İçindekiler
Dergi Arşivi

Türk Patent Ve Marka Kurumu Başkanı Prof.. Dr. Habip Asan: “Türkiye sınai mülkiyet alanında son yıllarda büyük atılım gösteren ülkelerin başında gelmektedir”

 

Türk Patent ve Marka Kurumunu görev ve faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?
Türk Patent ve Marka Kurumu, kısa adıyla “TÜRKPATENT”, ülkemizin teknolojik ilerlemesine katkıda bulunmak ve araştırma geliştirme faaliyetlerinin gelişmesini sağlamak üzere sınai mülkiyet haklarının tescil faaliyetlerinden sorumlu kamu kuruluşudur.

TÜRKPATENT, patent, faydalı model, marka, tasarım, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların tesciline ilişkin süreçleri yürütmekte ve bu konularda ülke genelinde farkındalık ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirmektedir.

Sınai mülkiyet tescil hizmetleri, araştırma, inceleme, yayım, itiraz değerlendirmesi, tasarruf işlemleri ve sicil kayıt işlemlerini kapsamaktadır.

Bunun yanı sıra Kurumumuz yurt içi ve yurt dışında sınai mülkiyet haklarına ilişkin bilgi ve dokümantasyonu kamu hizmetine sunmakta, gerçekleştirmekte olduğu bilgilendirme ve danışmanlık faaliyetleriyle paydaşları bir araya getirmekte ve ülkemizin sınai mülkiyet potansiyelinin ticari değere dönüşmesine katkı sağlamaktadır.

TÜRKPATENT olarak yürütmekte olduğunuz tescil faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

TÜRKPATENT’in sınai mülkiyet süreçlerini yürütmekte etmekte olduğu alanlar, patent, faydalı model, marka, tasarım ile coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları olarak sıralanmaktadır. Sınai mülkiyet haklarının değerlendirme ölçütlerinin yanı sıra tescil ve koruma süreleri de birbirinden farklıdır.

Patent, başvuru tarihinden itibaren Türkiye sınırları içinde 20 yıl süreyle üçüncü kişiler tarafından buluşun izinsiz olarak üretilmesini, satılmasını, kullanılmasını veya ithal edilmesini engelleme amacıyla buluş sahibine tanınan haktır. Faydalı model belgesinde ise bu süre 10 yıldır. Diğer taraftan, entegre devre topoğrafyaları ile entegre devreler 10 yıl süreyle korunmaktadır.

Ayrıca, Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) nezdinde uluslararası araştırma ve ön inceleme otoritesi olan TÜRKPATENT, uluslararası patent başvuruları (PCT) için uluslararası araştırma ve ön inceleme raporları düzenlemektedir.

Markalarda koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 10 yıl olup bu süre 10’ar yıllık dönemler halinde yenilenebilmektedir.

TÜRKPATENT’e başvurusu yapılan ve tescil ettirilen tasarımların koruma süresi ülkemizde başvuru tarihinden itibaren beş yıldır. Bu süre beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilmektedir. Ancak, modası hızlı değişen tekstil, giyim ve ambalaj gibi tasarım ömrü kısa ürünler için üç yılla sınırlı, masrafsız, doğrudan elde edilebilen tescilsiz tasarım koruması da bulunmaktadır. Özellikle onlarca tasarımın ortaya çıktığı tekstil ve moda sektöründe firmalar başvuru masraflarından kaçındıkları için tasarımlarını tescil ettirmeyi tercih etmemektedir. Bu yeniliklerin heba olmaması amacıyla, Türkiye’de kamuya sunulan ve yeni olan tasarımlara tescilsiz olarak üç yıllık tasarım koruması getirilmiştir.
Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adlarındaki sınai mülkiyet koruması ortak bir mülkiyet hakkı olduğu için, tescil belirli bir süre için yapılmaz. Koruma süresi olmadığından marka korumasındaki gibi koruma süresinin yenilenmesi de söz konusu değildir. Tescil her ne kadar süre sınırlaması olmadan yapılsa da bazı durumlarda koruma sona erebilir. Sona erme, tescilin hükümsüzlüğüne mahkeme tarafından karar verilmesi ile mümkündür. Ayrıca denetim işlemlerinin yeterince ya da belirtilen şekilde yapılmaması halinde de bu tescillerin hükümsüzlüğüne karar verilebilir.

Türkiye’de sınai mülkiyet haklarıyla ilgili son beş yılın değerlendirmesini yapar mısınız?
Türkiye sınai mülkiyet alanında son yıllarda büyük atılım gösteren ülkelerin başında gelmektedir. Son 5 yılda yerli patent başvuru sayıları ortalama yüzde 11,3’lük bir artış göstermiştir. 2018 yılında yerli patent başvuru sayısı yaklaşık 7.349 olmuştur.

Son 5 yılda yerli patent tescillerinde ortalama yüzde 19’luk bir artış gerçekleşmiştir. 2018 yılında, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 45’lik bir artış olmuş ve yerli patent tescil sayısı 2.850 seviyesine ulaşmıştır. Son dönemde, Ar-Ge ve teknoloji desteklerinde yapılan tedbirlere paralel olarak, özellikle KOBİ’lere ve üniversitelere yönelik olarak düzenlenen etkinliklerle sağlanan sınai mülkiyet haklarındaki farkındalık artışının, patent sayılarının yükselen grafiğinde oldukça etkili olduğu düşünülmektedir.

Sınai mülkiyetler arasında en çok başvuru yapılan markalarda, 2014 yılı itibarıyla, yerli ve yabancı başvuru bakımından toplam 111.544 olan marka başvuru sayısı, 2015 ve 2016 yıllarında düşüş yaşamasına rağmen 2017 yılında yüzde 13 oranında artışla 121.108’e ulaşmıştır. 2018 yılında Madrid Protokolü kapsamında yapılan marka başvuru sayısındaki yüzde 6,86 oranında düşüş ve yerli başvuru sayısındaki yüzde 0,39 oranındaki küçük düşüşün etkisiyle, toplam başvuru sayısı 120.008 olarak gerçekleşmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından uygulamaya konulan Sanayiciler için Destek Paketi kapsamında, 2018 yılının son çeyreğinde yapılan marka başvuru ücreti indiriminin etkisiyle, 2017 ve 2018 yılı verileri bakımından denge bozulmamıştır. Ulusal düzeyde ve Madrid Protokolü kapsamında yapılan başvurular olmak üzere, iki kısımdan oluşan yabancı başvurular, 2014 yılında 14.399, 2018 yılında ise 14.458 sayısına ulaşmıştır. Son beş yıllık süreç içerisinde, yerli başvuru sayısı ve toplam başvuru sayısındaki artış olumlu olarak değerlendirilmektedir.

Marka tescillerine ilişkin istatistiklere baktığımızda 2014 yılında yerli ve yabancı tescil bakımından toplamda 87.545 olan marka tescil sayısının, ara yıllardaki düşüşlere rağmen 2018 yılında 105.996 olarak gerçekleştiği görülmektedir. Son beş yıllık süreçte, yerli tescil sayısında 72.334 sayısından 81.911’e ulaşan önemli bir artış görülmüştür.

Marka başvuru ve tescil sayılarını birlikte yorumladığımızda, marka başvurularının belirli bir kısmının ilk inceleme, yayıma itiraz veya karara itiraz aşamalarında reddedilmesi nedeniyle tescille sonuçlanmadığı görülmektedir.

Yukarıda belirtilen gelişmeler göz önüne alındığında, ikili dış ticaret ilişkilerinde ithalat bakımından olumsuz durum yaratabilen Çin gibi ülkelerin etkisine rağmen yerli marka başvuru ve tescil sayılarının son beş yıllık süreçte arttığı görülmektedir.

Tüketici algısı ile modasına çok bağlı olan ve patent ve markaya göre daha kısa ömre sahip olabilen tasarımlarda, Kurumumuza yapılan başvurularda, 2014-2018 yılları arasında %15’lik azalma görülmüştür. Söz konusu azalmanın temel nedenlerinden biri, 2017 yılında yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile tasarımlarda yenilik incelemesi yapılmaya başlanması olmasıdır. Tasarım başvurularında yenilik araştırması ve incelemesi getirilmesi özellikle sanayici ve KOBİ’lerin yeni olmayan tasarımların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilmesiyle ilgili şikâyetlerini gidermeye, daha nitelikli ve özgün tasarımları korunmasına katkı sağlamaktadır.

2017 yılında Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle TÜRKPATENT’in idari kapasitesinin ve kurumsal etkinliğin artırılması da hedeflenmiş ve coğrafi işaret alanında ayrı bir Daire Başkanlığı kurulmuştur. 2014 yılında Kurumumuza 75 başvuru yapılırken bu dönemde 6 adet coğrafi işaret tescil edilmiştir. Öte yandan 2018 yılında 224 coğrafi işaret başvurusu yapılmış ve 87 coğrafi işaret tescil edilmiştir. Diğer sınai mülkiyet haklarına göre ortak bir sınai mülkiyet hakkı olan ve görece daha sınırlı olan yöresel ürünlere dayalı olarak yapılan başvurulara bağlı bir süreç olan coğrafi işaret tescil işlemlerinde, yeni Kanun’la birlikte, başvuru maliyetlerinin azaltılması ile denetim konusunda getirilen yeni kurallar ve tüketicilerde farkındalığı artıran zorunlu amblem kullanımı ile yapısal olarak iyileştirilmiş bir hizmet yapısı ortaya konmuştur.

 

TÜRKPATENT’in ileriye dönük hedefleri nelerdir?
Cumhurbaşkanlığı 100 Günlük İcraat Programı kapsamında Türk Patent ve Marka Kurumu olarak Kurumumuzun önümüzdeki beş yıllık dönemini kapsayan Stratejik Planı’nı hazırladık. Stratejik Planı’mızın vizyonu “Türkiye’nin fikri sermayesinin ve yenilik kapasitesinin artırılmasına katkı sağlayan, sınai mülkiyet alanında ulusal ve uluslararası politikalara yön veren bir kurum olmak” şeklinde, vizyon ifadesi ise “Sınai mülkiyet bilincini toplumun bütün kesimlerinde artırarak, sınai mülkiyet haklarının etkin korunmasına ve ticarileştirilmesine katkı sağlayarak, ülkemizin ekonomik ve teknolojik gelişimine hizmet etmek, sınai mülkiyet alanında uluslararası platformlarda etkin olmak” şeklinde belirlenmiştir.

Bu doğrultuda beş amaç kapsamında belirlemiş olduğumuz 18 Hedefi, 40 Performans Göstergesi üzerinden izleyerek Stratejik Planı’mızı etkin bir şekilde uygulamaya koymayı hedefliyoruz. Stratejik Planı’mızda belirlediğimiz amaçlarımız şunlardır:

? Sınai mülkiyet haklarına ilişkin hizmetleri kaliteli, etkin ve hızlı bir biçimde yürütmek,
? Ülke genelinde sınai mülkiyet bilincini ve bilgi düzeyini artırmak,
? Sınai mülkiyetin ekonomik faydaya dönüşmesine katkı sağlamak,
? Sınai mülkiyet konusunda ülkemizde yönlendirici ve uluslararası alanda etkin olmak,
? Kurumsal kapasiteyi güçlendirmek.

Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı İkinci 100 Günlük İcraat Programı kapsamında, Türkiye’nin beş yıllık dönemi kapsayan Fikri Mülkiyet Stratejisi Kurumumuz koordinasyonunda tüm paydaşların katkılarıyla hazırlanmış olup onay aşamasındadır.

Kurumumuz, Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı’nın 56. Genel Kurulu’nda, 6 Ekim 2016 tarihinde oybirliğiyle Uluslararası Araştırma ve İnceleme Otoritesi olarak tanınmıştır. Böylelikle, TÜRKPATENT, Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) kapsamında yapılan uluslararası patent başvuruları için Anlaşma’ya taraf ülkelerde geçerliliği olan araştırma ve inceleme raporlarını hazırlama yetkinliği kazanmıştır. Önümüzdeki dönemde bu alandaki kapasitemizi daha da geliştirerek uluslararası düzeyde hizmet vermeyi hedefliyoruz.

Diğer yandan, Ar-Ge ve yenilik kapasitemizden etkin şekilde yararlanmak ve sınai mülkiyet portföyümüzün ticari değere dönüştürülmesine katkı sağlamak amacıyla, TÜRKPATENT sermayedarlığında Sınai Mülkiyet Değerleme Şirketi (TÜRKSMD) kurulmuş olup sınai mülkiyet sisteminin en önemli aşaması olan değerleme ve ticarileştirme faaliyetleri konusunda ülkemizin kapasitesinin artırılması hedeflenmektedir. TÜRKSMD, gerek yapacağı değerleme faaliyetleri ile gerekse ticarileşme potansiyeli bulunan patentlerin ekonomiye kazandırılması noktasında buluş sahiplerine finansman sağlayarak patentlerin üretime kazandırılmasını sağlayacak, böylece ülkemizde yenilikçi ve yüksek katma değerli üretim ekosisteminin eksik olan bir yönü de tamamlanmış olacaktır.