İçindekiler
Dergi Arşivi

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Yusuf YAZAR

 

2012 ve sonraki yıllarda hem yenilenebilir enerji kaynak ve teknolojileri ve hem de enerji verimliliği konuları sıkça ve çokça gündemde olacak Enerji Verimliliği Strateji Belgesi Türkiye’nin enerji verimliliği açısından kabul edilebilir bir yere gelmesi için bir yol haritası çiziyor Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği konusunda Genel Müdürlüğünüzün görev ve faaliyetleri ile önümüzdeki dönemde planladığı çalışmalar nelerdir?

Bu soruya Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’nün (YEGM) hayat bulmasının sebebi 662 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’den bir alıntıyla cevap vermek yerinde olur sanıyorum. Orada YEGM’nin görevleri şöyle tanımlanıyor:

a) Ülkenin hidrolik, rüzgâr, jeotermal, güneş, biyokütle ve di ğer yenilenebilir enerji kaynakları öncelikli olmak üzere tüm enerji kaynaklarının tespiti ve değerlendirilmesine yö nelik ölçümler yapmak, fizibilite ve örnek uygulama projeleri hazırlamak; araştırma kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparak pilot sistemler geliştirmek, tanıtım ve danışmanlık faaliyetleri yürütmek,

b) Sanayide ve binalarda enerjinin verimli kullanımı ile ilgili olarak farkındalık oluşturmak ve bu amaçla çalışmalar yürütmek,

c) Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu tarafından onaylanan enerji verimliliği uygulama projelerini ve araştırma ve geliştirme projelerini izlemek ve denetlemek,

d) Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarındaki çalış maları ve gelişmeleri izlemek ve değerlendirmek, ülkenin ihtiyaç ve şartlarına uygun olarak araştırma ve geliştirme hedef ve önceliklerini belirlemek, bu doğrultuda araş tırma ve geliştirme çalışmaları yapmak, yaptırmak, çalış ma sonuçlarını ekonomik analizleri ile birlikte kamuoyuna sunmak,

e) Yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesine ve enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik projeksiyonlar ve öneriler geliştirmek.

Tabii, bu görevler bir kısmı diğer bazı görevlerle birlikte şimdi mülga durumda olan Elektrik İşleri Etüt İdaresi tarafından yürütülmüştü. Şimdi belli fonksiyonları DSİ’ye devredilmiş ve yenilenebilir enerji kaynak ve teknolojilerine ve enerji verimliliğine ve ilgili konulara odaklanması beklenen ve yeniden yapılanmakta olan bir genel müdürlü ğümüz var. Ayrıca bu yeni genel müdürlüğün bu görevleri beklentilere cevap verebilecek şekilde yerine getirebilmesi için bir kısmı diğer bazı kurum ve kuruluşları da ilgilendirebilecek birtakım yasal düzenlemeler gerekecek gibi gö rünüyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın bu yeniden yapılanma süreci içerisinde (YEGM de bir merkez birimi olarak Bakanlığımızın bir parçasıdır) Genel Müdürlüğü müzün yeterli kapasiteye sahip olabilmesi için sayın Bakanımızın ve Müsteşarımızın da bize gerekli desteği sağlayacağına inanıyorum. 2012 ve sonraki yıllar hem yenilenebilir enerji kaynak ve teknolojileri ve hem de hayatın hemen her yanını ve durumunu ilgilendiren enerji verimliliği konularının sıkça ve çokça gündemde olacak olduğu yıllar olacak.

Yenilenebilir enerjiye neden ihtiyaç duyulmaktadır, ülkemizin yenilenebilir enerji potansiyeli hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

Yenilenebilir enerjiye neden gerek olduğu sorusuna birkaç ayrı perspektiften bakarak cevap verebiliriz. Birincisi; ‘enerji arz güvenliğimiz’ açısından. Bilindiği gibi yerli enerji kaynaklarımız –özellikle hidrokarbon kaynaklarımız bugün duyduğumuz ihtiyacı karşılamaktan oldukça uzak. Yıllık toplam enerji tüketimimizin yaklaşık %73’ünü ithalatla karşılıyoruz. Yani enerjide çok büyük ölçüde dışa bağımlıyız.

Yenilenebilir enerjiyse aynı zamanda ‘yerli’ olan enerjidir. Dolayısıyla, ne kadar yenilenebilir enerji kayna ğı kullanırsak enerji (hammaddesini; petrol, doğal gaz, kömür) ithalini o ölçüde daha az yapma imkanına sahip oluruz. Tabii bunun ekonomi planında da bir karşılığı var. İkincisi; çevre ve iklim değişikliği açısından. Yine bilindiği gibi, çevreye olan olumsuz etkiler ve iklim değişikliği bağ lamında ‘fosil yakıtlar’ın (petrol ürünleri, doğal gaz, kömür) özel bir şöhretleri var.

Enerji üretiminde, binalarda (ısınma ve ısıtma amaçlı) ve sanayide olduğu kadar ulaşımda kullanılan fosil yakıtların kullanılan teknolojiye bağlı olarak daha az ya da daha çok da olsa şu ya da bu derecede bir kirleticiliği ve olumsuz etkisi olduğu biliniyor. İklim değişikliği bağlamında bütün sınırların aşılmakta olduğu değerlendirmelerinin yapıldığı günümüzde yenilenebilir enerji kaynakları bir temiz enerji kaynağı olarak kendisini çözümün bir parçası olma imkan ve fırsatını sunmaktadır. Bir üçüncü perspektifse; yeni ve temiz teknolojilere aşinalık kazanma ve bu genellikle yüksek teknoloji olarak geliştirilmiş olan teknolojileri kullanabilir duruma gelme ve bir ölçüde ve belli bir süreç içerisinde bu teknolojileri geliştirebilecek birikime ulaşabilmeyi hedefleyen perspektiftir ve Türkiye’de bu yetişmiş insan potansiyeli belli ölçüde vardır.

Yenilenebilir enerji potansiyelimiz konusunda belli tahminler yapılabilmektedir. Doğrusu, bu tahminler nihayet bir tahmindir ve belli varsayımlara dayandığı için teknolojideki gelişmeye bağlı olarak değişebilmektedir. Yine de bir fikir vermesi açısından örneğin geçtiğimiz yıllarda sorulduğunda verdiğimiz cevapları burada zikredebilir ve Türkiye’nin yıllık elektrik üretimi olarak 135 milyar kilowatsaatlik bir hidroelektrik potansiyeline, 8 bin megawatlık çok verimli ve 40 bin megawatlık orta verimli bir rüzgar enerjisi kurulu güç potansiyeline, 650 megawatlık bir elektrik üretimi için uygun jeotermal potansiyeline, yakla şık 8 milyon ton petrol eşdeğeri karşılığı bir biyokütle potansiyeline ve yine oldukça yüksek (yıllık 33 milyon ton petrol eşdeğeri karşılığı) bir güneş enerjisi potansiyeline sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu değerlerin yenilenebilir enerji teknolojilerindeki gelişmelere ve yerinde (hem mekan ve hem de zaman açısından) daha sık ve hassas yapılan ölçümler sonucunda yeniden yeniden değerlendirilip revize edilebilecek olduğunu vurgulamak yerinde olur.

Önümüzdeki dönemde uygulamaya girmesi beklenen Enerji Verimliliği Strateji Belgesi’nin içeriği ve kapsamı nedir?

Bu belge ile birlikte uzun vadede ülkemizde enerji verimliliği konusunda ne gibi çalışmalar hedeflenmektedir? Enerji Verimliliği Strateji Belgesi Türkiye’nin enerji verimliliği açısından kabul edilebilir bir yere gelmesi için bir yol haritası çiziyor diyebiliriz. Belge’de oldukça geniş bir alanı kapsam içine alan 7 stratejik hedef tanımlanıyor. Bunlar, imza süreci devam eden taslaktaki şekliyle şöyle:

1. Sanayi ve hizmetler sektöründe enerji yoğunluğunu ve enerji kayıplarını azaltmak,

2. Binaların enerji taleplerini ve karbon emisyonlarını azaltmak; yenilenebilir enerji kaynakları kullanan sürdürülebilir çevre dostu binaları yaygınlaştırmak,

3. Enerji verimli ürünlerin piyasa dönüşümünü sağlamak,

4. Elektrik üretim, iletim ve dağıtımında verimliliği artırmak, enerji kayıplarını ve zararlı çevre emisyonlarını azaltmak,

5. Motorlu taşıtların birim fosil yakıt tüketimini azaltmak, kara, deniz ve demir yollarında toplu taşıma payını artırmak ve şehir içi ulaşımda gereksiz yakıt sarfiyatını önlemek,

6. Kamu kesiminde enerjiyi etkin ve verimli kullanmak,

7. Kurumsal yapıları, kapasiteleri ve işbirliklerini güçlendirmek, ileri teknoloji kullanımını ve bilinçlendirme etkinliklerini artırmak, kamu dışında finansman ortamları oluşturmak.

Belge’de yalnızca hedefler tanımlanmıyor; bu hedeflerin gerçekleşmesinde rolü olması gereken paydaşlar ve gerekli eylemler de tanımlanıyor. Yani, Belge’nin yayınlanmasıyla her şey bitmiş olmayacak ama önemli bir kilometre taşı geçilmiş olacak. Dolayısıyla Belge, yayımlandığı tarihten sonraki dönemde gerçekleştirilmesini murat ettiğimiz büyük ve kapsamlı verimlilik girişimi açısından son derece önem taşımaktadır.