İçindekiler
Dergi Arşivi

Küresel Rekabette Önemli İki Güç: Standardizasyon ve Piyasa Gözetimi-Denetimi

Berker KARAGÖZ / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı - A. Deniz DOĞAN / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü)

 

Günümüzde işletmeler arasında artan rekabet koşulları altında ürünlerin yaşam döngüsü ürün geliştirme süreçlerinde bir bütün olarak ele alınmaktadır. Tasarımdan piyasaya arza, kullanımdan geri dönüşüme kadar geçen bu süreçte ürünlere ilişkin teknik gerekliliklerin belirlenmesi, uygunluk değerlendirme işlemleri ile piyasa gözetimi ve denetimi uygulamaları büyük önem taşımaktadır.

Bu noktada, standardizasyon faaliyetleri ise uluslararası ticaretin gelişim sürecinde ürünlerin birbirleri arasında uyumunun sağlanmasında kilometre taşlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Ürünlerin üretim aşamasında teknik düzenlemelere ve standartlara uygunluğu uygunluk değerlendirme kuruluşları tarafından yapılan inceleme sonucunda belgelendirilmekte; piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri ile piyasaya arz edilen ürünlerin teknik düzenlemelere ve standartlara uygunluğu değerlendirilmektedir. Böylece, piyasa gözetimi ve denetimi belgelendirilen ürünün piyasada da aynı şartları sağlayarak yer almasına imkân sağlamaktadır.

Standardizasyon Tarihçesi
Belirli bir faaliyetle ilgili olarak ekonomik fayda sağlamak üzere ilgili bütün tarafların yardım ve işbirliği ile belirli kurallar koyma ve bu kuralları uygulama işlemi olarak tanımlanan standardizasyon faaliyetleri üretimde, anlayışta, ölçme ve deneyde uygulama birliğinin sağlanmasını amaçlamaktadır.

İnsanlık tarihine bakıldığında standardizasyonun geçmişi Babil, Mısır ve Sümer uygarlıklarında kullanılan ölçü aletlerine dayanmaktadır. Bu uygarlıkların yer aldığı bölgelerde yapılan çalışmalarda 1:2:4:8 oranlarına sahip ağırlık ölçüleri ile ondalık sisteme sahip uzunluk ölçülerine ilişkin kalıntılar ortaya çıkmıştır. Söz konusu kalıntılar M.Ö. 3500 yıllarına dayanmakta ve dünyanın bilinen en eski ölçü aletleri olarak kabul görmektedirler.

Günümüzde kullanılan anlamıyla standardizasyon, 18. yüzyıl sonunda başlayan I. Sanayi Devrimi sonrası ticaretin küreselleşmesi ve metrik sistemin ortaya çıkması ile başlamıştır. Bu tarihten itibaren yerel ve bölgesel düzeyde sürdürülen standardizasyon faaliyetleri Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (IEC) (1906), Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO) (1947), Avrupa Standartlar Komitesi (CEN) (1961), Avrupa Elektroteknik Standardizasyon Komitesi (CENELEC) (1973) gibi platformların kurulmasıyla uluslararası düzeyde kurumsal bir kimlik kazanmıştır.

Piyasa Gözetimi ve Denetimi
Piyasa gözetimi ve denetimi, kamu kuruluşları tarafından ürünlerin insan sağlığı, can ve mal güvenliği ile çevresel etkiler esas alınarak ilgili teknik düzenlemeye uygun olarak üretilip üretilmediğinin, güvenli olup olmadığını denetlemesine yönelik işlemler ile uygunsuzluğu tespit edilen ürünlere ilişkin yaptırımların tamamını kapsamaktadır. Bu işlemler ürüne ilişkin teknik mevzuatı hazırlamaya ve yürütmeye yasal olarak yetkili bulunan kamu kuruluşları tarafından gerçekleştirilmektedir.

Ayrıca, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri çerçevesinde elde edilen sonuçlar ise standardizasyon faaliyetleri için önemli bir kaynak oluşturmakta olup, mevcut standartların geliştirilmesine yönelik çalışmalarda destekleyici bir unsur olarak değerlendirilmektedir.

Ürün güvenliği odaklı denetim yaklaşımının yanı sıra özellikle son yıllarda enerji verimliliği ile ilgili teknik mevzuat da piyasa gözetimi ve denetimi mekanizması kapsamında değerlendirilmekte olup enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve enerji kaynakların daha etkin kullanımına yönelik önemli bir araç olarak kullanılmaktadır.

Standardizasyon ve Piyasa Gözetiminin Makroekonomik Etkisi
Uluslararası rekabet ortamında bilgi üreten ve ürettiği bilgiyi ürüne dönüştürerek ekonomiye yön veren ülkeler yerel ekonomilerini korumak için farklı yollar geliştirmeye çalışmaktadır. Piyasaya sunulan ürün ve hizmetlere yönelik hazırlanan teknik düzenlemeler korumacı politikalar için bir araç olarak kullanılabilmektedir. Standartların, ticari iletişimin kolaylaştırılması, uluslararası piyasalara ulaşım imkânını artırılması, maliyetleri azaltarak verimliliğin yükseltilmesi gibi olumlu etkileri mevcuttur.

Piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri ise temel olarak insan sağlığı can ve mal güvenliğinin korunmasını amaçlasa da tıpkı standardizasyonda olduğu gibi ekonomik bir araç olarak da kullanılmaktadır. Piyasaya teknik düzenlemelere uygun ürünlerin arz edilmesini sağlayarak piyasanın disipline edilmesine katkıda bulunulmakta; arz etmek amacıyla gerekli yatırımları yapan üreticilerin karşılaştığı haksız rekabetin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca adil bir piyasa şartları sağlayarak girişimciliğe elverişli bir ortam hazırlamakta ve ihracatın rekabet gücünün arttırılmasına imkân oluşturarak yerli ürünlerin uluslararası piyasada marka imajının güçlendirilmesine katkı sunmaktadır.

Kaynakça:
1. Roland Wenzlhuemer, The History of Standardisation in Europe.
2. Dr. Lal C. Verman, Standardization: A New Discipline, Archon Books.
3. ISO, Guidance and Principles for Consumer Participation in Standards Development.
4. UNECE, Recommendations on Regulatory Cooperation and Standardization Policies.