İçindekiler
Dergi Arşivi

Onaylanmış Kuruluş Faaliyetlerinin İdari Yaptırım Kararları Açısından Değerlendirilmesi

Murat GEDİK / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü)

 

Avrupa Birliği, üye ülkeler arasındaki ticari engellerin kaldırılmasını, Birliğin oluşumunun önemli bir parçası olarak kabul etmiştir. Üye ülkelerin ticarete konu mallara uygulanması zorunlu olan farklı teknik düzenlemelerinin bulunmasının ticari engel oluşturması üzerine bu konuda başlatılan çalışmalar neticesinde, 1969 yılında formüle edilen "Ulusal Düzenlemeler Arasındaki Farklılıklar Nedeniyle Ortaya Çıkan Ticarette Teknik Engellerin Ortadan Kaldırılması için Genel Program'a" dayanan bir yaklaşım yürürlüğe konulmuştur. Günümüzde Klasik Yaklaşım çerçevesinde mevzuat uyumlaştırmasına konu teşkil eden alanların başlıcaları; tekstil ürünleri, elektrikli aletler, eczacılık ürünleri ve kozmetik ürünler, gıda maddeleri, tehlikeli maddeler, motorlu araçlardır. Her ürün için ortak ayrı bir standardın belirlenmesini kabul eden “klasik yaklaşım” politikasının istekleri karşılamaması, standart uyumlaştırma çalışmalarının çok uzun sürmesi ve test ve belgelendirme konusunda bir çalışma yapılmamasından dolayı 1985 yılında “yeni yaklaşımı” ve bunun bir tamamlayıcısı olarak ise kontroller ve belgelendirme konusunda “global yaklaşımı” benimsemiştir.

Yeni yaklaşım politikasına göre ürünler kullanım amaçlarına göre gruplanarak insan, can ve mal güvenligi, hayvan ve bitki varlığının korunması için taşıması gereken en az güvenlik şartları standartlar doğrultusunda belirlenmiştir. Yeni yaklaşım politikasının tamamlayıcısı olan Global Yaklaşım politikası ile ürünlere ait test ve belgelendirme alanında ortak bir metodolojinin belirlenmesi sağlanmıştır. Bununla birlikte yeni yaklaşım politikası doğrultusunda hazırlanan Yeni yaklaşım yönetmelikleri kapsamına giren ürünlerin, bu yönetmeliklere uygun olduğunu ve gerekli bütün uygunluk değerlendirme faaliyetlerinden geçtiğini belirten ve birliğin içinde serbest dolaşımının tam anlamıyla sağlayan Avrupa Birliği işareti olarak ürünlere CE işareti iliştirilmesine karar verilmiştir.

Avrupa Birliği tarafından CE isareti taşıması gereken ürünlerden yüksek risk taşıyan ürünlerin, piyasaya arz edilmeden önce konusunda uzman, uygunluk değelendirme kuruluşu tarafından uygunluk değerlendirmesine tabi tutulmasını şart koşmuş ve bu amaçla ilgili gereklilikleri yerine getirmesi şartıyla üye ülkeler tarafından yetkilendirilen bir direktif uyarınca uygunluk değerlendirmesi yapmak üzere görevlendirilerek Komisyon’a bildirilen uygunluk değerlendirme kuruluşuna onaylanmış kuruluş adı verilmektedir.

Avrupa Birliği’nde bu süreç seyrederken ülkemiz bu sürece 1963’te imzalanan Ankara Antlaşması ile dâhil olmuş 6 Mart 1995 tarih ve 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı uyarınca, 1 Ocak 1996 tarihinde Gümrük Birliği’ne girmiş ve AB mevzuatının ülkemiz iç mevzuatına uyumlaştırılması öngörülmüştür. Bu kapsamda, mevzuatın Türkiye tarafından uyumlaştırma ve uygulanma şartları ve kuralları 2/97 sayılı AT-Türkiye Ortaklık Konseyi Kararı ile ile belirlenmiştir. Ülkemizde, 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun Kanun ile 11 Ocak 2002 tarihi itibarıyla, bu Kanun'a istinaden yürürlüğe giren "Yeni Yaklaşım Direktifleri" kapsamındaki ürünlere CE İşareti iliştirilmesi zorunlu hale gelmiş ve 23 Şubat 2002 tarihli Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ile Onaylanmış Kuruluşlara Dair Yönetmeliğinin yayımlanması ile onaylanmış kuruluş kavramı ülkemiz literatürüne girmiştir. 16/11/2006 tarihinde ülkemizin ilk onaylanmış kuruluşu olarak TSE, 95/16/AT Asanasör Yönetmeliği 2009/142/AT Gaz Yakan Cihazlara Dair Yönetmelik ve 97/23/AT Basınçlı Kaplar Yönetmeliği kapsamlarında atanmıştır. Bakanlığımız Gaz Yakan Cihazlara Dair Yönetmelik (2009/142/AT), Sıvı ve Gaz Yakıtlı Yeni Sıcak Su Kazanlarının Verimlilik Gereklerine Dair Yönetmelik (92/42/AT), Basit Basınçlı Kaplar Yönetmeliği (2009/105/AT-2014/29/AB), Makina Emniyeti Yönetmeliği (2006/42/AT),Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği (2014/32/AB),Otomatik Olmayan Tartı Aletleri Yönetmeliği(2014/31/AB), İnsan Taşımak Üzere Tasarımlanan Kablolu Taşıma Tesisatı Yönetmeliği (2000/9/AT), Açık Alanda Kullanılan Teçhizat Tarafından Oluşturulan Çevredeki Gürültü Emisyonu ile İlgili Yönetmelik (2000/14/AT), Sivil Kullanım Amaçlı Patlayıcı Maddelerin Belgelendirilmesi Piyasaya Arzı ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik (2014/28/AB), Piroteknik Maddelerin Belgelendirilmesi, Piyasaya Arzı ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik (2013/29/AT), Basınçlı Ekipmanlar Yönetmeliği (2014/68/AB), Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB), Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemlerle İlgili Yönetmelik (2014/34/AB) kapsamında 24 onaylanmış kuruluş atamıştır. Hâlihazırda ülkemizde atanmış 41 adet onaylanmış kuruluş bulunmaktadır.

Onaylanmış kuruluşlar ülkemizde faaliyetlerini 4703 sayılı Kanun, Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ve Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliği ve yukarıda geçen teknik mevzuat kapsamında yerine getirirler. Zikredilen mevzuatta onaylanmış kuruluşların yükümlülükleri ve sorumlulukları; ilgili teknik düzenleme bu kanun ve bu kanunun usul ve esaslarına ilişkin Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları ve Onaylanmış Kuruluşlar Yönetmeliği’nde yer alan usul ve esaslara uygun olarak bağımsız ve tarafsız bir şekilde hizmet vermesi, talep ettiği uygunluk değerlendirme faaliyeti için teknik bilgiye ve yeterli uygun deneyime sahip personele bulundurması, uygunluk değerlendirme faaliyetlerini yerine getirmek için gerekli imkânlara ve teçhizata sahip olması gerektiği şeklinde tanımlanmış olup onaylanmış kuruluşların bu yükümlülük ve sorumluluklarını yerine getirmedikleri durumda idari yaptırımlarla karşı karşıya kalması öngörülmüştür.

İdari yaptırımlar yasaların açıkça yetki verdiği ve yasaklamadığı durumlarda araya yargı kararı girmeden idarenin doğrudan doğruya bir işlemidir. Diğer bir ifadeyle idari yaptırımı gerektiren husus, kişinin hukuka aykırı fiiline karşın idare organlarına, kendi tasarruflarıyla yargı organlarına başvurmaksızın ceza uygulama imkânı tanınmaktadır. Bu nedenle ceza hukuku alanında geçerli olan Yasallık, Kişisellik, Kusur, Ölçülülük, Ne (Non) Bis İn İdem, Gerekçe, Tarafsızlık, Yargı Yolunun Bulunması ilkeleri muhtevası uygun olmak kaydıyla kıyasen idari yaptırımlara uygulanmaktadır. Bununla birlikte kendi özgü ilkeleri olan Yetkili Kamu İdaresi Tarafından Uygulanması,Tek Taraflı Kararlar Olması, Kesin ve Uygulanabilir Olması, İdari Düzeni Koruma Amacı Gütmesi, İdari Usul Kuralları Uyarınca Alınması, İdarenin Takdir Yetkisi ile alınması, Başvuru Yollarının ve Sürelerinin Gösterilmesi gibi kendine has özellikleri bulunmaktadır. İdari yaptırımlar idari para cezaları, idari tedbirler ve kanunlarda geçen diğer idari yaptırımlar olarak üçe ayrılmakta olup onaylanmış kuruluşlara idari para cezası ve faaliyetlerinin durdurulması olark iki farklı idari yaptırım uygulanmaktadır.

2016 ve 2017 yıllarında bakanlığımız tarafından 6 adet onaylamış kuruluşa idari para cezası uygulanmış olup onaylanmış kuruluşların ilgili mevzuatta geçen sorumluluklarını yerine tam olarak getirerek idari yaptırımlarla karşılaşmaması ve karşılaştığı idari yaptırımların adil olması ve üzerine yürütülen bu tez çalışması sürecinde bilgi sistemi fikri gelişmiş olup 20 Eylül 2017 tarihinde ONTEK (Onaylanmış Kuruluş ve Teknik Servis Bilgi Sistemi) devreye alınmıştır. Onaylanmış kuruluşlar Bakanlığımıza dair bütün işlemleri ONTEK sistemi aracılığı ile online olarak gerçekleştirebilmektedir. Ayrıca bu sistem üzerinden kurulan hatırlatma mekanizmaları ile onaylanmış kuruluşların mevzuatta geçen yükümlüklerine dair hatırlatmalar taraflarına iletilmektedir. Onaylanmış kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen bütün belgelendirmeler de ontek sistemi üzerinden kuruluş tarafından gerçekleştirilmekte olup belgenin kopyalanması da engellenmiştir.

Tez çalışması sonucunda;
Yetkili kuruluş tarafından onaylanmış kuruluşlarda gerçekleştirilen denetimlerde, personelin teknik yeterliliği ile birlikte yükümlü olduğu mevzuatın idari hükümleri bakımından da yeterli olup olmadığı değerlendirilmeli, ihtiyaç halinde Bakanlık tarafından periyodik olarak bilgilendirme eğitimleri verilmesinin yerinde olacağı,

Onaylanmış kuruluşların uygunsuzluklarına binaen uygulanan idari yaptırım kararlarının ağır olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla ülkemizdeki yetkili kuruluşların koordinasyonu sağlanarak yapacakları değerlendirme neticesinde 4703 sayılı Kanun ve bu Kanunun onaylanmış kuruluşlar ve uygunluk değerlendirme kuruluşları ile ilgili hükümlerini düzenleyen UDOKY’de onaylanmış kuruluşlara ait idari yaptırım kararlarının detaylandırılmasının yerinde olacağı veya idari yaptırım kararı uygulamalarında yeknesaklığı sağlamak üzere bir koordinasyon mekanizmasının teşkil edilmesinin uygun olacağı,

Ayrı kurumlar tarafından gerçekleştirilen PGD faaliyetinin tek bir kurum altında toplanarak onaylanmış kuruluş atama ve denetimi faaliyetinin de bu kurum tarafından yapılması sağlandığı durumda koordinasyon çok daha rahat sağlanacağından onaylanmış kuruluşların gerçekleştirdiği uygunsuzlukların kolay tespit edilebileceği, ilgili uygunsuzlukların giderilmesi için ortak kararlar alınması gereken durumlarda kurumlar arasında koordinasyonun zor olacağında kurum içinde koordinasyonun sağlanmasının daha uygun olacağı,

Avrupa Birliği mevzuatında onaylanmış kuruluşların atanması için önceden NANDO sisteminden numara aldıktan sonra Avrupa Birliği Resmi Gazatesi’nde yayımlanarak kamuya duyurulması mecburiyeti bulunmakta idi. Bu nedenle ülkemizde de onaylanmış kuruluşların görevlendirme kapsamının kamuya duyurulması için Resmi Gazete’de yayımlanma hükmü 4703 sayılı Kanun’da yer almıştır. İlerleyen süreçte Avrupa Birliği onaylanmış kuruluş görevlendirme kapsamını kamuya açık olan NANDO sisteminde yayımlanmasının kamuya duyrma için yeterli olduğuna karar verilmiştir. Fakat ülkemizde hala Resmi Gazete’de yayımlanma sorunluluğu bulunması nedeni ile onaylanmış kuruluşların statü kazanma süresi hem uzamakta hemde kafa karışıklığına neden olmakta idi bu nedenle bu maddenin Avrupa Birliği hükümlerine uygun hale getirilmesinin uygun olacağı,

Gerek Bakanlığımız gerekse diğer yetkili kuruluşlar tarafında verilen idari yaptırım kararlarına konu olayların gerekli gizlilik ilkelerine riayet edilmesi kaydıyla ilgili tarafların özellikle onaylanmış kuruluşların erişebileceği bir platformda yayınlanmasının sistemi regüle etmesi bakımında önemli bir tedbir olacağı,

Bakanlık bünyesine onaylanmış kuruluş atama ve denetleme yetkisinin iki farklı Genel Müdürlükte olmasından kaynaklanabilecek riskleri bertaraf edebilmek amacıyla bu yetkinin ilgili mevzuat ve personelle birlikte tek bir genel müdürlükte toplanması ve bu birimin bir daire başkanlığı şeklinde teşkil edilerek ihtiyaca uygun sayıda alt birimlere ayrılmasının uygun olacağı,

Onaylanmış kuruluş faaliyetlerinde tespit edilen uygunsuzluklarda uygunsuzluğun riski değerlendirilerek öncelikli olarak uygunsuzluğun giderilmesi için süre verilmesinin ve uygunsuzluğun risk boyutuna ve Kabahatler Kanunu’nda geçen uygunsuzluğu işleyenin ekonomik durumu göz önünde bulundurularak alt veya üst sınırdan ceza verebilmesi ilkesine göre ceza tesis edilmesinin uygun olacağı,

Onaylanmış kuruluşların yetkili kuruluşlara yapacağı bildirimleri kolaylaştıracak online sistemlerin oluşturulması ile birlikte onaylanmış kuruluşların yapması gereken bildirimler kaynaklı idari cezaların önüne geçilebileceği ayrıca onaylanmış kuruluş belgelendirme takibinin aktif olarak yapılabileceği, sonuçlarına ulaşılmıştır.