İçindekiler
Dergi Arşivi

Türkiye Bölgesel Kamu-Üniversite-Sanayi İş Birliği (KÜSİ) Mevcut Durum Analizi Çalışması

İlknur İNAM / Daire Başkanı - Hakan BAL / Sanayi ve Teknoloji Uzmanı - Arda BAHÇECİ / Sanayi ve Teknoloji Uzman Yardımcısı (Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü)

 

Ülkemizde Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) faaliyetlerinin daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla, T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, 2014 yılından bu yana yaşanan gelişmelerin değerlendirilmesi, sorunların ve iyileştirme alanlarının tespit edilmesi ve bu alanlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi suretiyle mevcut sistemde iyileştirmeler yapılması amacıyla 81 ilde 1.500 KÜSİ paydaşına yönelik bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anket çalışmasından elden edilen bulgular kapsamında, KÜSİ’de genel olarak iki kritik meselenin, paydaşlar arası iletişim eksikliği ile ön yargı ve güvensizliğin ön planda tutulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bölgesel farklılıklarda ise İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Gaziantep gibi Ar-Ge ve Yenilik ekosisteminin ve KÜSİ paydaşlarının güçlü olduğu Bölgeler başta olmak üzere tüm Düzey 2 Bölgeleri’nde gözlenen sorunlar ön plana çıkarılmış ve sorunların çözümüne yönelik öneriler oluşturulmuştur. Özellikle KÜSİ’nin mevcut sorun ve ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik olarak 81 ilde yer alan paydaşların ortak katılımı ile koordineli çalışmaların yürütülmesi ülkemizin kalkınması açısından büyük önem arz etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği, Analitik Ağ Süreci, AHP


Giriş

Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ), kaynakların etkin ve rasyonel kullanımı sayesinde hem bölgesel ve hem de ulusal anlamda ekonomik parametreleri harekete geçirmesi bakımından büyük önem arz etmektedir. Çünkü düşük maliyetle kaliteli ürün elde etme çabası, yüksek derecede verimin elde edilmesine imkân sağlamaktadır (Konuk ve Öztürk, 2010: 124).

Klasik ekonomik yaklaşımlarda üniversite-sanayi iş birliğine kamu müdahalesi yeterince tanımlanmazken; özellikle evrimsel ekonomik yaklaşımın geliştirilmesiyle birlikte, üniversite ve sanayi arasındaki ilişkiler daha fazla önem kazanmış ve kamu; bilim ve teknoloji politikaları geliştirilmesinde yol gösterici bir rol üstlenmiştir. Bu noktada bilginin kaynağı üniversiteler ile yenilikçi ürünleri üretecek olan sanayi kesiminin devletin destek ve yol göstericiliğinde bir araya gelmeleri önemli bir zorunluluktur. Bu gerçekten hareketle son yıllarda özellikle sanayileşmiş ve küresel pazarlara hitap eden ürünler üreten ülkeler, bu iş birliğini güçlendirmekte ve önemli kazanımlar elde etmektedir. Bu kazanımların sonucu olarak, dünyada pek çok ülke konuya önem vermekte ve çeşitli yasal düzenlemelerle üniversite ile sanayi arasındaki iş birliğini güçlendirmeye ve geliştirmeye çalışmaktadır.

Ülkemizde KÜSİ faaliyetleri gerçekleştiren birçok kurum/yapı bulunmakla beraber KÜSİ’nin temel fonksiyonu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülmektedir. Özellikle Bakanlık tarafından hazırlanan, 25 Haziran 2015 tarihli ve 29399 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye KÜSİ Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018) ile ülkemizdeki KÜSİ paydaşları arasındaki sinerjiyi artırmak, ulusal yenilik ekosisteminde bu işbirliğini geliştirmek, sanayimizi rekabet gücü ve katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler üretebilen yüksek teknoloji ağırlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla aşağıda yer alan iki önemli mekanizma hayata geçirilmiştir:
• KÜSİ Çalışma Grubu,
• KÜSİ İl Planlama ve Geliştirme Kurulları.

KÜSİ Çalışma Grubu, 2014 yılında 26 bölgeden seçilen birer temsilci ile oluşturulan ve daha sonra genişletilerek 81 ilimize yayılan, tamamı akademisyenlerden seçilen ve toplam 96 üyeden oluşan bir yapıdır. KÜSİ İl Planlama ve Geliştirme Kurulları ise illerde KÜSİ faaliyetlerinin koordinasyonunun sağlanması ve KÜSİ çalışmalarının sistemli bir şekilde takip edilmesi amacıyla, 81 ilimizde Valilikler başkanlığında, ilde görev yapan tüm KÜSİ paydaşlarını kapsayan bir kuruldur. Bu iki mekanizma, Bakanlık tarafından koordine edilmekte ve her ikisi KÜSİ faaliyetlerinin etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması adına tüm Türkiye’de çalışmalar yürütmektedir.

KÜSİ kapsamında 2014 yılından bu yana yürütülen faaliyetler Bakanlık koordinasyonunda Ar-Ge ve Yenilik ekosisteminde yer alan paydaşların katkıları ile makro bir bakış açısıyla yürütülmüştür. Ülkemizdeki bölgesel farklılıklar mikro açıdan çokça göz önünde bulundurulmadığı gibi, Ar-Ge ve Yenilik ile ilgili stratejiler genellikle makro bir bakış açısıyla planlanmaktadır. Ekonomik ve sosyal anlamda farklılıkların bu kadar fazla olduğu bölgelerde, mikro düzeyde aynı politikalarla, aynı etkileri elde etmek pek makul gözükmemektedir. Bu çerçevede KÜSİ sisteminin bölgesel bazda farklılık gösterip göstermediğinin analiz edilmesi, gelecek için yeni KÜSİ politikalarının oluşturulması adına oldukça önemlidir.

 Çalışmanın Amacı

KÜSİ faaliyetlerinin daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, 2014 yılından bu yana yaşanan gelişmelerin değerlendirilmesi, sorunların/ihtiyaç duyulan alanların tespit edilmesi ve bu sorunlara/ihtiyaç duyulan alanlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve mevcut sistemde iyileştirmeler yapılması amacıyla 81 ilde 1.500 KÜSİ paydaşı ile bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması’na (İBBS) göre 26 adet Düzey 2 Alt Bölgeleri ve yoğunlukla faaliyet gösterilen sektörler dikkate alınarak yapılan bu çalışmaya katkı sağlayan grup üyeleri KÜSİ’den haberdar, sistemin içerinde aktif olarak faaliyette bulunan kişilerdir. 1.398 kişiden geri besleme alınan çalışmada, 4 ayrı paydaş olan, KÜSİ Çalışma Grubu üyeleri, imalat sanayi firmaları, üniversitelerin ilgili birim temsilcileri ve kamunun konu ile ilgili yöneticileri ayrı ayrı ele alınmıştır. Ankara ilinin yer aldığı TR 51 Bölgesi’nden yeterli sayıda geri besleme alınamadığı için analize dahil edilememiştir.

Yöntem

Çalışma 2 ayrı aşamada ele alınmış, ilgili aşamalarda Çoklu Karar Verme tekniklerinden Analitik Ağ Süreci yaklaşımından yararlanılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, KÜSİ’nin önündeki engeller İBBS Düzey 2 Bölgeleri’ne göre 5 ayrı kategoride (genel sorunlar, imalat sanayiden kaynaklanan sorunlar, üniversiteden kaynaklanan sorunlar, öğretim üyesinden kaynaklanan sorunlar, kamudan kaynaklanan sorunlar) detaylandırılmış ve grup üyelerinin ikili karşılaştırmalar yardımıyla hangi faktörleri önceledikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında, KÜSİ sistemi içerisinde ihtiyaç duyulabilecek alanların (Kalite, Üretim, Pazarlama, Finansman ve Diğer) İBBS Düzey 2 Bölgeleri’nde gruplar için farklılık gösterip göstermediği ve mevcut sistemdeki aksaklıklardan (iletişim eksikliği, yanlış metodoloji, birimlerin çalışmaması, performans düşüklükleri, KÜSİ hizmetlerinin yetersizliği) hangilerinin ön plana çıktığı ve gruplar arasında farklılıkların olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.

Şekil 1. Paydaşlara Göre KÜSİ’nin Genel Sorunları

Bulgular

Bu çalışma ile 26 Bölgemizdeki (TR 51 – Ankara ili hariç) KÜSİ çalışmalarının mevcut durumu detaylı bir şekilde analiz edilmiş ve ortaya çıkan tüm çıktılar genel ve bölgesel düzeyde değerlendirilmiştir.

Bölgelerin ortak sunduğu çıktılar genel olarak  değerlendirildiğinde, tüm paydaşlar için (kamu, KÜSİ çalışma grubu, üniversite, imalat sanayi temsilcileri) KÜSİ kapsamındaki en önemli sorun Bölge ayrımı olmaksızın “Genel Sorunlar” olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel sorunlar detaylandırıldığında ise iki kritik meselenin, paydaşlar arası iletişim eksikliği ile ön yargı ve güvensizliğin, ön planda tutulduğu sonucuna ulaşılmaktadır (Şekil 1).

Çalışmanın birinci aşamasında ortaya çıkan bulgular detaylandırıldığında, paydaşlar içerisinde bu meselelerden en fazla şikâyet eden kesimin, kamu kesimi olduğu görülmüştür. Kamu kesimi neredeyse tüm Bölgelerde mevcut iletişimden şikâyet etmektedir. Kamu kesiminin belirli bir kısmı ise kabul-ret süreçlerinin uzunluğu ile kamuda desteklerin yetersizliğinden rahatsızlık duymaktadırlar.

Şekil 2. Paydaşlara Göre KÜSİ’de En Fazla İhtiyaç Duyulan Alanlar

KÜSİ Çalışma Grubu üyeleri de Bölgelerin yarısında bu soruna işaret ederken, bunlara ek olarak bazı bölgelerde üniversitenin halktan kopuk olmasından ve kamu desteklerinin yetersiz olmasından dolayı sıkıntı yaşandığı belirtilmektedir.

İmalat sanayi temsilcileri de KÜSİ Çalışma Grubu temsilcileri gibi neredeyse Bölgelerin yarısında paydaşlar arası iletişim eksikliği ile ön yargı ve güvensizlikten yakınmaktadır. Ancak imalat sanayi kesimi için tek sıkıntı bu değildir. Genel Sorunlar gibi sanayicinin kendisinden kaynaklı ve yine neredeyse Bölgelerin yarısının (12 Bölge) beyan ettiği imalat sanayiden kaynaklı sıkıntıları bulunmaktadır. İmalat sanayi kesiminin kendi içerisinde duyduğu sıkıntılarının birisi, işe alınan personelin düşük ücretli veya ücretsiz çalıştırılma isteğidir. Benzer şekilde, yeniliğe kapalı olma ve firma ölçeklerinin küçük olması sanayicilerin yaşadığı en önemli sıkıntılar olarak tespit edilmiştir. İmalat sanayindeki temsilcilerimiz KÜSİ’nin doğru bir şekilde yürütülebilmesinin en büyük nedeni olarak kendilerini görmektedirler.

Üniversite temsilcileri de kamu temsilcileri gibi Bölgelerin neredeyse tamamında iletişim eksikliği ile ön yargı ve güvensizlikten şikâyet etmektedirler. Bununla birlikte üniversite temsilcileri de imalat sanayi temsilcileri gibi Bölgelerin önemli bir bölümünde kendi grubundan yakınmaktadır. Üniversite temsilcileri özellikle üniversitelerdeki yasal, bürokratik engellere ve öğretim üyelerinin ilgisizliğine işaret etmektedirler.

Şekil 3. Paydaşlara Göre Mevcut KÜSİ Sisteminde Görülen Aksaklıklar

İkinci aşamada bölgelerin çıktıları genel olarak değerlendirildiğinde, tüm paydaşlar için (kamu, KÜSİ çalışma grubu, üniversite, imalat sanayi temsilcileri) KÜSİ kapsamında en fazla ihtiyaç duyulan alanın üretim, pazarlama ve finansman dışındaki diğer alanlar olduğu gözlenmiştir. Diğer alanlardan sonra paydaşlar adına en fazla ihtiyaç duyulan alan kalite olarak ifade edilmiştir. Paydaşlar tarafından KÜSİ’de en

fazla ihtiyaç duyulan alanın diğer alanlar olarak ifade edilmesi, KÜSİ sorunlarının çok çeşitli alanlara yayıldığının ve bu çeşitliliğin tespit edilmesi için daha detaylı bir analiz çalışmasının yapılması gerektiği anlamına gelmektedir (Şekil 2).

Benzer şekilde, tüm paydaşlar için (kamu, KÜSİ çalışma grubu, üniversite, imalat sanayi temsilcileri) KÜSİ’de sistemin işleyişiyle alakalı en önemli aksaklığın iletişim eksikliği ve yanlış metodoloji olduğu gözlenmiştir. İmalat sanayi ve kamu kesimlerinde bu aksaklığı birimlerin çalışmaması ve birimlerdeki performans düşüklükleri takip etmektedir. Genel olarak yorumlanacak olursa, KÜSİ’nin daha çok imalat sanayi ve üniversite kaynaklı sorunlar yaşadığı ve bu paydaşların kendi içlerinde yaşadıkları bu sıkıntıların da farkında oldukları gözlenmektedir (Şekil 3).

Çalışma Bölgeler özelinde detaylandırıldığında, ilk olarak İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Gaziantep gibi Ar-Ge ve Yenilik ekosisteminin ve KÜSİ paydaşlarının güçlü olduğu Bölgelerdeki sorunlar detaylı olarak değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra, bölgesel farklılıkların yaşandığı diğer Düzey 2 Bölgeleri’nde gözlenen sorunlar da ön plana çıkarılmış ve sorunların çözümüne yönelik öneriler oluşturulmuştur.

İstanbul’un yer aldığı TR 10 Bölgesi’nde kamu kesimi, Türkiye’deki genel çerçeveden farklı olarak, desteklerin yetersiz olmasını, sistemdeki önemli aksaklıklardan biri olarak görürken, imalat sanayi kesimi üniversitelerdeki ders yükünün fazla olması ile bölgedeki firma ölçeğinin küçük olmasından dolayı sistemde aksamalar yaşandığına vurgu yapmıştır. Desteklerin yetersizliği konusunda bölgede yer alan Kalkınma Ajansı üzerinden bölgesel desteklerin verilmesi seçeneğinin ele alınabileceği değerlendirilirken, fon kaynaklarının çok çeşitli olmasına rağmen kamu desteklerinin yetersiz olduğu sonucu ise destek programlarının yeteri kadar iyi bilinmemesinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

İzmir’in yer aldığı TR 31 Bölgesi’nde Türkiye’deki genel çerçeveden farklı olarak kamu kesimi, ara yüz eksikliğini sistemdeki en önemli aksaklıklardan biri olarak görürken, sanayi kesimi ise kendi grubunu eleştirerek firmaların işbirliğine gereksinim duymamasını öne çıkarmaktadır. Özellikle kamu kesiminin ara yüz eksikliğine değinmesinin, Bölgede yer alan Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO)’nin paydaşlar arası iletişim ve işbirliği görevini tam olarak yerine getiremediğinden kaynaklanabileceği değerlendirilmektedir.
Bursa’nın yer aldığı, Eskişehir ve Bilecik’i kapsayan TR 41 Bölgesi’nde Türkiye’deki genel çerçeveden farklı olarak sanayi kesimi kendi grubunu eleştirerek firmaların işbirliğine gereksinim duymamasına işaret ederken, üniversite kesimi ise genel olarak paydaşlar arasındaki motivasyon ve ilgi düzeyinin düşük olmasına vurgu yapmıştır. İzmir’e benzer şekilde Bursa’nın yer aldığı Bölgede de firmaların işbirliğine gereksinimlerini karşılamak adına TTO yapılarının daha aktif görev alması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, ildeki TTO’lar ve KÜSİ Çalışma Grubu üyelerinin eşgüdüm ve koordinasyon içerisinde çalışması hususunun ayrıca ele alınmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Kocaeli’nin yer aldığı, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova’yı kapsayan TR 42 Bölgesi’nde Türkiye’deki genel çerçeveden farklı olarak KÜSİ Çalışma Grubu temsilcileri KÜSİ’de arayüz eksikliğine vurgu yaparken, imalat sanayi temsilcileri öğretim üyelerinin ders yükünün fazla olmasından kaynaklı sıkıntılara vurgu yapmıştır. Üniversite kesimi ise sanayicinin finansal kaynak bulmada sıkıntı yaşadığını ifade ederken, kendi içlerinde yaşadıkları yasal bürokratik engellerden de yakınmaktadırlar. Fon kaynaklarının çok çeşitli olmasına rağmen sanayicilerin finansal kaynak bulmada sıkıntı yaşamasının temel nedeni destek programlarının yeteri kadar iyi bilinmemesinden kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle, özellikle küçük ölçekli firmaların yoğun olmasından ötürü bölgede destek programlarının anlatılmasının, İl Planlama ve Geliştirme Kurulları’nda yer alan ilgili kurum temsilcileri aracılığıyla yürütülmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Kocaeli’nde arayüz eksikliğinin vurgulanması sebebi ile Bölgede yer alan üniversite TTO’larının daha aktif görev alması gerektiği görülmektedir. Bölgede paydaşlar arasında iletişimi geliştirecek ve işbirliğini artıracak TTO yapılarının sayılarının artırılması ve aktif olarak sahada görev alması büyük önem arz etmektedir.

Gaziantep’in yer aldığı, Adıyaman ve Kilis illerini de kapsayan TR C1 Bölgesi’nde Türkiye’deki genel çerçeveden farklı olarak sanayi kesimi Bölgedeki firmaların ölçeklerinin küçük olmasına vurgu yaparken, kamu kesimi hem üniversiteden hem de sanayiden dolayı KÜSİ sisteminde aksaklıklar yaşandığını ifade etmektedir. Kamu kesimi, sanayicilerin finansal sıkıntılar yaşadığına vurgu yaparken, üniversiteler ise öğretim üyelerinin KÜSİ konusunda ilgisiz olmasından şikâyet etmektedir. Desteklerin yetersizliği konusunda Bölgede yer alan Kalkınma Ajansı üzerinden bölgesel desteklerin verilebileceği değerlendirilmektedir. Küçük ölçekli firmaların yoğun olmasından ötürü Bölgede destek programlarının anlatılması konusunda KÜSİ İl Planlama ve Geliştirme Kurulları’nda yer alan ilgili kurum temsilcilerinin aktif rol alması gerektiği değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra, Bölgede akademisyenlerin bu sürece dâhil edilmesi ve KÜSİ konusundaki ilgisizliğin giderilmesi amacıyla, üniversitelerde yürütülen yüksek lisans/doktora tezlerinin sanayinin sorunlarının çözümüne yönelik hazırlanması konusunda akademisyenlerin teşvik edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Türkiye’deki diğer bölgelere detaylı olarak bakıldığında genel çerçeveden farklı olarak Bölgeler özelinde de KÜSİ mevcut sıkıntıları ortaya çıkarılmıştır. KÜSİ Çalışma Grubu üyelerinin verdiği yanıtlar detaylandırıldığında, TR 21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli), TR 33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Uşak) ve TR 62 (Adana, Mersin) Bölgeleri’nde kamu desteklerinin yetersizliği ön plana çıkmaktadır. Bu bölgelerde yer alan Kalkınma Ajansları üzerinden bölgesel desteklerin verilmesi, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından verilen destek programları konusunda Bölge firmalarının bilgilendirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Diğer taraftan, KÜSİ Çalışma Grubu üyeleri TR 61 (Antalya, İsparta, Burdur) ve TR C3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) Bölgeleri’nde öğretim üyelerinin ilgisiz ve halktan kopuk olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, TR 72 (Kayseri, Sivas, Yozgat) ve TR B1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) Bölgeleri’nde de arayüz eksikliğinden kaynaklı sıkıntılar yaşandığı ifade edilmiştir. Bu Bölgelerde yer alan TTO’ların veya TTO görevi gören yapıların paydaşlar arası iletişim ve işbirliği görevini tam olarak yerine getiremediği değerlendirilmektedir. Bu Bölgelerde KÜSİ Çalışma Grubu üyeleri ile TTO benzeri yapıların eşgüdüm ve koordinasyon içerisinde çalışma durumunun ayrıca irdelenmesi gerektiği görülmektedir. KÜSİ Çalışma Grubu üyelerinin diğer bölgelerde verdiği cevaplar, Türkiye’nin genel sorunlarına işaret etmektedir.

Sonuç

KÜSİ kapsamında 2014 yılından bu yana yaşanan gelişmelerin değerlendirilmesi amacıyla T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından KÜSİ Çalışma Grubu üyelerinin katkılarıyla yapılan bu çalışmada, KÜSİ’ye yönelik halihazırda yürütülen mekanizmanın durum tespiti yapılmış olup, ülkemizdeki KÜSİ sorunlarının çözümüne ve ihtiyaç duyulan iyileştirme alanların tespit edilmesine yönelik önemli çıkarımlar yapılmıştır.

Sonuç olarak, kamu ve üniversite, ana sorunların genel sorunlardan kaynaklandığını düşünmekte iken imalat sanayi kesimi ise ana sorunların imalat sanayiden yani kendi gruplarından kaynaklandığını düşünmektedir. Tüm kesimler için genel sorunlar büyük bir oranda iletişim eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca tüm kesimlere göre genel sorunlar içerisinde en düşük pay iş birliği kültürü eksikliğine aittir. Benzer biçimde tüm kesimler sanayiden kaynaklanan alt sorunların genel itibariyle finansal sıkıntılardan oluştuğunu düşünmektedir. İmalat sanayi kesimi haricindeki kesimler, sanayiden kaynaklanan alt sorunlar içerisindeki en az payın Ar-Ge bilinç eksikliğinden ileri geldiğini düşünmektedir. Kamu kesimi üniversiteden kaynaklanan alt sorunların yasal ve bürokratik engellerden ileri geldiğini düşünürken, buna karşın diğer kesimlere göre üniversiteden kaynaklanan alt sorunlar farklılık arz etmektedir. Tüm kesimler için üniversiteden kaynaklanan alt sorunlar açısından en düşük oran eğitim araştırmalarının imalat sanayiye yönelik olmadığına aittir. Tüm kesimler öğretim üyesinden kaynaklanan alt sorunların önemli bir bölümünün ders yükünün fazlalığından oluştuğunu düşünmektedir. İmalat sanayi kesimi dışındaki kesimlerin tamamı, kamudan kaynaklanan alt sorunlar içerisinde en büyük payın desteklerin yetersizliğine ait olduğunu belirtmiştir. İmalat sanayi kesimi ise ara yüzlerin yetersizliğini en önemli sorun olarak görmüştür.

Diğer taraftan, tüm bu sonuçlar Bölgesel düzeyde değerlendirildiğinde Bölgeler özelinde somut öneriler oluşturulmuştur. Desteklerin yetersiz olmasından şikayet eden Bölgelerde yer alan Kalkınma Ajansları üzerinden bölgesel desteklerin verilmesi gerektiği değerlendirilmekte, fon kaynaklarının çok çeşitli olmasına rağmen kamu desteklerinin yetersiz olduğu yorumunda bulunan Bölgelerde ise destek programlarının yeteri kadar iyi bilinememesinden kaynaklandığı ifade edilmektedir. Özellikle küçük ölçekli firmaların yoğun olmasından ötürü bölgede destek programlarının anlatılması konusunda KÜSİ Çalışma Grubu’nun tek başına yeterli olmadığı, bunların il özelinde Valilik Başkanlığı’nda toplanan İl Planlama ve Geliştirme Kurulları’nda yer alan ilgili kurum temsilcileri tarafından da yürütülmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, ara yüz eksikliğinden şikâyet edilen Bölgelerde, Bölgede yer alan TTO’ların paydaşlar arası iletişim ve işbirliği görevini tam olarak yerine getiremediğinden kaynaklanabileceği değerlendirilmekte ve bu çerçevede ildeki TTO’lar ve KÜSİ Çalışma Grubu üyelerinin eşgüdüm ve koordinasyon içerisinde çalışması, TTO’ların etkinliğinin artırılması gibi hususların ayrıca ele alınmasının uygun olacağı ifade edilmektedir.

Kalite ve pazarlama konusunda eksiklikleri bulunan Bölgelerin bilgilendirilmesi gerektiği ve özellikle, üniversitelerin SEM aracılığıyla veya başka kanallarla kalite ve pazarlama içerikli eğitimler vermesinin yararlı olacağı değerlendirilmektedir.

Türkiye Bölgesel KÜSİ Mevcut Durum Analizi çalışması sonucunda 26 Bölge düzeyinde alınacak tedbirler belirlenmiş, bu tedbirler 81 ildeki üniversiteler, üniversitelere bağlı Araştırma ve Uygulama Merkezleri, ilgili Bakanlıklar, Bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşları, Sanayi ve Ticaret Odaları, Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve Sivil Toplum Kuruluşları gibi birçok aktörün içerisinde yer aldığı KÜSİ paydaşları ile paylaşılmış, 2018 yılı KÜSİ faaliyet planı kapsamında KÜSİ Çalışma Grubu üyeleri ve İl Planlama ve Geliştirme Kurulları söz konusu tedbirlerin hayata geçirilmesi için yönlendirilmiştir. Bu çerçevede yapılacak tüm çalışmalar Bakanlığımızca takip edilmekte ve ilgili paydaşlara belirli dönemlerde duyurulmaktadır.

Özellikle KÜSİ’nin mevcut sorun ve ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik olarak 81 ilde yer alan paydaşların ortak katılımı ile koordineli çalışmalar yürütülmesi büyük önem arz etmektedir. Paydaşların birlikte çalışma kültürünü edinmesi ve ortak akıl ile sorunları çözmesi, ülkemizin diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi hızlı bir şekilde kalkınmasına vesile olacaktır.

Kaynakça

Erdil, E., Pamukçu, M. T., Akçomak, İ.S. & Erden, Y. (2013), “Değişen Üniversite-Sanayi İş Birliğinde Üniversite Örgütlenmesi”, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, 68(2), 95–127.

Etzkowitz , Henry (1998), “The Norms of Entrepreneurial Science: Cognitive Effects of the New University–Industry Linkages”, Research Policy, 27(8):823–833.

Etzkowitz, Henry, Andrew Webster, Christiane Gebhardt, Branca Regina Cantisano Terraa (2000), “The Future of the University and the University of the Future: evolution of ivory tower to entrepreneurial paradigm”, Research Policy, 29 (2): 313-330.

Kiper, M. (2010), Dünyada ve Türkiye’de Üniversite-Sanayi İş Birliği, TTGV Yayınları: Ankara.

Koç, K.ve Mente, A. (2007), “İnovasyon Kavramı ve Üniversite Sanayi-Devlet İş Birliğinde Üçlü Sarmal Modeli”, Hacettepe Üniversitesi Sosyolojik Araştırmalar e-Dergisi, 1-18.

Konuk, M. ve Öztürk, A., (2010), “Üniversite-Sanayi İş Birliği ve Teknokentlere Bakış”, Cumhuriyetimizin 100. Yılana Doğru Üniversite Vizyonumuz, Türk-Eğitim-Sen Sempozyum Kitabı, 123-128, 16-18 Nisan, Ankara.

Küçükçirkin, M., (1990), Üniversite-Sanayi İş Birliği, TOBB Yayın No: Genel 158, Afşaroğlu Matbaası: Ankara.

Yalçıntaş, M. (2014), “Üniversite-Sanayi-Devlet İş Birliğinin Ülke Ekonomilerine Etkileri: Teknopark İstanbul Örneği”, Finansal Araştırmalar ve Çalışmalar Dergisi, 5(10), 83-106.

Yörük, E. E., Kurşunmaden, İ. F., (2009), “Teknolojik Yenilik Yaratma ve Türkiye’de Üniversite Sanayi İş Birliği”, Journal of Azerbaijani Studies, 656-666.