İçindekiler
Dergi Arşivi

İstihdam Dinamikleri ve Verimlilik

Gül TAŞKIRAN BATTAL / Daire Başkanı (Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü) - Dr. Beyza POLAT / Öğretim Üyesi / Özyeğin Üniversitesi

 

İstihdam Dinamikleri ve Verimlilik (1)
2017 yılı Kasım döneminde, 31 milyon 790 bin kişi istihdam edilirken, bunların %19,2’si sanayi sektöründe istihdam edilmiştir(2). İstihdam içindeki payı zamanla azalsa da imalat sanayi Türkiye ekonomisindeki önemini hâlâ korumaktadır. İmalat sanayinde istihdamı artırmaya yönelik oluşturulacak politikalar işsizlik oranının azalmasında etkili olacaktır.

Bu politikaların doğru bir biçimde oluşturulması için öncelikle istihdamın mevcut durumda hangi tip firmalar tarafından yaratıldığını anlamak faydalı olacaktır. Uluslararası literatür, firma yaşı ve ölçeğinin istihdam yaratımını açıklamada etkili iki önemli değişken olduğunu ortaya koymuştur. Net iş yaratım oranı üzerinde etkisi olabileceği düşünülen bir başka firma karakteristiği ise verimliliktir. Verimliliğin, istihdam büyümesi üzerindeki etkisi iki bakımdan önemlidir. Birincisi, istihdamın verimliliği yüksek firmalar tarafından yaratılıyor olması bu firmaların ekonomi içindeki paylarını artırdıkları anlamına gelecektir. Verimliliği yüksek firmaların payları arttıkça da ortalama verimlilik artacaktır. İkincisi, özellikle iş gücü verimliliğinin arttığı firmalarda eğer satışlarda ya da üretimde bir artış yoksa istihdamın azalması beklenebilir. Dolayısıyla verimliliği artırıcı politikalar ile istihdamı artırıcı politikalar birbirlerini etkilerini azaltacak şekilde çalışıyor olabilir.

Bu çalışma, 2006-2015 yılları arasında imalat sanayinde faaliyet gösteren girişim ve iş yerlerinin verisini kullanarak öncelikle istihdam büyümesinin yaş ve ölçekle ilişkisini, sonra da iş gücü verimliliği ve toplam faktör verimliliğinin net iş yaratım oranı üzerindeki etkisini ortaya koymayı hedeflemektedir. 



Şekil 1. İstihdam Payları, 2006-2015
Panel A. Ölçek Gruplarına Göre

 


Panel B. Yaş Gruplarına Göre


Şekil 1’in A ve B panellerinde ortaya konan paylar bu çalışmanın ana sorusu olan “İstihdamı kim yaratıyor?” sorusuna cevap vermekte tek başına yeterli değildir. Bir ölçek ya da yaş grubunun fazla insanı istihdam ediyor olması o grubun aynı zamanda istihdam yaratıyor olduğu anlamına gelmez. Bu soruya cevap verebilmek için farklı ölçek ve yaş grupları tarafından yaratılan net istihdamı karşılaştırmak faydalı olacaktır. Şekil 2, farklı ölçek ve yaş gruplarının yaratılan net istihdam içindeki paylarını yıllar itibarıyla göstermektedir. Panel A’da ölçek gruplarına göre dağılıma bakıldığında Şekil 1’e çok benzer bir tablo ile karşılaşılmaktadır. Özellikle analiz döneminin sonuna doğru, büyük ölçek gruplarının yaratılan net istihdamdaki payları artarken küçük ölçek gruplarının payları azalmış ve kimi zaman negatif değerler almıştır. 2011 yılı sonrası ekonomideki durgunlaşmadan en çok etkilenen grupların bu gruplar olduğu anlaşılmaktadır. Panel B’de yaş gruplarının yaratılan net istihdamdaki paylarına baktığımızda, 2009 yılı hariç tüm yıllarda en büyük payın 0-2 yaşındaki firmalarda olduğu görülmektedir. 2008 küresel krizini takip eden yılda bu yaş grubunun yarattığı net istihdamın negatif olması bu grubun krizden en çok etkilenen grup olduğunu göstermektedir.


Şekil 2. Yaratılan Net İstihdam Payları, 2006 -2015
Panel A. Ölçek Gruplarına Göre

 


Panel B. Yaş Gruplarına Göre


Şekil 3. Ölçek Gruplarının İş Yaratım ve İş Yıkım Oranları
Panel A. İş Yaratım Oranları



Panel B. İş Yıkım Oranları


Panel C. Ölçek Gruplarının Net İş Yaratım Oranları

Küçük ölçek grubunda hem iş yaratım hem de iş yıkım oranlarının yüksek olması, net iş yaratım oranının da bu grupta yüksek olup olmadığı sorusunu akla getirmektedir. Panel C’de görüldüğü gibi net iş yaratım oranının en yüksek olduğu grup 1 ya da 2 çalışanı olan grup iken, bu grubu 3-19 çalışanı olan küçük ölçekli firmalar takip etmektedir. 500 ve daha fazla çalışanı olan grup ise net iş yaratımı bakımından da son sırada gelmektedir.

Farklı yaş grupları için iş yaratım ve yıkım oranlarına bakıldığında da literatürle uyumlu ve beklendiği gibi bir sonuç çıkmaktadır (bkz. Şekil 4). En yüksek iş yıkım ve iş yaratım oranlarına sahip grup 0-2 yaş arası firmalardan oluşan gruptur. 2011 sonrası ekonomideki durgunlaşmadan en çok etkilenen grubun da bu grup olduğu, iş yaratım oranlarının 2011 sonrası hızla düşmesinden görülebilmektedir. İş yaratım oranları bakımından 2015 itibarıyla ikinci sırada 3-5 yaş grubu, üçüncü sırada 6-10 yaş grubu, dördüncü sırada 30+ yaş grubu ve son sırada da 11-30 yaş grubu gelmektedir. İş yıkım oranlarına bakıldığında ise 2014 yılı hariç 0-2 yaş grubunun ilk sırada geldiği görünmektedir.


Şekil 4. Yaş Gruplarının İş Yaratım ve İş Yıkım Oranları
Panel A. İş Yaratım Oranları



Panel B. İş Yıkım Oranları


Panel C. Yaş Gruplarının Net İş Yaratım Oranları

Panel C’de görüldüğü gibi hem iş yaratım oranı hem de iş yıkım oranı bakımından ilk sırada olan 0-2 yaş grubu, net iş yaratım oranı bakımından da açık ara farkla ilk sıradadır. Bu yaş grubunun net iş yaratım oranı 2008 küresel krizinden etkilenmemişe benzerken, 2011 sonrası Türkiye ekonomisindeki durgunlaşmadan en çok etkilenen grup olarak karşımıza çıkmaktadır. Diğer dört yaş grubunun ortalama net iş yaratım oranları ise 2006-2015 döneminde birbirine oldukça yakın seyretmektedir. Yalnızca 30 ve üstü yaş grubunun net iş yaratım oranının analiz dönemi boyunca oldukça dalgalı olduğu ve bu grubun 2008 küresel krizinden en çok etkilenen grup olarak ön plana çıktığı görülmektedir.

Yapılan regresyon analizleri de göstermektedir ki yaş ve ölçek, iş yaratımı ve iş yıkımını açıklayan iki önemli değişkendir. Literatürle uyumlu olarak, iş yaratım ve iş yıkım oranlarının en küçük ölçekli ve en genç firmalarda en yüksek seviyelerde olduğu, firma ölçeği ve yaşı arttıkça ise bu oranların azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Net istihdam büyüme oranlarına bakıldığında da benzer bir tablo ile karşılaşılmaktadır.
Çalışmada yanıt aranan ikinci soru, yeni yaratılan işlerin daha verimli firmalar tarafından yaratılıp yaratılmadığıdır. Yapılan analizler, yaş, sektör, ölçek ve bölge etkisi kontrol edildikten sonra verimliliğin net istihdam büyümesi üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğunu göstermektedir. Bir diğer deyişle, istihdamlarını daha az verimli firmalara kıyasla daha hızlı artıran daha verimli firmalar kaynakların içindeki paylarını artırmaktadır. Bu durumun orta-uzun vadede makro düzeyde verimlilik artışları getirmesi beklenmektedir.

Yanıt aranan üçüncü soru, verimliliğin reel ortalama ücretler üzerinde bir etkisinin olup olmadığıdır. Bilindiği gibi özel sektörde yaratılan karların hanelere aktarılmasının en önemli yolu ücretlerdir. Yapılan analiz göstermiştir ki verimlilik arttıkça reel ücretler de artmaktadır.

Son olarak, OECD tanımı baz alınarak örneklemdeki ceylan firmalar tanımlanmış ve bu tip firmaların istihdam dinamikleri diğerleri ile kıyaslanmıştır. Yaş, ölçek, sektör ve bölge etkilerinin kontrol edildiği regresyon analizi sonucunda ceylan firmaların istihdam büyüme hızlarının da ortalamadan yüksek olduğu görülmüştür.

Kaynak

1-“Türkiye Verimlilik Gelişim Haritası” Yatırım Projesi kapsamında Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Ekonomisi Daire Başkanlığı ile Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Beyza Polat tarafından yürütülmüştür.
2-Türkiye İstatistik Kurumu, İş gücü İstatistikleri, Kasım 2017.