İçindekiler
Dergi Arşivi

İklim Değişikliği ve Kalkınma

Dr. İzzet ARI / Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Dairesi Başkanı V. (Kalkınma Bakanlığı)

 

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 1992 yılında imzaya açılmış ve 1994 yılında yürürlüğe girmiştir. Ana amacı iklim değişikliğiyle mücadele olan BMİDÇS, taraf ülkeleri Ek-1 , Ek-2 ve Ek dışı olarak sınıflandırmaktadır. Ek-2 ülkeleri 1990 yılı itibarıyla Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) üyesi olan gelişmiş ülkeleri içermektedir. Ek-1 ülkeleri de Ek-2 ülkelerine ilave olarak pazar ekonomisine geçiş sürecindeki (eski Doğu Bloku) ülkelerden oluşmaktadır. Ek dışı ülkeler ise Ek-1’de yer almayan diğer tüm ülkeleri kapsamaktadır. Ek-1 ülkelerinin ana sorumluluğu emisyon azaltımıdır. Ek-2 ülkeleri de emisyon azaltımının yanı sıra gelişmekte olan ülkelere finansman ve teknoloji transferi sağlamakla yükümlüdür. BMİDÇS’nin bir uygulama unsuru olan Kyoto Protokolü (KP) I. taahhüt dönemi olan 2008-2012 yılları arasındaki emisyon azaltımını sayısallaştırmaktır. BMİDÇS’nin Ek-1’inde yer alan ülkelerin KP altında sayısallaştırılmış emisyon taahhüdü alması beklenmekteydi. Ancak KP’nin II. taahhüt dönemi müzakerelerinin ve 2012 sonrası iklim değişikliği anlaşmasının belirlenebileceği 2009’daki Kopenhag İklim Zirvesi’nin başarısız olmasının ardından mevcut BMİDÇS sınıflandırması sorgulanmaya başlanmış ve daha adil ve kapsayıcı bir iklim rejimi hedeflenmiştir.

2011 yılında BMİDÇS 17. Taraflar Konferansında 2020 sonrası için yeni bir iklim anlaşmasının hazırlanmasıyla ilgili Durban Platformu oluşturulmuştur. Platform, geçtiğimiz beş yıl boyunca 2020 sonrası iklim anlaşmasının müzakerelerinin BMİDÇS’deki ana adresi olmuştur. Aralık 2015’te yeni bir iklim rejimi için Paris Anlaşması 21. Taraflar Konferansında oluşturulmuş olup Nisan 2016’da BMİDÇS’ye taraf ülkelerin imzasına açılacaktır. Paris Anlaşması’na giden yolan Durban Platformu’nda ve Paris Anlaşması’nda en çok vurgulanan ve çözüm getirilmesi beklenen iki husus bulunmuştur: (i) emisyon azaltacak ve (ii) finansman sağlayacak ülkelerin belirlenmesidir. BMİDÇS sınıflandırmasına göre Ek-1, Ek-2 ve Ek dışı ülkelerin iklim değişikliğiyle ilgili olarak özellikle emisyon odağında belli başlı göstergelerle karşılaştırma yapıldığı zaman adil bir emisyon azaltım sorumluluğu olmadığı görülmektedir. Ayrıca pek çok kurumsal sınıflandırma göstermektedir ki BMİDÇS’nin ekleri adil bir sorumluluk dağılımını engellemektedir. Örneğin dünyanın 20 büyük ekonomisi olan G-20 ülkeleri arasında dahi emisyon azaltım sorumluluğu ele alındığında bu adaletin sağlanamadığı görülmektedir. G-20 ülkeleri toplam emisyonların yüzde 85’inden sorumlu olması nedeniyle bu ülkeler için sürdürülebilir sorumluluk dağılımı daha da önem kazanmaktadır. BMİDÇS’deki sınıflandırmasına göre bu ülkelerde 9’u Ek dışında, 11’ise Ek-1’de yer aldığı görülmektedir (Tablo 1) . Bu 9 ülke emisyon azaltımı bakımından azaltım sorumluluğu olmamakla birlikte G-20 ülkeleri içinde toplam emisyonların yüzde 52’sini, diğer bir ifadeyle, yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Ek dışı ülke olan Çin, emisyonların yüzde 24’den fazlasına sahip olduğu görülmektedir. Çin’in son yıllardaki yüksek büyüme hızı, emisyon seviyesinin gelişmiş ülkelere göre daha fazla artmasına neden olmuştur. Çin’i en yakından takip eden ABD’nin payı ise yüzde 14,6’dır. Ek-1 de yer alan Türkiye, İtalya ve Fransa’nın emisyon payının sırasıyla yüzde 1.0, yüzde 1,0 ve yüzde 1,1 olduğu görülmektedir. G-20 içindeki Arjantin dışındaki diğer Ek dışı ülkeler Ek-1 ülkelerine göre ya daha fazla emisyona sahip ya da eşittir. Karşılaştırma yapmak için kullanılan diğer bir gösterge olan GSYH’ye bakıldığında, Ek dışı ülkeler ekonomik büyüklük açısından G-20’nin yaklaşık yüzde 45’ini oluşturmaktadır. Emisyonlar bakımından en yüksek paya sahip olan Çin’in, GSYH bakımından ABD’den sonra yüzde 14,4’lük payla ikinci sırada yer aldığı görülmektedir. Kişi başı emisyonlarda 24,6 tona sahip olan Avustralya’yı 21 ton ve 20,8 tonla ABD ve Kanada izlemektedir. BMİDÇS kapsamında Ek-2’de yer alan bu ülkelerin yüksek kişi başı emisyon değeri daha fazla sorumluluk almaları gerektirdiğinin bir işaretidir. Diğer taraftan Ek dışında yer alan Suudi Arabistan ve Güney Kore, pek çok Ek-1 ülkesine göre daha fazla kişi başı emisyona sahiptir. Bu ülkelerden Suudi Arabistan petrol ihracatçısı olması yüksek kişi başı emisyonda etkili olduğu, Güney Kore’nin ise son yıllarda artan refahın emisyonları etkilediği görülmektedir. Toplam emisyon bakımından diğer Ek dışı ülkelere göre yüksek orana sahip olan Hindistan ve Endonezya’nın kişi başı emisyon değerinin düşük olması, barındırdıkları nüfusun fazla olmasından kaynaklanmaktadır. Ek-1 ülkesi olmasına rağmen diğer Ek-1 ülkelerinde farklı olduğu BMİDÇS Taraflar Konferansı kararlarıyla tanınmış olan Türkiye ise, Ek-1’ler arasında en düşük kişi başı emisyona sahip ülke konumundadır. Ayrıca görülmektedir ki, gelişmiş ülkeler kişi başına GSYH bakımından yükselen ve gelişmekte olan ülkelere göre çok daha yüksek bir refah seviyesinde yer almaktadır.

Tablo 1. Emisyon ve Ekonomik Göstergeler

Ülkeler

GHG (%)

Nüfus (%)

GSYH(%)

GHG (Kişi)

BMİDÇS 

AB

10,2%

3,3%

7,3%

19,67

Ek-1

ABD

14,6%

4,4%

16,6%

21,01

Ek-1

Almanya

2,1%

1,2%

3,6%

11,35

Ek-1

Arjantin

0,8%

0,6%

0,8%

8,30

Ek Dışı

Avustralya

1,2%

0,3%

1,0%

24,61

Ek-1

Birleşik Krallık

1,3%

0,9%

2,4%

9,31

Ek-1

Brezilya

2,3%

2,8%

3,0%

5,14

Ek Dışı

Çin

24,5%

19,1%

14,4%

8,17

Ek Dışı

Endonezya

1,7%

3,5%

2,2%

3,12

Ek Dışı

Fransa

1,1%

0,9%

2,5%

7,58

Ek-1

Güney Afrika

1,0%

0,7%

0,7%

8,97

Ek Dışı

Güney Kore

1,5%

0,7%

1,5%

13,93

Ek Dışı

Hindistan

6,7%

17,3%

6,4%

2,47

Ek Dışı

İtalya

1,0%

0,9%

2,2%

7,72

Ek-1

Japonya

3,1%

1,8%

4,7%

10,88

Ek-1

Kanada

1,6%

0,5%

1,5%

20,82

Ek-1

Meksika

1,6%

1,7%

2,0%

6,06

Ek Dışı

Rusya

6,4%

2,0%

3,4%

20,02

Ek-1

Suudi Arabistan

1,2%

0,4%

1,5%

18,98

Ek Dışı

Türkiye

1,0%

1,1%

1,4%

5,64

Ek-1

BMİDÇS’nin Ek sınıflandırmasının ülkelerin alacağı sorumlulukları belirlemede yeterli ve doğru olmadığını pek çok uluslararası kurumun çalışması da göstermektedir. Örneğin yine G-20 ülkeleri için uluslararası kriter bakımından incelendiğinde (OECD üyeliği, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Bölümü (UNDESA), Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) İnsani Gelişme Endeksine) BMİDÇS’nin sınıflandırmasında uyumsuzluk olduğu görülmektedir. Bu kurumlardan OECD, BMİDÇS 1992 yılında imzaya açıldığı dönemde Ek-2 ülkelerini belirmek üzere kullanması nedeniyle önem arz etmektedir. OECD üyesi olmasına rağmen UNDESA’ya göre gelişmekte olan ülkeler Meksika, Güney Afrika, Güney Kore ve Türkiye arasından yalnızca BMİDÇS’nin Ek-1’inde yer alan Türkiye’dir. Oysa Tablo 1’den de görüleceği üzere emisyon bakımından Türkiye bu ülkelerden daha az sorumluluğa sahiptir. Bu dört ülke arasında Türkiye dışındaki ülkeler Ek dışında yer alırken sadece Türkiye’nin Ek-1’de yer alması BMİDÇS sınıflandırmasının ülkelerin gerçek kalkınma seviyesine göre belirlenmediğini göstermektedir. Diğer taraftan bu dört ülke arasında Dünya Bankasının gelir seviyesine göre yüksek gelirli olan tek ülke Güney Kore olmasına rağmen, Güney Kore’nin Ek dışında olması emisyon azaltımının adaletli dağıtılamadığını da göstermektedir. OECD üyesi olduğu halde, UNDESA’ya göre gelişmiş, Dünya Bankasına göre Yüksek Gelirli olan ve UNDP’nin Çok Yüksek İnsani Gelişmiş Endeksini sahip olmayan yalnızca iki ülke bulunmaktadır. Bunlar Meksika ve Türkiye’dir. Meksika’nın, BMİDÇS’ye göre Ek dışında kalmak suretiyle geçmişteki bir referans yılı göstererek emisyon azaltım taahhüdü zorunluğu bulunmamaktadır. Bu sınıflandırma daha da daraltıldığında görülmektedir ki Türkiye BMİDÇS’nin Ek-1 özelliklerini taşımamakta, adil bir sınıflandırmada yer almamaktadır. Bu nedenle, Paris Anlaşması’nın kapsamında gelişmiş ve gelişmekte olan ülke sınıflandırması için BMİDÇS’yi dikkate almak iklim adaletini ve kalkınma hakkını göz ardı etme anlamına gelmektedir.

Tablo 2. Uluslararası Kuruluşların Sınıflandırması

Ülkeler

OECD

UNDESA

Dünya Bankası

UNDP HDI

AB

Evet

Gelişmiş

Yüksek Gelirli

-

ABD

Evet

Gelişmiş

Yüksek Gelirli

Çok Yüksek

Almanya

Evet

Gelişmiş

Yüksek Gelirli

Çok Yüksek

Arjantin

Hayır

Gelişmekte

Yüksek Orta Gelirli

Çok Yüksek

Avustralya

Evet

Gelişmiş

Yüksek Gelirli

Çok Yüksek

Birleşik Krallık

Evet

Gelişmiş

Yüksek Gelirli

Çok Yüksek

Brezilya

Hayır

Gelişmekte

Yüksek Orta Gelirli

Yüksek

Çin

Hayır

Gelişmekte

Yüksek Orta Gelirli

Yüksek

Endonezya

Hayır

Gelişmekte

Düşük Orta Gelirli

Orta

Fransa

Evet

Gelişmiş

Yüksek Gelirli

Çok Yüksek

Güney Afrika

Hayır

Gelişmekte

Yüksek Orta Gelirli

Orta

Güney Kore

Evet

Gelişmekte

Yüksek Gelirli

Çok Yüksek

Hindistan

Hayır

Gelişmekte

Düşük Orta Gelirli

Orta

İtalya

Evet

Gelişmiş

Yüksek Gelirli

Çok Yüksek

Japonya

Evet

Gelişmiş

Yüksek Gelirli

Çok Yüksek

Kanada

Evet

Gelişmiş

Yüksek Gelirli

Çok Yüksek

Meksika

Evet

Gelişmekte

Yüksek Orta Gelirli

Yüksek

Rusya

Hayır

Geçiş

Yüksek Gelirli

Yüksek

Suudi Arabistan

Hayır

Gelişmekte

Yüksek Gelirli

Çok Yüksek

Türkiye

Evet

Gelişmekte

Yüksek Orta Gelirli

Yüksek

Uluslararası iklim rejimi ve adaleti için Paris Anlaşması önemli bir fırsattır. Bunun pek çok nedenleri olmakla birlikte bu çalışmayla vurgulanan husus, Paris Anlaşması’nın BMİDÇS’deki Ek sistemine atıfta bulunmaması, hakkaniyeti, ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler ilkesini esas almasıdır. Bu sayede 1990’lı yılların başında yapılan yanlış küresel sınıflandırmadan vazgeçilebilecektir. Paris Anlaşması’nda Ek sistemi yerine “Gelişmiş Ülkeler” ve “Gelişmekte Olan Ülkeler” sınıflandırılması tercih edilmiştir. Ancak hangi ülkelerin gelişmiş hangilerinin gelişmekte olan olduğu veya kriteri Paris Anlaşması’nda yer almamaktadır. Tablo 3’te G-20 ülkelerinin sorumluluk ve kapasite endeksleri yer almakta olup BMİDÇS’nin kapsamındaki Ek-1 ve Ek dışı ülke sınıflandırması gelişmiş ve gelişmekte olan ülke sınıflandırması kullanılamaz. Bu noktada daha önce de vurgulandığı üzere, BMİDÇS altındaki mevcut sınıflandırma (Ek-1 ve Ek dışı) emisyon azaltımındaki sorumluluk paylaşımında hakkaniyeti yansıtmamaktadır . Ayrıca pek çok Ek dışı ülke sorumluluk ve kapasite bakımından Ek-1 ülkelerinden daha iyi durumda olduğunu göstermektedir. Örneğin Japonya, ABD ve Güney Kore emisyon azaltımı bakımından kapasitesi en yüksek 3 ülke olup Güney Kore BMİDÇS’ye göre Ek dışında olmasına rağmen Paris Anlaşması’nda gelişmiş ülke olabileceğini göstermektedir. Aynı endeks için Türkiye, Güney Afrika ve Meksika ise G-20 ülkeleri arasında kapasitesi en düşük ülkeler iken, Türkiye BMİDÇS’de Ek-1’de yer almasına rağmen Paris Anlaşması’nda gelişmiş ülke olarak yer almaması gerektiğini göstermektedir.

Tablo 3. Kapasite ve Sorumluluk Endeksi Sıralaması

Kapasite Endeksi Sırası

Ülke

Sorumluluk Endeksi Sırası

Ülke

1

Japonya (Ek-1)

1

ABD

2

ABD (Ek-1)

2

Çin

3

G. Kore (Ek dışı)

3

Avustralya

4

Avustralya (Ek-1)

4

Rusya

5

Almanya (Ek-1)

5

S. Arabistan

6

Çin (Ek dışı)

6

Kanada

7

Kanada (Ek-1)

7

G. Kore

8

Fransa (Ek-1)

8

Japonya

9

Rusya (Ek-1)

9

G. Afrika

10

Birleşik Krallık (Ek-1)

10

Almanya

11

İtalya (Ek-1)

11

Arjantin

12

S. Arabistan  (Ek dışı)

12

Meksika

13

Endonezya (Ek dışı)

13

Birleşik Krallık

14

Brezilya (Ek dışı)

14

Hindistan

15

Arjantin (Ek dışı)

15

İtalya

16

Hindistan (Ek dışı)

16

Brezilya

17

Türkiye (Ek-1)

17

Fransa

18

Meksika (Ek dışı)

18

Türkiye

19

G. Afrika (Ek dışı)

19

Endonezya

 

Küresel iklim değişikliğiyle mücadele ancak ülkelerin ulusal koşullarını göz önünde bulunduran küresel iş birliği, hakkaniyetli ve adil sorumluluk paylaşımı ile gerçekleştirilebilir. Bu çalışmada belirtilmeye çalışıldı ki, BMİDÇS’nin sınıflandırması ulusal koşulları, adil ve hakkaniyetli yük paylaşımını ve verimli küresel iş birliğini yansıtmamaktadır. 1992 yılında gerçekleştirilen Dünya Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda yer alan (Rio Zirvesi) ilkelerden (i) Ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar, (ii) Göreceli kabiliyetler ve (iii) kalkınma hakkı ülkeleri gerçek sorumluluk ve kabiliyetler ile kalkınma seviyelerine göre sınıflandırmayı gerektirmektedir. Sonuç olarak, uluslararası kuruluşlardan olan UNDESA, UNDP ve Dünya Bankası ile akademik çalışmalar göstermektedir ki Paris Anlaşması için BMİDÇS’nin sınıflandırmasının ötesinde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler sınıflandırılması aranmalıdır.

Kaynakça
“Convention”, http://unfccc.int/essential_background/convention/items/6036.php, (Erişim Tarihi: 17 Mart 2016

Lawrence Klein, Dominick Salvatore, “Shift in the world economic center of gravity from G7 to G20”, Journal of Policy Modeling, Cilt. 35, No. 3, 2015, ss. 416–424
İzzet Arı, A New Approach for the Classification of Country Parties in the UNFCCC, Ankara: METU, 2015