İçindekiler
Dergi Arşivi

Türk Sanayisi İçin Mükemmeliyet Merkezlerinin Önemi

“Şimdi Yeni Şeyler Söylemek Lazım” Hz. Mevlana

Prof. Dr. İbrahim KILIÇASLAN/Sanayi Genel Müdürü

 

Plastik, kauçuk ve kompozit malzemeler ambalaj, inşaat, tekstil, otomotiv, havacılık, savunma, enerji, elektrik, elektronik, beyaz ve kahverengi eşya gibi birçok sanayi koluna girdi temin etmekle birlikte günlük yaşamımızda da kullanımından vazgeçemeyeceğimiz bir malzeme grubudur. Ekonomik, kolay uygulanabilme, korozyona direnç, kimyasal dayanım, hafiflik ve uzun ömürlü kullanım gibi pek çok avantajı birlikte barındıran bu ürünlerin kullanımının artarak süreceği beklenmektedir.

Türkiye, plastik işleme makineleri ve aksam ve parçaları talebinin yıllar itibarıyla değişmekle beraber yaklaşık %70 – 80’ini ithalatla karşılamaktadır.

Ambalaj, inşaat, tekstil, otomotiv, elektrik, elektronik ve beyaz eşya gibi sektörlerimize girdi temin eden plastik ve kauçuk sektörü, kimya sektörü içerisinde önemli bir yere sahiptir. Kimya sektöründe çalışanların %67’si ve girişimcilerin %82’si plastik ve kauçuk ürünleri imalatı sektöründe faaliyet göstermektedir. Plastik ve kauçuk sektöründe yaklaşık 18.000 girişim ve 210.000 çalışan bulunmaktadır. TÜİK verilerine göre 2015 yılında kimya sektöründe yapılan ihracatın %47’si bu sektör tarafından yapılmıştır.

Plastik sektörü, ham madde açısından petrokimya sektörüne bağımlıdır. Ülkemizde ise petrokimya sektörü talebin ancak %18’ini karşılayabilmektedir. Bu nedenle sektörün %82 oranında dışa bağımlılığı, hem iç hem dış pazarda firmaların rekabet gücünü oldukça düşürmektedir. Bu nedenle devasa petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip Kuzey Amerika ve Orta Doğu bölgeleri ham madde maliyeti açısından kıyaslanamaz rekabet avantajına sahip durumdalar. Petrokimya sektöründeki bu gelişmeler, sektöre yatırım yapılmasının önündeki en büyük engeldir.

Plastik sektörünün bugün için en önemli sorunu, katma değeri yüksek mamuller üretememesidir. Nitekim plastik mamullerde birim ithal fiyatları birim ihraç fiyatlarının daima üzerinde seyretmektedir. Türkiye, 2015 yılında plastik mamullerde ulaştığı 2,75 $/Kg birim ihracat fiyatı ile dünya plastik mamul ihracatını yönlendiren 20 ülkenin içinde 20’inci sıradadır. Bu durum Türkiye’nin plastik ihracatında yeteri kadar rekabetçi olmadığını ve yeterli katma değer sağlamadığını göstermektedir.

Ülkemizin kalkınması ve sanayimizin gelişmesi için atılması gereken en önemli adım katma değerli üretim yapısına geçmektir. Bu bağlamda sanayide Ar-Ge yatırımlarının artması büyük önem arz etmektedir. 2014 yılında ülkemizdeki Ar-Ge harcamaları yaklaşık 17,5 milyar TL olarak gerçekleşmiş ve bu harcamamaların GSYH içindeki payı %1,01 olmuştur. Kauçuk ve plastik alt sektörü özelinde bakıldığında ise aynı yıl 95 milyon TL Ar-Ge harcaması yapılmıştır. Rakamlardan da açıkça anlaşılacağı gibi kauçuk ve plastik ürünler alt sektörünün Ar-Ge yatırımlar yetersiz kalmakta ve gereken yüksek katma değerli üretim gerçekleştirilememektedir. Sektörün hammadde bakımında %82 ithalata bağlı olduğu da göz önüne alındığında, yüksek katma değer üretmenin ve Ar-Ge ye yatırım yapmanın önemi bir kat daha artmaktadır.

Tablo 1. Dünya Plastik Mamul İhracatını Yönlendiren 20 Ülkenin İhracat Birim Fiyatları (2015)

Ülkeler

$/ Kg

Ülkeler

$/ Kg

1

Japonya

17,2

11

Kanada

4,9

2

ABD

8,9

12

İtalya

4,8

3

Almanya

6,4

13

İspanya

4,4

4

İngiltere

6,4

14

Polonya

4,4

5

Fransa

6,2

15

Hollanda

4,4

6

Avusturya

6

16

Çin

3,8

7

Güney Kore

5,5

17

Tayland

3,4

8

Çek Cumhuriyeti

5,3

18

Rusya Fed.

3,1

9

Belçika

5,2

19

Endonezya

3,1

10

Tayvan

4,9

20

Türkiye ( 2015 )

2,8

Kaynak: ITC, International Trade Center

Türkiye 2015 yılında 8,6 milyon ton plastik üretimi ile Avrupa’da ikinci, dünyada ise %2,7’lik üretim payıyla 6. sırada yer almaktadır.

Tablo 2. Dünya Plastik Üretimi Ülke Payları(2015)

 

Seçilmiş Ülkeler

Milyon Ton

( Tahmini )

% Pay

1

Çin

81,0

25,0

2

ABD

47,3

14,6

3

Almanya

16,8

5,2

4

Hindistan

13,0

4,0

5

Tayland

9,7

3,0

6

Türkiye

8,6

2,7

7

İtalya

8,4

2,6

8

Brezilya

7,8

2,4

9

Fransa

7,5

2,3

10

Polonya

7,1

2,2

11

Rusya

7,1

2,2

12

Endonezya

4,9

1,5

13

Kanada

4,9

1,5

14

Malezya

3,9

1,2

15

Toplam Dünya

324

100,0

 Tablo 3. Türkiye Plastik Sektörü Dış Ticareti

İTHALAT ($)

2011

2012

2013

2014

2015

2016 /8

PLASTİK HAM MADDE

9.932.110.539

9.928.764.857

10.978.786.430

11.064.350.802

9.395.638.399

5.913.291.937

PLASTİK MAMUL

2.646.200.301

2.576.426.663

2.902.324.630

3.086.351.411

2.872.651.827

1.979.629.932

 

İHRACAT ($)

2011

2012

2013

2014

2015

2016 /8

PLASTİK HAM MADDE

894.463.815

977.644.475

1.028.050.995

1.124.051.570

932.899.694

632.208.030

PLASTİK MAMUL

3.484.587.373

4.037.866.101

4.582.620.323

4.975.676.752

4.337.578.664

2.756.235.839

NOT: Veriler PAGEV tarafından 3901-3902-3903-3904-3905-3906-3907-3908-3909-3910-3911-3912-3913-2914-3915 GTİP’ler üzerinden düzenlenmiştir.

2016 Haziran ayı itibarıyla ülkemizde toplam 260 adet Ar-Ge Merkezi faaliyet göstermektedir. Bu Ar-Ge merkezlerinden 17’si kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı, 15’i temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatı sektöründe faaliyet göstermektedir. Plastik sektöründe ise hiç Ar-Ge merkezi bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, Türkiye yoğun olarak teknoloji üretimi ve Ar-Ge ile 2002 yılında kurulan TGB’ler ile başladı, 6 yıl sonra 2008’de ise Ar-Ge merkezleriyle de devam etti. Bugün yeni bir yaklaşımla, teknoloji üreterek katma değeri artırmak için sektörel olarak sistematik derinleşecek Mükemmeliyet Merkezlerinin kurulması gerekmektedir.

Türk Plastik Sanayisinin, dünyadaki gelişmeler de göz önünde bulundurulduğunda, önümüzdeki 20 yıl içinde rekabet gücünü muhafaza etmesi ve hatta arttırması, yeni pazarlar ve ürünler ortaya çıkarması ve dünyada teknoloji liderleri arasına girebilmesi için, konusunda uzmanlaşmış, sanayinin kısa, orta ve uzun vadeli sorunlarına çözüm getiren bir araştırma ve geliştirme merkezine gereksinimi vardır. Bu nedenle araştırma merkezinin bir an önce faaliyete geçmesini sağlamak amacıyla Türkiye Makine Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda “Plastik Sektörüne yönelik Mükemmeliyet Merkezi kurulacaktır” eylemine yer verilmiştir.

2015 yılı içerisinde “Motor Mükemmeliyet Merkezi” ve “Gaz Yakan Cihazlar Mükemmeliyet Merkezi” kurulumları için kamu, üniversite ve özel sektör arasında mutabakatlar imzalanarak kurulum aşamalarına gelmişlerdir.

Bu 2 mükemmeliyet merkezine ilave olarak, plastik sektöründe ithalata alternatif ürünlerin üretilmesine katkı sunacak, yüksek teknolojili, patenti, markası, tasarımı ve lisansı bize ait ürünler konusunda ülke sanayine önemli katkı verecek Plastik Mükemmeliyet Merkezi’nin kurulmasına yönelik ilk adım, Sayın Bakanımız Faruk Özlü’nün katılımlarıyla 18 Ağustos 2016 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen Mutabakat Metni imza töreni ile atıldı.

Plastik sektöründe inovasyonlara, kaynak verimliliğinin sağlanmasına, iklim değişikliğinden kaynaklanan sorunların çözülmesine yönelik tüm faaliyetlerin gerçekleşeceği, sektör konusu dâhilinde çalışan araştırmacı ve bilim adamlarının ve bilginin toplanacağı mükemmeliyet merkezi, 10 bin metrekare kapalı alanda, İstanbul’da kurulacaktır. Ülkemiz plastik sektörünün gelişimine büyük katkı sağlayacağına inandığımız mükemmeliyet merkezi 5 önemli yetkinliği bünyesinde barındıracaktır;

1. Araştırma Geliştirme
Ar-Ge çalışmaları ile sektörün gelişimine olanak sağlanacak, firmaların rekabet gücünü artıracak ürün ve üretim teknolojilerinin geliştirilmesine odaklanılacaktır. Mükemmeliyet Merkezi olanakları akademik dünya ile paylaşılacak olup Yüksek Lisans ve Doktora tezlerinin araştırmaları desteklenerek, araştırmaların ticarileştirilmesi sağlanacaktır.
2. Eğitim
Plastik malzemeler ve prosesler konusunda uzman kişilerin Türk Plastik Sektöründe faaliyet gösteren firmalar ile bir araya geldiği, bilgi ve birikim paylaşımı yapılan platformlar merkez tarafından geliştirilecek ve belirlenen alanlarda detaylı eğitim programları hazırlanarak sektör yararına sunulacaktır. Ayrıca, konu ile ilgili yapılan araştırmalar, tezler mükemmeliyet merkezinde toplanarak bilgi merkezi haline getirilmesi amaçlanacaktır.
3. Sertifikasyon
Müşteri beklentilerinin her geçen gücün yükseldiği bir ortamda ürünler ve üretim prosesleri ile ilgili yasal zorunlulukların önemi artmaktadır. Merkez üstün bilgi altyapı ile sektörün ihtiyacı olan önemli belgelendirmeleri daha ekonomik ve daha hızlı olarak sektör oyuncularına sunabilecektir.
4. Test ve Laboratuvar Hizmetleri
Sektörün ihtiyacı olan birçok test ve laboratuvar desteğinin verileceği merkezde yüksek test maliyetleri, yurtdışına nakliye, gümrükleme ve uzun test süreleri gibi zaman ve enerji kaybına yol açan birçok sorunun giderilmesi yanında; yurt dışına ihraç edilen ürünlere ilişkin bir kontrol mekanizması oluşturularak Türkiye’de üretilen plastik ürünlerin uluslararası pazarlardaki güvenilirliğinin ve saygınlığının korunmasına katkı sağlanması da hedeflenmektedir.
5. Danışmanlık
Plastik konusunda birçok alanda bilgi sahibi olacak merkez, sektörün ihtiyacı olan alanlarda gerekli danışmanlık desteğini verecektir.

Bu yeni uygulama neticesinde, devletimiz herhangi bir sektörde firma firma Ar-Ge, ekipman ve test cihazı desteği vermek yerine, sektördeki her bir işletmenin yararlanacağı mükemmeliyet merkezleri kurarak, mükerrer desteklerin de önüne geçecektir. Bu sayede firmaların kaynaklarının kullanımında da etkinlik sağlanacak, israf önlenecektir.

Kurulacak olan bu mükemmeliyet merkeziyle birlikte, plastik sektöründe birim fiyatı ve katma değeri yüksek ürünler üretilebilecek, böylece sektörün rekabet gücü daha da yükselecek ve sektörün dünya pazarından aldığı pay ise daha da artacaktır.

Plastik sektöründe nitelikli iş gücüne sahip olan Türkiye, plastik sektöründe kurulacak Mükemmeliyet Merkeziyle ilerleyen dönemde Ar-Ge ve inovasyonda güç kazanarak yeteneğini artıracak üretimin yanı sıra dünyanın Ar-Ge ve inovasyon merkezi de olacaktır. Bu sayede Türkiye, plastik sektöründe, nitelikli sürdürülebilir üretim ve küresel manada önemli bir yol kat etmiş olacaktır.

Oluşturduğumuz mükemmeliyet merkezlerinin dünya uygulamalarından farkı, bu merkezlerde;
derin Ar-Ge yapılanması,
doğal bir kümelenmenin oluşması,
entelektüel, nitelikli sermayenin bir merkezde toplanmasıdır.

Sürdürülebilir bir ekonomi ve
                                                    Sosyal refah için
                                                                                 “Sanayide Yapısal Dönüşüm”
                                                                                                                                        başladı.