İçindekiler
Dergi Arşivi

Piyasa Gözetimi ve Denetiminde İyi Uygulamalar ve Yeni Yaklaşımlar

Duygu KOLAT / Sanayi ve Teknoloji Uzman Yardımcısı (Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü)

 

Günümüzde ürün güvenliği konusu idari, hukuki ve teknik düzeyde sürekli güncellenen dinamik bir yapıya sahiptir. Bu amaçla sadece ulusal düzeyde değil uluslararası düzeyde ülkeler bir araya gelerek piyasada güvenli ürünlerin dolaşımını sağlamak ve bu sayede kullanıcıları korumak üzere zirve ve toplantılar düzenlenmekte, ortak eylemler geliştirilmektedir. A.B.D, Çin ve AB yetkili kuruluşlarının düzenli olarak bir araya geldiği ve kusursuz bir piyasa gözetimi ve denetimi sisteminin hayata geçirilmesinin hedeflendiği ürün güvenliği üçlü zirvesi, ürün güvenliği konusunda yasa düzenleyiciler ve tüm dünya çapında piyasa gözetimi ve denetiminden sorumlu kuruluşların üye olabileceği Uluslararası Tüketici Ürünleri Güvenliği Komitesi (ICPSC), tüketici ürün güvenliğine yönelik OECD bünyesinde bilgi paylaşımına yönelik oluşturulan çalışma grubu, uygun ürün gereklilikleri konusunda Avrupa Komisyonu, Kanada, Avusturalya, ve A.B.D’nin katıldığı ve çocuklar için tehlikeli olabilecek belirli ürünleri(Bebek kanguruları, bebek sandalyeleri, stor perde askıları) kapsayan pilot proje bunlardan bir kısmıdır. 

13 Şubat 2013 tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından Ürün Güvenliği ve Piyasa Gözetimi Paketi açıklanmıştır. Tüketicilerin daha fazla korunması ve üreticiler arasında adil bir rekabetin tesis edilmesine katkı sağlaması beklenen bu uygulama ile 20 somut eylem belirlenerek bu eylemlerin 2015 yılına kadar gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. AB kaza yaralanma veri tabanı (AIDB) maliyet fayda değerlendirmesinin yapılması, Komisyon tarafından mevcut RAPEX kılavuzunda belirtilen risk değerlendirme metodolojisinin diğer riskleri kapsayacak şekilde güncellenmesi, Piyasa Gözetimi ve Denetimi faaliyetleri için temel performans testlerinin geliştirilmesi, yüksek teknoloji gerektiren ürünlerin güvenlik ve uyumluluk denetimlerinin uygulanabilirliğinin incelenmesi, ürünün izlenebilirliğinin geliştirilmesi, sürece tüketicileri temsil eden örgütlerin, KOBİ’lerin ve işletmelerin aktif katılımının sağlanması, Komisyonun üye devletlerle birlikte ithalat noktasında risk yönetimi için ortak bir yaklaşım oluşturması bu eylemlerden bazılarıdır.
Tüm bu gelişmeler piyasada yalnızca güvenli ürünlerin dolaşımını sağlamaya yönelik dünya çapında ortak bir çaba gösterildiğine işaret etmektedir. Bu bağlamda ülkeler arasındaki bu işbirliği faaliyetleri ve ortak projeler ürün güvenliği konusunda daha yeni, daha farklı ve daha iyi uygulama arayışlarını beraberinde getirmektedir. Bu makalede ülkemizdeki denetim uygulamalarını da dahil ederek iyi uygulama örnekleri ve yeni yaklaşımlar ele alınacaktır.

Üreticilerle İşbirliği ve Geri Çağırma 
Türkiye'de olduğu gibi birçok ülkede ürünler ulusal düzeyde farklı piyasa gözetimi ve denetimi kuruluşlarının sorumluluğu altındadır. Bu durumda ürünlerle ilgili farklı kuruluşların sorumluluğu paylaşması firmaların birden fazla piyasa gözetimi ve denetimi kuruluşu tarafından denetlenmesine yol açmakta ve firmalara mali yük getirmektedir. Bu yükün azaltılabilmesi için piyasa gözetimi ve denetimi kuruluşlarının koordineli hareket etmesi ve bilgi paylaşımında bulunmaları gerekir.  Böylece otoriteler arasında bilgi paylaşımı yoluyla denetimler birleştirilerek firmalarda yapılacak denetimlerin sayısı minimize edilebilir. Ulusal otoriteler arasında işbirliğinin oluşturulmasında etkili olan bir başka faktör de ürünün tedarik zincirinin globalleşmesi ile birlikte piyasada bulunan benzer özellikte veya aynı ürünlerin mükerrer denetimini önlemeye yönelik tedbirlerin alınması gereğidir.
Düzeltme faaliyeti üreticilerle işbirliğinin bir parçasıdır. AB ülkelerinde üreticilerin sıklıkla başvurduğu yöntem olan gönüllü tedbirlere ülkemizde üreticiler tarafından henüz yaygın bir şekilde başvurulmamaktadır. 2011 yılı RAPEX verilerine göre AB ülkeleri tarafından 1556 adet ciddi risk taşıdığı bildirilen ürünlerin %60'ına yetkili kuruluşlar tarafından zorunlu önlemler uygulanırken, %38'ine resmi bir müdahale olmaksızın üreticiler tarafından gönüllü olarak önlem uygulanmıştır. %2'sinde ise ürünün ekonomik operatör tarafından satışı durdurulmasına rağmen piyasa gözetiminden sorumlu ulusal otoriteler tarafından bu önlem yeterli bulunmamış olup, ürünün piyasadan toplatılması ve geri çağırılması gibi daha ileri önlemler alınmıştır.

Günümüzde geri çağırılan ürünlere ilişkin bilgilerin piyasa gözetimi ve denetimi kuruluşları tarafından kamuoyu ile paylaşılmasına özel önem verilmektedir. Örneğin; Avusturalya’da geri çağırılan ürünlerle ilgili bir internet sitesi (http://www.recalls.gov.au) oluşturulmuştur. Burada geri çağırılan ürünlerin tanımı, kusurları ve neden olabileceği tehlikeler, ürünün nerede satıldığı, üretici ve satıcısına ait bilgiler ve tüketicilerin ne yapması gerektiği konularında kullanıcılara bilgi sunulmakta, son 30 günde geri çağırılan ürünler gibi güncel gelişmeler kullanıcılarla paylaşılmaktadır. OECD bünyesinde kurulan ve dünya çapında geri çağırılan ürünler hakkında bilgiler içeren ve bu konudaki ilk online araç olan global geri çağırma portalı ise uluslararası düzeyde tüm kullanıcılara 2012 yılından itibaren hizmet vermektedir.

Veri tabanlı Bilgi Sistemleri
Ülkemizde piyasa gözetimi ve denetiminden sorumlu kuruluşların kendilerine ait veritabanları bulunsa da ulusal düzeyde tüm kuruluşların ortak olarak kullanabileceği, bilgi alışverişinde bulunabileceği, tüm verilerin standart bir şekilde elde edilebileceği ve paylaşılabileceği bir veri tabanı bulunmamaktadır. Bu durum hem bu kuruluşların derledikleri raporlar arasında tutarsızlığa yol açmakta hem de uygunsuz ve güvensiz ürünler, menşeleri ile bu ürünleri piyasaya arz eden üreticilere ve ithalatçılara ait bilgilerin tutulabileceği ve izlenebileceği bir bilgi bankasının olmamasına yol açmaktadır. AB ülkeleri piyasa gözetimi ve denetiminden sorumlu kurumlar ve Avrupa Komisyonunun Topluluk piyasasında tespit ettikleri tehlikeli ürünlere ilişkin bilgileri hızlı ve etkili bir şekilde paylaştıkları ve tüketicileri sağlık ve güvenlikleri bakımından potansiyel risk teşkil eden ürünlere karşı bilgilendirdikleri RAPEX sistemi 2001/95 sayılı Genel Ürün Güvenliği Direktifi kapsamında 2004 yılında kurulmuştur. 765/2008 sayılı Tüzüğün yürürlüğe girmesiyle birlikte RAPEX sisteminin kapsamı tüketici sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra sağlıklı ve güvenli bir iş ortamının ve çevrenin oluşturulması ve profesyonel kullanım gerektiren ürünleri de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Bu yönüyle RAPEX sistemi AB ülkelerinin ürün güvenliği konusunda temel amacı olan piyasada sadece güvenli ürünlerin dolaşımına hizmet etmekte olan en önemli araçlardan biridir. Türkiye RAPEX sistemi kapsamına tam olarak dahil edilmemiş olup, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından bu sistemdeki bildirimler, Ekonomi Bakanlığı aracılığı ile yazılı olarak veya sistemin haftalık olarak yayınlanan halka açık kısmından alınmaktadır.
Ülkeler arasındaki bilgi paylaşımı eksikliğinden dolayı Avrupa’nın her tarafından ithal edilen ürünler birkaç farklı PGD kuruluşu tarafından mükerrer bir şekilde test edilerek zaman ve kaynak israfına neden olmakta,  bir ülkede geri çekilen bir ürün diğer bir ülkede satışa sunulabilmektedir. ICSMS (Piyasa Gözetimi ve Denetimi Bilgi ve İletişim Sistemi) tüm bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak üzere kurulmuştur. Bu sistemin kurulması ile birlikte tüm Avrupa piyasa gözetimi ve denetimi organları tarafından veri tabanına veri girişi yapılmakta, bir üye ülkenin halka açık olmayan alanda sisteme yüklediği hem pozitif ve negatif test sonuçlarına diğer üyelerce erişilebilmekte ve böylece mükerrer denetimler önlenmektedir. Ayrıca tüketiciler de bürokratik kanallara başvurmaya gerek kalmadan ürünlerin güvenli olup olmadığı hakkında bilgi edinebilmektedir.

Kamuoyunun Bilinçlendirilmesi ve Kullanılan Araçlar
Gerek üreticiler gerekse kullanıcılar nezdinde “güvenli ürün” bilincinin oluşturulması, piyasada güvenli ürünlerin dolaşımını sağlama amacına katkı sağlamak üzere bugün dünya çapında uygulanan önemli bir piyasa gözetimi ve denetimi politikasıdır. Ancak bu konuda ülkemizde şimdiye kadar gerçekleştirilen uygulamaların yanı sıra daha etkin projelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle piyasaya arz edilen ürünlerin teknik mevzuatına uygun olarak üretilmesine yönelik gerçekleştirilen denetimlerin ve denetimler sonucunda alınan önlemlerin aynı zamanda üreticilere yönelik düzeltici ve eğitici olmasına önem verilerek “güvenli ürün” konusunda farkındalığı artıran çalışmalar yapılmalıdır. Ürün güvenliği konusunda her bir ürün grubu bazında broşürler hazırlanarak denetimler esnasında firmalara dağıtılması, benzer bir şekilde denetim personeli tarafından üretim aşamasında, üreticilere yönelik bilgilendirme ziyaretleri yapılması bu faaliyetler arasındadır.
Kullanıcıların güvenli ve mevzuatına uygun olarak üretilen ürünleri tercih etmeleri konusunda bilinçlendirilmeleri ve güvensiz ürünlerle karşılaşmaları halinde ihbar ve şikayet mekanizmasını kullanmaları yönünde farkındalık kazanmaları denetim etkinliğinin artırılmasına önemli katkı sağlayacaktır. Piyasa gözetimi ve denetimi kuruluşlarının internet sayfalarında ürünler hakkında tüketicileri bilgilendirmeye yönelik videolara yer verilmesi,  tüketicileri bilgilendirmek üzere broşürler hazırlanması ve dağıtılması iyi uygulama örnekleri olarak gösterilebilir.
Kullanıcılardan gelen ihbar ve şikayetler denetim faaliyetinin hangi alanlarda yapılmasını göstermesi açısından oldukça faydalıdır. 2012 yılı verilerine göre Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan denetimlerin %33’ü odaklı faaliyetler kapsamında, %65’i olağan denetim şeklinde, % 2’si ise ihbar ve şikayetlere dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Kullanıcı bilincinin yaygınlaştırılması halinde ihbar ve şikayetler aracılığıyla güvensiz ürünlere daha kolay ulaşılabilecektir. Piyasa Gözetimi ve Denetiminden sorumlu kuruluşlar bünyesinde kurulan çağrı merkezleri kullanıcılara ürün güvenliği konusunda bilgi vermenin yanı sıra ihbar ve şikayetlerini doğrudan iletebilmelerine de olanak sağlamakta ve tüketiciler tarafından sıklıkla kullanılmaktadır. AB üye ülkelerinde tüketicilerin şikayetlerini ücretsiz olarak iletebilecekleri çağrı merkezleri bulunmaktadır. Özel eğitilmiş personellerin istihdam edildiği bu merkezler kuruluşa gelen ihbar ve şikayetlerin ilk değerlendirmesinden sorumludur. Bu değerlendirmeden sonra kullanıcılar uzmanlık gerektiren konuların olması halinde ilgili birime yönlendirilmektedir.
Bugün gelinen noktada sosyal medya bilgiye erişmede ve yayınlamada göreceli olarak masrafsız, erişim araçları herkese açık, zaman ve mekân sınırlaması olmadan mobil tabanlı paylaşımın ve tartışmanın esas olduğu bir iletişim aracıdır. Sosyal medyadan önce radyo ve televizyon gibi pek çok yenilik hayatımıza girmiştir. Bu yenilikler halen günlük hayatta sıklıkla kullanılmaktadır ancak sosyal medya aracılığıyla bilgiler kullanıcılar arasında doğrudan ve çok daha hızlı bir şekilde paylaşıldığı ve yayıldığı için uluslararası düzeyde ürün güvenliği konusunda yetkili kuruluşlar tarafından yoğun bir şekilde yararlanılmaktadır. İngiltere'de 2011 yılında üretici bir firmanın ürettiği buzdolaplarının yangın riski taşıdığı bilgisi sosyal medya aracılığıyla paylaşılmış olup, firma bunun üzerine 328.000 ürününü piyasadan geri çağırmış, bu durum ile ilgili forumlarda 27.000 kişi yorumda bulunmuş, buna ek olarak 65.000 buzdolabı daha geri çağırılmış ve bu gelişmeler İrlanda'da benzer önlemlerin alınmasına yol açmıştır. Sosyal medya doğru bir şekilde kullanıldığı takdirde ürün güvenliği konusunda kamuoyunun bilinçlendirilmesinde, alınan kararların paylaşılmasında ve hızlı bir şekilde sonuç alınmasında en önemli araçlardan biri olacaktır.

Ürün Odaklı Yaklaşım
Ürün odaklı yaklaşım halen gelişmiş ülkelerde kullanılan en yaygın piyasa gözetimi ve denetimi yaklaşımlardan biridir. AB ülkelerinde spesifik ürünler için proje çalışmaları yapılmaktadır. Avrupa Ürün Güvenliği Uygulama Forumu (PROSAFE) bünyesinde ortak eylem proje çalışmalarından biri olan 2010 yılı ortak eylem projesine 21 AB ülkesi dahil olmuştur. Uygulama periyodu Ocak 2011-Nisan 2013 yılı olarak öngörülen bu projenin amacı belirlenen 5 ürün kategorisine yönelik çalışmaları koordine etmek ve sonuçlarını üye devletlerle paylaşmaktır. Bunun yanı sıra gümrüklerde işbirliği, Çin’e erişme, uluslararası işbirliği gibi yatay konulara yönelik çalışmalara da yer verilmiştir. Bu ürünler çocuklara yönelik taklit gıda ürünleri, çocuk abiye elbiseleri, lazer işaretleyiciler, merdivenler, reflektörlü kıyafetler ve aksesuarlarıdır.
2011 yılı projesi de diğer proje ile aynı amacı taşımaktadır. Bu projenin süresi ise Ocak 2012–Nisan 2014’dür. Bu projede yer alan ürünler ise; çocuk bakım ürünleri, şarj cihazları, havai fişekler ve çim biçme makineleridir.

Denetçi Profili
Ürün güvenliği konusunda etkinliğin ve verimliliğin sağlanmasında iyi uygulamaların ve yeni yaklaşımların önemi vurgulanırken aslında gözden kaçırılmaması gereken en önemli noktalardan biri de denetimleri gerçekleştirecek personellerin niteliğidir. Çünkü piyasa gözetimi ve denetimi alanında benimsenen yeni yaklaşımları uygulayacak olanlar denetim personelleridir.
Ülkemizde piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerinin etkin ve verimli bir şekilde uygulanmasında donanımlı ve yüksek bilgi birikimine sahip denetim personeline ihtiyaç bulunmaktadır. Piyasa gözetimi ve denetimi ile görevlendirilen denetim personelinin denetimleri icra etmek için belirli yasal ve teknik bilgiye sahip olmasının yanı sıra aynı zamanda bir bütün olarak risk analizi yapabilmesi, ilgili olduğu sektördeki ürünlerin özelliklerini ve risklerini, ürünleri kullanan tüketici/kullanıcı grupları ve ilgili piyasayı bilmesi, denetimler neticesinde elde ettiği veriyi yorumlayabilmesi, hizmet ettiği kesimlerle profesyonel olarak iletişim kurabilmesi gerekmektedir. Ancak denetim personelinin tüm bu bilgi ve becerilere sahip olabilmesinin iyi bir şekilde planlanmış insan kaynakları ve eğitim politikalarının hayata geçirilmesi ile mümkün olabileceği gözden kaçırılmamalıdır.

 Kaynaklar
1. The Book on Best Practice Techniques in Market Surveillance.
2.2011 RAPEX Annual Report
3. http://ec.europa.eu/enterprise/policies/single-market-goods/index_en.htm
4. https://www.icsms.org
5. http://www.prosafe.org/