İçindekiler
Dergi Arşivi

Sanayide İstihdamın Artırılmasına Yönelik Kamu Politikaları

Sinem SOYLU MERAL / Endüstri Mühendisi (Sanayi ve Verimlilik Genel Müdürlüğü)

 

Giriş
İş gücü bir ülkedeki veya işletmedeki üretim süreçlerinden herhangi birine katılan, işin gerçekleşmesinde rol oynayan insan emeğinin tümünü kapsamaktadır. Diğer bir deyişle iş gücü bir ülkenin emek arzını ifade eder. İş gücü kapasitesini gösteren faktörler iş gücü miktarının genel nüfusa oranı şeklinde tanımlanmakta olup nüfus yoğunluğu eşit olan ülkelerdeki iş gücü arzı değişiklik gösterebilmektedir. Bu durum ülkelerdeki nüfusun iş gücüne katılma oranının, ekonomik gelişme seviyelerinin, yaş ve cinsiyet faktörlerinin ve toplumsal kültür seviyelerinin değişkenlik göstermesinden kaynaklanmaktadır.

Ülkelerin makroekonomik göstergelerinin ve performanslarının bir bölümünü istihdam ve işsizlik oranlarının oluşturduğu düşünüldüğünde, ülke ekonomisinin kalkınmasındaki en önemli aktörün iş gücü olduğu açıkça görülmektedir. İstihdam ve işsizlik verilerinin piyasadaki yansımalarına ilişkin istatistikler ülke ekonomisinin de makro bazda hangi düzeyde ilerlediği konusunda bilgi vermektedir (Acar, 2013).

İş gücünün ülkelerin yanı sıra aynı ülkedeki farklı bölgelere göre de ciddi oranda değişiklik gösterdiği görülmektedir. Türkiye’deki kalkınmış bölgelerin diğer bölgelere göre daha fazla iş gücü talebi olmakla birlikte, taleplerin karşılanması kısmında farklı bölgelerden gelen iş gücü göçleri yaşanmasına rağmen bu talepler istenilen düzeyde karşılanamamaktadır (Erdoğan ve Okudum, 2014).

Ege ve Marmara gibi sanayileşmenin, hizmet sektörlerinin yoğun olduğu batı bölgelerinde kalifiye iş gücü yayılım göstermektedir. İş gücü dağılımının geneline bakıldığında, Doğu ve İç Anadolu Bölgelerinin düşük, Batı ve sahil kesimlerinin yüksek oranlı olduğu görülmektedir. Doğu ve İç Anadolu Bölgelerinde iş gücünün daha düşük olmasının nedeni coğrafi koşulların elverişsizliği, ekonomik faaliyetlerin sınırlı olması ve yetersiz turizm olanakları olarak gösterilmektedir. İş gücünün bölgenin kalkınmasındaki rolü dikkate alındığında bölgenin şartlarına uygun devlet destekli yeni ekonomik faaliyetlerin, iş alanlarının oluşturulması ve turizm faaliyetlerinin canlandırılmasının gerekliliği önem arz etmektedir (Erdoğan ve Okudum, 2014).

Sanayi sektörü Türkiye’nin önemli iş gücü alanlarındandır. Ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesi adına sanayideki iş gücü katılım oranının yüksek olması arzu edilen bir durumdur. Sektörel bazda yapılan değerlendirmelere göre boş pozisyonlara istenilen nitelikte eleman bulunamıyor olması, ayrıca nitelikli elemanların beklentilerinin farklılaşması, politika oluşturulurken önceliklendirilmesi gereken konular arasındadır. (Doğan ve Kaya, 2014).

Sanayide nitelikli iş gücünün oluşturulabilmesi için bireylerin yetenek ve becerilerinin sürekli geliştirilmesi önemli bir etkendir. Gelişen teknoloji ile birlikte uluslararası pazarlarda ve iç piyasalarda rekabet edilebilirliğin sürdürülebilmesi için piyasanın taleplerine uygun iş gücünün, mesleki yeterlilik düzeylerinin artırılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Bu bağlamda Bakanlığımız, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İŞKUR, Mesleki Yeterlilik Kurumu ve diğer kamu kurumlarınca talebin karşılanmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

Yapılan çalışmalar neticesinde görülmüştür ki ücret dışında iş gücü arzını önemli ölçüde etkileyen başka faktörler de mevcuttur. Bunlar;
• İş sağlığı ve güvenliği,
• Sanayideki çalışma koşularının bireyin iş yaşam dengesini bozması,
• Vardiya sisteminin zorlukları,
• İkame meslekler arasındaki ücret oranlarının değişkenliği,
• Nüfus yoğunluğu - göç alıp verme,
• Hizmet sektöründeki çalışma koşullarının sanayiye oranla daha cazip olması,
• Birey ve iş arasındaki vasıf uyumsuzluğu,
• Bireylerin mesleki yeterliliklerini geliştirememelerinden ötürü değersizlik hissinin oluşması,
• Bireylerin yetkinliklerinin dışında aşırı iş yükünün olması gibi unsurlar sayılabilir.

Ülkemizde genç iş gücü nüfusuna sahip olmamız en büyük avantajlarımızdan biridir. Buradaki avantajın fırsata dönüştürülmesi için ihtiyaç duyulan iş gücünün, talep edilen vasıflara uygun dönüşümünün gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir.


Şekil 1. İstihdam, İşgücüne katılım oranı, İşsizlik oranı (%) (Kaynak: Dünya Bankası)

Şekil 1’de Dünya Bankasından alınan veriler doğrultusunda istihdam, iş gücüne katılım ve işsizlik oranlarının 2002-2017 yılları arasındaki seyri gösterilmiştir. Buna göre yıllar itibarıyla istihdam ve iş gücüne katılım oranında artış trendi görülürken, işsizlik oranı ise ekonomide yaşanan konjonktürel dalgalanmalar sebebiyle dalgalı bir seyir izlemektedir.


Şekil 2. İstihdam edilenlerin yıllara göre iktisadi faaliyet kolları ve dağılımı (%), NACE Rev.2 (TÜİK)

Şekil 2’de 2005-2017 yılları arasında istihdam edilenlerin yıllara göre sektörel dağılımı verilerine bakıldığında, sanayideki istihdamın 2010 yılındaki yükselmenin bir sonraki yıl düşüş göstererek 2011 ve 2014 yıllarında stabil kaldığını 2015 ve sonrasında ise tekrar gerilediği görülmektedir. Sektörel dağılıma bakıldığında hizmet sektör payının diğer sektörlere göre daha fazla artış gösterdiği görülmekle birlikte sanayi istihdamı payının 2017 yılına gelindiğinde gerilediği görülmektedir. Uzun dönemde ve yüksek oranlı sürdürülebilir bir büyümenin sağlanabilirliği açısından sanayi sektörünün payının yıllara itibarıyla arttırılması oldukça önemlidir.

Kamuda İstihdamı Artırmaya Yönelik Politikalar
1. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Türkiye Sanayi Stratejisi (2015-2018)
Ekonomik faaliyetlerde ihtiyaç duyulan insan kaynağının geliştirilmesi, ihtiyaç duyulan mesleki becerilerin kazandırılması için Bakanlığımızın yanı sıra Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte KOSGEB, TÜBİTAK, Mesleki Yeterlilik Kurumu, İŞKUR gibi pek çok kamu kurum ve kuruluşu tarafından destek ve teşvik mekanizmalarının oluşturulduğu görülmektedir.

İstihdamın artırılmasına yönelik iş gücü taleplerinin özellikle ara eleman temini noktasında meslek liselerine ve meslek yüksekokullarına oldukça fazla iş düşmektedir. Mavi yakalı olarak tabir edilen ara elemanların gelişen teknolojiyle birlikte makine ve ekipmanların etkin kullanımı noktasında bilişim teknolojilerini etkili kullanma, mesleki teknik yabancı dil kullanma ayrıca sunum – rapor hazırlayabilme becerisinden yoksun oldukları yapılan çalışmalar kapsamında tespit edilmiştir.

Piyasa talepleri doğrultusunda nitelikli iş gücünün sürdürebilir yetenek ve becerilerinin arttırılması kapsamında Türkiye Mesleki ve Teknik Eğitim Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2014-2018) dış paydaşların katılımıyla Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bakanlığımız ve Milli Eğitim Bakanlığınca Organize Sanayi Bölgelerinde mesleki eğitimin güçlendirilmesine ilişkin protokol imzalanmıştır. Özel politika gerektiren gruplara ilişkin ise Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından Mesleki Becerilerin Geliştirilmesi Projesi (MESGEP) yürütülmektedir.
Bakanlığımız Türkiye Sanayi Strateji Belgesinde (2015-2018) istihdamın artırılmasına ilişkin eylemler;

20. Sanayide kadın istihdamının artırılması için OSB’lerde kreş uygulaması yaygınlaştırılacaktır.
51. OSB’lerin içinde meslek yüksekokulları kurulması teşvik edilecektir.
52. OSB’lerin içinde meslek liselerinin kurulması yaygınlaştırılacaktır.
55. Meslek yüksekokulu ve mühendislik eğitimi veren bütün fakültelerdeki öğretim elemanlarına sanayide sektör ile ortak çalışma yapma zorunluluğu getirilecektir.
57. Mühendislik fakültelerinde en az bir dönem işyeri eğitimi zorunlu hale getirilecektir.
58. İhtiyaç duyulan sektörlere nitelikli eleman yetiştirilebilmesi amacıyla üniversite mezunlarına öncelikli olmak üzere uluslararası sertifikalı kurslar düzenlenecektir.

60. Okul-işletme iş birliği geliştirilecektir.
62. Sanayi sektöründe, iş gücü piyasasında ortaya çıkan ve temininde güçlük çekilen mesleklere ilişkin mesleki eğitim kursu düzenlenmesi sağlanacaktır.
63. Uygulanan sanayi politikalarının toplumsal etkileri incelenerek sonuçlarına göre iş gücünün sanayiye yönelmesini sağlayacak önlemler geliştirilecektir.
65. Sanayinin ihtiyaç duyduğu yüksek nitelikli elemanların yetiştirilmesi için sanayide çalışanlara yönelik endüstriyel yüksek lisans ve mühendislik doktora programları açılacaktır şeklinde ortaya konulmuştur.

2018 yılı itibarıyla süresi dolacak olan Belge’nin değerlendirilmesine ilişkin Uygulama, İzleme ve Değerlendirme Raporu Şubat 2019’da Bakanlığımız web sayfasında kullanıcıların faydasına sunulacaktır.

2. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İstihdam Politikaları ve Teşvik Mekanizmaları

i. Pasif İstihdam Politikaları
İşsizliğin sebep olduğu sorunların çözümü için işsiz bireylere asgari düzeyde de olsa ekonomik bir güvence sağlamak adına alınan önlemleri içeren politikadır. Pasif İstihdam Politikası yeni istihdam alanlarının yaratılması veya istihdam hacminin arttırılmasına ilişkin bir önlem aracı değildir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işsizlik sigortası ödeneği ve işsizlik yardımı gibi uygulamalar pasif politikalar içerisinde yer almaktadır (Tangör ve Ayan, 2014).
Tablo 1. Pasif Politikalar (Gelir Desteği Sunan Politikalar)

Kaynak: Mustafa SÜRÜCÜ “İşsizlik, İşsizlikle Mücadelede Pasif İstihdam Politikaları: Almanya ve Türkiye Örnekleri”, Pasif Politikalar (Gelir Desteği Sunan Politikalar)

ii. Aktif İstihdam Politikaları
Pasif istihdam politikasının tersi olarak yeni istihdam alanlarının yaratılması, istihdam hacminin arttırılması, işsiz bireylerin iş bulabilme sorunlarının giderilmesi, emek piyasasına girişin kolaylaştırılması gibi uygulamaların hayata geçirilmesini içermektedir. İş ve meslek danışmanlığı, kariyer yönetimi hizmetleri, iş analizleri ve meslek sınıflandırmaları, istihdama yönelik çeşitli meslek eğitimlerinin verildiği, istihdamın korunması ve geliştirilmesi adına yürütülen ve uygulamaya alınan programlardır (Tangör ve Ayan, 2014).
İŞKUR’un Aktif İşgücü Programları Kapsamında Temel Faaliyetleri:

• Mesleki Eğitim Kursları,
• Girişimcilik Eğitim Programları,
• İşbaşı Eğitim Programları,
• Toplum Yararına Programlar.

Bunlara ek olarak İŞKUR tarafından;
• Çalışanların Mesleki Eğitimi,
• Özel Politika ve Uygulamalar,
• Korumalı İşyerleri Projesi,
• Engelli ve Eski Hükümlüye Kendi İşini Kurma Desteği,
• Engellinin İş Bulmasını Sağlayacak Destek Teknolojilerine İlişkin Projeler,
• Engellinin İşe Yerleştirilmesi, İşe ve İşyerine Uyumunun Sağlanmasına Yönelik Projeler,
• Engellilerin İstihdam Edilebilirliklerini Artırmayı Amaçlayan Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon Projeleri yürütülmektedir.

iii. Teşvikler
Ülkemizde istihdamın artırılmasına yönelik yürütülen teşvik politikaları, ekonomik faaliyetlerde görülen gereksinimler, küresel ekonomide yaşanan gelişmelere göre proaktif bir yaklaşımla hazırlanarak uygulamaya alınmaktadır. Mevcut teşvik mekanizmaları aşağıda sıralanmış olup detaylarına İŞKUR web sayfasından erişilebilmektedir.
• İlave İstihdam Teşviki,
• Bir Senden Bir Benden İstihdam Teşviki,
• Kadın, Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi Olanların Teşviki,
• İşbaşı Eğitim Programı Teşviki,
• İşsizlik Ödeneği Alanlara Yönelik Teşvik,
• Engelli İstihdam Teşviki,
• Asgari Ücret Desteği.

3. Ulusal İstihdam Stratejisi (2014-2023) ve Eylem Planları (2017-2019)
2023 vizyonuyla hazırlanan Ulusal İstihdam Stratejisinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Türkiye Onuncu Kalkınma Planında yer alan işsizliğin %7,2’ye düşürülmesi hedefi doğrultusunda öncelikle kadınlar ve gençler olmak üzere çalışma yeterliliğine sahip bireylerin istihdama katılım oranlarının artırılması, işsizlik oranlarının azaltılması ve sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi amaçlanmıştır.

Eğitim-İstihdam İlişkisinin Güçlendirilmesi, İşgücü Piyasasında Güvence ve Esnekliğin Sağlanması, Özel Politika Gerektiren Grupların İstihdamının Artırılması ve İstihdam-Sosyal Koruma İlişkisinin Güçlendirilmesi olmak üzere dört temel politika ekseninde hazırlanan Belgede sanayi istihdamı ile ilgili olarak öne çıkan bazı eylemler aşağıda özetlenmiştir.

Bu kapsamda;
Politika 2: Genel ve mesleki eğitimin kalitesi ve etkinliği artırılacaktır.
Tedbir 2.1: Mesleki ve teknik eğitim veren özel okulların desteklenmesi ve yenilerinin açılabilmesi amacıyla özel sektör, finansal olarak teşvik edilecektir.
Tedbir 2.2: İŞKUR tarafından yürütülmekte olan işbaşı eğitim programlarına katılmak isteyen üye işletmelerin bağlı oldukları meslek kuruluşları kanalıyla başvuru yapmaları sağlanacaktır.
Politika 4: Eğitim ve iş gücü arasında uyum sağlanacaktır.
Politika 5: Aktif İşgücü Piyasası Politikaları (AİPP) yaygınlaştırılarak etkinliği artırılacaktır.

Sonuç ve Değerlendirmeler
İş gücünün ekonomideki yeri ve önemi dikkate alındığında bölgeler bazında iş gücündeki dağılım oranının dengelenmesi ayrıca sanayi sektöründeki talebin karşılanabilmesi için iş gücünün gelişebileceği alanlarının oluşturulması ve buna uygun tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Sanayide iş gücü kaybına sebep olmaması ve sanayi sektöründen hizmet sektörüne kayan iş gücünün önüne geçilebilmesi açısından ücret dışındaki iş gücü arzını etkileyen faktörlerin dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir.

Sanayi sektörü ülkemiz ihracatının %95’ini gerçekleştirmektedir. Sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda sanayi sektörü mevcut üretim kabiliyeti ve ekonomik anlamda oluşturduğu çarpan etkisi ile stratejik sektörlerimizdendir.

Sanayide nitelikli istihdamın oluşturulmasına yönelik sürekli eğitim ve beceri geliştirilmesinin sağlanmasına yönelik tedbirler önem arz etmektedir. Diğer taraftan iş gücü arzını ücret dışında etkileyen faktörleri politika tasarımında göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirilmektedir.

İşgücü arzını etkileyen en önemli faktörlerden biri bahsedildiği üzere vasıf uyumsuzluğudur. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de iş gücü piyasalarında vasıf uyumsuzluğu gözlenebilmektedir. Bunun giderilmesine yönelik olarak, işe uygun temel ve davranışsal becerilerin uyumlu hale getirilmesi, teknik becerilerde yeterliliğin sağlanması ve girişimcilik yeteneğinin geliştirilmesi konularının dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir. Bu noktada mesleki eğitim ve diğer Aktif İşgücü Piyasası Politikalarının (AİPP) aktif bir şekilde kullanılması gerekmektedir.

Bunun yanı sıra alınabilecek diğer tedbirler, kişilerin çalışması için uygun ortamın sağlanması, onların teşvik edilmesi, yüksek kaliteli, düzgün işler oluşturulmasının sağlanması ve risklerin yönetilmesi ve iş gücü piyasasındaki geçişlerin kolaylaştırılması olarak sayılabilir. İlaveten, gençlerin okuldan işe geçişlerinin kolaylaştırılması, yetişkinlerin işler arası geçişlerinin ve işsizlikten kurtulmalarının sağlanması için de AİPP kapsamında tedbirler alınabileceği düşünülmektedir (Karataş).

Kamu kurumlarınca istihdamı artırmaya yönelik politikalar uygulanma süreleri içerisinde dış paydaş kurumlarla iş birliği yapılarak gerçekleştirilmekte olup uygulama, izleme ve değerlendirme raporları kanalıyla kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Bunun yanı sıra yeni oluşturulacak stratejik planlara da altyapı oluşturmaktadır.

Kamu kurumlarının dikkatle takibini gerçekleştirdiği takdirde uygulanan destek ve teşvik programlarının birbirinin benzeri olmasının ve karşılıklı olumsuz etkilerin yaşanmasının önüne geçilebileceği düşünülmektedir.

Kaynakça
• Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Ulusal İstihdam Stratejisi (2014-2023)
• Acar, Aslı Beyhan (2013), “İşgücü Piyasası Temel Göstergeleri Bakımından Çok Boyutlu Ölçekleme Analizi ile Türkiye İle Diğer OECD Ülkelerinin Karşılaştırılması”, İ.Ü. İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsü Yönetim Dergisi, Yıl: 24, Sayı: 75, s. 121-144.
• Erdoğan, Rıdvan, Ramazan, Okudum (2014), “Türkiye’de İş Gücünün Bölgesel Analizi”, Doğu Coğrafya Dergisi, 20 (33), s. 49-62
• Doğan, Bahar Burtan, Kaya Mehmet (2014), “TRC2 Bölgesinde Kadın İstihdamı Sorunları ve Çözüm Önerileri”, Uluslararası Sosyal ve Ekonomik Bilimler Dergisi, 4 (2), s. 91-106
• Karataş, Deniz Gürel, Teşvikler Yoluyla İstihdam Yaratmak, TÜSİAD Sosyal Politika Bölümü, Kıdemli Uzman, http://www.tusiad.org.tr/bilgi-merkezi/fikir-ureten-fabrikadan/tesvikler-yoluyla-istihdam-yaratmak/. (erişim tarihi:19/10/2018)
• Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planları (2015-2018)
• SÜRÜCÜ, Mustafa (2014), “İşsizlik, İşsizlikle Mücadelede Pasif İstihdam Politikaları: Almanya ve Türkiye Örnekleri”, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Dış İlişkiler ve Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Uzmanlık Tezi.
• TANGÖR, Burak, AYAN, Selman (2014), “G-20 Süreci ve Aktif İstihdam Politikaları, Türkiye ve G-20 Ülkelerindeki Uygulamaların Değerlendirilmesi”, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Dış İlişkiler ve Yurtdışı İşçi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Uzmanlık Tezi.