İçindekiler
Dergi Arşivi

TR41 Endüstriyel Simbiyoz Programı Fizibilite Çalışması

Nalan TEPE ŞENÇAYIR / Uzman - Özge YILDIZ / Uzman (Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı)

 

1. Giriş
Dünya Sürdürülebilir Kalkınma ve İş Konseyi’ne (WBCSD) göre sürdürülebilir üretim ve tüketim, doğal kaynakların etkin bir şekilde üretilmesi ve kullanılması, atıkların en aza indirilmesi ve ürünlerin ve hizmetlerin optimizasyonu yoluyla çevre kalitesine katkıda bulunan işletme, hükümet, topluluklar ve halkı içerir (WBSCD, 1997). Sürdürülebilir üretim, çevresel fayda yanında ekonomik getirileri de olan bir üretim stratejisi olup ham madde ve enerjiyi daha az kullanmayı, yeniden kullanım ve geri dönüşümü artırmayı, daha az atık oluşturmayı, tehlikeli atık miktarını azaltmayı amaçlayan çevreye duyarlı bir atık yönetimi yaklaşımıdır.

Sürdürülebilir üretimin ön koşulu olarak da nitelenebilecek temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılması son derece önemli ve etkin olmakla birlikte, firma sınırları içinde kaldığında çevresel performansı belli bir düzeye kadar geliştirilebilmektedir. Bu nedenle, daha fazla kazanım elde edebilmek firma sınırlarının ötesine geçebilmeyi ve çoğunlukla firmalar arası hatta sektörler arası iş birliğini gerektirmektedir (BSTB, 2014).

Endüstriyel simbiyoz (ortak yaşam) doğadakine benzer şekilde birbirine yakın iki bağımsız endüstriyel işletme arasında madde ve enerji değişimi olarak tanımlanmıştır (Erhenfeld ve Gertler, 1997). Malzeme, enerji, su ve yan ürünlerin fiziksel değişimi de dâhil olmak üzere, her türlü varlığın, lojistik ve uzmanlık kaynaklarının işletmeler tarafından paylaşımı anlamına gelen endüstriyel simbiyoz uygulamaları sayesinde, endüstriyel kaynaklı çevresel ve sosyal problemlerin önüne geçmekle kalmayıp aynı zamanda ekonomik getiri de sağlanmış olmaktadır. Bu kapsamda, endüstriyel simbiyoz tercihen birbirine fiziksel olarak yakın olup normalde birbirlerinden bağımsız çalışan iki veya daha fazla endüstriyel işletmenin bir araya gelerek hem çevresel performansı hem de rekabet gücünü artıracak uzun süreçli ortaklıklar kurması ve dayanışma içinde çalışmasını temsil eder (Frosch ve Gallopoulos, 1989).

2. TR41 Endüstriyel Simbiyoz Programı Fizibilitesi
TR41 Bölgesi (Bursa, Eskişehir, Bilecik), özellikle Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) yoğunlaşan sanayinin yanı sıra madencilik, taş ocakçılığı ve tarımsal faaliyetleri ile de dikkati çekmektedir. Atık yönetimi ve su kirliliği ile ilgili çevre sorunları öne çıkmakta, atık bertarafı ve atık geri dönüşümüne yönelik tesislerin yetersizliğinin altı çizilmektedir (BEBKA, 2011). Diğer taraftan bölgede, yenilikçilik, girişimcilik ve Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesi üzerinde de durulmakta; bölge üniversiteleri, Ar-Ge merkezleri ve kümelenme faaliyetleri de dikkati çekmektedir (BEBKA, 2015).

Tüm bu hususlar dikkate alındığında endüstriyel simbiyozun bölge açısından önemli bir potansiyeli işaret ettiği ve başta kaynak verimliliği ve iş birliği kültürünün geliştirilmesi olmak üzere pek çok eksende önemli yararlar ve kazanımlar sağlayacağı öngörülerek 2014 yılında Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından “TR41 Bölgesi Endüstriyel Simbiyoz Programı” başlatılmıştır.

Programın temel amacı, bölgedeki endüstriyel simbiyoz uygulamalarının yaygınlaştırılmasına yönelik olarak farkındalığın artırılması, bölgesel ve sektörel analizlerin yapılarak mevcut potansiyelin ve stratejinin belirlenmesi, fizibilite çalışmalarının yapılması, iletişim faaliyetlerinin yürütülmesi ve endüstriyel simbiyoz uygulamalarının sürdürülebilirliğine ve yaygınlaştırılmasına yönelik altyapının oluşturulmasının sağlanmasıdır.

İlk aşama olarak, BEBKA ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) iş birliğinde “Endüstriyel Simbiyoz Fizibilite ve Hazırlık Çalışması” yapılmıştır. Bu çalışmanın ana kapsamını oluşturan sektörel analiz, potansiyel ve strateji belirleme çalışmaları kapsamında izlenen yol Şekil 1’de özetlenmiştir.


Şekil 1. Endüstriyel Simbiyoz Fizibilite Çalışması Kapsamında İzlenen Yol
(BEBKA ve TTGV, 2015)

Bölgesel endüstriyel simbiyoz programları planlanırken ilk aşamada bölgede öne çıkan ve endüstriyel simbiyoz açısından öncelikli sektörler belirlenerek, bölgesel bir strateji geliştirilmelidir. Bu yaklaşım geliştirilecek stratejilerin hedeflediği sonuçlara erişmesini kolaylaştıracak ve uygulamaların yaygınlığını da artırarak bölgesel rekabetçiliğe daha fazla katkı sağlayacaktır.

2.1. Sektörel Analiz
Sektörel analiz çalışması iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Bölgenin sektörel yapısı; il genelindeki sektörel dağılımlar, organize sanayi bölgelerindeki (OSB) sektörel dağılımlar ve bölgede bulunan kümelerin incelenmesini kapsamaktadır. Sektörel yapı incelemesinin sonunda bölge geneli için öne çıkan sektörler belirlenmiştir. Sektörel analizin ikinci aşaması için ise bölgede miktar bakımından öne çıkan ve bölgede öne çıkan sektörlerden kaynaklanan/kaynaklanabilecek atıkların listesi ortaya konmuştur.

2.1.1. Sektörel Yapı Analizi
Bölgenin imalat sanayi açısından sektörel yapısı incelenirken öncelikle her üç ilde firma sayılarına ve istihdama göre öne çıkan sanayi sektörleri belirlenmiş ve ildeki sektörlerin çeşitliliği incelenmiştir. Bu veriler kıyaslanarak her iki kriter açısından %6 ve üzeri paya sahip sektörler “öne çıkan sektörler” olarak nitelendirilmiştir.

Sektörel analizin diğer bir bileşeni olarak bölgede aktif olarak faaliyet gösteren OSB’lerin sektörel yapıları incelenmiş ve ilgili OSB’lerin bulunduğu ilin/bölgenin sektörel yapısını temsiliyet durumu irdelenmiştir. Bu analizi yapabilmek için çeşitli kaynaklardan derlenen verilerin yanı sıra bölgedeki OSB’lere bir anket gönderilmiş, OSB’ler tarafından iletilen veriler de analize dahil edilmiştir. Belirtilen anketle OSB’lerin sektörel yapısına yönelik olarak OSB tipi (karma/ihtisas), büyüklük (alan), firma sayısı, doluluk oranı ve sektörel dağılımı üzerine veriler derlenmiştir.

Öncelikle OSB içi endüstriyel simbiyoz olanaklarının hayata geçirilmesi konusunda avantajlı olan OSB’leri tespit etmek amacıyla OSB’lerin sektörel çeşitliliği incelenmiştir.

Tablo 1. Sektörel Çeşitliliğe Göre Öne Çıkan OSB’ler

Bursa

Eskişehir

Bilecik

Nilüfer OSB

Eskişehir OSB

Bilecik 1. OSB

Bursa OSB

 

Bozüyük OSB

Hasanağa OSB

 

 

Her üç il için firma sayıları ve istihdama göre dağılımlar incelendiğinde, il bazında öne çıkan sektörlerin bir kısmı benzerlik gösterirken, farklı illerde yoğunlaşmış farklı sektörlerin de bulunduğu görülmektedir. BTSB’nin 81 İl Durum Raporunda yer verdiği sektörel dağılımlar incelendiğinde üç il için endüstriyel simbiyoz potansiyeli üzerine değerlendirmeler yapılmıştır (BTSB, 2013).

Bilecik ilinde sektör çeşitliliğinin TR41 bölgesindeki diğer illere göre daha düşük seviyede olduğu ve sanayi işletmelerinin büyük bir çoğunluğu (%66) üç sektörde yoğunlaştığı (diğer madencilik ve taş ocakçılığı, diğer metalik olmayan mineral ürünler ve gıda ürünleri) görülmüştür. Bursa’da sektör çeşitliliğinin Bilecik’e kıyasla daha fazla, Eskişehir’e göre ise daha düşük seviyede olduğu görülmüştür. Sanayi işletmelerinin yaklaşık %50’si üç sektörde (tekstil ürünleri, mobilya ve gıda ürünleri) yoğunlaşmakta olup geri kalan %50’lik kısmı ise benzer yoğunluktaki farklı sektörler oluşturmaktadır. Eskişehir ilinin sanayi sektörleri açısından yapısı incelendiğinde sektör çeşitliliğinin bölgedeki diğer illere kıyasla en yüksek seviyede olduğu görülmektedir.
Bursa ve Eskişehir’de öne çıkan sektörlerin bu illerde bulunan OSB’lerde de daha yoğun olan sektörler arasında yer aldığı söylenebilmektedir. Bilecik ilinde bulunan OSB’lerin ise sektörel yapıları düşük bir oranda benzerlik göstermektedir.

Sonuç olarak sektörel analiz kapsamında bölgede öne çıkan sektörler yani il düzeyinde %6 ve üzeri paya sahip sektörler aşağıdaki gibi listelenmektedir:
• Tekstil ürünleri imalatı,
• Motorlu kara taşıtı, römork ve yarı römork imalatı,
• Mobilya imalatı,
• Kauçuk ve plastik ürünler imalatı,
• Giyim eşyası imalatı,
• Gıda ürünleri imalatı,
• Fabrikasyon metal ürünleri imalatı (makine ve teçhizatı hariç),
• Elektrikli teçhizat imalatı,
• Diğer ulaşım araçları imalatı,
• Diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı,
• Diğer madencilik ve taş ocakçılığı,
• Başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman imalatı,
• Ana metal sanayi.

2.1.2. Atık Analizi
Sektörel analizin ikinci aşamasında bölgede yaygın olarak bulunan ve bölgede öne çıkan sektörlerden kaynaklanan/kaynaklanabilecek atıkların listesi ortaya konmuştur. TR41 bölgesi için endüstriyel simbiyoz kriterleri çerçevesinde öncelikli olarak öne çıkan sektörlere yönelik ortaya çıkabilecek tüm atıkların belirlenmesinin, potansiyel belirleme çalışmasının çeşitliliğini artıracağı düşünülmüştür. Bu nedenle belirlenen sektörlerden kaynaklanabilecek atıklara yönelik bir liste oluşturulmuştur.

Bölgede öne çıkan atıklar belirlenirken “İmalat sanayi il ve atık tipine göre yaratılan atık miktarı 2008” verileri incelenmiş ve her üç ilde miktar bakımından öne çıkan atıklar belirlenmiştir (TÜİK, 2008). Atık miktarları baz alınarak yapılan dağılımda %5 üzerinde paya sahip olan atıklar “miktar bakımından öne çıkan atıklar” olarak nitelendirilmiştir.

TR41 bölgesinde miktar bakımından öne çıkan imalat sanayi atıklarının bir kısmı ortak olmakla birlikte, ilin sanayi yapısına göre farklı atıklarda farklı illerde öne çıkabilmektedir. Atık çeşitliliği bakımından bir değerlendirme yapıldığında Bursa ve Eskişehir’de Bilecik’e göre çeşitliliğin daha yüksek olduğu söylenebilir.

Miktar bakımından öne çıkan atıkların endüstriyel simbiyoz açısından potansiyellerinin kıyaslanabilmesi için atıklar tehlikeli/tehlikesiz olma ve değerlendirilme potansiyellerine göre incelenmiştir. Öne çıkan atıklara yönelik potansiyel belirleme çalışması bölge geneli için yapıldığında endüstriyel simbiyoz açısından yüksek potansiyele sahip (öncelikli) atıkların listesi aşağıdaki gibidir:

• Endüstriyel atıksu arıtma çamurları,
• Doğal olarak oluşan mineral atıklar,
• Yapı ve inşaat atıkları,
• Demir esaslı atıklar ve hurdalar (değerlendirilemeyen).

2.2. Potansiyel Belirleme Çalışması
Potansiyel ve strateji belirleme çalışması kapsamında ise sektörel analiz bölümünde yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak öne çıkan sektörlere ait atıklar ve miktar olarak öne çıkan atıklar endüstriyel simbiyoz kriterleri çerçevesinde önceliklendirilmiş ve program kapsamında ilk aşamada odaklanılması gereken alanlar belirlenmiştir. Sektörel analiz ve önceliklendirme sonuçları baz alınarak literatürde ilgili alanlara yönelik örnek çalışmalar/uygulamalar derlenmiş ve bölge için olası endüstriyel simbiyoz potansiyeli ortaya konmuştur.

Önceliklendirme çalışması kapsamında bölgede öne çıkan bazı sektörler faaliyet alanları benzerliği sebebiyle birlikte değerlendirilmiştir (tekstil ürünleri ve giyim eşyası imalatı, motorlu kara taşıtı ve diğer ulaşım araçları imalatı). Önceliklendirme sonuçlarına bakıldığında en yüksek puanı alan beş sektör şöyle sıralanmaktadır:
• Gıda ürünleri imalatı,
• Diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı,
• Mobilya imalatı,
• Motorlu kara taşıt ve diğer ulaşım araçları imalatı,
• Tekstil ürünleri ve giyim eşyası imalatı,
• Diğer madencilik ve taş ocakçılığı.

TR41 bölgesi için endüstriyel simbiyoz stratejileri ve ilk odaklanılacak uygulamalar belirlenirken bu sektörlere öncelik verilmesinin program sürecinde ve sonrasında yapılacak faaliyetlerin etkisini artıracağı düşünülmektedir.

Fizibilite sonuçlarını özetleyen şema Şekil 2’de gösterilmektedir. Daha önce listelenen sektörlere ek olarak bölge ekonomisinde önemli rolü olan tarım ve hayvancılık sektörlerine yönelik olanakların da araştırılması, endüstriyel simbiyoz kavramının bölge için sürdürülebilirliği ve yaygınlaşmasına pozitif etki sağlayacağı ve “agro-endüstriyel simbiyoz” olarak da tanımlanan uygulama alanının potansiyelini görünür hale getireceği düşünülmektedir. Bu nedenle tarım ve hayvancılık sektörleri de öncelikli sektörler listesine eklenmiş ve ilgili potansiyel araştırmalarına dahil edilmiştir.


Şekil 2. TR 41 Bölgesi Endüstriyel Simbiyoz Potansiyeli

Şekilde renkli olarak yer alan sektörler öncelikli sektörleri göstermekte olup bu sektörlerden kaynaklanan atıkları kullanabilecek diğer sektörler de şemaya dâhil edilmiştir. Şemada yer alan her ok bir veya birden fazla endüstriyel simbiyoz çalışmasının/uygulamasının var olduğunu göstermektedir.

3. Sonuç ve Değerlendirme
Sürdürülebilir üretim kavramının TR41 bölgesindeki gelişimi konu üzerinde bir bilinç oluşturulması ile başlayarak, üretim ve hizmet sektörlerindeki örnek uygulamaları da içeren kapasite oluşturma çalışmaları ile devam etmektedir. BEBKA tarafından endüstriyel simbiyoz sürdürülebilir üretime geçişte uygulanabilecek metotlardan biri olarak seçilmiştir.

Endüstriyel simbiyoz, çevresel performansı ve rekabetçiliği artırmak için kullanılabilecek en etkin bölgesel kalkınma ve planlama araçlarından biridir. Bölgesel rekabetçiliğin artırılmasını ve bölgesel kalkınmayı hedefleyen araçların başarıya ulaşması için planlama aşamasına sektör odaklı yaklaşımların entegre edilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle programın ilk aşamasında bir fizibilite çalışması yapılmış aynı zamanda farkındalık ve bölgenin bu konuda kapasitesinin artırılması için çalışmalar yürütülmüştür. Oluşturulan ortaklıklar ve bilgi paylaşım ağları ile sürdürülebilir üretim uygulamalarının yayılmasına çalışılarak, bunları finansal mekanizmalar oluşturulması izlemiştir. Bölgesel çalışmalara ek olarak, ulusal da gerekli politika reformlarının yapılması ve uygulanmasıyla sürdürülebilir üretime geçişin sağlanacağı düşünülmektedir.

KAYNAKLAR
• Atalay, N. (2012) Anahtar Dergisi, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, sayı 280, s. 6.
• Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) (2011) TR41 Bölgesi Çevre Durum Raporu.
• Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) (2015) 2014-2023 Bursa Eskişehir Bilecik Bölge Planı.
• Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) (2015) Bursa Eskişehir Bilecik Endüstriyel Simbiyoz Programı Fizibilite Raporu.
• Erhenfeld, J. R. ve Gertler, N. (1997). The evolution of interdependence in Kalundborg. Journal of Industrial Ecology 1(1): 67-80.
• Frosch R. ve Gallopoulos N. (1989). Strategies for Manufacturing, Scientific American 261; (September), s. 144–15.
• Pomerol J., Romero S.(2000) Multi-Criterion Decision in Management: Principles and Practice, Hollanda.
• Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (2013) 81 İl Durum Raporu.
• Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (2014) Temiz Üretim Araç ve Teknikleri.
• Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) (2008) İmalat Sanayi İl ve Atık Tipine Göre Yaratılan Atık Miktarı.
• The World Business Council for Sustainable Development (WBCSD) (1997) Sustainable Production & Consumption from a Business Perspective.