İçindekiler
Dergi Arşivi

Rekabetin Gizli Gücü

Muazzez KILIÇ KORKMAZ / Mühendis (Türk Patent Enstitüsü)

 

Son zamanlarda reklamlarda tasarım, şıklık, zarafet kelimelerini sık sık duyar olduk. Tasarımla ilgili TV programı iki üç sene öncesine kadar hiç yokken bugün tasarımı ve tasarımcıyı tanıtmaya yönelik "Tasarım ve Yaşam, Eko Dizayn, Dizayn 360, Tasarım Her Yerde, Tasarım Atölyesi, Bi Dünya Tasarım vb. programlar TV kanallarında yerini almıştır.

Peki, moda kelime haline gelen, ilgili ilgisiz her yerde kullanılan tasarım niye önemlidir?

Tasarım ürünlerde, ürünlerin reklamında, markalaşmada, kent estetiğinde kısacası her yerde karşımıza çıkar. Doğal olarak da birçok tanımı vardır:

  • Tasarım, standartlara karşı gelmektir,
  • Endüstriyel olarak üretilmiş nesnelerin biçimsel kalitelerini artırmaya yönelik yaratıcı çabadır,
  • Paradır.

Tekstil, mobilya, mutfak eşyaları, takı gibi sektörlerde tasarım, başarının hemen hemen tek anahtarıdır. Bu sektörlerde markanın değerinin artırılması, bir başka deyişle markalaşma tasarımla meydana gelir. İşletmelerin bulundukları alanda etkin olabilmeleri için yenilikçi yaklaşımı benimsemeleri gerekir. Müşteri odaklı çalışmak, kaliteden taviz vermemek ve de tasarımlarla farklılaşmak gerekir. Tasarımlarla farklılaşabilmek için ise işletmeleri yönlendirecek tasarımcılara ihtiyaç vardır. Tasarımcı, pazarın ihtiyacını belirleyen, bu ihtiyaca uygun ürünü/tasarımı oluşturan, proje hazırlayan, prototip yapan, test işlemlerini gerçekleştiren, kalıpları hazırlayan kısacası yeni ürünlerle ekonomiye katkısı olan yaratıcı kişidir. Sanayici/İşletmeci ile tasarımcılar arasında kurulan işbirliği, tarafların tek başlarına ulaşamayacakları ve elde edemeyecekleri bilgi, teknoloji ve diğer kaynaklara ulaşma imkânı sağlarken ülke ekonomisine de olumlu katkılar sunar.

Tasarımcı ile birlikte çalışan işletmeler öncelikle pazarın ihtiyacını belirler, bu ihtiyaca uygun tasarım fikrini (konsept) geliştirir, geliştirdiği fikirleri sayısız hatalı yaklaşımlarını sabırla eler, benimsediği fikri üretime uygun hale getirmek için projelendirme işlemini yapar, sonra uygun ham maddeyi tespit eder ve nihayetinde üreterek piyasaya arz eder. Görüldüğü üzere ürün tasarlamak oldukça emek ve finans/para gerektiren zor bir iştir. Yapılan harcamaların, harcanan zamanın, hayallerin karşılığını bulması için oluşturulan tasarımların hukuki güvence altına alınması için tescil edilerek korunması önem arz eder.

TPE nezdinde tasarım, ürünlerin yeni ve ayırdedici görünümlerini ifade ederken, tasarım tescili ise ürünlerin sahip oldukları yeni ve ayırdedici görünümlerinin, bu görünümleri tasarlayanlar adına veya tasarlayanların izni ile bir başkası adına (gerçek veya tüzel kişi) tescil edilerek koruma altına alınması işlemidir.

Tasarımların ilk uygulayıcıları adına kaydedilme işlemi, dünyada ilk kez 1711 yılında Fransa’nın Lyon kentinde ipek üreticilerinin duvar halılarında yer alan desenlerinin1, tekstil kumaşlarının taklitlerine karşın korunması için özel bir mevzuat oluşturulması ile başlamıştır. Böylelikle tekstil üreticileri, sanayi devrimi sonrasında kullanılan makine sayısının artışından dolayı yaygınlaşan taklitçiliği önleyebileceklerdi.

Ülkemizde endüstriyel tasarımların korunmasıyla ilgili ilk özel mevzuat, Avrupa Birliği Mevzuatına uyum çalışmalarının ve Dünya Ticaret Örgütü Ticaretle Bağlantılı Fikrî Mülkiyet Hakları Sözleşmesi’nin gereği olarak 27 Haziran 1995 tarihinde yürürlüğe giren 554 Sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması İle İlgili Kanun Hükmünde Kararname’dir.

Tasarımlar, tescilli ve tescilsiz olmak üzere iki şekilde korunabilir. Tescilsiz tasarım genel hükümlere göre koruma görürken, tescilli tasarımlar 554 Sayılı KHK kapsamında korumadan faydalanmaktadır. Tasarımın Kararname kapsamında korumadan yararlanabilmesi için görünümünün;

• Yeni ve ayırdedici olması,
• Teknik fonksiyondan kaynaklanmaması,
• Kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı olmaması,
gerekmektedir.

Tescil sonrası başvuru sahibine verilen Tasarım Tescil Belgesi, hukuki işlemlerde belirginlik sağlar. Tescilli tasarımı kullanma hak ve yetkileri tasarım hakkı sahibinindir. Üçüncü kişiler, tasarım hakkı sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, sözleşme yapmak için girişimde bulunamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz. Yeni ve ayırdedici niteliğe sahip tescilli tasarımlar, tescil sahibine tescilden dolayı tasarımı ticarette maksimum 252 yıl tekel olarak kullanma hakkı verirken, aynı zamanda bu hakkı ihlâl edenlere karşı kanuni olarak müdahale etme imkânını sağlar. Kanuni olarak müdahale hakkını sorunsuz kullanabilmek için malı vitrine koymadan önce görünüm özelliklerini tescil ettirmek temel prensip olmalıdır.

Kaynaklar
• Yalçıner, Uğur, Sınai Mülkiyetin Temel İlkeleri, Ankara 2000
• 554 Sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkına Kanun Hükmünde Kararname Md.12