve kapasitesi yüksek ülkelerin konuya ilişkin politika belirlemeleri sürecinde Türkiye’nin de yer alarak ülkemiz çıkarlarının korunmasında etkili olunabilecektir.

Verimlilik Genel Müdürlüğünün Kaynak Verimliliği Alanındaki Çalışmalarından Örnekler
Kamu Yatırım Programı dahilinde “Sanayide Kaynak Verimliliği Potansiyelinin Belirlenmesi” Projesi TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü (ÇTÜE) tarafından yürütülmektedir. Proje, 5 Mart 2014 tarihinde BSTB ve TÜBİTAK arasında bir protokol imzalanarak başlatılmıştır. Projenin amacı; Türkiye İmalat Sanayiinde hammadde, enerji ve suyun etkin ve sürdürülebilir kullanımı ile elde edilebilecek potansiyel çevresel ve ekonomik faydaların; sektörler ve bölgeler düzeyinde analiz edilerek bu potansiyelin niceliksel olarak ortaya konulmasıdır. Projenin hedefleri arasında; imalat sanayinde kaynak verimliliği potansiyelinin analizi için bir metodoloji geliştirilerek hammadde, enerji ve su (girdi) kullanımındaki kaynak verimliliği potansiyelinin parasal ve miktarsal olarak analiz edilmesi yer almaktadır. Projenin diğer hedefleri ise kaynak verimliliği potansiyelinin sektörel ve bölgesel kırılımda analiz edilmesi; bu potansiyelin çevresel etkilerinin belirlenmesi; kaynak verimliliğini olumsuz etkileyen faktörlerin analiz edilmesi, belirlenen potansiyelin düşük maliyet ve yüksek maliyet ayrımında ve geri ödeme süreleri de dikkate alınarak incelenmesidir.

Proje, Türkiye genelinde, İBBS Düzey 2’de ve imalat sanayi sektörleri içerisinden Verimlilik Genel Müdürlüğünün daha önceki çalışmaları temel alınarak belirlenen bir sektörel örneklemde gerçekleştirilmekte olup bu örneklemde yer alan sektörler; gıda ürünleri imalatı, tekstil ürünlerinin imalatı, kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı, diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı ve ana metal sanayiidir. 2017 yılı içinde tamamlanacak olan projenin bulguları kapanış toplantısı ile tüm ilgili taraflarla paylaşılacaktır.

2015-2018 Verimlilik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamındaki hedefler doğrultusunda imalat sanayinde sürdürülebilir üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması için kullanılabilecek araçlardan birisi olarak öngörülen kaynak verimliliği rehberlerinin ilk ikisi 2015-2016 döneminde tamamlanmıştır. Bu rehberler, et ve süt ürünleri imalatı sektörlerine yönelik olarak Bölgesel Çevre Merkezi (REC) iş birliğiyle hazırlanmış ve ilgili paydaşlara dağıtımı yapılmıştır.

Ülkemiz, 25 Şubat 2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anlaşma ile 1 Mayıs 2003 tarihinde Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) ve Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına (EIONET) üye olmuştur. Bu kapsamda AÇA ile ilişkiler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının koordinatörlüğünde BSTB Verimlilik Genel Müdürlüğü, AÇA “Kaynak verimli ekonomi ve çevre” (Resource efficient economy and the environment) konu başlığında Ulusal Referans Merkezi (National Reference Center) olarak belirlenmiş ve Türkiye’de konuyla ilgili çalışmaları yürütmüştür. Bu kapsamda ulusal koordinasyonunu Verimlilik Genel Müdürlüğünün yürüttüğü ve 32 üye ülkede eşzamanlı olarak devam eden “Ülkeler ve AB düzeyinde kaynak verimliliği politikaları, amaç ve hedefleri 2015 kataloğu” (2015 Catalogue of material resource efficiency policies, objectives and targets in countries and at the EU level, MAWP 2014-2018 SA1.9) adlı çalışmanın tamamlanmasıyla çalışmadan elde edilen bulgular “Avrupa’da Kaynak Verimliliği-Azdan Çok” adlı Ana Rapor ve Ülke Profilleri kamuoyuyla paylaşılmıştır.

Bu çalışmaların yanı sıra, imalat sanayiinde sürdürülebilir üretim göstergelerinin oluşturulması ve yayımlanması, sanayide tüketilen elektrik enerjisi verimliliğini artırmaya yönelik motor dönüşüm programı, yeşil OSB’ler ve endüstriyel simbiyoz çalışmaları, temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılmasına dönük çalışmalar, ürün yaşam döngüsü değerlendirme alt yapısının oluşturulması vb. proje ve faaliyetler de Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından sürdürülmektedir.