İçindekiler
Dergi Arşivi

Standardizasyon Faaliyetleri ve Metroloji Ve Standardizasyon Genel Müdürlüğü’nün Bu Alandaki Rolü

İlknur TAŞKIN OYMAK / Şube Müdürü (Metroloji ve Standardizasyon Genel Müdürlüğü)

 

Ne kadar küçük olursa olsun insan toplulukları, var olduklarından bu yana ortak bir dile veya işaret sistemine ve birlikte kabul edilmiş yaşam kurallarına, yani ortak standart ve normlara ihtiyaç duymuşlardır. Bu ihtiyaçlar neticesinde ortaya çıkan standart; belirli bir konuda ortak ve tekrar eden kullanımlar için en uygun düzeyde bir düzen gerçekleştirilmesi amacıyla gerekli hükümlerin oluşturulması faaliyeti olan standardizasyon süreci sonunda elde edilmektedir. Standart kavramı ISO (Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı) tarafından “İmalatta, anlayışta, ölçme ve deneyde bir örneklik” olarak tanımlanmaktadır.

Birçok medeniyet tarih boyunca standart(lar) oluşturma faaliyetlerinde bulunmuşlardır. Dünyada bilinen en eski standardizasyon örneklerinden birisi takvim oluşturulmasıdır. Sümerler ve Mısırlılar bugün kullandıklarımıza çok benzeyen ve gezegenlerin hareketlerinden faydalanarak hazırladıkları takvimleri kullanmışlardır.

MS 1120’de İngiltere Kralı I. Henry’nin kolunun uzunluğuna eşdeğer olan “yard” ölçüsü Kraliyet Kararnamesiyle uzunluk ölçüsü olarak standartlaştırılmıştır.

MS 1631’de İngiltere Kralı I. Charles silah ve zırhların modellerini konu alan bir düzenlemede bulunmuştur. Bu düzenleme, askeri alanda zorunlu standardizasyonun kayda geçen ilk örneklerindendir.

19. yüzyıldaki Endüstri Devrimi sırasında ve gerekse ABD iç savaşı sırasında demiryolları kullanılarak yapılan taşıma talebinin artması sonucunda, demiryolu ölçülerinin standart hale getirilme ihtiyacı ortaya çıkmış ve 1864'te kıtalararası demiryolu ölçüleri kullanılmak üzere zorunlu kılınarak 1886’da “ABD standardı” haline getirilmiştir.

1904 yılında Baltimore’da yaşanan bir olay standardın önemine ilişkin çok çarpıcı bir örnek oluşturmuştur. Bir binada çıkan yangın hızla yayılmış, New York, Philadelphia ve Washington, DC’den gelen ekiplerin derhal müdahale etmelerine rağmen, her belediyenin yangınla mücadele ekipmanı için kendine özgü standartları olduğundan yangın hortumları Baltimore'daki yangın hidrantlarına bağlanamamıştır. 30 saatten uzun süren yangın yaklaşık 2.500 binayı tahrip etmiştir. Gelecekte benzer bir olayı önlemek için yeni bir ulusal standart geliştirilmesi gerektiğinden hareketle bir yıl içerisinde gerekli çalışmalar tamamlanmış ve ülke çapında güvenliğin sağlanması amacı ile ABD’de bu alanda ulusal bir standart oluşturulmuştur.

Dünyada verilen örneklere benzer pek çok alanda standart oluşturularak hayata geçirilirken, Osmanlı İmparatorluğunda da standart ve standardizasyon kavramını bugünkü anlamda ifade edebilen en eski belge niteliğine haiz “Kanunname-i İhtisab-ı Bursa” 1502 tarihinde zamanın padişahı Sultan II Beyazıt Han tarafından ferman olarak yayınlanmıştır. Bu ferman ile tuz, ekmek, et, sebzeler, yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi günlük hayatın temel gıdaları ile tekstil ürünleri, mücevherat, mutfak eşyaları, deri ve deri mamulleri, kürk ve ayakkabı gibi mamullerin kalite özellikleri, boyut ve ambalajlama gibi önemli hususları standartlara bağlanmış, özel bir teşkilatla bunların daimî bir denetim altında tutulması sağlanmış ve uyulmaması halinde uygulanacak narh ve ceza hükümlerine yer verilmiştir.

Özellikle II. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte bütün dünyada ekonomik alanda yeni baştan yapılanma çabaları başlamış, savaş sırasında özellikle Amerikan ordusundaki silah, teçhizat ve mühimmatın imali ve sevkiyatında yaşanan ciddi problemler standart ve standardizasyon kavramlarının dünyada yayılmasına vesile olmuştur.

Tarihsel olarak toplumun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak oluşturulan standartlar; toplumsal hayatta özellikle ekonomiye, üreticiye ve tüketiciye ciddi faydalar sağlamaktadır.

Bu faydaların başlıcaları aşağıda belirtilmiştir.

? Yenilikçiliğin gelişmesine katkı sağlarlar.

? Ürün ve hizmet kalitesinin gelişmesine yardımcı olurlar. Bu sayede işletmeler ve tüketiciler geliştirdikleri ve/veya kullandıkları ürün ve hizmetlerin güvenilir ve amaca uygun olduklarından emin olabilirler.

? Uygun kalitedeki ürün ve hizmetin elde edilmesini sağlarlar.

? Üretim sırasındaki kayıpları ve stok miktarını asgariye indirerek verimliliğin artırılmasını ve bu sayede maliyetin düşürülmesini sağlarlar.

? Ulusal ve uluslararası alanda ticaretin önündeki engelleri kaldırırlar.

? Bürokrasiyi azaltarak işletmelerin, küresel olarak ve daha geniş bir pazarda rekabet etmesine imkân tanırlar.

Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere standardizasyon faaliyetleri her ülke için vazgeçilmez bir unsur olmaktadır. Bu nedenle ülkeler kendi ulusal standardizasyon kuruluşlarını oluşturarak standardizasyon faaliyetlerini yürütmektedirler. TSE (Türk Standardları Enstitüsü-Türkiye), BSI (British Standards Institution-İngiltere), ANSI (American National Standards Institute-ABD), DIN, (Deutsches Institut für Normung- Almanya) JISC, (Japanese Industrial Standards Committee- Japonya), AFNOR, (Association Française de Normalisation-Fransa) bu amaçla kurulan ulusal standardizasyon kuruluşlarıdır.
Ulusal standardizasyon kuruluşlarının yanı sıra bölgesel ve uluslararası standardizasyon kuruluşları da bulunmaktadır. Söz konusu kuruluşların yürüttüğü standardizasyon faaliyetleri sayesinde standartlar birbiriyle uyumlu hale getirilmektedir. Uluslararası ve Bölgesel Standardizasyon Kuruluşları aşağıda sıralanmıştır:

Uluslararası Standardizasyon Kuruluşları;
? ISO (International Organization for Standardization) - Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı,
? IEC (International Electrotechnical Commission) - Uluslararası Elektroteknik Komisyonu,
? ITU (International Telecommunication Union) - Uluslararası Telekomünikasyon Birliğidir.
Bölgesel Standardizasyon Kuruluşları;
? CEN (European Committee for Standardization) - Avrupa Standardizasyon Komitesi,
? CENELEC (European Committee for Electrotechnical Standardization) - Avrupa Elektroteknik Standardizasyon Komitesi,
? ETSI (European Telecommunications Standards Institute) - Avrupa Telekomünikasyon Standartlar Enstitüsüdür.

Ülkemizde, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) 1954 yılında, her türlü mal ve hizmet standardı hazırlamak amacıyla ve “Ulusal Standardizasyon Kuruluşumuz” olarak kurulmuştur. TSE, halen Cumhurbaşkanlığının 4 No’lu Kararnamesiyle kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasları belirlenen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ilgili kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

TSE; ISO ve IEC kuruluşlarına 1956 yılında, CEN ve CENELEC’e ise 2012 yılında tam üye olarak, uluslararası standartların hazırlanması sürecinde ülkemizin etkinliğini artırmaktadır.

Türk Standartları Enstitüsü; standart hazırlama faaliyetlerini Enstitünün Genel Kurulu’nun kararıyla kurulan ve ana bilim dalı ile anılan ihtisas kurulları ve ayrıca ihtisas kurulları altında yer alan teknik komiteler tarafından yürütmektedir. Hazırlanan standart taslak metinleri TSE Teknik Kurulu’ndan onay aldıktan sonra Türk standardı “İhtiyari” olarak kabul edilmektedir. İhtiyari standartlar, ilk defa hazırlanan yeni bir standart olabileceği gibi, standartlar zaman içinde revizyon ve tadil edilmişte olabilirler. Güncelliğini yitirmiş standartlar ise iptal edilerek uygulamadan kaldırılmaktadır. Söz konusu ihtiyari standartlar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından zorunlu uygulamaya konulmaktadır.

Bakanlık; bahse konu faaliyetler için kendi bünyesinde Metroloji ve Standardizasyon Genel Müdürlüğünü ihdas etmiştir. Söz konusu Birim; 10/7/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 391. Maddesi (d) fıkrasında yer alan; “Türk Standardları Enstitüsünce hazırlanan ve Bakanlıkça gerekli görülen standartlara ilişkin düzenlemeler yapmak ve sorumluluk alanındakilerin uygulanmasını sağlamak” görevlerini yerine getirmekle yetkili kılınmıştır. Bu çerçevede; TSE tarafından hazırlanan ihtiyari standartlar, Genel Müdürlükçe incelenerek düzenlenmemiş alanda yer aldığı ve halkın can ve mal güvenliğini ilgilendirdiği durumlarda, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile sektörün görüşleri de alınmak suretiyle zorunlu uygulamaya konulmasına karar verilmektedir. Zorunlu uygulamaya konulacak standardın kapsamı, uygulanmasına ilişkin hususlar ve karşılıklı tanıma hükümlerini içeren tebliğ taslağı; 2/5/2012 tarihli ve 2012/3169 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Düzenlenmemiş Alanda Karşılıklı Tanıma Yönetmeliği” gereği Ticaret Bakanlığı aracılığıyla Avrupa Birliği Komisyonu’na bildirilmektedir. Taslak, Avrupa Birliği komisyonu tarafından üç ay boyunca üyelerin görüşlerine sunulmak üzere askıda tutulmakta, gelen görüşler ile birlikte nihai haline getirilerek Resmi Gazete’de yayımlanmaktadır. Böylece Resmi Gazete’de yayımlanan standarda ilişkin tebliğ “teknik bir düzenleme” haline gelmiş olmaktadır. Bu çerçevede Genel Müdürlükçe halen 371 adet standart zorunlu uygulamaya alınmış durumdadır.

Diğer taraftan, 10/7/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 391. Maddesi (f) fıkrasında Metroloji ve Standardizasyon Genel Müdürlüğünün “Metroloji, standardizasyon, akreditasyon ve uygunluk değerlendirmesi alanlarında stratejiler belirlemek, bunların uygulanmasında ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak,” görevi de bulunmaktadır. Bu çerçevede; Genel Müdürlükçe standardizasyon alanında strateji belirlenmesine yönelik 2016 yılında çalışmalara başlanılmıştır.

Küreselleşen ve ortak pazardan pay almak için çaba sarfeden ülkemizin, gönüllülük esasına dayalı olan uluslararası ve bölgesel standardizasyon çalışmalarında yeterince rol alamadığı bir gerçektir. Genel Müdürlük; uluslararası standardizasyon faaliyetlerine daha etkin katılım sağlama, ülkemizde standardizasyon faaliyetlerinin daha verimli bir şekilde yürütülmesi ve bu alandaki tüm sorunların ve çözüm önerilerinin belirlenmesine yönelik kamu kurumları, üniversite ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımı ile çeşitli çalıştaylar düzenlemiştir. Yapılan bu çalışmalarda standardizasyon alanında; kamuoyunun yeterli bilince ve farkındalık düzeyine sahip olmadığı, orta ve yükseköğrenim kurumlarında standardizasyon konusunda eğitim programlarının yetersiz olduğu, uluslararası ve bölgesel düzeyde standardizasyonla ilgili çalışmalara yeterli katılım sağlanamadığı ve paydaşlar arasında işbirliği ve koordinasyonun eksik olduğu görülmüştür. Tespit edilen bu eksiklerin giderilmesine yönelik Metroloji ve Standardizasyon Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda hazırlanan strateji belgesi “Tüm paydaşların standart hazırlama sürecine etkin bir şekilde katıldığı, standartları uygulamayı ilke edinmiş, küresel alanda belirleyici ve söz sahibi bir ülke olmak” vizyonu ile Ulusal Standardizasyon Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2017-2020) olarak tamamlanmış ve 07/02/2017 tarihli ve 2017/2 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı’nın 03/03/2017 tarihli ve 29996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla uygulamaya konulmuştur. Söz konusu Belge, 4 hedef ve 21 eylemden oluşmaktadır. Bu hedefler aşağıda belirtilmiştir.

? Standardizasyon altyapısını güçlendirmek,

? İlgili tüm paydaşların standardizasyon sürecine etkin katılımını sağlamak ve standartların kullanımını yaygınlaştırmak,

? Küresel alanda etkinliği artırmak,

? Yeni teknolojili ürünlere ve iş güvenliği ile sosyal yaşam kalitesini artırmaya yönelik özgün standartları hazırlamaktır.

Sonuç olarak; Metroloji ve Standardizasyon Genel Müdürlüğü verilen “…standartlara ilişkin düzenlemeler yapmak ve sorumluluk alanındakilerin uygulanmasını sağlamak” görevi çerçevesinde halkın can ve mal güvenliğini tehdit edebileceği öngörülen ve düzenlenmemiş alan olarak ifade edilen yani herhangi bir mevzuatı bulunmayan ürünler için standartların zorunlu uygulamaya alınarak mevzuat oluşturulması ve yürürlüğe konulması mevzuat anlamında ciddi bir eksikliği ortadan kaldırmaktadır. Böylece AB direktiflerinin uyumlaştırılması sonucu yürürlüğe konulan yönetmelikler dışında kalan ürünler için azami kriterler belirlenmiş olmaktadır. Ancak yürürlüğe konulan bu mevzuat kapsamındaki gerek ithal gerekse ülkemizde üretilen ürünler açısından belirlenen bu gerekliliklere uygun ürün üretilip üretilmediğinin denetlenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle düzenlenmiş alanda yürütülen etkin piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerinin bu alan için de aynı hassasiyette yapılması gerekmektedir. Aksi halde yürürlüğe konulan zorunlu standart uygulamaları için hedeflenen güvenilir ürünlerin piyasada yer alması hedefine ulaşmak mümkün olmayacaktır.

Diğer taraftan Metroloji ve Standardizasyon Genel Müdürlüğüne verilen “standardizasyon, alanında stratejiler belirlemek, bunların uygulanmasında ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak” görevi çerçevesinde hazırlanmış olan “Ulusal Standardizasyon Strateji Belgesi ve Eylem Planı”nda belirlenen hedeflere ulaşılabilmesi için, belgede yer alan eylemlerin sorumlu kuruluşlar tarafından titizlikle yerine getirilmesi ve Genel Müdürlükçe bu eylemlerin izlenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu strateji belgesinden elde edilen çıktıların doğru bir şekilde analizi yapılarak daha sonra hazırlanacak olan yeni strateji belgelerine girdi oluşturması sağlanmalı ve bu şekilde belirlenen hedeflere ulaşılmalıdır.

Tarih boyunca her alanda standartlara ihtiyaç duyulduğu ve standardizasyon faaliyetleri için emek harcandığını görmekteyiz. Günümüzde yeni bir çağın başlangıcı sayılabilecek ve tüm dünyanın bu dönüşüme hazırlandığı 4. Sanayi Devrimi’nde standardizasyon faaliyetleri önemini daha da artırarak kendini göstermektedir. Dünya devleri ile rekabet edebilmenin yolu güçlü bir standardizasyon altyapısından ve uluslararası standardizasyon kuruluşlarında daha etkin rol almaktan geçmektedir.

Kaynakça
Roland Wenzlhuemer, The History of Standardisation in Europe
https://www.ansi.org/consumer_affairs/history_standards
Richard A Elwell, An İntroduction to Defence Standardization https://www.standards.org.au/standards-development/what-is-standard
https://www.tse.org.tr/
Türk Standartları Enstitüsü Stratejik Planı 2018-2022
Ulusal Standardizasyon Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2017-2020)