İçindekiler
Dergi Arşivi

Sanayi Politikalarının İstihdam Etkileri Ve İstihdamın Sanayi Sektörüne Yönlendirilmesi

Gülçin MANZAK AYDIN / / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı (Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü)

 

Toplum refahını artırması beklenen verimlilik artışları temel olarak iki yolla sağlanabilir. Bunlardan ilki, firmaların kendi içlerinde sağladıkları verimlilik artışlarının tüm ekonomiye yansıması iken ikincisi, tüm ekonomi düşünüldüğünde kaynakların daha üretken alanlara yönlendirilmesiyle gerçekleşmektedir. İkinci yol özelinde, temel kaynaklardan biri olarak iş gücünün ekonomik sektörler arasında dağılımı sadece iş gücü piyasası hakkında değil genel ekonomi hakkında çok faydalı bilgiler sunmaktadır. Türkiye için bu inceleme Girişimci Bilgi Sistemi (GBS) bünyesindeki çeyreklik çalışan bazlı mikro veri sayesinde mümkündür. İşyerlerine ait veri setiyle birleştirildiğinde çalışanlara ait meslek kodu, günlük ücret, yaş, cinsiyet gibi kişisel bilgilerin yanında çalışılan iş yerine ait özelliklerin de mikro düzeyde izlenmesini mümkün kılan bir veri seti elde edilmektedir. Burada özellikle meslek kodlarının ilgili işlerin niteliği hakkında bilgi içermesi çok kıymetlidir. Dolayısıyla veri seti ile sadece iş gücünün sektörel dağılımını değil iş gücünün niteliği hakkında da bilgi edinilebilmektedir.

Bu bağlamdaki incelemelerin başlangıç noktası olarak “Sanayi Politikalarının İstihdam Etkileri ve İstihdamın Sanayi Sektörüne Yönlendirilmesi” araştırması ile sektörler arasındaki harekete yoğunlaşılmıştır. Günümüzde iş gücünün tarım ve sanayi sektörlerinden hizmetlere doğru bir kayış yaşadığı genel kabul gören bir savdır. Bu varsayımdan hareketle bu çalışmada Türkiye ekonomisinde 2012-2016 yılları arasında sanayiden hizmete tek yönlü bir geçiş olup olmadığı araştırılmıştır. Burada Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) kayıtlı çalışanların özellikle imalat sanayi ve imalat sanayi dışı alanlar arasındaki hareketleri yakından incelenmiştir. Bu inceleme sonunda elde edilen bulgular, sanayi politikası açısından önemli ipuçları sunmaktadır.

Tarım sektörü GBS kapsamında temsiliyet yeterliliğine sahip olmadığı için inceleme dışında bırakılmıştır. Ancak tarımın Türkiye için önemi gözden kaçırılmamalıdır. TÜİK verilerine göre 2017 yılında Türkiye’de iş gücünün %19,4’ü tarım, %19,1’i sanayi, %7,4’ü inşaat ve %54,1’i ticareti de kapsayan hizmet sektöründe istihdam edilmiştir. Görüldüğü üzere, tarımdaki iş gücü oranı sanayidekinden fazladır. Buna karşın yine 2017 yılında tarımsal üretimin toplam üretim değeri içindeki payı yalnızca %6,1 iken, bu değer sanayi için %20,6 olarak gerçekleşmiştir. Bu rakamlardan da açıkça görüldüğü gibi, Türkiye’de hem tarımın daha üretken hale getirilmesi hem de tarım bünyesindeki atıl iş gücünün daha üretken alanlara yönlendirilmesi tüm ekonominin üretkenliğini artıracaktır.

Çalışma kapsamında ele alınan ekonomik sektörler; detaylı incelemeye izin verecek şekilde imalat sanayi, imalat sanayi hariç sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet başlıkları altında toplanmıştır. Detaylara geçmeden önce ilk araştırılması gereken nokta; imalat sanayisinden diğer alanlara bir kayıştan söz edip edemeyeceğimizdir. Bunun için Tablo 1’de bu iki alan arasındaki harekete dair sonuçlar paylaşılmaktadır.

Tablo 1. 2012-2016 yılları İmalat ve İmalat-Dışı Alan Arasındaki Hareket Sıklığı

Geçiş Yönü

Gözlem Sayısı

İmalat-Dışından İmalat Sanayisine

3.792.687

İmalat Sanayisinden İmalat Dışına

3.747.354

Karşılıklı ele alındığında, iki alan arasındaki harekete ait gözlem sayılarının birbirine yakınlığı dikkat çekicidir. Dolayısıyla, imalat sanayisinden diğer alanlara tek yönlü bir geçişten ziyade, bu iki alan arasında sürekli ve karşılıklı bir hareketin varlığından bahsetmek daha doğru görünmektedir. Yine de sanayi politikalarına katkı sunmak üzere imalat sanayisinden ayrılıp diğer sektörlere geçen gözlemler daha yakından incelenmiştir.

Tablo 2’de imalat sanayisinden ayrılanların hangi bölümlere geçtiği gözlenmektedir. Yoğunluğuna göre büyükten küçüğe sıralanan geçişler içinde ilk 10 bölümden ilki, (41, 42, 43) %29,07 ile İnşaat alanıdır. İnşaat’ı, %23,99 ile Ticaret (46 ve 47 Bölümleri), %22,51 ile Hizmet takip etmektedir. Hizmet içinde öne çıkan bölümler “Ulaştırma ve depolama”, “İdari ve destek hizmet faaliyetleri” ve “Konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri”dir.

Tablo 2. İmalattan çıkan çalışanların yoğunluğa göre gittikleri bölümler sıralaması

Bölümler

Gözlem sayısı

Yüzde

41-Bina inşaatı

675.273

18,02

47-Perakende ticaret (Motorlu kara taşıtları ve motosikletler hariç)

453.347

12,1

46-Toptan ticaret (Motorlu kara taşıtları ve motosikletler hariç)

445.648

11,89

43-Özel inşaat faaliyetleri

260.744

6,96

56-Yiyecek ve içecek hizmeti faaliyetleri

220.639

5,89

49-Kara taşımacılığı ve boru hattı taşımacılığı

197.937

5,28

81-Binalar ile ilgili hizmetler ve çevre düzenlemesi faaliyetleri

158.417

4,23

42-Bina dışı yapıların inşaatı

153.451

4,09

82-Büro yönetimi, büro destek ve iş destek faaliyetleri

138.361

3,69

52-Taşımacılık için depolama ve destekleyici faaliyetler

128.148

3,42

Diğer

915.389

24,43

Toplam

3.747.354

100

Benzer şekilde imalat sanayisinden imalat sanayisi dışındaki alanlara geçen çalışanların hangi meslekte işlendirildiği incelenmiştir (Bkz. Tablo 3).

Tablo 3. İmalattan çıkan çalışanların yoğunluğa göre işlendirildikleri meslekler sıralaması

Çalışanın Meslek Kodu

Yüzde

9622-Çeşitli küçük tamir ve bakım işleri yapan el becerisine sahip işçiler

6,16

9112-Büro, otel ve diğer işyerlerinde çalışan temizlikçiler ve yardımcılar

3,56

5223-Mağaza, dükkân vb. yerlerde çalışan satış elemanları

3,5

9312-Bina dışı inşaat sektöründe nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanlar

3,02

8332- Ağır yük taşıtları ve kamyon sürücüleri

2,28

5131- Garsonlar

1,6

5414- Güvenlik Görevlileri

1,45

3322-Ticari satış temsilcileri

1,22

3123-İnşaat süpervizörleri

1,17

4311-Muhasebe kayıtları ve defter tutan büro elemanları

1,14

Geçişten sonra yapılan meslekler konusunda dikkat çeken bir nokta, bu mesleklerin çoğunluğunun eğitim ve beceri seviyesi düşük meslekler olduğudur. Bu değerlendirme, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) hazırladığı Uluslararası Standart Meslek Sınıflaması’nda (ISCO-08) temel alınan meslek-beceri düzeyi eşleştirmesini temel almaktadır (Bkz. Tablo 4).

Tablo 4. ISCO-08 Ana Gruplarının Beceri Düzeyleri

ISCO-08 Ana Gruplar

Beceri Düzeyi

1 Yöneticiler

3+4

2 Profesyonel meslek mensupları

4

3 Teknisyenler, teknikerler ve yardımcı profesyonel meslek mensupları

3

4 Büro hizmetlerinde çalışan elemanlar

2

5 Hizmet ve satış elemanları

2

6 Nitelikli tarım, ormancılık ve su ürünleri çalışanları

2

7 Sanatkârlar ve ilgili işlerde çalışanlar

2

8 Tesis ve makine operatörleri ve montajcılar

2

9 Nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanlar

1

0 Silahlı kuvvetlerle ilgili meslekler

1+2+4

Tablo 3’te görüldüğü gibi geçişten sonra en çok yoğunlaşılan ilk dört meslek grubundan üçü (9622, 9112 ve 9312) 9. ana grupta yer almaktadır. Bu grup en düşük beceri düzeyi (Beceri Düzeyi 1) ile eşleştirilmiştir. ILO (2012) bu beceri düzeyini şu şekilde tanımlamaktadır:

Beceri Düzeyi 1’deki meslekler genellikle, fiziksel veya elle yapılan basit ve rutin işlerin yürütülmesini içermektedir. (…) Beceri Düzeyi 1’deki çoğu meslek, fiziksel kuvvet ve/veya dayanıklılık gerektirebilir. Bazı işler için okuryazarlık ve matematiğe yatkınlıkta temel beceriler gerekli olabilir. Bu durumlarda bu beceriler işin büyük kısmını oluşturmayacaktır. Beceri Düzeyi 1’deki bazı mesleklerde doyurucu performans için ilköğretim mezunu olmak veya temel eğitimin ilk aşamasını tamamlamış olmak gerekebilir. Bazı işler için kısa süreli işbaşı eğitim gerekli olabilir.

Bu bilgiler ışığında imalat sanayi dışına geçtikten sonra yapılan meslekler arasında özellikle 9622 ve 9112 kodları için bu çalışanların yaptığı işin değişmediği ve fakat çalıştıkları alanın değiştiği düşünülebilir. Daha açık bir ifadeyle, bu çalışanların imalatta çalışırken de aynı işi yapıyor olmaları ihtimal dahilindedir. Bunu kontrol etmek için geçişten önceki meslek kodları incelendiğinde 9622 ve 9112 kodlu mesleklerin yine ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir. Bu durum 9622 ve 9112 meslek kodlarına sahip çalışanlardan imalat sanayi dışına geçiş yapanların imalat sanayi içinde de üretimden ziyade yan işlerde çalışmakta oldukları düşüncesini desteklemektedir.

Son olarak, geçişlerin hangi imalat sanayisi bölümünden gerçekleştiğine bakmanın faydalı olacağı düşünülmektedir (Bkz. Tablo 7). İmalat sanayisinden gelinen bölümler dikkate alındığında Bölüm 28 hariç diğer bölümlerin düşük teknolojili ve orta-düşük teknolojili bölümlerde yoğunlaştığı gözlenmektedir. Aynı zamanda yine Bölüm 28 hariç bu bölümler emek ve kaynak yoğun bölümlerdir. Bu sonuç ilgili mesleklerin nitelik gerektirmemesiyle de örtüşmektedir. 

Tablo 5. İmalat sanayisi dışına geçen kişilerin yoğunluğa göre geçişten önce çalıştıkları imalat sanayisi bölümleri sıralaması

Bölümler

Yüzde

10-Gıda ürünlerin imalatı

13,42

25-Fabrikasyon metal ürünleri imalatı (makine ve teçhizat hariç)

12,42

14-Giyim eşyası imalatı

9,8

23-Diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı

9,43

13-Tekstil ürünlerinin imalatı

8,15

33-Makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı

6,21

22-Kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı

5,4

31-Mobilya imalat

5,31

28-Başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman imalatı

4,81

24-Ana metal sanayi

4,44

Sonuç olarak, sektör değiştiren kişilere ait gözlemlerin yakından incelenmesi, bu kişilerin geçişten hem önce hem sonra nitelik gerektirmeyen meslek ve sektörlerde yoğunlaştığını göstermektedir. Burada sorun olarak ortaya çıkan dinamik, sanayiden hizmetlere gerçekleşen kayış değil, genel olarak Türkiye’de üretimin (hem sanayi hem hizmetler için) yoğunlaştığı teknoloji seviyesidir. Bu noktada bu teknoloji seviyesinin yükseltilmesine yönelik tasarlanan ve hayata geçirilen politikalar yerinde adımlardır. Bu politikaların uzun vadede Türkiye’nin üretken kapasitesi ve üretim yetenekleri açısından olumlu sonuçlar doğurması beklenmektedir.

Kaynakça

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Girişimci Bilgi Sistemi Veri Tabanı, https://gbs.sanayi.gov.tr/.

Türkiye İstatistik Kurumu, http://www.tuik.gov.tr.

Uluslararası Çalışma Örgütü (2012), International Standard Classification of Occupations: ISCO-08, ISBN 978-92-2-125953-4, Cenevre: ILO.