İçindekiler
Dergi Arşivi

Sanayide Kaynak Verimliliği Potansiyelinin Belirlenmesi Projesi

 

Kaynak verimliliği, teknolojik ve endüstriyel gelişmelerin beraberinde getirdiği çevresel zararların artması, yenilenemeyen doğal kaynakların hızla azalması ve kaynakların değerlerinin artmasıyla imalat sanayinin dünyada rekabetçi konumunu korumasında önemli bir konu haline gelmiştir. Bu nedenle, üretimde verimliliğin artırılması hedeflerine ilave olarak, hem kaynak tüketiminin azaltılmasına hem de çevresel etkileri en aza indirecek proseslerin ve ürünlerin kullanımına yönelik politikalar geliştirilmeye ve yaygınlaştırılmaya başlanmıştır.

Ülkemizin kaynaklarının verimli kullanılması, imalat sanayinin rekabet gücünün artırılması ve buna bağlı olarak çevresel etkilerin azaltılması amacıyla üretim süreçlerinde minimum kaynak tüketimi ve minimum atık üretimi prensibine dayalı temiz üretim çalışmalarının yaygınlaştırılması öncelikli hedefler olarak ele alınmalıdır. İmalat sanayinde her sektör kaynak kullanımı açısından farklılık gösterdiği için kaynak verimliliği uygulamalarının sektörel bazlı yapılmasına ihtiyaç vardır.

Bu kapsamda; T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (BSTB), Kalkınma Bakanlığının desteğiyle ülkemizde imalat sanayi için kaynak verimliliği potansiyelinin belirlenmesi amacıyla TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü (ÇTÜE) ile 05 Mart 2014 tarihinde protokol imzalayarak “Sanayide Kaynak Verimliliği Potansiyelinin Belirlenmesi” Projesini başlatmıştır. Projenin amacı, Türkiye imalat sanayinde çeşitli çalışmalar ile seçilmiş beş sektörden yola çıkarak, ham madde, enerji ve su girdilerinin etkin ve sürdürülebilir kullanımıyla elde edilebilecek potansiyel tasarrufu, sektör, bölge ve Türkiye imalat sanayi düzeyinde analiz edecek bir metodoloji geliştirerek, bu potansiyeli niceliksel olarak tahmin etmektir. Bu amacı gerçekleştirebilmek için belirlenen metodoloji doğrultusunda seçili beş sektörde ve Türkiye imalat sanayinde; kaynak verimliliği potansiyeli ham madde girdisi için parasal olarak; su ve enerji girdileri için ise hem parasal hem de miktarsal olarak tahmin edilmiştir. Tahmin edilen potansiyel Türkiye imalat sanayine genellenmiş ve bölgelere dağıtılmıştır. Bu çalışmayla aynı zamanda, politika oluşturma süreçlerine ve ilgili taraflara imalat sanayinin kaynak verimliliğiyle ilgili nicel bilgi sağlanması amaçlanmaktadır. Konuyla ilgili farkındalığın ve kaynak verimliliğinin artırılması ve kaynakların daha sürdürülebilir kullanımı yoluyla hem rekabet gücünün artırılmasına hem de doğal kaynakların üzerindeki baskıların azaltılmasına katkıda bulunulması hedeflenmektedir.

Proje kapsamında ele alınan seçili beş sektör, konuya ilişkin yapılan ön çalışmalar neticesinde ve NACE Rev.2 kodlarına göre (10) Gıda ürünlerinin imalatı, (13) Tekstil ürünlerinin imalatı, (20) Kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı, (23) Diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı ve (24) Ana metal sanayii olarak belirlenmiştir.

Seçili alt sektörlerin belirlenmesi aşamasında bu sektörlere ait ciro, çalışan sayısı, katma değer, satış değeri ve işletme sayısı bilgileri ve alt sektörlerin seçili sektörleri temsiliyeti gözetilmiştir. Daha sonra, proje çerçevesinde gerçekleştirilecek çalışmalarla ilgili ulusal ve uluslararası yasal düzenlemeler ve stratejiler derlenmiştir. Ülkemizde ve dünyada gerçekleştirilmiş kaynak verimliliği potansiyeli belirleme ve uygulama çalışmaları incelenmiş ve sektörel bazda uygulanan temiz üretim ve kaynak verimliliği çalışmaları ve projeleri derlenmiştir. Sektörlere ait kaynak tüketim verileri, Mevcut En İyi Teknikler (MET) dokümanları, araştırma ve uygulama sonuçları ve kullanılan yöntemler incelenmiştir. Yapılan ön değerlendirmelere dair bu raporda özet bilgi verilmiş olup değerlendirme sonuçları “Mevcut Durum Raporu”nda daha detaylı sunulmuştur.

Projede seçili ana sektörler kapsamında çalışılacak öncelikli alt sektörlerin belirlenmesi için TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü tarafından 16 Temmuz 2014 tarihinde “Öncelikli Alt Sektörlerin Belirlenmesi Çalıştayı” düzenlenmiştir. Bu çalıştaya, TÜBİTAK MAM proje ekibi, BSTB Verimlilik Genel Müdürlüğü proje ekibi ve sektör uzmanları katılım sağlamıştır. Öncelikli alt sektörler; enerji yoğunluğu, su kullanımı, tehlikeli atık oluşumu ve ekonomik verilerin incelenmesiyle ve tüm paydaşların görüş ve bilgilerine başvurularak kriter ağırlıklandırma yöntemiyle ortak bir çalışma sonucu belirlenmiştir. Öncelikli alt sektörlerin seçili ana sektörü temsiliyetinin belirlenmesi için ise ikinci bir çalışma daha yapılmıştır. Bu çalışmada alt sektörlerin seçili ana sektör içerisindeki katma değer payları göz önüne alınmıştır. Bu sayede katma değer verileri ile çapraz bir karşılaştırma yapılarak önceliklendirme çalışmasında kriter ağırlıklandırma yöntemine göre belirlenen alt sektörlerin seçili sektörü temsiliyeti ve kapsayıcılığı değerlendirilmiş ve ilave alt sektörler belirlenmiştir.

Kaynak verimliliği potansiyelinin belirlenmesi için dünyada bu konuda yapılmış olan çalışmalar ve bu çalışmalarda kullanılan metodolojiler incelenmiştir. Bu çalışmalar değerlendirildiğinde söz konusu metodolojilerin, proje kapsamında ülkemizde birebir uygulanması mümkün olmadığından ülkemizde ulaşılabilen mevcut ulusal veri setleri değerlendirilerek ülkemiz koşullarına uygun bir metodoloji kurgulanmıştır. Kurgulanan metodoloji kapsamında Türkiye imalat sanayinde kaynak verimliliği potansiyelinin belirlenmesi için öncelikle NACE Rev.2 iki basamak düzeyinde tanımlanmış seçili beş sektör için işletmelere yönelik anket hazırlanmıştır. Anket yapılan işletmeler için örneklem oluşturulmasında işletmeler rastgele seçilmemiş olup TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü tarafından düzenlenen “İşletmelerin Belirlenmesi Çalıştayı”nda sektör birlikleri ve sektör uzmanlarının katılımı ile birlikte mevcut en iyi teknikleri uygulayan ve kaynak verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yapan işletmeler arasından seçilmiştir. Miktarsal ve parasal kaynak verimliliği potansiyeline ilişkin tüm analizler, çalışan sayıları baz alınarak, işletmelerin büyüklüklerine göre üç gruba ayrılarak gerçekleştirilmiştir. Anket yapılan işletmeleri büyüklüklerine göre ayırmaktaki temel neden, hem gerekli yatırımın hem de tasarruf potansiyelinin işletme büyüklüğü ile birlikte değişeceği gerçeğidir.

Çalışmanın ilk aşamasında proje ekibinin ve sektör uzmanının katıldığı pilot anket ve saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmayla tüm proje ekibinin işletme yetkililerini aynı şekilde yönlendirmesi ve varsa anketteki eksikliklerin belirlenmesi hedeflenmiş, anketin uygulanabilirliği değerlendirilmiştir. Pilot anket çalışmasından sonra gerçekleştirilen anket ve saha çalışmaları, TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü proje ekibinin, Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi proje ekibinin ve sektör uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Anket ve saha çalışmaları, projenin iş-zaman planı göz önünde bulundurularak en az iki kişilik uzman ekip tarafından eş zamanlı olarak yürütülmüştür. Ankete ek olarak proje ekibi ve sektör uzmanları, ilgili oldukları sektöre ait işletmeler için kontrol listeleri hazırlayarak teknik saha çalışmaları gerçekleştirmiştir. Proje ekibi ve sektör uzmanları eşliğinde yürütülen saha çalışmalarında proses incelemeleri gerçekleştirilmiş olup aynı zamanda tesis yetkililerinin görüş ve bilgilerine de başvurulmuştur.

NACE Rev.2 iki basamak düzeyinde tanımlanmış seçili beş sektör için toplamda 166 işletmede yüz yüze mülakat ve saha çalışmaları gerçekleştirilmiş, saha çalışmalarında anketler yoluyla işletmelerden veri temini sağlanmıştır. Proje kapsamında elde edilen verilerin güvenilirliği, tüm hesaplamaları ve buna bağlı olarak üretilecek olan sonuçların doğruluğunu ve kalitesini etkileyeceği için hangi verilerin ne şekilde toplanacağı/toplanabileceği üzerinde titizlikle çalışılmıştır. Projenin en önemli aşaması verilerin doğru bir şekilde temin edilmesi olduğundan, projede ele alınan sektörlere ait işletmelerden gelen anket ve kontrol listeleri öncelikle içerik ve güvenilirlik açısından değerlendirilmiştir. Bu kapsamda gerektiği durumlarda söz konusu işletmelerin ilgilileriyle temasa geçilerek veriler/bilgiler doğrulanmış, eksik olan veriler ise temin edilmeye çalışılmıştır. Doğruluğundan emin olunamayan anketler analizlerde değerlendirmeye alınamamıştır. Toplam 136 anket temin edilmiş olup anketlerdeki veri eksikliğinden ve güvenilir olmayan verilerden dolayı 108 anketin verileri analizlerde değerlendirmeye alınabilmiştir.

Miktarsal ve parasal tasarruf potansiyelinin tahmini çalışmasında, hem işletme düzeyinde hem de sektör düzeyinde tasarruf oranları hesaplanmıştır. Anket yapılan işletmeler kaynak verimliliği konusunda iyi uygulama örneklerine sahip olanlar arasından seçilmiş olsa da, her işletmenin bu konuda yapabileceği çok fazla çalışma olabileceği düşüncesinden hareketle, tasarruf oranı hesabında örneklem içinde en yüksek orana sahip olan işletmeler seçilmiştir. Söz konusu hesaplamalar yapılırken, farklı ham maddelerin tüketim miktarı verilerinin aynı birime dönüştürülerek toplanmasında yaşanacak sıkıntılar nedeniyle, ham madde tasarruf oranlarının hesaplanmasında parasal değerler kullanılmıştır. Bununla birlikte ülkemizde ham madde tüketim miktarları ile ilgili veri sıkıntısı olduğundan sektörlere özgü seçili ham maddeler için miktarsal tasarruf oranı ve potansiyeli tahmin edilememiştir. Ancak su ve enerji girdileri için güvenilir miktarsal verilere ulaşılabildiğinden, tasarruf oranları miktarsal veriler kullanılarak hesaplanmıştır.

Tasarruf potansiyelinin tahmin edilmesi için TÜİK Mikroveri Araştırma Merkezi’nde öncelikle işletme ve sektör bazında etkinlik analizleri yapılmış, sonrasında ise hem etkinlik analizlerine hem de anket verilerine dayanılarak potansiyel analizi gerçekleştirilmiştir.

Parasal analizler, TÜİK Yıllık Sanayi ve Hizmet (2012) ile TÜİK İmalat Sanayi Su, Atıksu ve Atık İstatistikleri (2012), miktarsal analizler ise TÜİK İmalat Sanayi Su, Atıksu ve Atık İstatistikleri (2012) ve ETKB Enerji Denge Tabloları (2013) baz alınarak gerçekleştirilmiştir. Bu hesaplamalar gerçekleştirilirken, miktarsal analizlerde birim olarak su kullanımı için m3 ve enerji tüketimi için TEP kullanılmıştır. Miktarsal ham madde tasarrufu için, sektörler ve imalat sanayi genelinde kullanılan ham maddelerden, toplam ham madde tüketimleri ve katma değerleri açısından en fazla paya sahip üç ham madde belirlenmiştir. Bu ham maddelerin seçiminde sektör uzmanlarının görüşlerinden de yararlanılmıştır. Bu çerçevede “Gıda ürünleri imalatı” sektöründe, karkas et, şeker ve un; “Tekstil ürünlerinin imalatı” sektöründe asit ve tuzlar, boyarmadde ve elyaf; “Kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı” sektöründe amonyak, soda ve sülfürik asit; “Diğer metalik olmayan ürünlerin imalatı” sektöründe kalker, kil ve toprak; “Ana metal sanayii” sektöründe ise alüminyum, demir ve çelik ile hurda seçilmiştir. Türkiye imalat sanayi için ham madde seçiminde ham maddelerin TÜİK Dış Ticaret İstatistikleri'ne göre ithalat durumu ve imalat sanayini kapsayıcılığı göz önüne alınmıştır. Bu kapsamda, seçim yaparken sarf olarak kullanılabilecek ham maddeler, ilk üretimi gerçekleştirilmiş makina aksam ve parçalar, ürün haline getirilmiş ham maddeler göz önüne alınmamıştır. Türkiye imalat sanayi için ham madde olarak tüm sektörlerde yaygın olarak kullanılabilecek, tüketimi nispeten yüksek miktarlarda olan, herhangi bir proseste işlem görebilecek ve ithalat düzeyi yüksek olan “demir ve çelik”, “kauçuk” ve ”birincil formda plastikler” seçilmiştir.

Ancak seçili ham maddelerin her birine özgü tasarruf oranı işletme anketlerinden derlenemediğinden ve bu ham maddelerin sektörel tüketim miktarlarına dair sağlıklı veri temin edilemediğinden ham madde tasarruf potansiyeli miktarsal olarak hesaplanamamış, sadece parasal olarak hesaplanabilmiştir.

Proje kapsamında atıkların geri kazanımı veya minimizasyonuyla elde edilebilecek tasarruflar, girdi (ham madde, su ve enerji) tasarrufları ile mükerrerlik olmaması açısından girdi tasarruf potansiyeline dâhil edilmiştir. Bu çalışmada kaynak tasarrufuyla önlenebilecek atık/atık su/hava emisyonu arıtma/bertaraf maliyetlerinin de hesaplanması amaçlanmış ve saha çalışmalarında uygulanan anketler bu amaca yönelik tasarlanmıştır. Ancak bu hesaplamaların yapılabilmesi için gerekli verinin temininde sıkıntılar yaşanmıştır. Örneğin “Ana metal sanayii” sektöründe işletmelere ait seçilen örneklemde atık su bertaraf maliyeti verisine ilişkin yeterli sayıda uygulamaya ulaşılamamıştır. Bu nedenle söz konusu sektör için önlenmiş atık su bertaraf maliyetinden sağlanan tasarruf potansiyeli hesaplanamamıştır. Aynı şekilde atık ve hava emisyonu arıtma/bertaraf maliyetlerine ilişkin olarak da yeterli veri temin edilemediğinden bu hesaplamalar da yapılamamıştır.

Potansiyel tasarruf hesapları; miktarsal ve parasal olarak ve Olağan, Gerçekçi ve İdeal olmak üzere üç farklı senaryo altında tahmin edilmiştir.

Olağan Senaryoda, gözlem yapılan sektörde işletmelerin etkinlik düzeyleri dikkate alınmayarak, sektörde faaliyet gösteren her bir işletmenin, örneklemdeki iyi uygulamalarda elde edilen tasarruf oranı kadar bir potansiyelinin olduğu varsayılmıştır.

Gerçekçi Senaryoda, işletmelerin etkinlik düzeyleri ile birlikte sektörün ortalama etkinliği göz önünde bulundurulmuştur. İşletmelerin tasarruf potansiyelinin etkinlik skorları ile ters orantılı olduğu kabul edilmiş olup tasarruf potansiyelinin hesabında sektörün ortalama etkinliğinin işletme etkinliğine oranı kullanılmıştır.
İdeal Senaryoda, ise yine işletmelerin etkinlik düzeyleri dikkate alınarak işletmelerin tasarruf potansiyelinin etkinlik skorları ile ters orantılı olduğu kabul edilmiş olup tasarruf potansiyelinin hesabında tam etkinliğin (1) işletme etkinliğine oranı kullanılmıştır.

Tasarruf potansiyelinin tahmin edilmesi için anketlerden yola çıkılarak her bir girdi için hesaplanan tasarruf oranları kullanılarak TÜİK Mikro Veri Araştırma Merkezinde etkinlik analizleri ve potansiyel analizleri gerçekleştirilmiştir. Alt sektörler özelinde elde edilen sonuçlardan yola çıkılarak seçili sektöre ve Türkiye imalat sanayinin bütününe genellemeler yapılmıştır. Her bir sektörde her bir girdi için gerçekleşen tasarruf değerleri toplanarak Türkiye imalat sanayinin toplam parasal girdi tasarruf değerine ulaşılmıştır. Ancak anket çalışmaları 5 sektöre dayandığı için NACE Rev.2 iki basamak düzeyinde geriye kalan 19 sektörün tasarruf potansiyelleri ayrıca tahmin edilmiştir. Anket yapılmayan 19 sektöre ilişkin tasarruf oranlarının hesaplanmasında OECD’nin imalat sanayi faktör kullanımı sınıflaması göz önüne alınarak, söz konusu 19 sektör anket yapılan 5 sektöre benzetilmiştir. Böylece 24 sektördeki işletmelerin her bir girdi için tasarruf potansiyellerinin toplanması ile Türkiye imalat sanayi tasarruf potansiyeli tahmin edilmiştir. Tasarruf potansiyeline ilişkin işletmeler ile gerçekleştirilen yüz yüze mülakatlardan ve saha çalışmalarından, imalat sanayinde işletmelerin birçoğunun suyu düşük bedelli/bedelsiz kullandıkları tespit edilmiştir. Ancak parasal su tasarruf hesaplamalarında suyun birim maliyeti ortalama 3 TL/m3 (2015 fiyatları ile) kabul edilmiştir. Bu değer sektörlere ve işletmelere göre değişebilmektedir. Bu genellemeler yapılırken TÜİK Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistikleri (2012) ve TÜİK İmalat Sanayi Su, Atık Su ve Atık İstatistikleri (2012) kullanılmıştır. 2012 yılı nominal fiyatları baz alınarak tahmin edilen parasal tasarruf potansiyelleri, NACE Rev.2, 4 Basamak TÜİK Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak 2015 yılı nominal fiyatlarına güncellenmiştir. Gerçekleştirilen bütün hesaplamalarda tüm işletme grupları (küçük, orta, büyük) için aynı metodoloji ayrı ayrı uygulanmıştır. Böylece küçük, orta ve büyük işletmeler arasındaki farklılıklar ortaya konulmuştur.

Seçili 5 sektör ve imalat sanayi için miktarsal enerji tasarrufu; parasal enerji tasarruf potansiyelinden yola çıkılarak elektrik ve yakıt kaynaklı olmak üzere iki şekilde hesaplanmıştır. Elektrik kaynaklı tasarruf tahminlerinde birim TEP bedeli anketlerden elde edilen verilerden hesaplanarak 2.412 TL (2013 fiyatları ile) olarak kabul edilmiştir. Yakıt kaynaklı tasarruf tahminlerinde ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji Denge Tabloları (2013) baz alınarak seçili sektörlerde ve imalat sanayinde tüketilen yakıtlar, kömür ve türevleri, petrol ve türevleri ve doğalgaz olmak üzere toplulaştırılarak, tüketim miktarlarının toplam yakıt tüketimi içerisindeki payları belirlenmiştir. Yakıtların tüketim paylarına ve anketlerden elde edilen birim TEP bedellerine göre, yine parasal tasarruf miktarlarından yola çıkılarak yakıt kaynaklı tasarruf potansiyeli miktarsal olarak tahmin edilmiştir. Su tasarrufunun miktarsal tahminleri için ise TÜİK İmalat Sanayi Su, Atık Su ve Atık İstatistikleri (2012) kullanılmıştır.

Bölgesel düzeyde tasarruf potansiyeli, 5 sektör ve Türkiye imalat sanayi için hesaplanan tasarruf potansiyelinin bölgelere ağırlıklandırılarak dağıtılmasıyla gerçekleştirilmiştir. Bölgesel analizler de miktarsal ve parasal olarak iki şekilde gerçekleştirilmiştir. Enerjinin bölgesel tasarruf potansiyeli (parasal ve miktarsal olarak) ile ham maddenin bölgesel tasarruf potansiyeli (parasal olarak) için bölgelerdeki sektörlerin cirolarının seçili sektörün veya imalat sanayinin toplam cirosu içindeki payları kullanılmıştır. Bölgedeki sektörlerin/imalat sanayinin cirosunun seçili sektörün ve imalat sanayi genelinin toplam cirosu içindeki payları için TÜİK Yerel Birim Faaliyetlerine Göre Göstergeler Tablosu baz alınmıştır. Suyun bölgesel tasarruf potansiyeli ise parasal ve miktarsal olarak; seçili sektörlerin ve Türkiye imalat sanayinin toplam tasarruf miktarının bölgelerdeki sektörlerin su kullanımının o sektörün toplam su kullanımındaki ağırlığı ile çarpılmasıyla hesaplanmıştır. Bölgelerdeki sektörlerin çektikleri su payları için TÜİK İmalat Sanayi Su, Atık Su ve Atık İstatistikleri (2012) kullanılmıştır.

Her bir girdi için tasarruflar parasal olarak hesaplandıktan sonra, anketlerden elde edilen verilere göre, seçili sektörler ve Türkiye imalat sanayi için belirlenen tasarrufların hayata geçmesi için gerekli olan yatırım değerleri tahmin edilmiştir. Gerekli olan yatırımlar düşük maliyetli ve yüksek maliyetli olmak üzere iki başlık altında irdelenmiştir. Geri dönüş süresi 1 yıldan az olan yatırımlar düşük maliyetli ve geri dönüş süresi 1 yıldan uzun olan yatırımlar ise yüksek maliyetli olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte yüksek maliyetli ve düşük maliyetli yatırımların ortalama geri dönüş süreleri de tahmin edilmiştir. Proje kapsamında tahmin edilen potansiyelin hayata geçmesi için yapılması gerekli iyileştirmeler/çalışmalar sektör uzmanları ve TÜBİTAK MAM proje ekibi tarafından yorumlanmıştır.

Ayrıca projede kaynak verimliliği potansiyeli miktarsal ve parasal olarak tahmin edildikten sonra seçili 5 sektör için kaynak verimliliğini etkileyen faktörler irdelenmiştir. Bu kapsamda her alt sektör için sektör uzmanları ile birlikte çalışılmış olup sektörlerin tanıtımı, sektörlerde uygulanan üretim prosesleri, kaynak verimliliği potansiyelinin hayata geçmesinde uygulanabilecek proses ve teknolojiler, pazar kısıtları, ekonomik faktörler, teşvik edici ve engelleyici etmenler, mevcut SWOT analizleri, rekabet koşulları, insan kaynakları vb. faktörler sektör uzmanlarınca değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında sektör uzmanları ile birlikte; “Genel önlemler ve yönetimsel uygulamalar”, “Kaynak yönetimi”, “İşletmede kaynak verimliliğini olumlu/olumsuz etkileyen faktörler” ve “Prosesler bazında kaynak verimliliğinin değerlendirilmesi” başlıkları altında işletmelere yönelik kontrol listeleri hazırlanmıştır. Anket ve saha çalışmaları süresince kontrol listeleri ve işletmelerden elde edilen bilgiler TÜBİTAK MAM proje ekibi tarafından analiz edilmiştir. Bu raporda konuyla ilgili bazı bilgilere yer verilmiş olup sonuçlar “Kaynak Verimliliğini Olumsuz Etkileyen Faktörlerin Analizi Raporu”nda daha detaylı olarak sunulmuştur.

Tahmin edilen kaynak verimliliği potansiyelinin gerçekleşmesi durumunda sağlanacak çevresel faydaların değerlendirilmesi amacıyla çevresel etkilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Değerlendirmelerin yapılmasında ilk aşamada doğrudan çevresel etkiler (önlenebilecek su ve enerji tüketim miktarı, önlenebilecek kirlilik yükleri vb.) belirlenmiştir. Bunun yanı sıra çevresel göstergeler belirlenerek “Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi” yönteminde kullanılan “Yaşam Döngüsü Etki Değerlendirme” metodolojisinden faydalanılmıştır. Bu metodolojide etki kategorisinin seçimi, karakterizasyon, normalizasyon, ağırlıklandırma ve değerlendirme aşamaları uygulanmıştır. Ayrıca hesaplanan normalize çevresel etkilerin Verimlilik Genel Müdürlüğü ve TÜBİTAK MAM ÇTÜE proje ekibi görüşleri doğrultusunda Analitik Hiyerarşi Proses (AHP) ile ağırlıklandırılması yapılarak, etki kategorilerinin göreli önem dereceleri tespit edilmiş ve ağırlıklandırılmış normalize çevresel etkiler üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Proje kapsamında miktarsal olarak ham madde tasarruf potansiyeli hesaplanamadığı için ham madde tasarrufu ile sağlanabilecek çevresel kazanımlar tespit edilememiştir. Ancak ham madde tasarrufu ile sağlanacak çevresel kazanımların hesaplanması için bir yöntem önerilmiştir. Bu yöntemde, ilgili ham maddenin üretimi sırasında tüketilen su ve enerji miktarları, oluşan spesifik emisyonlar ve diğer kirlilik yükleri ile tasarruf miktarları bir arada değerlendirilerek ham madde tasarrufu ile sağlanabilecek çevresel kazanımlar belirlenebilecektir. Çevresel etkilerin analizinde son aşamada, çevresel etkiler ve maliyet birlikte değerlendirilerek eko-verimlilik analizi yapılmış, karesel diyagramlar yoluyla sektörlerin eko-verimlilik durumları tespit edilmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca kaynaklar arasındaki etkileşim de dikkate alınarak dolaylı tasarruflara dikkat çekilmiş, verilerin elverdiği ölçüde dolaylı tasarruflar hesaplanmıştır. Bu raporda konu ile ilgili bazı bilgilere yer verilmiş olup sonuçlar “Çevresel Etki Analizi Raporu”nda daha detaylı olarak sunulmuştur.

Son olarak da proje yürütülürken karşılaşılan kısıtlardan yola çıkılarak kaynak verimliliği alanında yürütülecek bundan sonraki çalışmalar için önerilere yer verilmiştir.