İçindekiler
Dergi Arşivi

Gelişmenin İtici Gücü: AR-GE - I

Fatih ZABUN / Başmüfettiş (Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı)

 

 TÜRKİYE’DE FİNANS KAYNAĞI BAKIMINDAN AR-GE HARCAMALARI

1. Giriş
Bir ülkenin refaha ulaşabilmesi, o ülkenin bilim ve teknolojiye sahip olmasının ötesinde bilimsel çalışmalar neticesinde teknoloji üretmesi ve bu üretilen teknolojinin bir kısmının ülkenin ulusal güvenliğine katkı sağlarken diğer bir kısmının da uluslararası piyasada talep edilerek ekonomik anlamda getiri sağlamasına bağlıdır.

Ülkelerin GSYİH içinde Ar-Ge’ye ayırdıkları paylar, patent kuruluşlarına yapılan ve olumlu neticelenen başvurular, toplam Ar-Ge personeli ve araştırmacı sayısı, toplam Ar-Ge harcamalarının özel sektör ve devlet sektörü tarafından karşılanma oranları, toplam ihracat içinde yüksek teknolojili olan ürünlerin ihracattaki payı gibi göstergelerin karşılaştırılarak kıyaslanması, o ülkenin gelişmişlik düzeyini göstermesi açısından büyük önem arz etmektedir.

Çalışmamızın bu bölümünde bazı ülkelerin bilimsel ve teknolojik açıdan gelişmişlik seviyeleri hakkında bilgi edinmemizi sağlayan göstergelerden Ar-Ge’lerle ilgili bazı temel bilgi ve veriler ile Türkiye’nin gelişmişlik seviyesini görebilmek adına ABD’nin yanı sıra karşılaştırma açısından önemli gördüğümüz AB ülkeleri, Japonya ile ayrıca geçtiğimiz yıllarda gelişmişlik düzeyi açısından ülkemizle aynı kategoride bulunan ve son yıllarda bilim ve teknoloji alanında önemli ilerlemeler kaydederek ülkemiz de dahil bir çok gelişmekte olan ekonomiyi geride bırakan Güney Kore’ye ait Ar-Ge göstergelerine yer verilecektir.

Ar-Ge göstergeleri, ülkelerin gelişmişlik seviyeleri hakkında bilgi edinmemizi sağlayan temel göstergeler olma niteliğine sahiptirler. Bir ülke, sanayi ve bilgi toplumunun teknolojik gereksinmelerini, kendisi geliştirdiği ölçüde gelişmiş sayılabilir.

Vereceğimiz rakamların bazılarında, edinilen kaynaklar açısından farklılıklar göze çarpacaktır. Ancak bu durumun, ülkemizle karşılaştırdığımız diğer gelişmiş ülkeler arasındaki bariz seviye farkı dikkate alındığında, ulaştığımız sonuçları ve değerlendirmelerimizi esastan etkileyebilecek derecede bir önem arz etmediği, Türkiye’nin, Ar-Ge göstergeleri açısından, aradan geçen uzun yıllara rağmen, gelişmiş ülkelere kıyasla ne kadar geride kaldığı ve aradaki bu açığın bir türlü kapanmadığı rahatlıkla görülecektir.

2. Ar-Ge Harcamalarının GSYİH’ya Oranı
Bu gösterge, bilim ve teknolojide rekabet yönünden üstünlüğü ifade eden, o ülkenin bu alanda yapılacak çalışmalara ne derecede önem verdiğini genel olarak gösteren önemli bir veridir. Aşağıdaki tablodan Türkiye’nin, son 15 yılda önemli ilerleme kaydetmekle beraber, gelişmiş ülkelerle arasındaki büyük fark açıkça görülmektedir.

Tablo 1. Ar-Ge Harcamalarının GSYİH İçindeki Payı

  ABD  Türkiye  Güney Kore Japonya  AB  (27 ülke)
1981  2,27  2,26  -
1985  2,65  2,69  -
1990  2,55  0,24  1,80  2,91  -
2000  2,69  0,48  2,30  3,04  1,86
2005  2,56  0,59  2,79  3,32  1,83
2010  2,91  0,84  3,74  3,25  2,01
2011  2,86  0,86  4,04  3,39  2,05
2012 2,82  0,92  4,36  3.34 2,06

Kaynak: EUROSTAT, 2014; ABD-Japonya verileri OECD, 2014.

Ar-Ge, uluslararası yatırımların katma değer yarattığı en önemli kanallardan biridir. Dünyada, sanayide yapılan tüm Ar-Ge faaliyetlerinin üçte ikisinden fazlasını uluslararası firmalar gerçekleştirmektedir. Bu konuda son olarak 2013 yılına ilişkin tablo aşağıdadır.

Tablo 2. 2013 Yılı Ar-Ge Harcamaları

  Ar-Ge Harcamaları (Milyar $) Ar-Ge Harcamalarının
GSYİH’ye Oranı
  Kişi Başına Ar-Ge
Harcaması ($)
ABD  415,2  2,77 1.331
Türkiye  11,1  0,92 166
Güney Kore  53,2 4,03 1.203
Japonya 141   3,39  1.146

Kaynak: OECD

3. Finans Kaynağı Bakımından Ar-Ge Harcamaları (Kamu-Özel)
Bu gösterge, ülkedeki bilimsel ve teknolojik gelişmenin özel ve kamu sektörü tarafından ne derecede sağlandığını göstermektedir. Bu rakamların gelişmiş ekonomilerde özel sektör lehine sonuç vermesi beklenmektedir. Bu açıdan, Türkiye’de kamu sektörünün Ar-Ge harcamalarında aldığı pay 2005 yılına kadar % 50’nin üzerinde olmakla birlikte, gelişmiş ekonomiler kadar olmasa da, özel sektör lehine genel bir artış sağlanmış durumdadır.

Tablo 3. Toplam Ar-Ge Harcamaları İçerisinde Özel Sektör Payı

ÖZEL  ABD  Türkiye  Japonya  AB (27 Ülke)
1990  54,60  27,40 73,10 -
1995  60,20 30,80  67,10 53,00
2000  69,40 42,90  72,40  56,20
2001  67,70 44,90 73,10 55,90
2002  65,20  41,30  74,10  54,60
2003  64,30  36,20  74,60 54,10
2004 63,80  37,90 74,80  54,30
2005  64,40  43,30 76,10  54,20
2006  65,40 46,00 77,10  55,30
2007 66,20 48,0 77,70  55,20
2008 67,30 47,30 78,20 55,00
2009  61,60 41,00 75,27  54,01

Kaynak: 1990-2007 yılları arası veriler; EUROSTAT, 2010;
2008-2009 yılları arası veriler; EUROSTAT, 2012;
ABD ve Japonya 2009 verileri OECD: 2012.

Tablo 4. Toplam Ar-Ge Harcamaları İçerisinde Kamu Sektörü Payı

KAMU  ABD  Türkiye  Japonya  AB (27 Ülke)
1990  41,60  71,40 18,00   -
1995  35,40 62,40  22,80 39,00
2000  25,80  50,60 19,60 34,30
2001  27,20  48,00 19,00 33,90
2002  29,10 50,60 18,40 34,30
2003  30,00 57,00 18,00 35,10
2004  30,80 57,00 18,10 35,00
2005  30,20  50,10 16,80  34,40
2006  29,30  48,60  16,20  33,40
2007  28,30  47,10  15,60  33,00
2008  27,00  31,60  15,62  33,50
2009  31,26  34,00  17,68  34,90

Kaynak: 1990-2007 yılları arası veriler EUROSTAT, 2010;
2008-2009 yılları arası veriler EUROSTAT, 2012;
ABD 2009 ve Japonya 2008-2009 verileri OECD: 2012.

Bu konuda 2013 yılı itibarıyla durum aşağıdaki gibidir.
Tablo 5. 2013 Yılı Finans Kaynaklı Ar-Ge Harcamaları

Ar-Ge Harcamaları ABD  Türkiye  Güney Kore Japonya
Özel  %61,6 46,8  %73,7 %76,5
Kamu  %31,3 28,2  %24,9  %16,4
Diğer(Üniversiteler, Yurtiçi-Yurtdışı Kaynaklar vs.)  %7,1  25,0 %1,4  %7,1

4. Değerlendirme ve Sonuç
Bilgi ekonomisi hız ve yenilik ekonomisidir. Eski ekonomide yıllarca süren gelişme çabaları, yeni ekonomide aylar içerisinde sağlanabilmekte, en son üretilen teknolojiler büyük bir hızla değişerek, çok kısa bir zaman sürecinde eskiyebilmektedir. Dolayısıyla bilgi çağında Ar-Ge faaliyetleri yapmak bir ihtiyaç olmaktan ziyade zorunluluktur. Ar-Ge yapan firmalar teknolojik yenilik üretebilme, mevcut teknolojilerini daha kapsamlı hale getirme imkanına kavuşmaktadırlar. Bu imkan sayesinde ilgili sektör gelişerek ülke ekonomisinin performansının artmasına katkı sağlayabilmektedir.

Firmaların ve ülke ekonomilerinin güçlü olması, yeniyi ne kadar iyi ve ne kadar kısa zamanda yakaladıklarına bağlıdır. Bu nedenledir ki, günümüzde ülke ekonomilerinin gelişmişlik seviyeleri, Ar-Ge istihdamı, bilimsel yayın, ileri teknoloji ihracatı, patent ve ticari marka sayısı, bilgi iletişim harcamaları gibi Ar-Ge göstergeleri ile ölçülmektedir. Türkiye’nin Ar-Ge göstergeleri açısından gelişmiş ülkelerle yapılan kıyaslamasında, bu ülkelerin çok gerisinde kaldığı açıkça görülmektedir. Gelişmiş ülke ekonomilerinde artık bir zemine oturmuş olan Ar-Ge faaliyetleri Türkiye için halen önemi tam olarak anlaşılamayan ve gelişmiş ülke ekonomilerine nazaran niceliksel ve niteliksel olarak geride kalan bir kavramdır.

Ülkemiz ekonomisindeki firmalar, yeniliğe ulaşmak için gereken Ar-Ge faaliyetlerine yeterli zaman ve fonları ayırmamaktadırlar. Farklı kurumlardan alınan destekleme fonları ise genellikle bir kerelik bir çalışmayı kapsamakta, sürekli ve nitelikli bir Ar-Ge çalışması yürütülmemekte, dolayısıyla ülke ekonomisi de bu anlamda yetersiz kalmaktadır.

Ar-Ge faaliyetleri, geçmiş yıllara nispeten ilerleme kaydetmiş olsa da, diğer gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinin aynı zaman dilimi içerisindeki durumlarıyla karşılaştırıldığında, yeterince gelişememe nedenlerinin başında; Türkiye’deki firmaların ve kurumların Ar-Ge bilincine halen ulaşamamaları, üretim yerine distribütörlük zihniyetinin yaygın olması ve Ar-Ge yönetimi yanlışlıklarıdır.

Ar-Ge faaliyetlerinin ulusal anlamda pozitif dışsallık sağlaması için, firmalarda öncelikle bu konudaki eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir. Bunun yanında öz kaynakları dışında farklı fon kaynaklarından destek alan firmaların bu destekleri etkin Ar-Ge faaliyetlerinde kullanmaları gerekmektedir. Hâlihazırdaki üretim ve mühendislik faaliyetlerini Ar-Ge faaliyeti yapılıyormuş gibi göstererek giderlerini karşılama yoluna gitmek ya da yüksek getirisi olmayan projeler için destek sağlamaya çalışmak ülke ekonomisinin büyümesine, üretkenliğinin artmasına ya da rekabet gücünün artmasına bir fayda sağlamadığı gibi, kaynakların etkin olmayan alanlarda kullanılmış olmasına yol açmaktadır.

Kaynakça:
- ZABUN, Fatih. ABD’de Bilimsel Kurum ve Kuruluşların Yapısı ve İşleyişi, İnceleme Raporu, Eylül-2014.

Not: :“Amerika Birleşik Devletlerinde Bilimsel Kurum ve Kuruluşların Yapısı ve İşleyişi” konulu araştırma raporundan özetlenmiştir. Raporun tamamına http://teftis.sanayi.gov.tr/DocumentList.aspx?catID=5560&moduleID=6&lng=tr adresinden erişilebilir.