İçindekiler
Dergi Arşivi

İmalat Sanayinin Dijital Dönüşümü

Sercan Öztürk / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü)

 

Giriş
Ülkelerin var olma amacı vatandaşlarının refahını sağlayabilmektir. Bu amacın gerçekleştirilebilmesinin en önemli araçlarından birisi rekabetçiliktir. Günümüzde ülkeler rekabetçi olabilmek için bilim, teknoloji ve yenilikçiliğe büyük önem vermektedirler. Ortaya çıkan yeni teknolojiler devletler tarafından hızlı bir şekilde gündeme alınmakta ve bu teknolojilerin doğuracağı fırsat ve risklere yönelik politika önerileri ortaya konulmaktadır. Bu yeni teknolojiler sayesinde gelişme gösteren alanlardan biri olan dijitalleşme de özellikle internetin dünya çapında yaygınlaşmaya başladığı 2000’li yıllardan itibaren hükümetler tarafından ilgiyle takip edilmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle beraber evlerde, ofislerde, fabrikalarda, şehirlerde ve daha birçok alanda hızlı bir şekilde dijitalleşmeye gidilmektedir. Dijitalleşmeyle beraber ortaya çıkan değerin yönetilebilmesi amacıyla dijital ekonomi kavramı ortaya atılmış ve dijitalleşmenin topluma sağlayacağı fırsatlar ve getireceği riskler bu başlık altında tartışılmaya başlanmıştır. Yapılan araştırmalar dijitalleşmenin yaratacağı potansiyel değerin önemli bir kısmının imalat sanayinin dijital dönüşümünü sayesinde yaşanacağını ortaya koymuştur (McKinsey&Company, 2015; World Economic Forum, 2017).

İmalat sanayinde dijital dönüşüm günümüzde birçok kavramla ifade edilmektedir. Endüstri 4.0, akıllı imalat, dördüncü sanayi devrimi, dijital fabrika, endüstriyel internet, nesnelerin interneti bu kavramlardan en çok bilinenleridir. İmalat sanayinde dijital dönüşüm denildiğinde ilk akla gelen soru dijitalleşmenin ne olduğudur. Dijitalleşme basitçe verinin bilgisayarın anlayabileceği dile dönüştürülmesi olarak tanımlanabilir. Dijitalleşme ile analog formattaki veri, sayısal formata dönüştürülür. Verinin sayısal formata dönüştürülmesindeki sebep etkili ve etkin bir şekilde yönetilebilmesini sağlamaktır. Dijitalleşme sayesinde veri yer problemi olmadan depo edilebilir, hızlı bir şekilde iletilebilir, doğru ve hızlı bir şekilde analiz edilebilir. Ayrıca tüm bu işlemler geleneksel yöntemlere göre daha ucuz bir şekilde gerçekleştirilir.

Sanayi devrimlerinin tarihçesi ve dördüncü sanayi devrimi
Endüstri 4.0 üretimdeki bileşenlerin ve imalat ekipmanının içine yerleştirilmiş sensörler, siber-fiziksel sistemler ve verinin analizi aracılığıyla imalat sanayinin dijital dönüşümüdür (McKinsey Digital, 2015:7). Endüstri 4.0 kavramı gerçekleşecek olan dördüncü sanayi devrimini temsil etmektedir (Germany Trade&Invest, 2015:6). Önceki üç devrimin her biri sanayi için ayrı bir kırılma noktası olarak görülmektedir. Birinci sanayi devrimi su buharının gücünden faydalanarak mekanizasyonun sağlanması, ikinci sanayi devrimi elektrik ve montaj hatlarını kullanarak seri üretime geçilmesi ve üçüncü sanayi devrimi işletmelerde programlanabilir mantıksal denetleyicilerin (PLC – Programmable Logic Controller) kullanılmasıyla otomasyona geçilmesi olarak tanımlanabilir. Bu noktada yapılan en temel hata üçüncü sanayi devrimi ile dördüncü sanayi devriminin birbirine karıştırılması ve dördüncü sanayi devriminin otomasyon olarak tanımlanmasıdır. Ancak üçüncü sanayi devrimi tek makine veya sürecin otomasyonuna odaklanırken, dördüncü sanayi devrimi tüm fiziksel varlıkların uçtan uca dijitalleşmesine ve işletmelerin değer zincirindeki partnerleriyle ve dijital ekosistemle bütünleşmesine odaklanmaktadır (PwC, 2016:6).

Dördüncü sanayi devrimi neden şimdi gerçekleşmektedir?
2011 yılında Hannover Messe fuarında Endüstri 4.0 kavramının Almanya tarafından ortaya atılması, imalat sanayinde dijital dönüşümün milat noktası olarak Almanya’yı ön plana çıkarmaktadır. Ancak endüstri 4.0 kavramı yeni bir olgu olarak görülmemelidir. Bu kavram, bilgi ve iletişim teknolojileriyle iç içe düşünülmelidir. 1985 yılında Michael E. Porter and Victor E. Millar tarafından yayımlanan “Bilgi rekabetçi avantajı nasıl sağlar: Bilgi evrimi rekabetçiliğin doğasını dönüştürüyor” isimli makalede bilgi devriminden ve “yeni bilgi teknolojilerinin” öneminden bahsedilmiştir (Porter ve Millar, 1985:85).

“Yeni bilgi teknolojilerinin stratejik önemini göz ardı etmek zor gözükmektedir. Bu teknoloji ürünlerin, süreçlerin, işletmelerin, sanayilerin ve hatta rekabetçiliğin kendisini bile dönüştürmektedir. Son zamanlara kadar birçok yönetici bilgi teknolojilerini destek hizmeti olarak görmüşlerdir. Ancak şimdi, her bir işletme bu yeni teknolojinin geniş etkilerini, uygulamalarını ve sürdürülebilir rekabetçi avantajı nasıl yaratacağını anlamak zorundadır.”

Ayrıca makalede bilgi devriminin rekabetçilik kurallarını değiştirerek sanayinin yapısını değiştirmesi, rakiplerini geçmek için işletmelere yeni yollar sağlaması ve işletmelerin mevcut operasyonel süreçleri de olmak üzere iş yapma biçimlerini değiştirmesi yönleriyle rekabetçiliği etkilediğinden bahsedilmiştir (Porter ve Millar, 1985:86). Günümüzde “büyük veri” olarak bilinen kavram makalede “veri” olarak adlandırılmış, “veri analitiği” olarak bilinen kavramdan ise “karar destek sistemleri” olarak söz edilmiştir.

Burada sorulması gereken soru şudur: Dijital dönüşüm neden 1980’lerde değil de şimdi gerçekleşmektedir? Bu sorunun cevabı teknolojinin sağladığı imkânlarda gizlidir. Operasyonel süreçlerin tedarikçileri de kapsayacak şekilde uçtan uca bütünleştirilmesi ve değer zincirinin tüm işletmeleri kapsayacak şekilde genişletilmesi büyük miktarda verinin online olarak tüm paydaşlar tarafından erişilebilecek şekilde depolanmasını, hızlı bir şekilde transferini ve hızlı ve doğru bir şekilde analizini gerektirmektedir. Dijital dönüşüm, üç yasanın kesişim noktasında gerçekleşmektedir: Moore yasası, Metcalfe yasası ve Bandwith yasası. Moore yasasına göre hesaplama kapasitesi önemli bir şekilde artarken fiyatlar düşmektedir. Metcalfe yasasına göre daha fazla bağlanabilirlikle, daha önce mümkün olandan çok daha fazla bir şekilde geniş bir coğrafi alanda bilgiye erişim ve bilginin paylaşımı sağlanabilmektedir. Bandwith yasası ise genişbant hızının hesaplama gücünden en az üç kat daha fazla hızla büyüdüğünü söylemektedir. Özetle birinci yasa hesaplama kapasitesinin giderek artacağını, ikinci yasa bağlanabilirliğin artacağını ve üçüncü yasa ise bulut teknolojilerinin gelişeceğinden bahsetmektedir. Bu teknolojiler günümüzde dijital dönüşümün gerçekleştirilmesine olanak sağlayacak seviyelere ulaşmıştır. Dijital dönüşümde yeni iş modelleri, bu üç yasanın birleşiminin avantajlarından faydalanmaktadır (Venkatraman, 2018).

Dördüncü sanayi devrimi teknolojileri
Dördüncü sanayi devrimi birçok teknolojinin bir araya gelmesiyle gerçekleşecektir. Bunlar çeşitli dijital teknolojiler (3B yazıcılar, nesnelerin interneti, gelişmiş robotlar vb.) ve yeni malzemelerden (biyo veya nano bazlı) yeni süreçlere (bilgi temelli üretim, yapay zeka, sentetik biyoloji vb.) dağılım göstermektedir (OECD, 2017a:15). McKinsey 2013 yılında yayımladığı raporunda yıkıcı teknolojileri mobil internet, bilginin otomasyonu, nesnelerin interneti, bulut teknolojileri, ileri robotik, otonom araçlar, gelecek nesil genomik, enerji depolama, 3B yazıcılar, ileri malzeme, ileri petrol ve gaz keşifi ve yenilebilir enerji olmak üzere 12 alanda sınıflandırmıştır (Manyika ve diğerleri, 2013). Dijital dönüşümü sağlayacak olan teknolojiler çeşitli kaynaklarda değişiklik göstermektedir. Ancak bu farklı teknolojilerin bir araya gelmesiyle gerçekleşecek olan imalat sanayinde dijital dönüşüm sayesinde verimlilik, esneklik, kalite, hız, rekabetçilik, refah artışı vb. konularda önemli imkan ve fırsatların ortaya çıkacağı noktasında bir konsensus bulunmaktadır. Diğer taraftan dijital dönüşüm sayesinde ortaya çıkacak olan bu imkan ve fırsatlardan optimum düzeyde faydalanabilmek için farkındalık, koordinasyon, yetenek, eğitim, kamu yatırımı veya teşvikleri, standart ve işbirliği, güvenlik, mahremiyet ve tüketicinin korunması, yasalar ve düzenlemeler, politika tasarıları ve önlemleri, bilgi teknolojilerine adaptasyon, sanayinin dijitalizasyonu, yenilikçilik, özel sektör yatırımı veya finans kaynaklarına erişim (OECD, 2017b:40) alanlarında birçok iyileştirme yapılması önem arz etmektedir.

İmalat sanayinin dijital dönüşümü neden önemli?
Ekonomileri canlandırma potansiyeli sebebiyle, dijital dönüşüm dünya gündeminde en ön sıralarda yer almaktadır (OECD, 2017b:11). Dünya Ekonomik Forumu’nun tüketici, otomotiv, lojistik, elektrik, telekom, havacılık, petrol ve gaz, medya, madencilik ve kimya olmak üzere 10 sektörde gerçekleştirdiği bir çalışmada yer alan yönteme göre dijital dönüşümün ekonomiye ve topluma kazandıracağı değer trilyon dolarlarla ifade edilmektedir. Bu yöntem tüm sektörlere uygulandığında tahmini net faydanın 2025’e kadar 100 trilyon dolardan daha büyük olması beklenmektedir (World Economic Forum, 2017:61). Diğer bir araştırmaya göre nesnelerin internetinin sağlık, ev, perakende sektörü, ofisler, fabrikalar, iş sahaları, araçlar, şehirler ve lojistik alanlarında 2025 yılındaki potansiyel etkisinin 11.1 trilyon dolarlık bir değere ulaşabileceği öngörülmektedir. Bu araştırmada fabrikalar dijital dönüşümün yaratacağı 3.7 trilyon dolarlık potansiyel etkiyle diğer alanlara göre daha fazla ön plana çıkmaktadır. Nesnelerin internetinin özellikle operasyon optimizasyonu, kestirimci bakım, envanter optimizasyonu ve sağlık ve güvenlik alanlarında yüksek değer yaratma potansiyeli olduğu değerlendirilmektedir (McKinsey&Company, 2015:36). Diğer taraftan imalat sanayinde dijital dönüşüm yüksek değer yaratma potansiyelinin yanı sıra süreçlerde verimlilik artışına ve ürünlerin daha kaliteli üretilmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Bununla beraber verinin etkin ve etkili kullanımı sayesinde müşteri talepleri daha iyi ve daha hızlı bir şekilde anlaşılabilecek ve ürünlerin pazara sürüm süresi kısalacaktır. Ayrıca m2x (machine to human, machine to machine vb.) iletişimin gelişmesi ve makinelerin otonom karar alabilmeleri sayesinde esnek üretim süreçleri geliştirilecektir.

Dördüncü sanayi devrimi ülke örnekleri
OECD ülkeleri yenilik, büyüme ve sosyal zenginliği gerçekleştirmede dijital dönüşümün yaratacağı değerden alabilecekleri payı en üst düzeye çıkarmak için, politika uygulamalarına odaklanmakta, ölçüm yöntemleri geliştirmekte ve genel bir hükümet yaklaşımı ortaya koymak için bütüncül politika çerçevesi geliştirmektedirler (OECD, 2017b:11).

İmalat sanayinde dijital dönüşümde Almanya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Birleşik Krallık (UK) ve Çin gibi ekonomisi güçlü ülkeler ön plana çıkmaktadır. Endüstri 4.0 kavramının ilk defa ortaya atıldığı ülke olan Almanya’nın dördüncü sanayi devrimi ile alakalı olarak vizyonu Almanya’nın imalat sanayindeki konumunu korumak ve geliştirmektir. Bu bağlamda Almanya bu vizyonu gerçekleştirebilmek için “Digital Strategy 2025” belgesini yayımlamıştır. Bu belgede “Geleceğe Doğru 10 Adım” başlığı altında

1. 2025’e kadar Almanya için gigabit optik fiber ağ oluşturmak,
2. “Yeni girişim” dönemini başlatmak: Yeni girişimlere yardım etmek ve genç şirketlerle mevcut şirketler arasında işbirliğini teşvik etmek,
3. Düzenleyici çerçeveyi daha fazla yatırım ve yenilik getirecek şekilde oluşturmak,
4. Ekonominin kilit ticari altyapı alanlarında “akıllı ağları” teşvik etmek,
5. Veri güvenliğini güçlendirmek ve bilgiye dayalı otonomluğu geliştirmek,
6. KOBİ’ler, zanaatkarlar ve hizmet sektörü için yeni iş modellerine imkân sağlamak,
7. Almanya’yı bir üretim üssü olarak modernize etmek için Endüstri 4.0’dan faydalanmak,
8. Dijital teknoloji araştırma, geliştirme ve yenilikçiliğinde mükemmelliği yakalamak,
9. Hayatın her aşaması için dijital eğitimi başlatmak,
10. Modern mükemmeliğin merkezi olarak Dijital Ajans oluşturmak

olmak üzere geliştirilmesi gereken 10 adım belirlemiştir (Federal Ministry for Economic Affairs and Energy, 2016:5).

ABD imalat sanayinin dijital dönüşümü konusunda atılımlara ilk başlayan ülkelerdendir. 2010 yılında Washington’da gerçekleşen “21. Yüzyıl Akıllı İmalatın Uygulanması” çalıştayında akıllı imalat ile ilgili olarak teknoloji, inovasyon ve ekonomik sağlık, çeviklik, kaynak verimliliği, güvenlik ve güven, yeni jenerasyon işgücü ve sürdürülebilirlik çıktılarına yönelik önemli kararlar alınmıştır (Smart Manufacturing Leadership Coalition, 2011:v). 2011 yılında ABD Başkanı’na bağlı olarak çalışan Bilim ve Teknoloji Danışmanları Konseyi (PCAST) tarafından “İleri Üretim Ortaklığı” kurulması önerilmiştir. Önerinin kabul görmesiyle bu ortaklık tarafından 2012 yılında ileri üretim ile alakalı olarak Başkan’a rapor sunulmuştur. Sonrasında “Üretimde İnovasyon Ulusal Ağı” tasarımına yönelik ilk rapor hazırlanmıştır. İleri Üretim Ortaklığı (AMP), İleri Üretim Ortaklığı Yönlendirme Komitesi (AMP 2.0) şeklinde yeniden yapılandırılmış ve ABD’nin ileri üretim rekabetçiliğini artırmak için inovasyon, işgücü ve iş ortamı konusunda öneriler geliştirmiştir. Ayrıca Kongre Amerika’da Üretim ve İnovasyonun Yeniden Canlandırılması Kanunu’nu onaylamıştır (Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2018).

UK’de imalat sanayinin dijital dönüşümünü “Birleşik Krallık Sanayi Stratejisi” altında konumlandırılmıştır. Bu stratejide Birleşik Krallık tarafından uzun dönemli plan olarak UK’de verimliliğin artırılması ve insanların güç kazanmasını hedeflenmektedir. Ekonominin dönüşümü için fikirler, insanlar, altyapı, iş ortamı ve yer olmak üzere beş alan belirlenmiştir. Fikirler başlığında dünyanın en yenilikçi ülkesi olma, insanlar bağlığında herkes için iyi iş ve daha fazla kazanma gücü, altyapı başlığında UK’nin altyapısında büyük ilerleme, iş ortamı başlığında bir işe başlamak ve işi büyütmek için en iyi yer ve yer başlığı altında UK’de zengin topluluklar hedefleri belirlenmiştir (GREAT, 2017). Bununla birlikte Hükümetin yürüttüğü “Catapult Programı” da dijitalleşmeye hizmet eden programlardan biridir. Catapult merkezleri özel alanlardaki UK’nin yenilikçilik kapasitesini dönüştürmek ve ekonomik büyümenin gerçekleşmesine yardım etmek için tasarlanmış dünyaya liderlik eden merkezler ağıdır. “Digital Catapult” UK ekonomisinde dijital büyümeye hizmet edecek olan teknoloji yenilikçilik merkezidir. Dijital Catapult işletmelerdeki dijital yenilikçiliğin pratik uygulamalarını hızlandırarak işlerini dönüştürmek isteyen her büyüklükteki işletmeyle çalışır (Digital Catapult, 2018).

Gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında Çin’in imalat sektörü büyüktür ancak inovasyon kapasitesi, kaynak kullanımı verimliliği, sanayi altyapısı kalitesi ve dijitalleşme derecesi dikkate alındığında güçlü değildir (IoTONE, 2015). Çin için teknolojik gelişmeyi bir üst dereceye yükseltmek ve hızlandırmak acil bir görevdir. Bu bağlama Çin Hükümeti önümüzdeki yıllarda Çin’in imalat stratejisini yönlendirmek için “Made in China 2025” belgesini yayımlamıştır. Bu belgede ulusal imalat yenilikçilik kapasitesi, bilgiye ve sanayileşmeye tam entegrasyon, temel endüstriyel yetenekler, kalite ve marka, yeşil imalat, ana alanlarda gelişmeler, imalatta yapısal adaptasyon, hizmet odaklı imalat ve üretim hizmet sanayisi, imalatın globalleştirilmesi başlıkları stratejik görevler ve anahtar noktalar olarak görülmüştür (IoTONE, 2015:2). Bu stratejide imalat sanayinin dijital dönüşümü daha çok imalatta yapısal adaptasyon ile hizmet odaklı imalat ve üretim hizmet sanayisi başlıkları altında incelenmiştir.

Ülkemizde dördüncü sanayi devrimi
Ülkemizde imalat sanayinde dijital dönüşüm çalışmaları resmi olarak 17 Şubat 2016 tarihinde yapılan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 29. Toplantısı’nda “Akıllı Üretim Sistemlerine Yönelik Çalışmalar Yapılması [2016/101]” kararının alınması ile başlamıştır. Bu karara göre Ülkemiz sanayisinin yüksek teknoloji üretiminde uluslararası rekabet gücünün artırılmasını sağlayacak akıllı üretim sistemlerine geçiş amacıyla;

a) Ülkemizin dinamiklerine uygun yürütme, uygulama ve izleme modelinin eğitim, istihdam ve sektörel politikalar ile ilgili analizleri de kapsayacak şekilde ilgili sektör paydaşları eşgüdümünde geliştirilmesi,
b) Kritik ve öncü teknolojilerde (öncelikle siber fiziksel sistemler, yapay zekâ/sensör/robot teknolojileri, nesnelerin interneti, büyük veri, siber güvenlik, bulut bilişim vb.) yetkinlik kazanılmasını sağlayacak hedef odaklı Ar-Ge çalışmalarının artırılması,
c) Kritik ve öncü teknolojilerin yerli firmalarımızca üretilmelerini sağlayacak üretim altyapılarına yönelik, pilot üretim ve gösterim desteklerini de kapsayacak şekilde, gerekli teşvik ve destek mekanizmalarının gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi

konularında çalışmaların gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

27 Aralık 2016 tarihinde TÜBİTAK “Yeni sanayi devrimi akıllı üretim sistemleri teknoloji yol haritası” isimli taslak bir doküman yayımlanmıştır. Bu çalışmayla, kritik ve öncü teknolojilerde (öncelikle siber fiziksel sistemler, yapay zekâ/sensör/robot teknolojileri, nesnelerin interneti, büyük veri, siber güvenlik, bulut bilişim vb.) yetkinlik kazanılmasını sağlayacak hedef odaklı Ar-Ge çalışmalarının artırılması amaçlanmaktadır.
Bununla birlikte Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da imalat sanayinin dijital dönüşümüne yönelik somut adımlar atılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda imalat sanayinin dijital dönüşümü politika ve stratejilerinin hazırlanmasında çalışmak üzere Şekil 1’de şematik olarak da gösterilen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Başkanlığında, TÜSiAD, MÜSİAD, TOBB, TİM, TTGV ve YASED Başkanlarından oluşan “Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu” kurulmuştur. Platformun hedefi yüksek teknolojili ürünleri tasarlayabilen ve üretebilen bir sanayi sektörü inşa edilmesi olarak belirlenmiştir. Platform çatısı altında operasyonel işlemleri gerçekleştirmek üzere dijital teknolojiler, ileri üretim teknolojileri, açık inovasyon, eğitim, altyapı ve standardizasyon, patent ve mevzuat temalı çalışma grupları oluşturulmuştur.


Şekil 1 Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu

Diğer taraftan 28 Şubat 2017 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde Türk sanayinin dijital dönüşümü ile ilgili politika ve stratejiler oluşturmak, program ve projeler icra etmek, bu maksatla sanayiyi teşvik etmek, gerektiğinde hibe ve/veya kredi desteği sağlamak, Türkiye’nin kendi sanayi devrimi faaliyetlerini yürütmek ve Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu’nun sekretarya faaliyetlerini yürütmek amacıyla Dördüncü Sanayi Devrimi Dairesi Başkanlığı kurulmuştur.

Dördüncü Sanayi Devrimi Dairesi Başkanlığı ve Sanayide Dijital Dönüşüm Platformunun yaptığı çalışmalarla hazırlanan yol haritasında farkındalık, teknoloji kullanıcısı, teknoloji tedarikçisi, veri altyapısı, teknoloji altyapısı, eğitim altyapısı ve yönetişim alanları geliştirilmesi gereken alanlar olarak ön plana çıkmış ve bu alanları iyileştirmek üzere projeler ortaya konulmuştur.

İmalat sanayinde dijital dönüşüm ile ilgili işletmeler ne yapmalıdır?
Ortaya konulan tüm bu politika ve strateji önerilerinin hedefi imalat sanayinde dijital dönüşümü gerçekleştirebilmektedir. Bu bağlamda işletmelerin dijitalleşme sürecinden maliyet düşürme, gelir artışı, yeni iş modellerinin geliştirilmesi, piyasaya daha hızlı bir şekilde ürün sürebilme gibi beklentileri bulunmaktadır. Diğer taraftan başarılı bir dönüşüm için işletmeler tarafından öncelikli olarak atılması gereken adımlar bulunmaktadır. Dijital dönüşüm sürecinde gereksiz adımların dijitalleşmemesi için ilk olarak süreçlerin yalınlaştırılması gerekmektedir. Yalın yaklaşım bir iş iyileştirme yöntemi olarak daha az kaynak kullanımıyla daha iyi ürün veya hizmetin sunulmasıdır (Goetsch ve Davis, 2016:356). Yalın uygulama için aşırı üretim israfı, stok israfı, hareket israfı, taşıma israfı, aşırı işlem israfı, kusurlu ürün israfı, bekleme süresi israfı ve kapasitenin altında çalışma israfı (Goetsch ve Davis, 2016:356) giderilmelidir. Dijitalleşmenin bu iyileştirme aşamalarına önemli katkılar sağlaması beklenmektedir. İşletmelerin yalınlaştırma yaklaşımıyla beraber dijital dönüşüm yol haritalarını ortaya koymaları dijitalleşmede öncelikli olarak hangi adımları izlenmesi gerektiğini açıklayacak ve yanlış yatırım yapılmasının önüne geçerek nakit israfını engelleyecektir. Yol haritası hazırlanırken dijital dönüşümün getireceği riskler ve fırsatlar doğru bir şekilde ortaya konulmalıdır. Sonrasında işletmenin mevcut durumunun ve yetkinliklerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu aşama sonrasında işletmenin hangi alanlarda dijital dönüşüme ihtiyaç olduğu net bir şekilde ortaya konulabilecektir. Diğer taraftan dijital dönüşümün sağladığı en büyük faydalardan biri olan verimliliğin en üst düzeyde sağlanabilmesi için değer zincirinin tamamının dönüştürülmesine ihtiyaç vardır. Bu bağlamda etkili ve etkin bir yol haritasının hazırlanması için paydaşların (örn. tedarikçiler) katkıları göz önüne alınmalı ve dönüşüm paydaşlarla birlikte gerçekleşmelidir.

Sonuç ve değerlendirme
Sonuç olarak ülkelerin rekabetçilik seviyelerinin koruyabilmeleri ve geliştirebilmeleri için imalat sanayinde verimlilik, hız, kalite ve esneklik yönünden önemli avantajlar sağlayacak olan dijital dönüşüme adapte olmaları önemli bir zorunluluk olarak gözükmektedir. Ülkeler öncelikli olarak imalat sanayinde dijital dönüşüme yönelik zorlukları ortaya koymalı, sonrasından ise bunlara yönelik politikaların yer aldığı yol haritalarını hazırlamalıdırlar. Aynı şekilde bireysel olarak işletmelerin de mevcut durumlarını ortaya koyarak, geliştirilebilecek alanlara yönelik dijital yol haritaları hazırlıklarına başlamaları gerekmektedir. Dijital dönüşüm ile alakalı öngörülen fırsatlar ve tehditler dikkatle incelendiğinde bu dönüşümün gerisinde kalmamanın ülkelere fayda sağlayacağı açıktır. Bu bağlamda gerekenlerin yapılması için koordinasyonu sağlayacak olan doğru bir yönetişim mekanizmasının kurulması sürecin iyi bir şekilde yönetilmesini sağlayacaktır.

KAYNAKÇA
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. (2018). Dijital Dönüşüm Yol Haritası. Ankara.
Digital Catapult. (2018, Mart 12). Catapult Programme: https://digital.catapult.org.uk/ adresinden alındı
Federal Ministry for Economic Affairs and Energy. (2016). Digital Strategy 2025. Berlin: Federal Ministry for Economic Affairs and Energy Public Relations.
Germany Trade&Invest. (2015). Industrie 4.0 Smart Manufacturing for the Future. Berlin: Germany Trade&Invest.
Goetsch, D. L., & Davis, S. (2016). Toplam Kalite Yönetimi Toplam Kaliteye Giriş. Ankara : Nobel Akademik Yayıncılık.
GREAT. (2017). UK Industrial Strategy. London: Crown.
IoTONE. (2015). Made in China 2025.
Manyika, J., Chui, M., Bughin, J., Dobbs, R., Bisson, P., & Marrs, A. (2013). Disruptive Technologies:Advances that will Transform Life, Business and the Global Economy. New York: McKinsey Global Institute.
McKinsey & Company. (2015). The Internet of Things: Mapping the Value Beyond the Hype. New York: McKinsey & Company.
McKinsey Digital. (2015). Industry 4.0: How to navigate digitization of the manufacturing sector. New York: McKinsey&Company.
OECD. (2017a). The Next Production Revolution Implications for Governments and Business. Paris: OECD Publishing.
OECD. (2017b). OECD Digital Economy Outlook 2017. Paris: OECD Publishing.
Porter, M. E., & Millar, V. E. (1985). How Information Gives You Competitive Advantage: The Information Revolution Is Transforming the Nature of Competition. Harvard Business Review, 85-103.
PwC. (2016). Industry 4.0: Building the Digital Enterprise. Londra: PricewaterhouseCoopers.
Smart Manufacturing Leadership Coalition. (2011). Implementing 21st Century Smart Manufacturing. Washington: SMLC Publications.
US Executive Office of the President, President’s Council of Advisors on Science and Technology . (2014). Accelerating U.S. Advanced Manufacturing AMP2.0 Steering Committee Report. Washington DC.
Venkatraman, N. V. (2018, Mart 07). The Key Forces Shaping Digital Economy. Boston.
World Economic Forum. (2017). Unlocking 100 Trillion Dolar for Business and Society from Digital Transformation - Executive Summary. Cologny: World Economic Forum.