İçindekiler
Dergi Arşivi

Küresel Rekabet Raporu (2016-2017) İnovasyon Bileşeni Kapsamında Türkiye Değerlendirmesi

Behiye Canan ÜNLÜ / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi Genel Müdürlüğü)

 

Küreselleşme süreciyle birlikte uluslararası ilişkiler yeni bir boyut kazanarak devletlerin her alanda “karşılıklı bağımlılık” ilişkisine girdiği bir dönem başlamıştır. Sanayi alanında, ülkelerin teknolojiyi üretme, geliştirme ve transfer etme süreçlerine sirayet eden bu etki dolayısıyla “inovasyon” ülkelerin rekabet gücünün artırılmasında kilit bir unsur haline gelmiştir.

Dünya ekonomisinde yaşanan gelişmeler incelendiğinde, ülkelerin içe kapanarak (otarşik) gelişemeyecekleri bir konjonktür oluşmuştur. Bu yeni süreçte uluslararası ilişkilerde gittikçe belirginleşen kavramların başında "rekabet" gelmektedir (Eşiyok, 2001:2). Bir ülkenin makro düzeydeki rekabet gücü, en genel anlatımıyla ülkenin üretim olanaklarını verimli faaliyetlere yöneltme ve yaşam standardını yükseltme kabiliyetiyle ilgilidir.

Ekonomistler ülkeler arası rekabet gücünü karşılaştırırken genellikle iki göstergeden hareket etmektedirler. Bunlar toplam faktör verimliliği ve teknolojik yeniliklerdir. Bu anlamda rekabet gücü, işletme/endüstri/ülkelerin toplam verimliliği artırabilme gücüne sahip olmaları biçiminde ifade edilmektedir. Rekabet gücünün artırılabilmesi ise insan kaynağının, sermaye ve doğal kaynakların yenilenmesine, geliştirilmesine ve teknolojik değişimlere hızla uyum sağlama yeteneğine bağlıdır (Çivi ve diğerleri, 2008:3-4).

Ülkelerin uluslararası rekabet düzeyinin anlaşılır ve ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi, ülke politikalarının belirlenmesi sırasında diğer ülkelerle kıyaslama olanağı sağlamak, ülkenin performans düzeyinin zaman içerisindeki gelişimini izlemek ve salt şirketlerin değil ülkelerin de dünya pazarında nasıl rekabet ettiklerini analiz etmek konularında yol gösterici bir rol oynamaktadır (TÜSİAD-REF, 2009) .

Küresel ekonomik konularda bir platform olan Dünya Ekonomik Formu (World Economic Forum-WEF), 1979 yılından bu güne kadar her yıl yayımladığı Küresel Rekabet Raporu (Global Competitiveness Report) ile ülkelerin makro ve mikro ekonomik açıdan rekabetçiliklerini analiz etmekte ve bu raporda yer alan “Küresel Rekabet Endeksi” (Global Competitiveness Index-GCI) yardımıyla ülkelerin uluslararası rekabet gücü açısından göreli durumu/yeri tahmin edilmektedir.

Küresel Rekabet Raporu’na göre rekabet gücü; bir ülkenin ürettiği mal ve hizmetlerin dünya pazarlarındaki payı olarak değil, o ülkede sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak olan kurumların, politikaların ve üretim faktörlerinin tümünü kapsayan verimlilik düzeyi olarak tanımlanmaktadır.

Ülkelerin rekabet düzeyini niceliksel olarak ölçebilmek ve sıralayabilmek için kullanılan Küresel Rekabet Endeksi ise üç temel prensibe dayanır. Bunlar;

1. Rekabet gücünün belirleyicileri komplekstir ve rekabet gücü ölçümü 12 ana başlık altında yapılır.

2. Ekonomik kalkınma başarılı gelişmenin dinamik bir sürecidir ve üç safhadan oluşur. Bu safhalar; Faktör Temelli Gelişim Aşaması, Verimlilik Temelli Gelişim Aşaması ve İnovasyon Temelli Gelişim Aşamasıdır.

3. Ekonomiler, bir safhadan daha gelişmiş diğer safhaya geçerek gelişirler (WEF).

Küresel Rekabet Endeksi (KRE), ulusal rekabetçilik konusunda makroekonomik durumu analiz eden bir yapıya sahiptir. Küresel Rekabet Endeksi, rekabet gücünü etkileyen çok sayıda bileşenin ağırlıklı ortalamasıdır. Rekabetçilik düzeyinin hesaplanmasında kullanılan endeks; temel gereklilikler, verimlilik artırıcılar ile inovasyon ve çeşitlilik faktörleri adı altındaki üç temel bileşen ve 12 alt bileşenden oluşmaktadır.

 

Üretim Faktörleri Temelli Ekonomiler

(1. Grup Ülkeler)

Temel Gereklilikler

1) Kurumsal yapı

2) Altyapı

3) Makroekonomik Çevre

4) Sağlık ve Temel Eğitim

 

 

 

Verimlilik Temelli Ekonomiler

(2. Grup ülkeler)

Verimlilik Artırıcı Faktörler

1) Yükseköğretim ve Mesleki Eğitim

2) Mal Piyasasının Etkinliği

3) Emek Piyasasının Etkinliği

4) Finansal Piyasanın Gelişmişliği

5) Teknolojik Altyapı

6) Piyasanın Büyüklüğü

 

 

 

 

İnovasyon Temelli Ekonomiler

(3. Grup ülkeler)

 

İnovasyon ve Çeşitlilik Faktörleri

1) İş dünyasının çeşitliliği

2) İnovasyon

Şekil 1. Küresel Rekabet Endeksi Bileşenleri

Kaynak: WEF, (2016), Küresel Rekabet Raporu 2016-2017.

Küresel Rekabet Endeksine göre ülkeler, verimlilik ve rekabet açısından kritik veriler içeren üç alt endeksin ağırlıklı ortalamasına ve gelişme aşamasına göre; Faktör Temelli Ekonomiler, Faktör Temelli Ekonomilerden Verimlilik Temelli Ekonomilere Geçiş Ekonomileri, Verimlilik Temelli Ekonomiler, Verimlilik Temelli Ekonomilerden İnovasyon Temelli Ekonomiye Geçiş Ekonomileri ve İnovasyon Temelli Ekonomiler olmak üzere beş farklı kategoriye ayrılmaktadır.

Tablo 1. Küresel Rekabet Raporuna Göre Gelişmişlik Düzeyi

Gelişmişlik Düzeyini Belirlemeye Yönelik Gelir Eşikleri ve Bileşenlerin Ağırlıkları

 

Faktör Temelli

Ekonomiler

(1)

Faktör Temelli Ekonomiden Verimlilik Temelliye Geçiş Ekonomileri

Verimlilik Temelli Ekonomiler

(2)

Verimlilik Temelli Ekonomiden İnovasyon Temelliye Geçiş Ekonomiler

İnovasyon Temelli Ekonomiler

(3)

KBGSYİH (Dolar)

< 2.000

2.000-2.999

3.000-8.999

9.000-17.000

> 17.000

Temel Gerekliliklerin Ağırlığı

60%

40-60%

40%

20-40%

20%

Verimlilik Artırıcıların Ağırlığı

35%

35-50%

50%

50%

50%

İnovasyon ve Çeşitlilik Faktörlerinin Ağırlığı

5%

5-10%

10%

10-30%

30%

Kaynak: WEF, (2016) - Küresel Rekabet Raporu 2016-2017.

Türkiye’nin rekabet gücü makro bağlamda Dünya Ekonomik Forumu verileri kapsamında değerlendirildiğinde 2016-2017 Küresel Rekabet Raporu1’na göre Türkiye, dört sıra gerilemiş ve 138 ülke arasından 55. sıraya yerleşerek verimlilik temelli ekonomi yapısından inovasyon temelli ekonomilere geçiş ülkeleri arasına girmiştir. Rapor’da, ‘Türkiye, komşu ülkelerindeki istikrarsız jeopolitik durum ve maruz kaldığı yoğun göç baskısı göze alındığında ekonomik açıdan dayanıklı olduğunu kanıtlamıştır’ yorumuna yer verilmektedir (WEF, 2016:347).

Son yıllarda ekonomistler ve politika yapıcıları arasında inovasyonun iktisadi büyümenin tetikleyicisi olduğu ve hayat standartlarını artırmada anahtar bir rol üstlendiği konularında görüş birliği vardır. İnovasyona dayalı iktisadi büyümenin önemine ilişkin bu durum, küresel inovasyon avantajlarından yararlanabilmek için ülkelerin kıyasıya bir rekabete girmesine neden olmuştur (Şahinli vd, 2013:340). Küresel Rekabet Endeksine göre en rekabetçi ülkelerin belirlenmesi bakımından inovasyon bileşeninin ağırlığının artması bu tespiti doğrular niteliktedir.

Rekabetçilik düzeyi açısından kritik öneme sahip inovasyon bileşeni; inovasyon kapasitesi, bilimsel araştırma kurumlarının niteliği, özel sektör Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge faaliyetlerinde üniversite-sanayi iş birliği, yüksek teknolojilere yönelik kamunun satın alma politikaları, bilim insanı ve mühendislerin mevcudiyeti ile uluslararası patent başvuruları değişkenlerinden oluşmaktadır. Rapora göre, Türkiye inovasyon bileşeninde 138 ülke arasından 3.3 puanla 71. sırada yer almaktadır.

Tablo 2. Türkiye İnovasyon Sıralaması  

 

Puan

 

Sıralama (138 ülke)

İNOVASYON BİLEŞENİ

3.3

71

İnovasyon Kapasitesi

4.1

75

Bilimsel Araştırma Kurumlarının Niteliği

3.3

103

Özel Sektör Ar-Ge Harcamaları

3.3

70

Ar-Ge Faaliyetlerinde Üniversite-Sanayi İşbirliği

3.5

63

Yüksek Teknolojilere Yönelik Kamu Satın Alma Politikaları

3.4

62

Bilim İnsanı ve Mühendis Mevcudiyeti

4.3

49

PCT Patentleri, Milyon Kişi Başına Düşen Başvuru Sayısı

9.2

42

Kaynak: WEF, (2016)- Küresel Rekabet Raporu 2016-2017.

Türkiye’nin inovasyon alanındaki rekabet gücü, Küresel Rekabet Gücü Endeksi verilerine dayanılarak benzer gelişmişlik düzeyindeki ülkeler2 ile kıyaslandığında en avantajlı olduğu alanlar yüksek teknolojili ürünlere yönelik kamu satın alma politikaları (3,4 puanla 62. sıra) ile bilim insanı ve mühendis mevcudiyetidir (4,3 puanla 49. sıra). Özel sektör Ar-Ge harcamaları (3,3 puanla 70. sıra) ile Ar-Ge faaliyetlerinde ünivesite sanayi iş birliği (3,5 puanla 63. sıra) alanlarında ise grup ortalaması ile aynı performansı göstermiştir. Ancak inovasyon kapasitesi (4,1 puanla 75. sıra) ve milyon kişi başına düşen PCT patent başvurusu (9,2 puanla 42. sıra) alanlarında grup ortalamasının altında kaldığı görülmektedir (Grafik-1).

Grafik 1. Türkiye'nin Aynı Rekabetçilik Düzeyindeki Ülkeler İle Karşılaştırılması- İnovasyon Bileşeni

 

Türkiye’nin rekabet gücünün artması ve inovasyon temelli ekonomiler arasına girmesi hedef olarak alındığında bu grupta yer alan ülkelerin inovasyon bileşeninde gösterdiği performans önem kazanmaktadır. Türkiye’nin Küresel Rekabet Endeksi verileri, rekabetçilik bakımından en gelişmiş kategori olan İnovasyon Temelli Ekonomiler3 ile mukayese edildiğinde, özellikle milyon kişi başına düşen PCT patent başvuruları alanında oldukça düşük bir performans sergilediği görülmektedir. Bu grupla yapılan karşılaştırmada, görece en iyi performans, 3,4 puanla yüksek teknolojilere yönelik kamu satın alma politikaları alanında gerçekleşmiştir.

Grafik 2.Türkiye'nin İnovasyon Temelli Ekonomilerle Karşılaştırılması-İnovasyon Bileşeni

Değerlendirme

Günümüzde ülke ekonomilerinin verimlilik düzeyleri ve üretim yapıları, istikrarlı bir ekonomik büyümeye kavuşabilmek ve refah artışı sağlayabilmek açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede, dünyada inovasyon faaliyetlerine yönelim ivme kazanmakta ve ülkelerin daha az kaynakla, daha fazla katma değer yaratma çabası içerisinde oldukları görülmektedir (Erkiletoğlu, 2013:2).

Uluslararası rekabette teknoloji ve yenilik sürecinin gittikçe belirleyici olmaya başlaması neticesinde yeni teknolojilerin kullanımı ve yenilik yapma kapasitesi rekabet gücünün en temel bileşeni olarak öne çıkmış, böylelikle teknolojik değişme, firmaların global ekonomi içerisinde varlıklarını sürdürebilmelerinin “olmazsa olmaz” koşulu olmuştur (Eşiyok, 2001:2). Nitekim Rapor’un Türkiye özelindeki değerlendirmesinde yer alan “Türkiye’nin küresel değer zincirinde yukarı taşınmasına yardım edecek nitelikte sağlam bir inovasyon ekosistemi geliştirmek için yatırımlara ihtiyacı olduğu” ifadeleri bu bakımdan dikkatle okunması gereken bir tespittir.

Gelişmekte olan ülkeler uzun vadede refah düzeyindeki artışı inovasyonla gerçekleştirebilir. İnovasyon sistemini kalkınma süreçlerinde etkin bir şekilde kullanan ülkeler, küresel rekabet düzeyini artırma yolunda ilerlemektedir. Türkiye’de uygulanmakta olan bilim, teknoloji ve yenilik politikalarında ulusal inovasyon sisteminin gündeme alınmış olması bu bakımdan önemlidir (TÜBİTAK, 2011). Yine, 2014-2018 yıllarına ilişkin kalkınma hamlelerini öncelikli dönüşüm programları halinde ortaya koyan Onuncu Kalkınma Planı’nda inovasyon kapasitesinin artırılmasına yönelik tedbirlere ağırlıklı olarak yer verilmektedir. Özellikle “Kamu Alımları Yoluyla Teknoloji Geliştirme ve Yerli Üretim Programı” ülkemizin Küresel Rekabet Endeksinde başarılı bir performans gösterdiği yüksek teknolojili ürünlere yönelik satın alma politikaları alanında daha da ileri noktalara taşıyacak niteliktedir. Gerek ulusal planlarda gerek diğer strateji belgelerinde yer alan inovasyona dair hedeflerin gerçekleştirilmesi bakımından en önemli unsur etkili bir izleme-değerlendirme mekanizmasının kurulmasıdır. Bu sayede, etkili/etkin politikaların belirlenmesi/geliştirilmesi ve nihayetinde inovasyana dayalı rekabet gücünün artırılması sağlanabilecektir.

Kaynaklar:

Adıgüzel M. , (2013). “Küresel Rekabet Gücünün Ölçülmesi ve Türkiye Bağlamında Bir Değerlendirme”, Akademik Bakış Dergisi, Sayı: 37, ss.1-21, http://www.akademikbakis.org/eskisite/37/40.htm, (30.12.2016).

 

Çivi E. , Erol İ. , İnanlı T. ve Erol E. D. (2008). “Uluslararası Rekabet Gücüne Farklı Bakışlar”, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, Celal Bayar Üniversitesi, Cilt:4, Sayı:1, ss.1-22, http://dergipark.gov.tr/download/article-file/69120, (3.1.2017).

 

Dünya Ekonomik Forumu (WEF), (2016). “The Global Competitiveness Report”, https://www.weforum.org/reports/the-global-competitiveness-report-2016-2017-1, (4.1.2016)

ERKİLETLİOĞLU H. , (2013). “Dünyada ve Türkiye’de Ar-Ge Faaliyetleri” , İş Bankası Yayınları, https://ekonomi.isbank.com.tr/UserFiles/pdf/ar_07_2013.pdf, (3.1.2017).

 

Eşiyok B. A. , (2001). “Dünya Rekabet Gücü İçerisinde Türkiye’nin Yeri” , Türkiye Kalkınma Bankası, Araştırma Müdürlüğü, İktisadı Araştırmalar, http://www.kalkinma.com.tr/data/file/raporlar/ESA/GA/2001-GA/GA-01-04-07_Dunya_Rekabet_Gucu_ve_Turkiye.pdf , (5.1.2017).

 

Şahinli M.A. ve Kılınç E. , (2013). “İnovasyon ve İnovasyon Göstergeleri: AB Ülkeleri ve Türkiye Karşılaştırması”, Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, Sayı:25, ss.329-355, http://sead.selcuk.edu.tr/sead/article/view/16, (30.12.2016).

 

Ovalı S. (2014). “Küresel Rekabet Gücü Açısından Türkiye’nin Konumu Üzerine Bir Değerlendirme” Uluslararası İktsadi ve İdari İncelemeler Dergisi, Sayı:13, ss.17-36, http://dergipark.ulakbim.gov.tr/ulikidince/article/view/5000068854, (3.1.2017).

 

TÜSİAD - SEDEFED, (2014), “Türkiye’nin Küresel Rekabet Düzeyi: Dünya Ekonomik Forumu Küresel Rekabet Raporuna Göre Bir Değerlendirme Raporları”, www.rekabet.gov.tr/default.aspx? nsw...H7deC+LxBI8=, (3.1.2017).

 

TÜBİTAK, (2011). “Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi 2011-2016”, https://www.tubitak.gov.tr/tubitak_content_files/BTYPD/strateji_belgeleri/UBTYS_2011-2016.pdf , (9.1.2017)

1 Bundan sonra Rapor olarak kısaltılacaktır.

2 Bu bölümde Türkiye, aynı gelişmişlik düzeyine sahip olan yani “Verimlilik Temelli Ekonomiden İnovasyon Temelli Ekonomiye Geçiş” aşamasında olan ülkeler ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmada bu kategorideki 19 ülke performansının ortalama değeri kullanılmıştır. Verimlilik Temelli Ekonomiden İnovasyon Temelli Ekonomiye Geçiş Ülkeleri: Arjantin, Barbados, Şili, Kosta Rika, Hırvatistan, Macaristan, Letonya, Lübnan, Litvanya, Malezya, Morityus, Meksika, Umman, Panama, Polonya, Suudi Arabistan, Slovakya, Türkiye, Uruguay.

3 İnovasyon Temelli Ekonomiler (37 ülke): Avustralya, Avusturya, Bahreyn, Belçika, Kanada, Kıbrıs, Çekya, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Hong Kong, İzlanda, İrlanda, İsrail, İtalya, Japonya, Kore Cumhuriyeti, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Portekiz, Katar, Singapur, Slovenya, İspanya, İsveç, İsviçre, Tayvan, Trinidad ve Tobago, Birleşik Arap Emirliği, Birleşik Krallık ve ABD.