İçindekiler
Dergi Arşivi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank: “Politikalarımızı ‘Milli Teknoloji Güçlü Sanayi’ Vizyonuyla Şekillendiriyoruz”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa VARANK’ın, Bakanlığın 2018 yılı çalışmaları ile 2019 hedeflerine ilişkin değerlendirmelerini sunuyoruz.

 

“Yapısal reformlara odaklandık”
Konjonktürel açıdan baktığımızda, geçtiğimiz Ağustos ayında, ekonomik temellerimizden bağımsız çok ciddi bir dış şokla karşılaştık. Ağustos öncesi dönemde; yani yılın ilk yedi ayında sanayi üretim endeksi yıllık ortalama yüzde 7,4’lük bir artışla bir önceki yılın aynı dönemine göre daha güçlü bir performans kaydetmişti. Dolayısıyla, Ağustos’taki dış şoklarla karşılaşmasaydık, oldukça iyi giden bir performans söz konusuydu. Tabii Ağustos ayındaki gelişmeler, gecikmeli etkilerini Eylül ve Ekim’de gösterdi.

Ben önümüzdeki dönemde bir iyileşmeye şahit olacağımızı düşünüyorum, nitekim öncü göstergeler de buna işaret ediyor. Hem reel kesim güven endeksi hem de imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi Kasım ayında önemli bir toparlanma gösterdi. Elbette önemli olan bu toparlanmayı kalıcı hale getirebilmek. Yurt içi üretim göstergelerini sektör bazlı analiz ediyor, atılması gereken adımları süratle atıyor ve uyguladığımız politikaların sıkı takibini yapıyoruz. Ağustos ayında yaşadığımız finansal saldırıya karşı 17 Ağustos’ta üreticilerimiz için Destek ve Önlem Paketini açıkladık. Burada yer alan eylemler başarılı bir şekilde hayata geçti.

Yine Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan birinci “100 Günlük İcraat Programı”ndaki taahhütlerimizi başarıyla tamamladık. İkinci “100 Günlük İcraat Programı” için de çok somut hedefler koyduk ve uygulamaya yönelik çalışmalarımızı da zaman kaybetmeksizin başlattık.

Konjontürel dalgalanmalara karşı önlemler alırken, büyümeyi destekleyecek yapısal reformlara da odaklandık. Bakanlık olarak tüm politikalarımızı “Milli Teknoloji Güçlü Sanayi” vizyonuyla şekillendiriyoruz.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yeni dönemde; yatırım teşvikleri, kalkınma ajansları ve bölge kalkınma idarelerini de bünyesine alarak daha da güçlendi. Böylelikle, sunduğumuz tüm destekleri daha bütüncül ele alabiliyoruz. Üretim öncülüğünde büyümek için tüm birimlerimizle sahada daha fazla ve aktif rol alıyor, sanayicinin, girişimcinin, organize sanayi bölgelerinin ve teknoparkların sorunlarını yerinde tespit ediyoruz.
“Finansman desteği tutarını iki katına çıkardık”

Geçtiğimiz yıl yatırım iştahını daha da artıracak bir dizi teşvik tedbirini devreye soktuk. Bu kapsamda, yatırımcılar için önemli bir kaynak olan finansman desteği tutarını iki katına çıkardık. Ayrıca, 2017 yılı için yürürlüğe koyduğumuz imalat sektörüne yönelik vergi indirimi ve bina-inşaat harcamalarında KDV iadesi uygulamasına devam ettik.

Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla 40 milyar lira tutarında 19 yatırım projesi için destek kararı yayımlandı. Yatırımları başlayan bu projelerin cari açığı 10,4 milyar dolar azaltmasını öngörüyoruz.

Yeni Ekonomi Programımızda öngörüldüğü şekilde ilaç, petro-kimya, savunma sanayi gibi alanlarda önemli sayıda projeyi bu sistem kapsamında değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu durum, sistemin, gerek yatırım tutarı gerekse nitelik açısından öngörülerimizin de ötesine geçecek yatırımları ülkemize kazandıracağının göstergesidir.

Çevre dostu, yeni ve düşük maliyetli sanayi alanları oluşturmayı oldukça önemsiyoruz. Bu kapsamda Kasım ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın kararıyla OSB’lerde tamamen veya kısmen bedelsiz parsel tahsisinin kapsamını genişlettik. Ekim ayında İzmir’de ülkemizin ilk özel endüstri bölgesi olan SOCAR Türkiye Özel Endüstri Bölgesi’ni ilan ettik; bu sayede petrol ve petro kimya ürünlerinde dış ticaret açığımızda yıllık 1,5 milyar dolara varan düşüşler görebileceğiz. Kasım ayında, Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde kurulacak poli-propilen tesisinin yatırım ortaklık anlaşması imzalandı. Yatırımın tamamlanmasıyla yıllık 2.1 milyon tonluk poli-propilen ithalatının yüzde 25’i karşılanacak.

“Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerinin sayısını bin 384’a çıkardık”
Güçlü sanayi için, Ar-Ge ve yenilikçilik faaliyetlerinin desteklenmesi de çok mühim. Yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek adına, Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerinin sayısını bin 384’a çıkardık. 2018’de 12 Teknopark kurulmasını sağlayarak, bugüne kadar 1 yıl içerisinde ulaşılan en yüksek sayıya ulaştık.

Sanayimizde verimliliği artırmak için ülkemizin ilk yetkinlik ve dijital dönüşüm merkezini Aralık ayında Ankara’da açtık. Firmalarımız bu merkezde yalın üretim tekniklerini “uygulayarak” öğrenebilecekler.

KOSGEB bu sene “Stratejik Ürün Destek Programı” ve “Teknoyatırım Destek Programı”nı başlatarak, KOBİ’lere 5 milyon liraya kadar destek sunulmasını sağladı. Yine, KOBİGEL – KOBİ Gelişim Destek Programıyla illerin imalat sanayi sektörleri analiz edilmiş ve her ilin hangi imalat sektörlerinde rekabet avantajına sahip olduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda 4 bin 512 proje başvurusu alınmıştır. Projesi kabul edilen KOBİ’ler, üst limiti 1 milyon TL olan destekten yararlanabilecek.

“517 doktora öğrencisi yetiştireceğiz”
Yüksek katma değerli üretimde hibe ve destekler kadar, beşeri sermaye de belirleyici. Biz buradan hareketle iki yeni program başlattık. Sanayi Doktora Programıyla, sanayide ihtiyaç duyulan doktora derecesine sahip nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini ve istihdamını teşvik ediyoruz. İlk çağrımız sonuçlandı, beklentilerin üzerinde bir taleple karşılaştık. 33 üniversitenin 77 farklı firmayla yaptığı 120 iş birliği protokolüyle 517 doktora öğrencisi yetiştireceğiz. Bu öğrencilere, doktora sonrası da sanayide çalışacakları 3 yıl boyunca istihdam desteği sağlayacağız.

Bir diğer yenilikçi adımımız “Uluslararası Lider Araştırmacılar” programıdır. Program çağrısı hala açık, ülkemize gelecek üst düzey araştırmacılara çok cazip teşvikler sunuyoruz. Bu araştırmacılar; sadece üniversite bünyesinde değil, özel sektörde de çalışma ve kendi ekiplerini kurma fırsatına sahip olacaklar.
“Türkiye Uzay Ajansı’nı kurduk”

Vizyoner ve tarihi bir adım olarak Türkiye Uzay Ajansı Bakanlığımız ilgili kuruluşu olarak kuruldu. İlk işi Milli Uzay Programını hazırlamak olacak Ajansımız, fırlatma teknolojilerinden yer istasyonlarına, elektronik istihbarat uydularından küresel konumlama uydularına milli teknoloji hamlemizin stratejik adımlarına öncülük edecek.

Uzay Ajansı’nın kurulmasıyla birlikte milli çıkarlarımızı uzayda da koruyacak bir yapı için somut adım atarak, 20 yıllık bir rüyayı gerçekleştirdik.

Ajansın kurulma amacı uzay sanayisini güçlendirmek, uzay teknolojileri alanında bilimsel alt yapıları ve insan kaynağını geliştirerek kapasitemizi daha da artırmak. Uzay Ajansı, ülkemizi hem uluslararası arenada temsil edecek hem de ilgili kurum ve kuruluşlarımızın tek elden koordinasyonunu sağlayacak. Nihai hedefimiz; uzay teknolojileri alanında sonuç odaklı politika ve stratejileri uygulayıp Türkiye’yi bu alanda dünyada lider ülkeler arasına taşımaktır.

“Öncelikli yapısal reformumuz Yerlileştirme Ürün Programı olacak”
2019 yılı ve sonrası dönemin yüksek katma değerli üretim öncülüğünde bir büyüme için milat olmasını istiyoruz. Bu amaçla en öncelikli yapısal reformumuz Yerlileştirme Ürün Programı olacak. Ara malı ithalatını azaltarak, yerli üretimin teknoloji yoğunluğunu, uluslararası pazarlara entegre bir biçimde daha da artırmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda, desteklerimizi uçtan uça ve sonuç odaklı şekilde tasarlayacağız. Böylelikle, üretim cephesindeki yapısal kırılganlıkları gidermeyi ve makroekonomik temellerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu alanda atacağımız adımlar; güçlü ödemeler dengesine, düşük enflasyon hedeflerimize ve nitelikli istihdama önemli katkılar sağlayacaktır.

“Sanayi İşbirliği Projelerini geniş bir alanda uygulayacağız”
Kamu alımlarında yeniliği, yerlileşmeyi ve teknoloji transferini teşvik etmek amacıyla uygulamaya koyduğumuz Sanayi İşbirliği Projelerini geniş bir alanda uygulamaya odaklanacağız.

Yatırım ortamını iyileştirme alanındaki çalışmalarımız da devam edecek. İktisadi kalkınmamızı daim kılmak üzere küresel gelişmeleri takip ederek, özel sektörün dinamikleri ve taleplerini dikkate alıp yatırımların hızlandırılmasına yönelik tedbirleri almayı sürdüreceğiz. Mevcut teşvik sisteminin etkinliğini artırarak; bölgesel, öncelikli, stratejik ve büyük yatırımları teşvik etmeye devam edeceğiz. Proje bazlı teşviklerimiz, ülkemizin küresel değer zincirinin üst basamaklarına yükselmesini sağlayacak şekilde sürecek.

KOBİ’lerin teknolojik yeniliklere süratle uyumlarını sağlamak, rekabet güçlerini yükseltmek ve ekonomiye katkılarını artırmak da önemli bir gündem maddemiz. Yüksek teknolojinin KOBİ’ler vasıtasıyla tabana yayılmasını sağlamak için Ar-Ge ve yenilik projelerinde çıktıların ticari prototip ve ürüne dönüşmesini, bunların piyasayla buluşmasını kolaylaştırmak adına girişimcilere ve KOBİ’lere destek sağlayacağız. Yüksek teknolojili alanlar ve imalat sektörü başta olmak üzere, başarılı işletmelerin kurulmasını sağlayıp, girişimciliği yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.

KOBİ Rehberliği ve Teknik Danışmanlık Sistemi bu alanda atacağımız kritik bir adım. Sanayide dijital dönüşüm için “insan, teknoloji, altyapı, tedarikçiler, kullanıcılar ve yönetişim” bileşenlerinden oluşan “Dijital Türkiye Yol Haritasını”nın Eylem Planlarını uygulamaya devam edeceğiz. Milli Teknoloji Hamlemiz; her bir yeni teknoloji alanında temel bilimsel çalışmalardan, prototip üretimi ve ticarileşmeye kadar fikrimizin, mesaimizin ve sermayemizin olabilecek en üst seviyelere çıkarılmasıyla hayat bulacak.

Somut projelere değinmek gerekirse; kamu - özel sektör iş birliğiyle Türkiye Açık Kaynak Platformunu kuruyoruz. Açık kaynak kodlu yazılımlar yoluyla, lisans ödemelerinden kaynaklı ekonomik yükü hafifleterek dış bağımlılıktan kurtulmuş olacağız. Daha da önemlisi, bu platform hem bugünkü ihtiyaçlarımızı hem de geleceğin teknolojilerini geliştirmek üzere büyük bir yazılımcı ekosistemi inşa etmemizi sağlayacak.

Yapay zekâ, büyük veri ve blok zincir alanlarında stratejilerimizi Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisiyle yakın iş birliği halinde hazırlıyoruz. Bu dönüşümlerin ekonominin farklı sektörlerine sunacağı katkıları dikkate alarak, etki seviyesi yüksek adımlar atacağız.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirdiğimiz Antarktika’ya Bilim Üssü Kurulması Projesi kapsamında 2019 yılında 3. seferimizi düzenleyip geçici üssümüzü kuracağız. Amacımız Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde söz sahibi ülkeler arasına girip bilim insanlarımıza yeni bilimsel çalışma fırsatları sunulması.

Akademinin kritik alanlarda geliştirdiği teknolojileri, özel sektöre etkin biçimde aktarmasını sağlayan Sanayi-Doktora Programı, Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ve Araştırma Altyapılarını Destekleme Programı kapsamındaki desteklerimiz devam edecek.

2019 yılı destekleri…
Bakanlığımızın 2019 yılı destek bütçesi ödeneği 2 milyar 59 milyon liradır. TÜBİTAK bünyesinde verilen destekler için 2019 yılında 1.263.792.000 TL ödenek öngörülmekte, KOSGEB tarafından da KOBİ’lere 1 milyar 892 milyon TL destek sağlanması planlanmaktadır. Kalkınma ajanslarına 2019 yılı için tahsis edilen merkezi bütçe payı ise 331 milyon TL’dir. Ajansların 2018 yılı yerel pay gelirlerinin ise yaklaşık 270 milyon TL olması beklenmektedir. 2019 yılında GAP, DAP, DOKAP ve KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlıklarımıza toplam 382 milyon TL kaynak aktarılacaktır. Bakanlığımız bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması ve bölgelerin rekabet edebilirliklerinin artırılması amacıyla kalkınma ajansları ve bölge kalkınma idarelerinin faaliyetleri dışında Cazibe Merkezlerini Destekleme Programını yürütmektedir. Program kapsamında bugüne kadar yaklaşık 427 milyon TL kaynak aktarılmıştır. Programın 2019 yılı bütçesinin de yaklaşık 110 milyon TL olması beklenmektedir.