İçindekiler
Dergi Arşivi

Tarımda Verimlilik Sorunu: Tarımdan Sanayiye İş Gücü Transferi Ve Zirai Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları

Mehmet AŞICI / AB Uzman Yardımcısı (AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü)

 

Uluslararası Çalışma Örgütü istatistiklerine göre 2014 yılında Türkiye’de çalışan nüfusun % 22,30’una karşılık gelen 5,6 milyon insan tarım sektöründe istihdam edilmiştir. OECD istatistiklerine göre ise Türkiye’deki 5,6 milyon tarım çalışanı; 2014 yılı fiyatlarıyla 125 milyar TL değerinde katma değer üreterek toplam katma değerin % 8,03’ünü oluşturmuştur. Tarımsal üretimin, toplam katma değerden bu kadar yüksek pay almasının sebebi payda yer alan tarım sektörü katma değerinin büyüklüğü değil, paydada yer alan toplam katma değerin göreceli olarak küçük olmasıdır. Ülkelerin ekonomileri gelişip refah düzeyleri yükseldikçe, tarım sektörünün toplam katma değerden aldığı pay hızla azalmaktadır. Tarım sektörü çok gelişmiş ülkeler dahi bu genel kuraldan istisna değildir.

Tarımda istihdam edilen nüfus ile tarım sektörünün toplam katma değerden aldığı payları gösteren ve uluslararası karşılaştırma imkânı sunan grafikler Şekil 1a, Şekil 1b, Şekil 2a ve Şekil 2b’de sunulmuştur.


Şekil 1a: Tarımda istihdam edilen nüfus oranı


Şekil 1b: Tarımda istihdam edilen nüfus oranı

Şekil 1a ve Şekil 1b incelendiğinde, ülkelerin refah düzeyleri arttıkça tarımda istihdam edilen nüfus oranının azaldığı gözlenmektedir. Tarımdan elde edilen katma değerin düşük olması sebebiyle, refah seviyesi yüksek ülkelerde işgücü daha yüksek katma değer sağlayan sanayi ve hizmetlere yönelmektedir. Şekil 1a ve Şekil 1b’de yer verilen OECD ülkeleri, 3 grupta tasnif edilebilir.

Türkiye – Polonya – Kore
Avustralya – Fransa – Hollanda – İsviçre
ABD – Almanya – İsrail – Lüksemburg
Grafiklerde de gözlendiği üzere, bu ülke grupları arasında refah seviyesi en üst düzeyde olan ABD – Almanya – İsrail – Lüksemburg dörtlüsünde tarımın istihdamdan aldığı pay % 1,8 civarındadır. Bu ülkelerde işgücü tarımdan ziyade daha yüksek katma değer üreten sektörlere yönelmekte ve tarım sektörünün toplam katma değerden aldığı pay düşük kalmaktadır.


Şekil 2a: Tarım sektörünün toplam katma değerden aldığı pay


Şekil 2b: Tarım sektörünün toplam katma değerden aldığı pay

Tarım sektörünün istihdamdan aldığı paya kıyasla düşük katma değer üretmesi durumu Şekil 2a ve Şekil 2b’de net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bazı yıllarda İsrail haricinde, istisnasız bütün ülkelerde tarımın katma değerden aldığı pay istihdamdan aldığı payın altında kalmaktadır. Yukarıda bahsedilen 3 ülke grubundan ABD – Almanya – İsrail ve Lüksemburg’dan oluşan grupta tarımın istihdamdan aldığı pay % 1,8 iken, katma değerden aldığı pay % 0,8’lere gerilemektedir.

Şekil 2b’de İsrail, Şekil 1b’de birlikte gruplandırıldığı ülkelerden ayrışmakta ve tarımın gerek istihdamdaki payı gerekse katma değerden aldığı pay her iki şekilde de % 1,6 – 1,7 mertebesinde seyretmektedir. İsrail’i diğer ülkelerden ayıran faktör bu ülkenin tarım sektöründe yaptığı araştırma ve geliştirme sayesinde tarım sektörünün katma değerini yükseltebilmiş olmasıdır. İsrail’in Şekil 1b’de birlikte gruplandırıldığı ülkelerden;
ABD, nüfusunun % 1,57’si ile toplam katma değerinin % 1,21’ini
Almanya, nüfusunun 1,73’ü ile toplam katma değerinin ancak % 0,76’sını
Lüksemburg ise nüfusunun % 1,49’u ile toplam katma değerinin ancak ve ancak % 0,32’sini
tarım sektörü marifetiyle üretebilmektedir.

Tarım sektöründe yaptığı araştırma ve geliştirme faaliyetleri sayesinde İsrail’i diğer ülkelerden başarılı kılan faktör öylesine etkilidir ki, 2009 yılında toplam katma değerin % 1,93’ünü üreten İsrail tarım sektörü istihdamdan sadece % 1,70 pay almıştır. Benzer bir başarı, 2011 yılında % 1,70 toplam katma değer üretimi ve % 1,68’lik istihdam payı ile tekrar edilmiştir.

Şekil 1 ve Şekil 2 tarımda istihdam edilen nüfusun verimliliğine dair fikir verici olsa da bu şekiller üzerinden analiz yapmak güçtür. Bu iki şeklin ayrı ayrı sunduğu bilgiyi sentezleyerek tarımda istihdam edilen nüfusun verimliliğini analiz etmek için Şekil 3 üretilmiştir. Şekil 3, tarım sektörünün toplam katma değerden aldığı payın, tarım sektörünün toplam istihdamdan aldığı paya bölünmesiyle elde edilmiştir. Bu sayede, çalışan nüfusun % 1’ini tarımda kullanarak elde edilen toplam katma değer payı hesap edilmiştir. Şekil 3’teki grafiklerin formül olarak ifadesi şu şekildedir;

((Tarım Sektörü Katma Değeri)/(Toplam Katma Değer))⁄((Tarım Sektörü İstihdamı)/(Toplam İstihdam))

Bu formül neticesinde, çalışan nüfusun % 1’inin tarım sektörünün üretim kabiliyetlerini kullanarak toplam katma değere ne kadar katkı yaptığı ölçülebilmektedir.


Şekil 3: Çalışan nüfusun % 1’inin tarım sektöründe ürettiği katma değer oranı

Şekil 1 ve Şekil 2 üzerinde İsrail’e ilişkin yapılan yorumlar, Şekil 3 üzerinde somut bir hal almıştır. Görüldüğü gibi, 2009 ve 2011 yıllarında İsrail’e ait grafik çizgisi % 1 değerinin üzerine çıkmıştır ve bu ülkenin ortalama değeri en üst düzeydedir. İsrail’in bu başarılı grafiğinin ardında daha önce de belirtildiği gibi yoğun araştırma – geliştirme faaliyetleri vardır.

İsrail’in özel durumu ayrı tutulup, Şekil 3’te Türkiye’den daha iyi performans gösteren Avustralya, Birleşik Amerika Devletleri, Hollanda, Fransa ve Almanya incelendiğinde bu ülkelerdeki ortalama çiftlik büyüklüğünün Türkiye’den büyük olduğu görülmektedir. Ortalama çiftlik büyüklüğünün sağladığı ölçek ekonomisi avantajları sayesinde, söz konusu ülkeler Türkiye’den daha verimli tarımsal üretim yapabilmektedir. Türkiye’nin ve bahsi geçen ülkelerin ortalama çiftlik büyüklüğü Tablo 1’de sunulmuştur.

Tablo 1: Ortalama çiftlik büyüklükleri

Ülke Adı

Ortalama Çiftlik Büyüklüğü (hektar)

Türkiye

0,6

Avustralya

3.124,2

ABD

173,6

Fransa

58,7

Almanya

58,6

Hollanda

27,4

AB Ortalaması

16,1

Kaynak: TÜİK, ABS, USDA, EuroStat.

Tablo 1’in yanı sıra, Şekil 4 de Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi ülkelere kıyasla çok küçük çiftlik alanlarına sahip olduğunu göstermektedir.


Şekil 4: Avrupa Birliği’nde ortalama çiftlik büyüklüğü

Kaynak: EuroStat
Türkiye’deki ortalama çiftlik büyüklüğünün diğer ülkelerle mukayese edilemeyecek ölçüde küçük olması, Türk çiftliklerine maliyet dezavantajı yaratmaktadır. Bu dezavantaj kendisini başta enflasyon olmak üzere çeşitli makroekonomik göstergelerde belli etmektedir.

Ortalama çiftlik büyüklüğünün küçük olmasına etken diğer sebepler ise Türkiye’nin demografik ve kültürel özellikleridir. Son yıllarda nüfus artış hızı azalsa da, kırsaldaki nüfus artış hızı halen yüksektir ve yüksek nüfus artışı sebebiyle tarım arazileri miras yoluyla hızla bölünmüştür. Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesini engellemek için yasal düzenlemeler yapmış ve bu Bakanlığa bağlı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü de çeşitli faaliyetler yürütmektedir ancak bu çalışmalar bugüne dek bölünmüş olan tarım arazilerinin birleştirilmesine hızlı ve kesin bir çözüm sunamamaktadır. Örneğin, bugüne dek miras sebebiyle bölünerek 10 hektar büyüklüğüne kadar gerilemiş bir arazinin daha fazla bölünmesi engellenebilmiş ancak, bu 10 hektarlık arazinin diğer arazilerle birleşerek çok daha verimli işletilmesi sağlanamamıştır.

Miras yoluyla bölünen ve küçülen tarım arazilerindeki bir diğer sorun ise bu arazilerin sahiplerinin büyükşehirlere göç etmesi ve arazilerin tarımsal üretimde kullanılamamasıdır.

Demografik sorunun yanı sıra çiftçilerimiz arasında ortak iş yapma kültürünün yaygın olmaması, parçalı ve çok küçük arazilerde tarımsal üretim yapılması sonucunu doğurmaktadır.

Neticede, örneğin ortalama çiftlik büyüklüğü 586 dekar olan Almanya’daki bir çiftlikte bir adet traktör kullanılırken Türkiye’de aynı miktar arazi için en az 5-6 traktör kullanıldığı görülmektedir. Traktör haricinde atıl kalan diğer tarımsal ekipmanlar için ayrılan sermaye, israf edilen akaryakıt ve daha önemlisi işgücünün sanayide kullanılması halinde ülke ekonomisinin daha hızlı gelişme göstereceği aşikârdır.

Ortalama çiftlik büyüklüğünün artırılması, atıl duran tarım arazilerinin ekonomiye tekrar kazandırılması ve en önemlisi tarım arazilerinin miras yoluyla gelecekte tekrar bölünmesi sorununu tamamen ortadan kaldırabilecek araçlardan birisi Zirai Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarıdır (ZGYO). ZGYOlar, tarım arazilerini satın alıp bu arazileri profesyonel çiftçilere kiralayarak gelir elde eden ayrıca tarım arazileri fiyatlarındaki yükselişlerden de faydalanmayı hedefleyen şirketlerdir.

1960’larda gayrimenkul yatırım ortaklıklarının ilk kez ortaya çıktığı ülke olan Birleşik Amerika Devletleri, ZGYO’larda Bulgaristan’la birlikte öncü olmuştur. Gladstone Land yatırım ortaklığı, 29 Ocak 2013 tarihinde Birleşik Amerika Devletleri’nde ilk kez halka arz edilen ZGYO olmuştur. 50 milyon ABD Doları değerle halka arz edilen Gladstone’ın ardından Farmland Partners 53,2 milyon ABD Doları piyasa değeriyle 16 Nisan 2014’te ve son olarak 20 Ekim 2015 tarihinde American Farmland Company 48 milyon ABD Doları piyasa değeriyle halka arz edilmiştir. (Peterson ve Kuethe 2015)

Bu üç ZGYO’nun sahip olduğu çiftlik sayısı ve toplam arazi büyüklüğü Tablo 2’de sunulmuştur.

Tablo 2: ABD’de halka arz edilmiş olan ZGYOlar

ZGYO İsmi

Çiftlik Sayısı

Arazi Büyüklüğü (hektar)

Farmland Partners  ()

265

44.963,45

American Farmland ()

18

6.530,01

Gladstone Land ()

34

3.555,98

Tablo 2’deki ZGYOların ortalama çiftlik büyüklüğü 173,6 hektar olup, bu değer Tablo 1’de Birleşik Amerika Devletleri için verilen ortalama çiftlik büyüklüğüne eşittir.

GYOların sermaye gücü sayesinde büyük ölçekli çiftlik arazilerinin profesyonel çiftçilere kiralanması imkanı doğmaktadır. Büyük çiftlikleri kiralayarak tarım yapabilen çiftçiler ise ürün başına düşen sulama, alet ekipman, işçilik gibi işletme maliyetlerini yüksek oranlarda düşürebilmektedir. Bu maliyet avantajı ise gıda fiyatları enflasyonunun kontrol altına alınmasını ve ihracatta rekabet gücünün artırılmasını sağlamaktadır. Bu duruma verilebilecek en güzel örneklerden birisi, 2007 yılından beri Bulgaristan’da faaliyet gösteren ve varlıklarının % 92’si tarım arazilerinden oluşan Advance Terrafund isimli gayrimenkul yatırım ortaklığıdır. (Advance Terrafund 2015)

Avrupa Birliği üyeliği hedefi güden Türkiye’nin, Birlik üyeliğinin ardından tarım sektörünün maruz kalacağı rekabete hazırlıklı olması gerekmektedir. İşte bu hazırlık çalışmalarının bir bileşeni de ortalama çiftlik büyüklüğünü artırmak ve tarımsal ürünlerin birim maliyetini düşürmek olmalıdır. Bu amaçla, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sermaye Piyasası Kurulu eşgüdümlü çalışarak ivedilikle Türk Zirai Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları için gerekli yasal ve teknik altyapıyı hazırlamalıdır.

Türkiye’de ZGYOların kuruluş aşamasında, doğrudan nakit sermayenin yanı sıra parçalanmış küçük tarım arazilerinin de bedeli tespit edilerek sermaye olarak yatırım ortaklığına aktarılmasına izin verilmelidir. Bu sayede, atıl duran tarım arazileri de hızla ekonomiye kazandırılabilecektir. Seçilen köylerde pilot uygulama olarak kurulan ilk ZGYOların ortaklarına yapacağı düzenli kar payı ödemeleri, pilot köyler dışındaki çiftçilerin de ilgi göstermesini sağlayarak ZGYOların hızla büyümesini sağlayacaktır.

Geçimini tarımla sağlamaya çalışan küçük çiftçiler ZGYOlara devredecekleri / satacakları arazilerinden düzenli kira geliri elde etmeye devam edeceklerdir. Bu gruptaki çiftçilerin, orta vadede elde edeceği kira geliri mülkiyetlerindeki arazilerde bilfiil çalışarak elde ettikleri gelire yakınsayacaktır. Bu yakınsama, ZGYOların sunduğu büyük tarım arazilerinde düşük maliyetli üretim yapabilen profesyonel çiftçilerin daha yüksek kira ödemesi sayesinde olacaktır. Tarımsal üretimden çekilen işgücüne ayrıca sanayi ve hizmetler sektörlerinde iş bulabilmeleri için gerekli eğitim ve beceriler kazandırılarak bu gruptaki küçük çiftçilerin refah düzeyinin, mevcut durumdan çok daha öteye taşınması mümkün olacaktır. Sanayi sektörüne kazandırılacak ilave istihdam sayesinde bu sektördeki işçi maliyetinin azalması ve uluslararası rekabet gücünün artırılması da mümkün olabilecektir.

ZGYOlar, orta vadede yargının yükünün hafifletilmesine dahi katkıda bulunabilecek bir sermaye piyasası aracıdır. Hali hazırda, gerçek kişilerin mülkiyetinde olan tarım arazileri gerçek kişilerin vefatı halinde mirasçıları arasında paylaşılmaktadır. Bu paylaşımların azımsanmayacak bir kısmı ise yargıya taşınmakta ve yıllar süren miras davaları yargı sistemimize yük getirdiği gibi dava konusu arazilerin verimli kullanımını da engellemektedir. Mülkiyetindeki tarım arazilerini ZGYO’ya devreden bir çiftçi vefat ettiğinde mirasçılarına arazi değil ZGYO hisse senedi bırakacağı için paylaşımda herhangi bir sorun yaşanmayacaktır.

ZGYOların bir diğer faydası ise büyük üreticilerin ortaya çıkmasına imkan sağlamasıdır. Mevcut durumda, küçük üreticiler ürünlerini doğrudan pazarlamakta zorlanmaktadır ve hatta bunun mümkün olmadığı dahi söylenebilir. Üretim tarafında piyasaya büyük üreticilerin girmesi, bu üreticilerin birlikte veya bağımsız hareket ederek mevcut küçük üreticilere kıyasla daha güçlü pazarlama yapmasını sağlayacaktır. Kamuoyunda “aracı” olarak tabir edilen ekonomik aktörlerin önemini ve gücünü yitirmesi sayesindeyse tüketiciler de daha düşük fiyatlarla gıdaya erişim sağlayacaktır.

Birleşik Amerika Devletlerinde faaliyet gösteren ZGYOlar, sahip oldukları arazilere ilişkin detaylı bilgileri web sayfaları aracılığıyla yatırımcılarıyla paylaşmaktadır. Farmland Partners yatırım ortaklığının mülkiyetindeki çiftliklerin konumlarını gösteren harita Şekil 5’te sunulmuştur. Farmland’in, ABD’nin Nebraska eyaletindeki 600 dekar büyüklüğündeki bir arazisine ilişkin konum ve toprak haritası ise Şekil 6 ve Şekil 7’de sunulmuştur. Bugün itibariyle, Türkiye’deki çiftçilerimizin büyük bir kısmının sahip olduğu arazinin toprak yapısı hakkında detaylı bilgi sahibi olmadığı dikkate alındığında ZGYOların Türk tarımına disiplin kazandırabileceği söylenebilir.


Şekil 5: Farmland ZGYO çiftliklerinin konumlarını gösteren harita


Şekil 6: Farmland ZGYO’ya ait bir arazinin konum haritası

Şekil 7: Toprak haritası

Kaynakça
Advance Terrafund. 2015. http://www.advanceterrafund.bg/en/land-banking/ (Haziran 13, 2016 tarihinde erişilmiştir).
American Farmland Company. 2016. http://www.americanfarmlandcompany.com/ (Haziran 10, 2016 tarihinde erişilmiştir).
Farmland Partners. 2016. http://www.farmlandpartners.com/ (Haziran 10, 2016 tarihinde erişilmiştir).
Gladstone Land Corporation. 2016. http://ir.gladstoneland.com/ (Haziran 10, 2016 tarihinde erişilmiştir).
Peterson, Paul, ve Todd Kuethe. «Understanding Farmland REITs.» farmdoc daily (5):200. Illinois: Department of Agricultureal and Consumer Economics, University of Illinois at Urbana-Champaign, 28 October 2015.