İçindekiler
Dergi Arşivi

Sunuş

Anıl YILMAZ / Genel Müdür

 

Bilimsel ve teknolojik ilerleme insanlık tarihi boyunca ilk aletlerin icadından günümüze kadar uzanan bilgi birikimi ile sürmektedir. Bu alandaki ilerlemeler, uzun dönemli ekonomik ve toplumsal gelişmenin en önemli unsurlarındandır. Bilim ve teknoloji politikaları ise bu gelişimin hızını ve yönünü etkilemenin bir aracıdır.

Türkiye’de 1960’larda Planlı Dönem ile başlayan bilim ve teknoloji politikaları oluşturma çalışmaları özellikle “Türk Bilim Politikası 1983-2003” ve “Türk Bilim ve Teknoloji politikası 1993-2003” belgeleriyle önemli bir boyut kazanmıştır. Yakın dönemde ise bilim ve teknolojiye yönelik olarak hazırlanmış birden çok strateji belgesi bulunmaktadır. Bunların başlıcaları, “Vizyon 2023: Bilim ve Teknoloji Stratejileri”, “Bilim ve Teknoloji Uygulama Planı (2005-2010)” ve “Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi (2011-2016)”dir. Bunlardan sonuncusunda ülkemizin bilim, teknoloji ve yenilik vizyonunun gerçekleştirilmesi için, Ar-Ge ve yenilik sistemindeki temel dinamiklerin işlevselliğini artıracak stratejiler anahtar niteliğindedir. Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin geliştirilmesine yönelik yakalanan başarının ivmelenerek sürdürülmesi hedeflenmektedir.

Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi’nin vizyonu “Orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Avrasya’nın üretim üssü olmak”tır. Ülkemiz sanayisi için koyulan bu hedefe ulaşmak, çoğu KOBİ olan firmaların teknolojik gelişiminin sağlanması ile mümkün olacaktır. Teknolojik gelişmenin temelinde ise temel bilimler ve Ar-Ge alanlarındaki çalışmalar yatmaktadır. Tüm bunlardan hareketle açıkça görülmektedir ki ülkemizin ekonomik gelişmesi eğitimli, yetişmiş, kalifiye işgücüne bağlıdır. Türkiye sahip olduğu genç nüfusla işgücü açısından önemli avantajlara sahip olmakla birlikte potansiyel işgücünün günümüz dünyasında rekabet edebilecek yetkinlikte olması için eğitim politikaları öne çıkmaktadır. Teknolojik gelişmede sürekliliği sağlamak, bilime, Ar-Ge’ye, sanayiye, eğitime ilişkin politikaların eşgüdümünü zorunlu kılmaktadır.

Gerek bakanlığımız gerekse bağlı ve ilgili kuruluşlarımız bünyesinde hazırlanmakta olan tüm bu politika ve stratejilerin hayata geçirilmesi ile teknoloji yeteneğinin güçlendirilmesi, teknolojik yenilikler yoluyla uzun dönemde verimlilik artışı sağlanması, imalat sanayinde üretim ve ihracat yapısının yüksek katma değerli, teknoloji yoğun bir yapıya kavuşması, sanayide verimlilik temelli yapısal bir dönüşümün önemli bileşenleri olacaktır.

Anahtar Dergisi’nin bu sayısında bilim ve teknoloji politikalarını farklı açılardan ve bir bütünlük oluşturacak şekilde ele almaya çalıştık. Değerlendirmeleriyle dergimize destek olan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fikri IŞIK’a ve Müsteşarımız Sayın Prof. Dr. Ersan ASLAN’a şükranlarımızı sunuyor, “Bilim-Teknoloji-Sanayi Politikaları” başlıklı yazısıyla konuyu genel çerçevede ele alan Bilim ve Teknoloji Genel Müdürü Sayın Doç. Dr. Cevahir UZKURT başta olmak üzere derginin hazırlanmasında emeği geçen Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü ile Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü yönetici ve çalışanlarına teşekkür ediyoruz.