İçindekiler
Dergi Arşivi

Sunuş

Anıl YILMAZ

 

Küresel ekonomik düzende rekabet alanında büyük
değişimler yaşanmaktadır. Endüstride önemli alıcı
pazarları çok sınırlı bir esneklik ve büyüme gösterirken,
geleneksel endüstri ülkeleri dışındaki ülkelerin satıcıları
pazarda hızla çoğalmakta, ihtiyaç ve beklentilere uygun
ürünleri sunmaktadır. Pazarda sayısı her geçen gün artan mal ve hizmet
sunucular, rekabetçi ürünleri ve verimlilik yetenekleri ile uluslararası
rekabet koşullarını giderek ağırlaştırmaktadır. Müşteri, artan pazarlık
gücü ile ürün niteliklerini kendine özgü olarak artırmakta ve üreticiyi
kısa teslim sürelerine zorlamaktadır. Bunun yanında yüksek ürün
kalitesi, uygun fiyat ve ürünlerin hızla yenilenmesi, müşteriye özel
imalat ve aynı zamanda çok kısa teslim süreleri her zaman kritik başarı
faktörleri olarak önemini korumaktadır. Çok sayıda ve hızla geliştirilmiş
ürün grupları işletmelerin yeni pazar alanlarındaki başarı şanslarını
artırmaktadır. Ekonomik sistemde gözlemlediğimiz bu rekabet
sürekli devam eden ve hiçbir zaman sonuçlanmayacak bir süreçtir. Bu
rekabette arka sıralara düşmek istemeyen işletmeler yeniden yapılanma
zorunluluğu ile karşı karşıyadır. Bu yapılanma, üretim kaynaklarından
daha iyi yararlanarak verimliliğin artırılmasına yönelik olmak
durumundadır.
Çevrenin korunması ve ekonomik nedenler, işletmelerde her türlü
israfın önlenmesini öncelikli olarak gündeme getirmektedir. Yeni üretim
yönetimi yaklaşımında üretime katkıda bulunmayan her şey israf olarak
algılanmakta, küçük çalışma grupları aracılığı ile üretim ortamında
“israfa” neden olan sorunları belirleyip çözümlemek ve bu süreci bir
çevrim olarak sonsuza kadar sürdürmek: kısaca daha iyiyi, daha kısa
sürede yapmaya çalışmak amaçlanmaktadır. Bu yaklaşım, yönetimin
tüm üretim sürecinde etken (üretken) ve etken olmayan (yardımcı ve
destek) faaliyetler üzerinde yoğunlaşmasını, etken olmayan faaliyetlerin
olabildiğince azaltılmasını sağlayacak önlemleri araştırmasını ve
uygulamasını gerektirmektedir.
Yalın üretim, işletmelere rekabette avantaj sağlayan ve sürekli
iyileştirme, ekip çalışması, sıfır stok, tam zamanında üretim, kısa hazırlık
zamanları, standartlaştırılmış faaliyetler, tam koruyucu bakım, küçük
partilerde üretim, bireysel kontrol sistemleri vb. yaklaşımları kapsayan
bütünsel bir yöntemdir.
Yalın üretimin en önemli hedefi, zanaatkar üretiminin mükemmelliğini
kitle üretimi ile birleştirmek ve kitle üretiminin sakıncalarını önlemektir.
Yalın üretim, müşteri isteklerini karşılayan ürünleri, esnek üretim
donanımlarını kullanarak üretebilen, nitelikli elemanların ekip
çalışmasını gerektiren bir yöntemdir. Böylelikle yüksek nitelikli ve esnek
kaynaklarla büyük miktardaki ara stokların ortadan kalması sağlanarak
ve bu miktarların çalışma yerleri arasında dolaşması engellenerek küçük
hacimsel alanlarda daha etken bir akış sağlanmaktadır.
Hemen her sektör açısından son derece önem taşıyan “Yalın Düşünce”
temasını detaylı bir şekilde ele aldığımız bu sayımızın hazırlanmasında
destek olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye Genel Müdür ve CEO’su
Sayın Orhan Özer ile Yalın Enstitü Derneği Başkanı Sayın Yalçın İpbüken
başta olmak üzere uzmanlarımıza ve akademisyenlerimize bir kez daha
teşekkür ediyoruz..