İçindekiler
Dergi Arşivi

Piyasa Gözetimi ve Denetiminde Planlamanın Önemi ve Proje Yaklaşımı

Gülbanu GÖKÇE / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü)

 

Ülkemizde piyasa gözetimi ve denetimi (PGD) yapmakla sorumlu olan kamu otoriteleri bu faaliyetlerini yerine getirmek için göz ardı edilemeyecek miktarda kaynak kullanmaktadır. Başta para, insan kaynağı ve zaman olmak üzere kullanılan bu kaynakların etkin ve verimli kullanılması, kamu kaynaklarının da etkin ve verimli kullanılması anlamına geldiğinden büyük önem arz etmektedir.

Etrafımızdaki her şeyin hızla değiştiği günümüzde, kaynakların etkin kullanımı gereğinin eskisinden daha fazla hissedilmesi, gelişen teknolojiye uyum sağlama gerekliliğinin ortaya çıkması, hızla değişen pazar yapısı, yoğun rekabet ortamı, yapılan faaliyetlerin daha karmaşık hale gelmesi unsurları nedeniyle güçlü bir planlama fonksiyonunun oluşturulması gereğine inanılmaktadır.

Bu nedenle, PGD’de planlamanın doğru yapılması, önceliklerin doğru belirlenmesi ile planlanan faaliyetlerin takibi ve kontrolü PGD otoritelerinin en önemli görevleri arasında yer almalıdır.

Günümüzde, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde artık güçlü bir planlama fonksiyonunun oluşturulması gereğine inanılmaktadır. Bu inancın ortaya çıkmasındaki temel neden ise kaynakların etkin bir şekilde kullanma gereğinin eskisinden daha fazla hissedilmesi, gelişen teknolojiye uyum sağlama gerekliliğinin ortaya çıkması, hızla değişen pazar yapısı, yoğun rekabet ortamı, yapılan faaliyetlerin daha karmaşık hale gelmesi ve bu unsurların tamamının ancak planlama ile yönetilebileceğinin anlaşılmış olmasıdır.

Günümüz koşullarında, kurum ve kuruluşlar nerede olduklarını ve nereye nasıl varmak istediklerini belirlemek zorundadır. Planlama, değişikliklerin getirilmesi, yeniliklerin uygulanması için güçlü bir araçtır.

Planlama sadece gelecekteki yapılacak faaliyetleri tahmin etmek ve bu tahminlere göre nasıl hareket edileceğinin şimdiden düşünülmesi olarak değerlendirilmemelidir. Planlama, sistemli bir biçimde bugünden alınan kararlarla arzu edilen geleceğe varma çabasıdır ve yöneticilere alacakları kararlarda yol gösterir. Yöneticileri yetki devrine yönelterek, onların temel işlevlere zaman ayırmalarını sağlar.

Planlama, zaman alan ve mali kaynak gerektiren bir faaliyettir. Çoğu zaman planlama ile elde edilecek kazançların bu uğurda harcanacak zaman ve maliyet kaybına değmeyeceğine inanılır. Ancak, planlama araştırma, masraf ve zaman gerektirse de yöneticilerin geleceği görmesini, birimler arasında koordinasyonun sağlanmasını ve belirlenen amaçlara en kısa yoldan ulaşılmasını sağlar. Yapılan tüm faaliyetlerde akılcı olmayı ve ekonomik davranmayı sağlar.

Planlama sürecinde yer alan tüm çalışanlar, planın hazırlanması ve yürütülmesine katkıda bulunurlar ve bireysel çalışmalarını yapılan planlama çerçevesinde değerlendirerek, kuruluşun amaç ve hedefleri ile özdeşleştirirler. Planlamanın bu özelliği, farklı düzeylerde yürütülen çalışmalar arasında koordinasyon sağlar ve tüm çalışanların yönetime katılmasını da sağlayarak kurum ve kuruluşlara güç kazandırır. Kaynaklarının en doğru şekilde kullanılmasını sağlayarak, verimliliği artırır.

Planlama, kurum ve kuruluşların tüm faaliyetlerinin belirlenen ortak amaca uygun bir şekilde gerçekleştirmesini sağlar, kurum ve kuruluşların dikkatini geleceğe yöneltir, tüm çalışanları faaliyetler hakkında düşünmeye yönlendirir ve ileriyi daha tutarlı ve açık bir biçimde görme yeteneğini kazanmasını sağlar. Diğer bir ifadeyle günü yaşamaktan kurtarıp geleceği tahmin edebilme deneyimi kazandırır ve gelecekteki belirsizlikleri azaltır.

Ürünlerin çeşitliliğinin giderek artması, tüketiciye sürekli olarak farklı fiyat, kalite ve seçeneklerde yeni ürünler sunulması, gelişen teknoloji gibi sebeplerden dolayı, sürekli değişen bir ortamda faaliyetlerini yürütmek zorunda olmaları, PGD otoritesinin kaynaklarını nereye tahsis etmesi gerektiği konusunda planlama yapma zorunluluğunu arttırmaktadır.

Serbestleşen mal ticareti ile piyasada yer alan yabancı menşeli ürünler ile yurt içinde ilgili mevzuatına uygun olarak üretilmeyen ürünlerin öncelikle, vatandaşlarının can ve mal güvenliğini tehdit etmesini engellemek ayrıca, mevzuatına uygun olarak üretim yapan üreticiyi korumak, haksız rekabeti önlemek ve yerli malların yurt dışında serbest dolaşımı önündeki engelleri kaldırmak isteyen ekonomileri yeni politika araçları bulmaya zorlamıştır.

Bu politika araçlarından en etkilisi ise ülkeler arasında ticareti serbestleştiren anlaşmalar nedeniyle PGD faaliyetleridir.

Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi ile Türkiye, Avrupa Birliği üye ülkeleri arasında malların serbest dolaşımına ilişkin yükümlülükleri kabul etmiş ve 3 Ekim 2005 tarihinde katılım müzakerelerine başlamıştır. Malların serbest dolaşımı faslı kapsamında değerlendirilen PGD’nin, işlerliğinin her anlamda en etkili şekilde yürütülmesi, Avrupa Birliği’ne aday ülke statüsünde olan ve Gümrük Birliği Anlaşması ile üstlendiği yükümlülükler nedeniyle Türkiye için bir sorumluluktur. Ayrıca yine malların serbest dolaşımı ilkesi çerçevesinde, ülkemize ithali daha kolay gerçekleşen ürünlerle rekabette yerli üreticilerimizin eşit koşullarda mücadele edebilmesi için PGD'nin önemli bir araç olduğu unutulmamalıdır.

Tüm bu nedenlerle, PGD faaliyetlerinde doğru planlamanın yapılması bu alanda kullanılan kaynakların etkin kullanılmasını sağlamanın yanı sıra AB'ye tam üyelik sürecinde de ülkemiz için temel bir gerekliliktir.

Ülkemizde de gerek güvensiz ithal malların gerekse yurt içinde üretilen malların güvenli hale getirilmesinde ve güvensiz ürünlerden kaynaklanacak zararlardan tüketicilerin ve kullanıcıların korunmasında oynadığı önemli rol nedeniyle PGD faaliyetleri giderek önem kazanmaktadır.

Ülkemizin son yıllarda gösterdiği yüksek ekonomik performansın en önemli bileşenlerinden birisi de sürekli olarak artmakta olan ihracat miktarıdır. İhracatta sürekli olarak bir artış trendinin oluşması için yurt içinde üretilen ürünlerin kaliteli ve güvenlik gereklerine uygun olarak üretilmesi gerekmektedir. Türkiye'nin dış ticaretinin önemli bir kısmının AB ile yapıldığı da düşünüldüğünde, PGD’nin önemi bir kat daha artmaktadır.
Ülkemizde PGD faaliyetlerinin yürütülmesi için önemli kaynaklar harcanmaktadır. 2016 yılında PGD faaliyetlerinde kullanılmak üzere toplam 165.309.656 TL kaynak harcanmıştır.

Tablo 1. PGD kuruluşlarının aktardığı kaynak miktarı

PGD KURULUŞU

YILLARA GÖRE AKTARILAN KAYNAK MİKTARI (?)

2011

2012

2013

2014

2015

2016

BSTB

14.423.288

18.976.852

26.468.258

36.450.553

35.521.734

63.349.922

ÇSGB

168.800

209.603

265.828

1.233.127

1.478.450

1.067.001

ÇŞB

117.976.300

32.942.636

9.918.764

50.113.629

52.089.899

10.552.622

GTHB

30.624.000

31.739.786

32.672.537

38.139.000

62.978.200

70.241.362

GTB

2.702.381

2.864.524

1.873.060

1.358.000

3.719.376

3.875.414

SB

5.125.939

10.214.346

5.095.500

4.244.400

4.642.460

5.174.200

UDHB

83.100

99.000

102.000

135.360

151.000

275.580

BTK

1.507.818

2.043.318

411.602

353.658

382.994

134.464

EPDK

31.300.000

37.050.000

10.450.000

21.100.803

22.000.000

10.500.000

TAPDK

109.921

103.700

494.670

112.911

133.500

139.091

TOPLAM

204.021.547

136.243.765

87.752.219

153.241.441

183.097.613

165.309.656


Şekil 1. Kaynak miktarının yıllara göre dağılımı

PGD’nin önemi ve kullanılan kaynakların miktarına bakıldığında bu faaliyetlerin doğru ve etkili kullanılması gerekliliği gözden kaçırılmamalıdır. Daha etkin bir PGD sisteminin sağlanmasına yönelik olarak PGD otoritesi, stratejik amaçlarını, uzun ve kısa vadede ulaşmak istediği hedefleri belirlemeli, yapacağı denetimleri öncesi ve sonrasıyla bütünsel olarak değerlendirmeli ve buna yönelik politikalar geliştirmelidir.

Piyasa gözetimi ve denetiminde planlama süreci sistematik bir şekilde ele alınmalı, atılan her yeni adımla bir önceki hedeften uzaklaşılmamalıdır. PGD faaliyetleri yürüten her kurum öncelikle etrafındaki gelişmelere tepki gösterebilecek ve uyum sağlayabilecek kadar esnek, önündeki beş yıl sonunda olmayı hedeflediği yeri gösteren uzun vadeli planlarını ve bu planlarda yer alan eylemlerin detaylandırıldığı kısa vadeli planlarını yapmalıdır. Bu planlarda, önceden uzun vadede karşılaşacakları sorunlarla ilgili olarak almaları gereken tedbirleri planlamak için çevresindeki tüm gelişmeleri incelemelidir.

PGD otoritesinin uzun vadede çözebileceği sorunların çözümüne yönelik olarak hazırlanması gereken ve etrafındaki gelişmelere ayak uydurmasını sağlayan bu planların süresi beş yılı aşmamalıdır.

Planlarda yer alan hedef ve eylemlerin doğru seçilmesi de en az bu planların yapılması kadar önem arz etmektedir. Planların hazırlık çalışmaları sırasında mevcut durum iyi tespit edilmeli, ulaşılabilecek hedefler ve bu hedeflere ulaşabilmek için doğru eylemler belirlenmelidir. Aksi halde kaynakların etkili kullanılması için yapılan bir plan kaynağın ulaşılamayacak bir hedef için harcanmasına ve israfına sebep olabilecektir.

Yapılan planlar, PGD otoritesinin enerjisini belli konulara odaklamak, kurum içinde çalışanların aynı amaç için çalışmasını ve kamu otoritesinin yönünü çevresindeki değişikliklere bağlı olarak değiştirmesini sağlamak gibi etkiler yaratacağından PGD otoritesinin ne yaptığı ve bunu neden yaptığını biçimlendirecek ve yönlendirecek temel kararlar ile eylemlerin geleceğe odaklanmasını sağlayacaktır.

Ülkemizde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan 2015-2018 Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Stratejisi ve Eylem Planı ile Bakanlığın PGD alanındaki vizyonu, hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için yapacağı eylemler belirlenmiştir.

PGD alanındaki stratejisini ve yapacağı faaliyetleri belirlemek üzere hazırlanmış olan 4 yıllık planda; idari ve teknik kapasitenin geliştirilmesi, PGD altyapısı ve uygulamalarının etkinleştirilmesi, PGD hakkında farkındalık yaratma ve bilinç oluşturma ile paydaşlarıyla iş birliği ve koordinasyonu geliştirmeye yönelik hedefler belirlenmiş olup söz konusu Plan'ın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın bu alandaki kurumsal başarısına olumlu etkileri olacağı düşünülmektedir.

Ülkemizde, buna benzer PGD planlarının ülkedeki tüm PGD otoriteleri tarafından hazırlanması için yasal zorunluluk getirilmesinin ülkedeki PGD faaliyetlerinin geliştirilmesine büyük katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Tüm kurumlar tarafından uzun vadeli planlar ile insan kaynaklarının etkinliğini arttırmanın en önemli yolu olan eğitim faaliyetleri, istihdam edilecek denetim personeli sayısı, denetim personelinin uygulama esasları hakkında bilgi sahibi olması için hazırlanacak rehberler, tüketicilerin ve kullanıcıların PGD hakkında bilgilendirilmesi için yapılacak çalışmalar, PGD'nin önemli paydaşları olan üreticilerle yapılacak işbirliği faaliyetleri vb. planlanmış olacak ve ülke çapında yürütülen tüm PGD faaliyetlerinde etkinliğin artması sağlanacaktır.

PGD otoriteleri tarafından yapılan faaliyetler ele alındığında hangi faaliyetlerin öncelikle yapılacağının belirlendiği ve kaynakların paylaştırıldığı planlardan birisi de yıllık denetim programlarıdır. Yıllık denetim programları ile PGD otoritesi yıl içinde yapacağı denetim faaliyetlerini planlar.

PGD otoritelerinin mevcut kaynakları ile piyasada yer alan ürünlerin tamamının aynı anda denetleyememesi ve mevcut kapasiteyle kendisinden beklenen hizmeti en iyi şekilde yerine getirebilmesi için kaynaklarını etkili ve verimli kullanmak ve denetim faaliyetlerinin verimini en yüksek düzeye çıkarmak için yapılan yıllık denetim programları, denetimlerin ne zaman, nerede, hangi sıklıkta yapılması gerektiğini gösterecek kadar detaylandırılmalıdır.

PGD faaliyetleri; denetim yapılması, gerektiğinde numune alınması, laboratuvar testleri, sonuçların değerlendirilmesi, idari yaptırımların uygulanması, uygulanan yaptırımların takibi süreçlerini kapsar ve denetim sürecinin aksamadan işlemesi titiz bir hazırlık gerektirir.

Farklı illerde birbirinden habersiz birçok denetim personelinin aynı marka ürünleri denetlenmemesini sağlayarak mükerrer denetimlerin önlenmesi, denetim faaliyetleri yürütülürken uygulamada birliğin sağlanması, denetimlere daha hazırlıklı başlanması, yapılacak olan denetimlere yeterli insan kaynağı sağlanması yıllık denetim programlarının gerekliliğini göstermekle birlikte yıllık denetim programlarının hazırlanması, PGD için kullanılan kaynakların etkili kullanılması bakımından yeterli değildir. Bu programların detaylandırılması gerekmektedir.

Ülkemizde PGD yapmaya yetkili kuruluşlardan birisi olan ve sanayi ürünlerinin yaklaşık %65'inin PGD'sinden sorumlu olan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan ve sadece o yıl içinde hangi denetlenecek ürünlerle bu ürünlerin hangi ayda denetleneceğini gösteren yıllık denetim programları uygulanmak üzere taşra teşkilatına gönderilmektedir.

Yıllık programlarda yapılacak denetimlerle ilgili başka detaylara yer verilmemektedir. Yıllık programlarının faydasını en üst düzeyde sağlamak için AB üye ülkeleri tarafından en çok kullanılan yöntem bu programların proje planları ile detaylandırılmasıdır. 

 

Şekil 2. PGD süreci

Piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinin etkinliğinin en yüksek düzeyde sağlanması ve yapılan faaliyetlerdeki tüm süreçlerin kusursuz bir şekilde tamamlanması doğru ve eksiksiz planlama ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle, PGD otoriteleri yıllık denetim programlarını yaptıktan sonra bu planların amacına ulaşabilmesi için ürünler için proje planları hazırlamalıdır.

Projeler, PGD faaliyetlerinden en yüksek verimi almak üzere, seçilmiş ürünler için önceden planlanmış süreçleri kapsayan ürün odaklı (proaktif) yaklaşım örnekleridir. Proaktif denetimlerin üstünlüğü, denetimler sonucunda sadece, ürünle ilgili mevcut sorunun değil, proje süresince yapılan çalışmalarla, ürünlerin güvensiz ve mevzuata uygun olmamasına neden olan, sektörün bilgi eksikliği, altyapı veya mevzuattan kaynaklanan sıkıntılar ve benzeri sorunları bulmak ve düzeltmek gibi çıktıların elde edilmesi olarak açıklanabilir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 2013 yılında uygulamaya koyduğu “Sanayi Gaz Tüpleri Denetim Projesi” denetimlerde proje yaklaşımının uygulanmasının haklılığını ortaya koymuştur.

Söz konusu projenin sonuçları incelendiğinde, proje konusu ürün grubu bazında projenin ilk aşamasında yaklaşık 1,5 ay içerisinde yapılan denetimler proje uygulamaya başlamadan önceki son beş yılın denetim rakamlarının yaklaşık iki katına ulaşmıştır.

Proje planlarında, yapılacak denetimler ile projenin yönetilmesi hakkındaki tüm ayrıntıların belirlenmesi gerekir. Belirlenecek olan tüm ayrıntılar hazırlanacak olan proje tanımlama dokümanında belirtilmelidir.

Hazırlık çalışmaları kapsamında; projenin amacı, süresi, kapsamı, proje süresince karşılaşılacak riskler ve alınacak önlemler, kullanılacak kaynaklar, uygulanacak yasal düzenlemeler, kullanılacak laboratuvarlar ve yaptırılacak testler, denetim yapılacak iller ve zamanı, projede görev alacak denetim personeli ve proje kapsamında denetim faaliyeti dışında görev alacak personel, denetim süreçleri ve denetim akış şemaları, denetim personelinin kullanacağı kontrol listeleri, denetim personeline sektörü tanıtmaya yarayan formların hazırlanması, uygunsuzluk halinde alınacak önlemler ve yaptırımların neler olduğu, proje kapsamında düzenlenecek eğitim ve toplantıların planlanması, projede görevli tüm personelin görev tanımlarının yapılması, raporlamanın nasıl ve ne zaman yapılacağı, proje ekibi arasında iletişimin nasıl sağlanacağı, proje bütçesinin hazırlanması ve tüm bu unsurlara denetim projesine ait proje tanımlama dokümanında da yer verilmesi gerekmektedir.

Ülkemizde PGD yapan kuruluşların çoğu merkezi bütçe kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle, gerçekleştirilecek projelerin maliyetinin hesaplanması ve ortaya çıkacak proje bütçesinin karşılanması için kuruluşun bütçesinden proje kapsamında kullanılmak üzere kaynak aktarmak mümkün değildir. Ancak, denetim projelerinin maliyetinin hesaplanarak bütçelerinin oluşturulması projenin fayda-maliyet analizi yapılmasında kullanılmak üzere hazırlanmasında yarar sağlayacaktır.

Bir projede üst yönetim desteğinin varlığı projenin olmazsa olmaz şartlarından biridir. Bu desteğe projenin her aşamasında ihtiyaç duyulabilir. Örneğin üst yönetim tarafından desteklenen bir projede meydana gelecek acil bir durum bu destek sayesinde kolayca çözülebilir. Bu nedenle, üst yönetim desteğinin sağlanabilmesi amacı ile proje grubu tarafından projeden elde edilecek faydalar ayrıntılı olarak anlatılmalı ve proje tanımlama dokümanı üst yönetim tarafından onaylanmalıdır.

PGD faaliyetlerinin yerine getirilmesinde başta para, insan kaynağı ve zaman olmak üzere kullanılan kaynakların etkin ve verimli kullanılması, kamu kaynaklarının da etkin ve verimli kullanılması anlamına geldiğinden doğru planlamanın yapılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılmasının yanında yapılan faaliyetlerin de etkinliğini sağlayacağından tüketicilerin ve kullanıcıların güveniz ürünlerle karşılaşma olasılığını azaltacak ve ithalatın azalmasına katkı sağlayacak dolaylı olarak da Türk mallarının yurt dışındaki marka imajının artmasını sağlayacaktır.

Bu nedenle, piyasa gözetimi ve denetiminde planlamanın doğru yapılması, önceliklerin doğru belirlenmesi ile planlanan faaliyetlerin takibi ve kontrolü piyasa gözetimi otoritelerinin en önemli görevleri arasında yer almalıdır.

Kaynakça
• Canpolat, Ö. (2010) Ürün Güvenliği ve Denetimi, 2. Baskı, T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Ankara: Presmat Matbaacılık.
• Acar, V. Aktaş, R. Koçak, A. (2010). Kurumsal Kaynak Planlaması (1. Baskı). Ankara: Gazi Kitapevi.
• Bayram, M. E.,(1994), Türkiye'de Planlama Teşkilatının (Türk Plancılığının) Hukuki ve idari Yapısı ile İlgili Sorunları ve Çözüm Önerileri Uzmanlık Tezi, Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı.
• Çalık, E., (1994). Proje Yönetimi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.
• Doğruer, M. (2007). Proje Yönetimi.(2. Baskı) İstanbul: Açılım Yayınevi.
• European Commision. (2000). Guide to the Implementation of Directives Based on the New Approach and the Global Approach (Blue Guide). ISBN 92-828-7500-8
• Luxemburg: Office for Official Publications of the European Communities.
• European Commision. (2014). The ‘Blue Guide’on the implementation of EU product rules.
• European Commision, Best Practice Techniques in Market Surveillance (EMARS Best Practice Book).
• European Commission.(2014). 20 actions for safer and compliant products for Europe: a multi-annual action plan for the surveillance of products in the EU (Temmuz 2014).
• Newton, R. (2014) Adım Adım Proje Yönetimi (İ.GÜLFİDAN, Çev). Basım Yeri: Yayınevi.
• Övgün, B. (2011). Devlet ve Planlama (1. Baskı). Ankara: Siyasal Yayınevi.
• Öztürk, A. (2009) Kalite Yönetimi ve Planlaması (1. Baskı) Ankara: Ekin Basım Yayın.