İçindekiler
Dergi Arşivi

Kadın Girişimcilerin Sorunları, Kocaeli Örneği

Güven AKTAŞ / KOBİ Uzmanı (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı - KOSGEB)

 

1. Kadın Girişimciliğine Genel Bakış
Günümüzde, serbest piyasa ekonomisi uygulayan ülkelerde, dinamik, yenilikçi ve yaratıcı fikirleriyle girişimciler, emek, sermaye ve doğal kaynakların mal veya hizmet üretimine dönüşmesini sağlayarak toplumun refah düzeyini yükseltmede en etkili aktörler durumuna gelmiştir. Girişimciliğin ekonomik açıdan yüksek değer taşıması, toplumdaki dinamikleri harekete geçirmesi, sosyal değişime yol açması, gelişme için dinamik bir güç olarak görülmesi, bu konuya olan akademik ilgiyi de artırmıştır. 1980’lerden itibaren, bir yandan fırsat eşitliği, hak ve özgürlüklerde yaşanan gelişmelerin, diğer yandan bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemenin etkisiyle hızlı bir gelişme gösteren girişimcilik anlayışı, erkekler kadar kadınların da ilgi alanı içerisine girmiştir. Dünyada sosyal bilimler alanında kadın girişimciliği üzerine yapılan araştırmalar, bu yıllardan itibaren büyük artış göstermiştir.

Türkiye’de kadın girişimcilik çalışmalarının yapılmasında, gelişmiş ülkelerden başlayarak artış gösteren kadın girişimci sayısı ile uluslararası kuruluşların kadın girişimciliğini destekleyici ve yaygınlaştırıcı politikalar izlemesi etkili olmuştur. 1990’lı yıllarda bu çalışmalar belli bir düzeye ulaşmış ve 2000’li yıllarda hız kazanan Avrupa Birliği uyum sürecinin etkisiyle kadın girişimcilere olan akademik ilgi ülkemizde de yoğunlaşmıştır. Kadın girişimciliği üzerine yapılan çalışmalar, genellikle kadınların psikolojik ve demografik özelliklerinin belirlenmesi, iş kurma nedenleri, işlerini kurma ve işlerini sürdürme aşamalarında karşılaştıkları sorunlar ve cinsiyet faktörünün ne ölçüde belirleyici olduğu gibi konular üzerine odaklanmaktadır1.

Ülkemizde, kadın erkek eşitliğinin yasal olarak sağlanmış olmasına rağmen kadınların ekonomik yaşama katılımlarının yeterli düzeyde olmadığı, kadınların iş gücüne katılım oranının % 27,92 ve kadın girişimci oranının % 6,53 civarında seyretmesinden anlaşılmaktadır. Avrupa Birliği’nde ve OECD ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranı ortalaması % 604 civarındadır. Kadın girişimci oranı, Avrupa Birliği’nde % 30’lara5 ulaşmaktadır. Bu istatistiklerden de anlaşılacağı üzere ülkemizdeki durum hiç de iç açıcı değildir. Son yıllarda gerek devlet, gerekse sivil toplum kuruluşları tarafından girişimcilik kültürünün geliştirilmesi ve teşvik edilmesi konusunda yapılan çalışmalar genel olarak girişimcilik konusunda ilerlemeler kaydetmemize sebep olsa da, kadınların durumunda oransal bazda kayda değer bir değişiklik olmamıştır. Dünyada çok sayıda ülkenin girişimcilik aktivitelerini, arzularını ve tutumlarını gözlemleyen GEM (Global Entrepreneurship Monitoring) Konsorsiyumunun 2010 yılı Türkiye Raporu’nda, ülkemizde toplam girişimcilik aktivite göstergesinin cinsiyete göre dağılımında erkeklerin kadınlara oranı, 2008 yılında 3,84 iken, 2010 yılında 3,66’ya düşmüştür. Bu düşüş bize, 2008 yılından 2010 yılına toplam girişimci aktivite göstergesinin % 68 oranında arttığı ülkemizde, girişimciliği geliştirme ve teşvik etme çalışmalarının, sınırlı bir iyileşme olsa da, kadınlar için istenen sonuçları vermediğini göstermektedir. GEM’in ülkeler sınıflandırılmasında verimlilik odaklı ekonomiler arasında yer alan ülkemiz, bu ülkeler arasında girişimcilik faaliyetlerinde bulunan kadın erkek oranında halen en kötü durumdadır6. Kadınların çalışma hayatında katılımlarının sınırlı olduğu ve kadın girişimci rol modellerinin çok yaygın olmadığı bir ülkede, kadınların girişimcilik kararı verme aşamasında motivasyon faktörlerini belirleyip, bu faktörleri ön plana çıkaracak ve güçlendirecek politikalar izlemek gerekmektedir ve bu politikalar mutlaka bilimsel verilere dayandırılmalıdır.

2. Girişimcilik Kararı Vermede Belirleyici Faktörler
İnsanların hangi nedenlerle kendi girişimlerini kurmaya yöneldikleri literatürde iki faktör altında incelenmiştir. Bunlardan ilki, yaşanan olumsuz durumlardan kaynaklanan, kişiyi girişimci kararı vermeye mecbur kılan, iten faktörler, diğeri ise, finansal getirisi, kişisel tatmin sağlaması gibi nedenlerle girişimciliği cazip kılan, çeken faktörlerdir. İten faktörlerle ortaya çıkan girişimlerin çeken faktörlere oranla daha az ekonomik performans göstermesi beklenir. Çeken faktörle ortaya çıkan işletmeler, daha yenilikçi ve daha fazla istihdam yaratan girişimlerdir. GEM’in 2010 yılı Türkiye Raporu’nda ülkemizdeki fırsatlardan ve zorunluluklardan kaynaklanan girişimcilik aktivitelerinin cinsiyet bazında dağılımı Şekil 1’de verilmiştir. Buna göre; girişimcilik aktivite göstergeleri 2008 yılından 2010 yılına, kadınlarda 2,44’den 3,49’a, erkeklerde 9,02’den 12,17’ye çıkmıştır. Girişimci aktivite göstergelerindeki bu artışlar sevindirici bir gelişme olmasına rağmen, 2008 yılına oranla 2010 yılında daha fazla kadının zorunlu nedenlerle girişimcilik aktivitelerinde bulunduğunu gösteren Kadın Fırsatçı/Zorunlu Girişimci Aktivite Gösterge Oranının 1,12’den 0,99’a düşmesi düşündürücüdür. Bu düşüş, 2008 yılına oranla daha fazla kadın girişimcinin 2010 yılında zorunlu nedenlerle (iten faktörle) girişimcilik faaliyetleri gerçekleştirdiğini göstermektedir. Aynı raporda, bu olumsuz durum, ülkemizde geleneksel olarak kadının düşük seviyeli bir insan kaynağı olarak algılandığı ve dolayısıyla daha çok yarı zamanlı çalışmasının uygun olduğu, çocuk doğurduktan sonra iş hayatından çıkması gerektiği şeklindeki kanı ve iyi eğitimli kadınların genelde kendi işini kurmak yerine başkalarının işinde çalışmayı tercih ettikleri görüşü ile açıklanmıştır.


Şekil 1. Türkiye’deki Fırsatçı ve Zorunlu Girişimcilerin Toplam Aktivite Göstergelerinin Cinsiyet Bazında Dağılımı

İten Faktörler
İten faktörler, girişimci olmaktan başka alternatifin olmaması, ücretten duyulan memnuniyetsizlik, işsizlik ortamı, iş güvencesinin olmayışı, kariyer limitinin olması, geleneksel iş ortamında yenilikçiliğin olmaması gibi bireyleri yaşam koşullarına bağlı olarak bireyi girişimciliğe zorlayan, olumsuz olarak görülen faktörlerdir.

Şekil 1’de gösterilen ülkemizdeki Fırsatçı/Zorunlu Kadın Girişimci Aktivite Oranının Erkek Girişimcilere göre daha düşük çıkması, kadınlar açısından girişimcilik kararı alınırken özellikle iten faktörlerin belirleyici olduğunun bir göstergesidir. Kadınları kendi işlerini kurmaya mecbur eden bu faktörler; eşin ölümü ve boşanma, iş ortamındaki tatminsizlik, işte hak ettikleri değerin verilmemesi, işlerinde ilerlemelerinin engellendiği hissi, ülkenin ekonomik koşullarından kaynaklanan işsizlik sorunları, kadınlara uygun olmayan iş koşulları, aynı işi yapan erkekten daha az ücret alınması, eğitim ve becerisi eksikliği nedeniyle iş bulma şanslarının son derece zayıf olması şeklinde sıralanabilir. Bu olumsuzlukları girişimci kararına dönüştürmede kadınların erkeklere oranla daha güçlü bir iradeye ve girişimcilerin psikolojik özelliklerine erkeklere oranla daha yüksek düzeyde sahip olmaları gerekmektedir.

Çeken Faktörler
Çeken faktörler, girişimci kararı vermeyi olumlu yönde etkileyen bağımsızlık, saygınlık kazanma, kendi yeteneklerini gerçekleştirme, kendini geliştirme ihtiyacı, onay alma, finansal başarı ihtiyacı, refah düzeyinin artırılma isteği, toplumsal statü kazanma, örnek rol modellerini izleme gibi bireyleri girişimciliğe çeken, girişimciliği cazip kılan faktörlerdir. Şekil 1’de görüleceği üzere çeken faktörlerle ilişkilendirebileceğimiz Fırsatçı Girişimcilerin Aktivite Göstergesinin 2008 yılından 2010 yılına erkeklerde 1,91 oranında, kadınlarda ise 0,45 oranında artmış olması daha fazla erkek ve kadının girişimcilik aktivitelerini olumlu nedenlerle gerçekleştirdiklerini göstermesi açısından memnuniyet vericidir. Ancak yukarıdaki gösterildiği gibi Zorunlu Girişimcilerin Aktivite Göstergesinin hem kadınlar hem de erkekler için daha fazla artmış olması gerçeği karşımızda bir sorun olarak durmaktadır.

3.Türkiye’de Kadın Girişimcilerin Sorunlarına Yönelik Faaliyet Gösteren Kurum ve Kuruluşlar
Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü, kadın sorunları konusunda strateji ve politika geliştirme konusunda merkezi bir otoriteye ihtiyaç duyulduğundan 1990 yılında kurulmuştur. Hazırladığı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planı’yla (2008-2013) kadın girişimciliğinin sorunlarına ilişkin faaliyetlerde bütün paydaşların sorumluluklarını belirlemiş ve böylelikle ulusal anlamda koordineli çalışılarak daha verimli sonuçlar alınmasını sağlamıştır.

KOSGEB, “İş Merkezleri Yoluyla Kadın Girişimciliğinin Desteklenmesi Projesi” kapsamında İstanbul (Pendik), Nevşehir (Hacıbektaş), Kütahya ve Çorum illerinde Kadın İş Geliştirme Merkezleri (KİŞGEM) açmıştır ve söz konusu merkezlerde kendi işlerini kurmak isteyen kadın girişimcilere başlangıç desteği vermektedir. KOSGEB’in 2010 yılında hayata geçirdiği Girişimcilik Destek Programının ilk ayağı olan Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerinde, 2010 yılında 10.385 kişiden 4.581’i kadın, 2011 yılında 45.623 kişiden 19.845’i kadın, 2012 yılında (10.10.2012 tarihine kadar) 23.436 kişiden 10.292’i kadın katılımcı yer almıştır. Bu veriler, ülkemizin girişimcilik nabzını tutan KOSGEB nezdinde, kadınların girişimciliğe olan ilgisinin neredeyse erkekler kadar olduğunu göstermesi açısından manidardır. KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri sonunda işletmesini kuran girişimciler, 100.000 TL’ye varan Yeni Girişimci Desteği almaktadırlar. Kadınlar için destekleme oranı % 10 artırımlı olarak uygulanan KOSGEB Girişimcilik Destek Programı kapsamında, 2010 yılında 740.186,19 TL’den 360.950,22 TL’si, 2011 yılında toplam 36.528.733,67 TL’sinden 22.131.525,21 TL’si, 2012 yılında toplam 430.514 TL’sinden 274.771,16 TL’si kadın girişimcilere Yeni Girişimci Desteği olarak verilmiştir. 2010, 2011 ve 2012 yıllarında kadın girişimcilere sağlanan Yeni Girişimci Desteğinin verilen toplam destek tutarına oranı % 60 civarındadır.

İŞKUR, tarafından yürütülen iş gücü yetiştirme kursları kapsamında girişimcilik ve istihdam garantili kurslar düzenlemekte ve meslek ve iş danışmanlığı hizmetleri vermektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde, özellikle iş gücü piyasası açısından dezavantajlı kesimlerin başında gelen kadın ve genç kızlara ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının artırılması için, günümüz ihtiyaçları göz önüne alınarak mesleki kurslar verilmekte, ayrıca bilinçlendirmeye yönelik olarak verilen eğitimlerle kadınların sosyokültürel gelişimi sağlanmaktadır.

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, TOBB bünyesinde kadın girişimcilik konusunda genel politikalar geliştiren ve görüş oluşturulmasına katkıda bulunan istişari bir kuruldur. Kurul aynı zamanda kadın girişimcilere eğitim, kapasite geliştirme desteği ile girişimci fikirlerini hayata geçirmelerinde destek sağlamaktadır.

2002 yılında, ülke çapında faaliyet gösteren ve kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum örgütü olarak kurulan KAGİDER, Avrupa çapında 4000 kadın örgütünün bağlı bulunduğu Avrupa Kadın Lobisi üyesidir. Brüksel’deki irtibat ofisi ile hem Türkiye için lobi faaliyetlerini yürütmekte hem de Avrupa Birliği ile olan diyalogda aktif rol üstlenmektedir.

4. Kocaeli'deki Kadın Girişimcilerin Sorunlarına Yönelik Bir Araştırma

Amacı:
Kadın girişimcilerin ekonomik değer ve istihdam yaratmada ve sosyal gelişmedeki rolü büyüktür. Toplumun yarısının ekonomik faaliyetlere yeterli düzeyde katılımı sağlanmadan gelişmiş ülkeler arasına girme hedefimize ulaşmamız mümkün değildir. Yüzyıllardır süregelen ataerkil toplum yapısı ve kadınlara biçilen roller ülkemizde kadınların ve toplumların hem ekonomik hem de sosyal gelişiminin önünde çok büyük engellerdir. 1980’lerden itibaren tüm dünyada yaşanan iktisadi strateji değişiklikleri ve bilgi ve iletişim teknolojisindeki büyük gelişmeler sayesinde hem ekonomik hem de sosyal anlamda kadınların statüsünde önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da ülkemizde kadın sorunları önemli ölçüde karşımızda durmaktadır. Ülkemizde kadın sorunlarının çözülememesinin nedenlerinden biri de bilimsel araştırma eksikliğidir. Ülkemizdeki bölgesel faklılıklar göz önüne alındığında farklı illerde yapılacak olan çalışmaların farklı sonuçlar doğuracağı aşikârdır. Bu çalışma, Kocaeli’de girişimcilik faaliyetinde bulunan kadınların demografik ve psikolojik özelliklerini, motivasyon kaynaklarını ve yaşadıkları sorunları belirlemeyi, ayrıca, kadın girişimcilerin demografik özellikleriyle sorunları arasında anlamlı bir ilişki olabileceği düşüncesinden hareketle varsa böyle bir ilişki ortaya çıkarmayı da hedeflemektedir.

Hedef Kitlesi:
Girişimci davranışı geliştirmede ait olunan toplumun sosyokültürel yapısı belirleyicidir. Ülkemizde kültürel özellikler, değerler ve gelenekler bölgeden bölgeye değişmektedir. Kocaeli’de kadın girişimcilerin profilinin de diğer bölgelerden farklılıklar gösterebileceği düşüncesinden hareketle çalışmanın araştırma bölümü bu ildeki kadın girişimciler üzerinde yapılmıştır.

Yöntemi:
Kadın girişimcilerin demografik özellikleri ve sorunları ile ilişkili araştırma değişkenleri oluşturulurken işletme sahibi yedi girişimci kadınla odak grup görüşmesi yapılmıştır. Literatür taraması ve odak grup görüşmesi sonucunda ortaya çıkan değişkenlerin kullanıldığı araştırma, anket yöntemiyle 81 kadın girişimci üzerinde yapılmıştır.


Sonuç
Araştırma sonucunda kadın girişimcilerin genç, iş tecrübesi yüksek ve eğitimli kişiler olduğu, çoğunun meslek eğitimi aldığı görülmüştür. Kadınlar genelde ticaret ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösterseler de, mühendislik gibi geleneksel erkek sektörlerine de giriş yapmışlardır. Bir girişimcide olması gereken cesaret, risk almaya yatkınlık, yenilikçi olma ve yöneticilik özellikleri kadınlarımızda mevcuttur. Başarma, kendini ispatlama ve sevdiği işi yapma isteğinin onların en önemli motivasyon kaynağı olduğu belirlenmiştir. Bütün bunlar kadın girişimcilerin geleceğe yönelik önlerine çıkabilecek birçok engeli aşabileceklerini işletmelerini büyütüp geliştirebileceklerini göstermektedir. Bu amaca ulaşmada karşılaştıkları sorunlar konusunda yapılabileceklere işaret etmişlerdir. Araştırma sonuçlarına göre; iş kurma aşamasında büyük ölçüde sermaye sıkıntısı çektikleri, finans ve pazar bilgilerinin ve tecrübelerinin az olduğu, yer bulmada zorluklar yaşadıkları görülmüştür. Burada finansal sorunlarının çözülmesi için teşvik ve fonlara ihtiyaçları vardır. Tecrübe, finans ve pazar bilgisi eksikliği nedeniyle büyümeleri yeterli düzeyde gerçekleşmemektedir. Dolayısıyla genel yönetim, finans, risk planlama, pazarlama gibi konularda eğitim ve danışmanlık desteğine ihtiyaçları olduğu görülmektedir. Yapılan faktör analizi sonucunda; kadın girişimcilerin karşılaştıkları sorunları altı faktör altında algıladıkları belirlenmiştir. Bu faktörler cinsiyet, çevre, zaman, sermaye, psikolojik ve teknik beceri olarak adlandırılmıştır. Cinsiyet faktörü, kadınlar tarafından algılanan en belirgin faktör olmasına karşın, bu araştırma kapsamındaki kadınların cinsiyet farklılığından kaynaklan sorunları çok fazla hissetmedikleri ortaya çıkmıştır. Bu durum, kadınların toplumdaki kadın erkek eşitsizliğinin farkında oldukları ancak Kocaeli' de kadın erkek eşitsizliğinden kaynaklanan sorunları çok fazla yaşamadıkları şeklinde yorumlanmıştır. Toplum yapısı ile ilgili sorunları nispeten aşmış olarak görünen kadın girişimciler rol modellerinin azlığına ve örgütlenememe sorunlarına da işaret etmişlerdir. Rol modellerinin azlığı ve örgütlenme sorunları, kadınların iş hayatında örnek alabilecekleri, işlerinde yaşadıkları sorunlara önceki deneyimlerden çıkarılan sonuçlara göre geliştirebilecekleri çözümleri ya çok çaba ve zaman harcayarak bulmalarına ya da çözümsüz kalmalarına yol açmaktadır.


5. Değerlendirmeler ve Öneriler
Nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınların ekonomik faaliyetlere çok düşük düzeydeki katılımları bu araştırmanın çıkış noktasıdır. 2023 yılında, dünyadaki ilk 10 büyük ekonomi içinde yer alma hedefimize ulaşabilmemiz için kadınların ekonomiye katılımının yeterince sağlanması gerekmektedir. Kadınların ekonomik faaliyetlerde bulunmasının ve sosyal statüsünü yükseltmesinin bir aracı da girişimciliktir. Daha fazla sayıda girişimci kadın ortaya çıktıkça hem ekonomimiz daha etkin hale gelecek, hem de kadın erkek arasındaki cinsiyet eşitsizliği azalarak sosyal değişime neden olacaktır. Bu kadar önemli bir konuda gerçekçi ve geleceğe yönelik bir yaklaşım sergilemek gerekmektedir. Sorunla ilgili tüm kurum kuruluşların ve toplumun bütünleşik bir yaklaşımla konuya dâhil edilmeleri gerekmektedir. Toplumda farkındalık yaratılırken diğer yandan bilimsel verilere dayalı politikalar ve stratejiler geliştirilmelidir.

Bu çalışma kapsamında ortaya çıkan sorunlar değerlendirilerek aşağıda genel olarak neler yapılabileceği konusunda öneriler sıralanmıştır:

Kadın girişimciler için iş kurma aşamasından itibaren belirli bir süre için vergi ve sigorta primi teşvikleri getirilmelidir. Girişimcilik tüm eğitim müfredatına dâhil edilmelidir. Kadınlar için geleneksel sayılan meslek alanlarının dışında da faaliyette bulunabilmelerini sağlayacak mesleki eğitim verilmelidir. Eğitim sadece kadınların işlerini kurmaya yönelik olmamalı, ayrıca işlerini sürdürebilmeleri ve geliştirmeleri için gerekli olan finans ve pazar bilgilerini sağlayacak eğitim programları da sunulmalıdır. Yeni iş kurmayı kolaylaştırıcı yasal prosedürler geliştirilmelidir. Kredi almakta güçlük çeken kadınlar için fon sağlamada pozitif ayrımcılık yapabilmesi sağlanmalıdır. Küçük sermayeli işletmelerin ham madde tedarikini kolaylaştırıcı borsalar geliştirilmelidir.

Kadın girişimciliğin ve istihdamının sorunları konusunda KOSGEB tarafından yapılabileceklere ilişkin etkili olacağı düşünülen 2 öneri aşağıda sunulmuştur:

KOSGEB’in desteklediği işletmeler, kadın çalışan oranını % 40’ın altına düşürmeyeceğini taahhüt ettiği takdirde destek tutarını belirli bir oranda artırılmış olarak alabilir. İşletmelerin söz konusu taahhüdünü yerine getirmeme ihtimali göz önünde bulundurularak mevcut durumda hibe destek sisteminde kullanılan önce işletmenin gerçekleme yapması esası burada da benimsenirse suiistimal edilme ihtimali de bertaraf edilmiş olacaktır. Türkiye gibi kadınların gerek girişimci gerekse çalışan olarak iş yaşamına dâhil olmada erkeklere oranla geride kaldığı bir ülkede bu önerinin uygulanması elbette güç olacaktır. Özellikle düşük nitelikli eleman istihdamı konusunda uygulanamasa da nitelikli eleman istihdamı noktasında eğitimli kadınların erkeklere göre istihdam edilme şansını da artıracaktır.

Yerel düzeyde kadın girişimcilerin desteklenmesi ve doğru sektörlere yönlendirilmesi amacıyla, her bölgedeki yatırım ortamını ortaya koyan raporlardan yararlanılarak bölgedeki kadınların yatırım yapabilecekleri stratejik sektörler belirlenmelidir. Bölgelerdeki yatırım ortamı raporları için Kalkınma Ajanslarından yardım alınmalıdır. Kadınların iş kuracağı stratejik alanla ilgili tecrübe veya mesleki eğitiminin bulunması şartı, konunun erkekler tarafından suiistimal edilmesini nispeten engelleyecektir. Bu alanlarda iş yapacak tecrübe ve mesleki eğitim sahibi kadınlara Yeni Girişimci Desteği belirli oranda artırılmış olarak verilmelidir. Bu modelle, hem eğitimli ve tecrübeli kadınlar potansiyel iş sahalarına erkeklerden daha avantajlı bir şekilde giriş yapabilecektir, hem de bölgenin öncelikli stratejik hedeflerine katkı sağlanacaktır.
 

Dipnotlar

1 Abdullah Soysal, “Türkiye'de Kadın Girişimciler: Engeller ve Fırsatlar Bağlamında Bir Değerlendirme,” Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 2010, s.85
2 TÜİK, “Kadınların İş Gücüne Katılım Oranı Mart 2012,” <http://www.tuik.gov.tr/Gosterge.do?id=3570&sayfa=giris&metod=IlgiliGosterge> (10 Haziran 2012)
3 İHA, <http://www.iha.com.tr/kadin-girisimci-orani-yuzde-65-224701.haber> (10 Haziran 2012)
4 OECD, “Employment And Labour Markets: Key Tables From OECD,” 2012,
<http://dx.doi.org/10.1787/emp-fe-table-2012-1-en >(10 Ekim 2012)
5 OECD, “Measuring Women Entrepreneurship,” Entrepreneurship at a Glance, 2012, OECD Yayını, s.26, <http://dx.doi.org/10.1787/entrepreneur_aag-2012-4-en >(10 Ekim 2012)
6 Esra Karadeniz, “Entrepreneursip in Turkey 2010,” GEM Türkiye Raporu, 2010, s. 30,31